T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 256
KARAR NO : 2015 / 267
KARAR TR : 6.4.2015
ÖZET: Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen davacının, 3269 Sayılı Kanunun 5.maddesi uyarınca sivil memur olarak atanması ve anılan görevini yaparken sivil memur olarak atandığı görevinden 5434 Sayılı Kanun’un 39.maddesinin (ç) fıkrası gereğince emekliye sevk edilmesi işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın, ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.A. Davalı :Milli Savunma Bakanlığı Vekili :Av. S.A.Ü. O L A Y : Davacı davadilekçesinde özetle; 17.05.1993 tarihinde sözleşme UzmanÇavuş olarak göreve başladığını,31.12.2013 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshedildiğini,17.03.2015 tarihine kadar çalışmak kaydıyla 6000 SayılıKanun uyarınca Antalya As.Gzn.Emn. ve Hiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.)sivil memur olarak atandığını ve 02.01.2014 tarihinde deyeni görevine başladığını, Antalya As.Gzn.Emn. veHiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.) emrinde çalışmayabaşladığının 28 inci gününde3’üncü P.Eğt.Tug.K.’lığının 14Ocak 2014 tarihli MRK.Ş.58634058-1210-39-14/sayılı ve UzmanErbaşlıktan Sivil Memurluğa Geçirilen Personel konuluemri ile; 19 Haziran 2010 tarih ve 6000 Sayılı Kanun ilgigösterilmek suretiyle, sivil memur olarak atandığı AntalyaAs.Gzn.Emn. ve Hiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.) görevinden 5434Sayılı Kanun’un 39.maddesinin (ç) fıkrasıgereğince emekliye sevk edilmesine karar verildiğini, söz konusukararın 29.01.2014 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini ve21.03.2014 tarihi itibariyle de kurumdan ayrıldığını,atama emrinde ayrılması gereken tarihin 17.03.2015 olduğunu,buna rağmen bir yıl öncesinden işsiz kalıp mağdurolduğunu, mağduriyetini 27.02.2014 tarihli dilekçe ileKomutanlık katına ilettiğini ancak gelen cevabi yazıdaemeklilik tarihinin ertelenmesine imkan bulunmadığınınbildirildiğini belirterek 3’üncüP.Eğt.Tug.K.’lığının 14 Ocak 2014 tarihliMRK.Ş.58634058-1210-39-14/sayılı işleminin iptali ileyoksun kaldığı mali haklarının işlem tarihindenitibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi veişine geri iade edilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 10.İdare Mahkemesi: 06.06.2014 gün ve E:2014/990,K:2014/625 sayılı kararı ile özetle; “Dosyanınincelenmesinden; Antalya As.Gzn.Emn. ve Hiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.)emrinde sivil memur olarak görev yapan davacı tarafından, 5434sayılı Kanunun 39.maddesinin (ç) fıkrası gereğinceemekli edilmesine dair 3’üncüP.Eğt.Tug.K.’lığının 14 Ocak 2014 tarihliMRK.Ş.58634058-1210-39-14/sayılı işlemin iptali ile yoksunkaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikteödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı, yukarıda hükmüne yerverilen Kanun maddesi uyarınca, emekli işleminden kaynaklananuyuşmazlığın görüm ve çözümyerinin, kamu görevlisi olan davacının görevyaptığı yer olan Antalya ilinin yargı yetkisiyönünden bağlı bulunduğu Antalya İdare Mahkemesiolduğu sonucuna ulaşılmıştır.” demeksuretiyle 2577 sayılı Kanunun 15.maddesinin 1/a bendi uyarıncadavanın yetki yönünden reddine, dava dosyasınınyetkili Antalya İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. Davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davayabakmakla görevli yargı yerinin Askeri Yüksek İdareMahkemesi olduğu gerekçesiyle görev itirazındabulunmuştur. Antalya 3.İdare Mahkemesi: 23.10.2014 gün, E:2014/937sayılı kararı ile özetle; “Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının Antalya As.Gzn.Emn. veHiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.) emrinde sivil memur olarak görevyaptığı, 3’üncüP.Eğt.Tug.K.’lığının 14 Ocak 2014 tarihli MRK.Ş.58634058-1210-39-14/sayılıişlemiyle emekli edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyleişbu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bakılan davada, emekliliğe dair bulunan dava konusuuyuşmazlığın askeri hizmete ilişkinolmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılıYasanın 20.maddelerinde öngörülen “asker kişiyiilgilendirme” ve “askeri hizmete ilişkin bulunma” koşullarıuyuşmazlık konusu olayda birliktegerçekleşmediğinden, davanın görüm veçözümünde genel idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.” demek suretiyledavalı idare vekilinin görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalı Milli Savunma Bakanlığı vekilinin, askeriidari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği AYİMBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. AYİM Başsavcı Vekili: “Askeri Yüksekİdare Mahkemesinin görev alanı, Anayasanın 157.maddesindeki düzenlemeye paralel olarak, 1602 sayılı AYİMKanununun 20. maddesinde, “Askeri Yüksek İdare Mahkemesi,Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsabile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve sonderece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlardagösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda;ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. Bu Kanununuygulanmasında asker kişiden maksat; Türk SilahlıKuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olansubay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzmanerbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ilesivil memurlardır. ” şeklinde ve 21 .maddesinde de; “20nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep,şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak iptal davaları, aynı idari işlem veeylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tamyargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak AskeriYüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve kararabağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre; bir davaya Askeri Yüksek İdareMahkemesinde bakılabilmesi için; 1.İdari işlemin bir asker kişi göz önündetutularak tesis edilmesi veya idari eylemin bir asker kişiyeyönelmiş olması ya da uyuşmazlığın askerlikyükümlülüğünden doğmuş olması, 2.Dava konusu idari işlem veya eylemin askeri hizmete ilişkinbulunması şartlarının birliktegerçekleşmiş olması gerekmektedir. “Asker kişiyi ilgilendirme" koşulundan,davacının 1602 sayılı Kanunun 20. maddesinde sayılanhizmette veya görevden ayrılmış asker kişilerdenolması anlaşılabileceği gibi, işlemin “bir askerkişi gözetilerek" tesis edilmesi durumunda, davacınınbu asker kişiden hareketle menfaat ihlali iddiasında bulunankişilerden (asker kişinin eşi, annesi, babası,çocukları vs.) olması halinde de söz konusu koşulungerçekleştiği kabul edilmektedir. İşlem tarihinde TSK bünyesinde Devlet memuru olarakgöreve devam eden davacının 1602 sayılı Kanununaçık hükmü karşısında "askerkişi" olduğu konusunda tereddüt bulunmayıp;açıklığa kavuşturulması gereken husus, davakonusu işlemin askeri hizmete ilişkin olupolmadığıdır. Uyuşmazlık Mahkemesi ile Askeri Yüksek İdareMahkemesinin yerleşik kararlarında ve öğretidebelirtildiği üzere; bir idari işlemin, görevli yargıyerinin tespiti açısından “askeri hizmeteilişkin" olup olmadığının saptanabilmesiiçin işlemin konusuna bakılmalıdır. Eğer biridari işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme göre tesisedilmişse, bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabuledilmelidir. İdarece asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri,tutum ve davranışları, askeri geçmişi, askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı,askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural, gerek vegelenekler gözetilerek tesis edilen idari işlemler, askeri hizmeteilişkin işlemlerdir. 3269 sayılı Kanun hükümleri gereği yaşhaddi nedeniyle uzman erbaş sözleşmesi feshedilip “emekliaylığına hak kazandığı tarihe kadar’’Devlet memuru olarak göreve devam ettirilen davacının emekliaylığına hak kazandığı tarihte zorunlu olarakemekliye sevk edilmesi işleminde askeri mevzuatınuygulandığı, emeklilik işleminin davacının askerigeçmişi (uzman erbaş statüsü) gözetilerek tesisedildiği açıktır. Nitekim davacının emekliaylığına hak kazandığı tarih belirlenirken,davacının uzman erbaş statüsünde icra ettiğigörev süresi de nazara alınmaktadır ki, esasen bu süredavacının emeklilik hakkını elde etmesi içingeçen sürenin büyük bölümünüoluşturmaktadır. Öte yandan, davacı hakkında tesisedilen işlemin isteğe bağlı emeklilik işlemideğil 3269 sayılı Kanunda yer alan özel düzenlemedenkaynaklanan zorunlu emeklilik işlemi olması da, işlemin askerihizmet gereklerine göre tesis edildiğini göstermektedir(Davacının emekli aylığına hakkazandığı tarih 5434 sayılı Kanuna göre tespitedilmekle birlikte; davacının emekli aylığına hakkazanmasını müteakip resen emekliye sevk edilmesi işlemi657 sayılı Kanundaki genel düzenlemeye değil 3269sayılı Kanundaki özel düzenlemeye tabi olduğundan;davacının emekli aylığına hak kazandığıtarihin 5434 sayılı Kanuna göre tespit edilmesi, dava konusuişlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığınıtek başına belirleyecek bir husus değildir.)Açıklanan tüm bu hususlar ışığında,dava konusu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğudeğerlendirilmiştir. Bu itibarla; mevzu davada Anayasanın 157. ve 1602 sayılıKanunun 20. maddesinde öngörülen idari işlem/eylemin"asker kişiyi ilgilendirmesi" ve "askeri hizmeteilişkin bulunması" koşullarının birliktegerçekleşmesi nedeniyle, davanın Askeri Yüksek İdareMahkemesinin görev alanı içerisinde olduğuanlaşılmakla; davalı idarenin talebi doğrultusunda olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılarak,Antalya 3.İdare Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması için dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatinevarılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 2247 sayılıKanunun 10, 12 ve 13. maddeleri gereğince, Antalya 3.İdareMahkemesinin 23.10.2014 tarih ve 2014/937 Esas sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, mevzu davada ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİNİN GÖREVLİOLDUĞUNA” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.4.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekilininanılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine AYİM Başsavcıvekilince 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Her ne kadar 10. maddede olumlu görevuyuşmazlığı çıkarma yetkisi ilgili yargıkolunun başsavcılarına verilmişse de, usul ekonomisi,Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacı ve olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasındakiamaç gözetildiğinde Başsavcı vekilince yapılanbaşvurunun kabulüyle, usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde askeri yüksek idare mahkemesiningörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Danıştay SavcısıYakup BAL ile AYİM Savcısı Hüsnü ERCAN’ındavada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin görevliolduğu yolundaki sözlü ve yazılıaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Uzman Çavuşolarak görev yapmakta iken 31.12.2013 tarihinde sözleşmesininfeshedilen davacının, 17.03.2015 tarihine kadarçalışmak kaydıyla 3269 Sayılı Kanunun 5 ncimaddesi uyarınca Antalya As.Gzn.Emn. ve Hiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.)sivil memur olarak atanması ve anılan görevini yaparken3’üncü P.Eğt.Tug.K.’lığının 14Ocak 2014 tarihli MRK.Ş.58634058-1210-39-14/sayılı ve UzmanErbaşlıktan Sivil Memurluğa Geçirilen Personel konuluemri ile sivil memur olarak atandığı Antalya As.Gzn.Emn. veHiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.) görevinden 5434 SayılıKanun’un 39.maddesinin (ç) fıkrası gereğinceemekliye sevk edilmesi işlemin iptali ile yoksun kaldığıparasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır. Anayasa’nın157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin askeriolmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk veson derece mahkemesi olduğu; ancak askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartınınaranmayacağı belirtilmiş; 20.7.1972 tarih ve 1602sayılı Yasa’nın 25.12.1981 tarih ve 2568 sayılıYasa ile değişik 20. maddesinde de aynı hüküm yeralmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin birdavaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin “askerkişiyi ilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir. 1602sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde,Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. Anılan Yasa’nın değişik 21. maddesinin birincifıkrasında “20 nci maddede belirtilen kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ilehukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynıidari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halindeaçılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruyave kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeçözümlenir ve karara bağlanır.”denilmiştir. İdariişlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işleminaskeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Dahaaçık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler;idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin, askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural vegerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makamtarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemektemenfaati ihlal edilen asker kişinin açtığıdavanın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ndegörülmesi gerekmektedir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanun’un Amaçbaşlıklı 1. maddesinde; “Madde 1 - BuKanunun amacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin erbaşkadrolarında devamlılık arz eden teknik ve kritikgörevlerde, yetişmiş personel ihtiyacınıkarşılamak maksadıyla istihdam edilecek uzman onbaşıve uzman çavuşların temini, hizmet şartlarıgörev ve hakları, yükümlülükleri, astsubaysınıfına geçirilmeleri ile ilgili esas ve usulleridüzenlemektir.” Anılan Kanunun Kapsam başlıklı 2. 2addesinde; “ Madde 2 - Bu Kanun TürkSilahlı Kuvvetleri erbaş kadrolarında istihdam edilecek uzmanerbaşlarla, bunları istihdam edecek ve bunların istihdamıile ilgili birlik, kurum ve kuruluşları kapsar.” Aynı Kanunun Hizmet Süresibaşlıklı 5. maddesinde ise ; “Madde 5 - (Değişik madde :10/02/2004-5085 S.K./3.mad) Uzman erbaşlar; iki yıldan az,beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşmeyaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı ile ilgilendirilirler. (Değişik cümle:19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Bunlardan; a) İstihdam edildiklerikadronun görev özelliklerine göre sınıf vebranşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygunolanların, b) 12/4/1991 tarihli ve 3713sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malulolanlardan istekleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfıiçin faydalı olması ve fiziki noksanlıklarınıkapatabilmesi şartıyla mensup olduğu kuvvet komutanlığı,Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil GüvenlikKomutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığıncauygun görülenlerden, istihdam edilecekleri kadronun sağlıkniteliklerini taşıyanların, müteakipsözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamakşartıyla azami kırkbeş yaşına girdikleriyıla kadar uzatılabilir. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.)Yaş sınırı nedeniyle Silahlı Kuvvetlerdenayrılacak olanlardan istekliler, merkezi yönetim bütçekanunlarında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın,Milli Savunma Bakanlığı, MSB ANT Başkanlığıve Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığıve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) kadrolarındaemekli aylığına hak kazandıkları tarihe kadar Devletmemuru olarak istihdam edilirler. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.)Atama işlemleri yaş sınırının dolmasındanönce tamamlanır ve atanılan görevin aylık vediğer mali haklarına göreve başlanılan tarihtenitibaren hak kazanılır. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.)Bunların uzman erbaşlıkta geçen hizmet süreleri2/2/2005 tarihli ve 5289 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınmak suretiyle, öğrenim durumlarına göreyükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıylakazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitindedeğerlendirilir. (Ek cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Bufıkra uyarınca atama işlemine tabi tutulanlara 16 ncımaddenin ikinci fıkrasında yer alan ikramiye ödenmez. (Ekcümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Bu fıkranınuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Bu yaşsınırının beş yıl fazlası uzmanerbaşların askerlik çağı sonudur. Barıştave seferde bu süreye kadar yedeğe ayrılmış uzmanerbaşlar yaşı en genç olanlardan başlamak üzerehizmete çağrılabilirler.” hususlarıbelirtilmiştir. Olayda, Uzman Çavuş olarak görev yapmakta ikensözleşmesi feshedilen davacının, 6000 SayılıKanun uyarınca Antalya As.Gzn.Emn. ve Hiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.)sivil memur olarak atanması ve anılan görevini yaparken3’üncü P.Eğt.Tug.K.’lığının 14Ocak 2014 tarihli MRK.Ş.58634058-1210-39-14/sayılı ve Uzman ErbaşlıktanSivil Memurluğa Geçirilen Personel konulu emri ile sivil memurolarak atandığı Antalya As.Gzn.Emn. veHiz.Tk.Tk.Kh.(İşl.Me.) görevinden 5434 SayılıKanun’un 39.maddesinin (ç) fıkrası gereğinceemekliye sevk edilmesi işlemin iptali istemi olduğu anlaşılmıştır. 3269 sayılı Kanunun hükümlerigereği yaş haddi nedeniyle uzman erbaş sözleşmesifeshedilip “emekli aylığına hak kazandığıtarihe kadar’’ Devlet memuru olarak göreve devam ettirilendavacının emekli aylığına hak kazandığıtarihte zorunlu olarak emekliye sevk edilmesi işleminde askerimevzuatın uygulandığı, emeklilik işleminindavacının askeri geçmişi (uzman erbaşstatüsü) gözetilerek tesis edildiğianlaşılmaktadır. Ayrıca davacının emekliaylığına hak kazandığı tarih belirlenirken,davacının uzman erbaş statüsünde icra ettiğigörev süresi de nazara alınmakta olup, bu süredavacının emeklilik hakkını elde etmesi içingeçen sürenin büyük bölümünüoluşturmaktadır. Öte yandan, davacı hakkında tesisedilen işlemin isteğe bağlı emeklilik işlemi değil3269 sayılı Kanunda yer alan özel düzenlemeden kaynaklananzorunlu emeklilik işlemi olması da, işlemin askeri hizmetgereklerine göre tesis edildiğini göstermektedir. Bunagöre, davacı hakkında emeklilik hizmet süresinin sonundaemekliye sevki yönünde re’sen tesis edilen işlemin,idarece; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri ve hizmet gerekleri göz önüne alınarakdeğerlendirildiği ve bu işlemin yargısal denetimisırasında da bu hususların dikkate alınacağıaçık olduğundan, davacı hakkında tesis edilen idariişlem askeri hizmete ilişkin bulunmaktadır. Belirtilenaçıklamalar ışığında uyuşmazlıkkonusu olayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılıYasa’nın 20. maddelerinde öngörülen, idariişlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkinbulunması koşulları birlikte gerçekleştiğigörüldüğünden, davanın görüm veçözümü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ningörevine girmektedir. Açıklanan nedenlerle, Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcılığı’nın başvurusununkabulü ile, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekiliningörev itirazının reddine ilişkin Antalya 3. İdareMahkemesince verilen kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ASKERİ YÜKSEK İDAREMAHKEMESİ’NİN görevli olduğuna, bu nedenle AYİMBaşsavcılığı’nca yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekilininGÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Antalya3.İdare Mahkemesinin 23.10.2014 gün, E:2014/937 sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 6.4.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy