T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 236
KARAR NO : 2015 / 251
KARAR TR : 6.4.2015
ÖZET : 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİN-DE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : F.A. Vekili : Av. M.A.Ö. Davalı : Siirt Valiliği OLAY : SiirtValiliğinin 14.2.2013 gün ve 74 sayılı kararıile, davacıya ait işyerinde yapılan denetim sonucu, kapalıalanda tütün ürünü tüketilmemesine ilişkinyasakların uygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerinyerine getirilmemesi hususunda ihlale rastlandığından bahisle, davacıya4207 sayılı Tütün ÜrünlerininZararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarınca 1.187 TL idaripara cezası verilmiştir. Davacı vekili, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. SİİRTSULH CEZA MAHKEMESİ: 20.12.2013 gün ve D. İş:2013/416 sayıile, UyuşmazlıkMahkemesi’nin 8.4.2013 gün ve E:2013/212, K:2013/511sayılı kararı emsal alınarak, davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacıvekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. BATMANİDARE MAHKEMESİ: 23.12.2014 gün ve E:2014/149, K:2014/3274sayı ile, idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren bir müeyyideninöngörülmemesi ve dolayısıyla sadece idari paracezası verilmiş olması hallerinde söz konusu idariyaptırım kararlarına karşı onbeş güniçinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceğinindüzenlendiği, Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün E:2013/212, K:2013/511 sayılıkararının içeriği değerlendirildiğinde somutolay kapsamında başvurucu hakkında idari para cezasıverilmiş olması yanında “uyarma” kararınında verildiği, her iki işlemin de birlikte dava konusu edildiğive bu nedenle ilgili somut olayda 5326 sayılı Kanun’un 27/8.maddesi hükmü gereğince idari yargının görevlibulunduğunun değerlendirildiği, bakılan davada ise, davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, İl Tütün KontrolKurulu Denetleme Ekiplerince 14.2.2013 tarihinde yapılan denetimneticesinde, davacıya ait iş yerinde sigara içildiğinintespit edildiği bunun üzerine de 4207 sayılı Kanuna muhalefettendolayı davacıya 1.187,00 TL idari para cezası verildiği veyalnızca bu işlemin dava konusu edildiği, dava konusu edilenidari para cezası kararı dışında davacıhakkında başkaca bir idari müeyyideuygulanmadığının anlaşıldığı, budurumda idari yaptırım kararı ile birlikte bakılacak idariyargının görev alanına giren bir işleminbulunmadığı açıklanarak, 4207 sayılıYasa’da bu Kanun hükümlerine göre verilen idari paracezasına karşı başvuru yolu gösterilmediğindenKabahatler Kanunu’nun 27/1. maddesi uyarınca davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine ve görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiş, verilen karar itirazedilmeden kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.4.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; adli yargı yerince idari yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen idari yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, adliye mahkemesininkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine idariyargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, idari yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren adli yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasa koyucu, 14. maddeyegöre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda,idari yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararıverilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş, görevli merciinbelirtilmesi için re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına da karar verilmiş, adli yargı dosyasıtemin edilmeden dava dosyası Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiğinden, Başkanlık yazısı ile adliyargı yerince verilen görevsizlik kararının kesinleşmeşerhli onaylı örneği mahkemesinden getirtilmiştir. Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, İdare Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır. 4207 sayılı Kanun’un“Ceza hükümleri” başlığı altındadüzenlenen 5. maddesinde; “(1) (Değişik:4/7/2012-6354/11 md.) 2 nci maddenin birinci ve dördüncüfıkralarında belirtilen alanlarda tütün ürünleritüketenler ile 3 üncü maddenin ikinci fıkrasınaaykırı hareket edenler, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanununun 39 uncu maddesi hükmüne görecezalandırılır. 3 üncü maddenin onikincifıkrasına, kamu hizmet binalarının kapalı veaçık alanlarında aykırı davranan kişilere ilgiliidari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileritarafından; özel hukuk kişilerine ait ve herkesingirebileceği binaların kapalı ve açık alanlarıile sokak veya kamuya ait sair alanlarda aykırı davranankişilere ise belediye zabıta görevlilerince, elli TürkLirası para cezası verilir. Meydana gelen çevrekirliliğinin ilgili kişi tarafından derhal giderilmesihâlinde idari para cezasına karar verilmeyebilir. (2) (Değişik:13/2/2011-6111/202 md.) 2 nci maddenin (a) bendihariç birinci, üçüncü, dördüncü vebeşinci fıkralarında belirtilen yasakların uygulanmasıve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahallimülki amir tarafından bin Türk Lirasından beşbinTürk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. (3) 3 üncü maddeninbirinci, üçüncü, dördüncü, beşinci,onbeşinci fıkralarındaki yasakların her birineaykırı hareket edenler, ellibin Türk Lirasından ikiyüzellibinTürk Lirasına kadar idarî para cezası ilecezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler PiyasasıDüzenleme Kurulu yetkilidir. (4) (Değişik:10/9/2014-6552/111 md.) 3 üncü maddenin altıncıfıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlaledilmesi hâlinde, yasağa aykırı yayın yapan medyahizmet sağlayıcı kuruluşa ihlalinağırlığı ve yayının ortamı vealanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiğiaydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirininyüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir.İdari para cezası miktarı, on bin Türk lirasından azolamaz. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir. (5) (Değişik:13/2/2011-6111/202 md.) 3 üncü maddeninyedinci fıkrasındaki yasağa aykırı hareket edenler,mahalli mülki amir tarafından bin Türk Lirası idarîpara cezası ile cezalandırılır. (6) 3üncü maddenin sekizinci fıkrasındaki yasaklaraaykırı hareket edenler, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk CezaKanununun "Sağlık için tehlikeli madde temini"başlıklı 194 üncü maddesi hükmüne görecezalandırılır. (7) 3 üncü maddenindokuzuncu fıkrasındaki yasağa aykırı hareket edenler,mahalli mülki amir tarafından her bir kişiyle ilgili olarak binTürk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır. (8) (Mülga: 3/4/2008-5752/6md.) (9) (Mülga: 3/4/2008-5752/6md.) (10) (Değişik:13/2/2011-6111/202 md.) 3 üncü maddeninondördüncü fıkrasındaki ürünleriüretenler, mahalli mülki amir tarafından yirmibin TürkLirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî paracezası ile cezalandırılır. (11) 4 üncü maddeninbirinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülüklerinher birine aykırı hareket edenler, mahallî mülkîamir tarafından bin Türk Lirası idarî para cezası ilecezalandırılır. (12) 4 üncü maddeninüçüncü ve dördüncü fıkralarındaki yükümlülüklerin her birineaykırı hareket eden üretici firmalar, Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler PiyasasıDüzenleme Kurulu tarafından bu yükümlülüklereaykırı olarak piyasaya sürülen malların piyasadeğeri kadar idarî para cezası ilecezalandırılır. Ancak, verilecek idarî paracezasının miktarı ikiyüzellibin Türk Lirasındanaz olamaz. (13) (Mülga: 3/4/2008-5752/6md.) (14) (Değişik:10/9/2014-6552/111 md.) 4 üncü maddenin yedincifıkrasındaki yükümlülüklere aykırıhareket edilmesi hâlinde medya hizmet sağlayıcıkuruluşlara, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydakibrüt ticari iletişim gelirinin yüzde biri oranında idaripara cezası verilir. İdari para cezası miktarı on binTürk lirasından az olamaz. Bu cezaya karar vermeye Radyo veTelevizyon Üst Kurulu yetkilidir. (15) Bu Kanunla kendilerineyüklenen görevleri yerine getirmeyen memurlar ve diğer kamugörevlileri hakkında, ceza hukuku sorumluluğu saklı kalmakkaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin hükümleriuygulanır. 16) (Ek: 13/2/2011-6111/202 md.;Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedeki cezaları gerektirenfiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlindeidari para cezası bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde ikikat artırılarak verilir. Aynı dönemdekiüçüncü tekerrürde de iş yeri on günden biraya kadar kapatılır.” denilmiş; “Tütünürünlerinin yasaklanması” başlığıaltında düzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“ Tütün ürünleri; a) Kamu hizmetbinalarının kapalı alanlarında, b) Koridorları dahil olmaküzere her türlü eğitim, sağlık, üretim,ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususiaraçların sürücü koltukları ile taksi hizmetiverenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu vehavayolu toplu taşıma araçlarında, ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının,dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmaküzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının,kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı veaçık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ilekahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilenişletmelerde, tüketilemez….. ” hükmü yer almıştır. Bu haliyle, 4207 sayılı Kanun’da, idari para cezası verilmesineilişkin karara karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenleme yer almamaktadır. Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Somut olayda, adli yargı yerince verilen görevsizlik kararında,Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 8.4.2013 gün ve E:2013/212,K:2013/511 sayılı kararı emsal alınarak, davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, bahsedilendosyanın incelenmesinden, kararın gerekçesinde, davaya konu“idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’da idari paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak “uyarma”kararı da verildiği ve dava konusu edildiği anlaşıldığından;idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargıyerinde görüleceği kuşkusuzdur.” denilmeksuretiyle, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararının neden kaldırılmasına karar verildiğiaçıkça belirtilmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış,bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ilegörevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise,mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanunagöre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin onaltıncı fıkrası uyarınca verilen paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4207 sayılıKanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm ve çözümünde,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Batman İdare Mahkemesinin 19. madde kapsamında görülenbaşvurusunun kabulü ile, Siirt Sulh Ceza Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Batman İdare Mahkemesinin 19. madde kapsamındagörülen BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Siirt Sulh Ceza Mahkemesinin20.12.2013 gün ve D. İş:2013/416 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.4.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy