T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 173
KARAR NO : 2015 / 190
KARAR TR : 6.4.2015
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen manevi zararın giderilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : H.A.’u kayyım olarak temsilenS.A. Vekili : Av. N.Z.C.V. Davalı : Adli Yargıda 1-HDI S. A.Ş. Vekili : Av. M.E. 2-Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av.A.E. İdari Yargıda Karayolları Genel Müdürlüğü O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde özetle; 18.10.2012 tarihinde sürücü H.A.’nunsevk ve idaresindeki 33 ACR 04 plakalı Ford Cargo marka kamyon ileNusaybin-Cizre istikametinde seyir halinde iken D-400 karayolu üzerindeYaşan Köyü mevkiine geldiğinde, Özen Köyüyoluna sola dönüş yapıp geçişyaptığı esnada Cizre Nusaybin istikametinde seyir halinde olansürücü A.D. yönetimindeki 36 AF 317 plakalı RenaultClio araç ile çarpışması neticesinde meydana gelentrafik kazası sonucunda 36 AF 317 plakalı araçta bulunan vedavacı H.’nın ebeveynleri olan baba H.A. ve anne G.A.’unvefat ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde davalı aracınsürücüsünün ve davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün kusurunun söz konusuolduğunu öne sürerek, 200.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL madditazminat taleplerinin davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsil edilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Bingöl 3.Asliye HukukMahkemesi: 19.3.2014 gün ve E:2013/202 sayı ile, davalıKarayolları Genel Müdürlüğü ile ilgili açılandavanın bu dosyasından tefrik edilerek başka bir esasa kayıtedilmesine karar vermiştir. BİNGÖL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.3.2014 günve E:2014/162, K:2014/166 sayı ile, İdari Yargılama UsulüYasasının 2/1-b maddesi, 11.2.1959 gün ve 17/15 sayılıYargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı veYargıtay 4. H.D’nin çeşitli kararlarına istinadendava tam yargı davasının konusunu oluşturduğundanidari yargının görevine girdiği, bu nedenle mahkemeleriningörevsizliğine, davacının idari yargı yerinde davaaçmakta muhtariyetine karar vermek gerektiği gerekçesiyledava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar vermiş, bukarar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi: 27.10.2014 gün ve E:2014/16872,K:2014/14341 sayı ile, davacı vekilinin yerinde görülmeyentemyiz itirazının reddine ve usul ve yasaya uygun bulunan hükmünonanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklanan 200.000,00 TL tutarında manevi tazminatın kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle KarayollarıGenel Müdürlüğüne karşı idari yargıyerinde dava açmıştır. MARDİNİDARE MAHKEMESİ: 12.2.2015 gün ve E: 2015/36 sayı ile, 2918Sayılı Kanunda yapılan değişikle, 2918Sayılı Kanunda kamu kurum ve kuruluşlarına verilengörevlerin yada yüklenen sorumlulukların ilgili idaretarafından gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelentrafik kazası neticesi ortaya çıkan zararın tazminiistemiyle açılacak davaların adli yargı mercilerindeçözüme kavuşturulacağınınöngörüldüğü dolayısıyla, 2918Sayılı Kanun uyarınca idareye karşı hizmet kusurubulunduğundan bahisle açılacak tazminat davalarınınadli yargının görev alanına girdiği, olayda, 2918Sayılı Karayolları Trafik Kanununda idarelere yüklenengörevlerin sayıldığı, tazminat davasına konuuyuşmazlığın 2918 Sayılı Kanun ile davalıidareye yüklenen görevlerin gereği gibi yerinegetirilmediği iddiasından, başka bir ifadeyle, 2918Sayılı Kanunun uygulanmasındankaynaklandığının görüldüğü budurumda, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığıiddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın, adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.4.2015 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği vedavacının manevi tazminata hükmedilmesi istemiyleKarayolları Genel Müdürlüğüne karşıaçtığı davada usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının incelenmesine oybirliğiile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davadaadli yargı, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın isedavada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydanagelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen manevi zararıngiderilmesi istemiyle açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, 18.10.2012 tarihinde Cizre-Nusaybinkarayolunda gerçekleşen ölümlü ve yaralamalıtrafik kazasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisleyakınları vefat eden davacının bu olay nedeniyleyaşadığı manevi üzüntüye ilişkin olarak200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecekfaiziyle birlikte tazmini istemiyle Karayolları GenelMüdürlüğü’ne karşı bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen manevi zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Mardin İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Bingöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Mardin İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBingöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24.3.2014 gün veE:2014/162, K:2014/166 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 6.4.2015 gününde, Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kabanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md."Karayolları Genel MüdürlüğününYapım ve Bakımından sorumlu olduğu Karayollarında canve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri alma ve aldırmanın"idarenin görev ve yetkileri arasında bulunduğuna işaretedilmiş, 6001 Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda Karayolları GenelMüdürlüğünün sorumluluk alanındaki yolunyapım, bakım ve onarımının yapılmadığınedeniyle doğan zararın tazmininin amaçlanmışolması karşısında, idarenin görevinde olan kamuhizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alınan idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk, karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki ihmalden doğan zararda Adli Yargıyıgörevli kabul eden görüşünde hukuki dayanak olarak2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır. 11.01.2011 gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayın çoğunluk görüşünün aksineeldeki uyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü, 2918 Sayılı KTK 85.maddesindeaçıkça belirtildiği gibi yasa motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın85.maddesinde düzenlenen motorlu araçların işletilmesinedeniyle verilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğinden önce kamuaraçlarının işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargı kolundagörüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işletenin sorumluluğunda2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıdagörüm ve çözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğer taraftan, sayın çoğunluk 2918sayılı yasanın 110. maddesi hükmünün iptaliistemi ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda verilenyorumlu red kararlarını, karara dayanak almakta ise de bugörüşe de itibar edilmesi mümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptaltalebinin reddi dışında yorumlu red kararıverebileceğine dair bir işaret yoktur. Tersine T.C.Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanunhükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının ise diğermahkemeleri, İdare makamlarım, gerçek ve tüzelkişileri bağlaması itibariyle bir çeşit pozitifkanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur. (TürkAnayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) ^ Hakkında yorumlu red kararı verilen bir kanun maddesiyürürlükte kalmaya devam eder. Dolayısıyla somutolaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddenin ne anlama geldiğine,yani nasıl yorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesideğil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlured kararı verirken yaptığı yorumunun diğermahkemeleri bağlaması mümkün değildir. Bir kanunmaddesinin nasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli-idari ve Askeri Yargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli,idari ve Askeri kollarının üst mahkemesi olmadığınagöre bu yargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empozeetmesi mümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesininverdiği yorumlu red kararlarının kendilerinden beklenenfonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarına münhasırdır.(Türk Anayasa Hukuku Dersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza , Sayın çoğunluğun karan dayandırdığıT.C. Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanan gerekçelerle uyuşmazlıkta idariyargı görevli olup, benzer ihtilaflarda da idari yargınıngörevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerininistikrarlı kararlarıyla Içtihad edildiği gibiDanıştay kararlarında da uyuşmazlıkta İdariYargının görevli olduğu benimsenmiştir.(Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347 sayı, E.2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlardan dolayıişletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına,Somut uyuşmazlığın anılan yasa hükmü kapsamındabulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-bmd. sayılan tam yargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edensayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜP SABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy