T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 204
KARAR NO : 2015 / 220
KARAR TR : 6.4.2015
ÖZET : Davalı Belediyenin hizmet alanında bulunan cadde ve sokakların aydınlatılmasında kullanılan elektrik tüketimine ilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle, ödenmeyen fatura bedellerinin faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G.E.D.A.Ş.
Vekili : Av. B.A.& Av. M.A. K. &Av.N. K.
Davalı : ÇırpıBelediye Başkanlığı O L A Y : Davacıvekili, müvekkili Şirketin davalı Belediyenin hizmetalanında bulunan cadde ve sokakların aydınlatılmasıhizmetini, 1 Nisan 2003 tarihine kadar, 09 Kasım 1995 tarih ve 22458sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği, bu tarihten sonra ise EPDKMüşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerinegöre yürüttüğünü; “ElektrikTarifeleri Yönetmeliği”nin, “Abone Grupları veTarifeler” ana başlıklı, “Abone Grupları”başlıklı 5.maddesi "G" bendinin, “Aydınlatma” başlığı altında,a-ibadethane aydınlatması, b-genel aydınlatma,c-karayolları aydınlatması bölümlerine ayrılmışolduğunu; Yönetmeliğin 5/G-b maddesinde “İI,ilçe, belde ve köylerdeki, cadde, sokak, ile kamuya aitücretsiz girilen park ve bahçe gibi halka açık yerlerinaydınlatılmasıdır. Bu aydınlatmalarla ilgili elektrikenerjisine Ücretsiz ve Tarife Altı Yönetmeliği hükümleriuygulanır. Genel aydınlatma projesi dışındayapılmış olan özel ve dekoratif amaçlıaydınlatmalar bu kapsama girmez.” hükmünütaşıdığını, bahse konu Yönetmelikhükmü gereğince Davalı ve aynı statüdekidiğer abonelere reel ölçüm yapılmaksızın,satın alınan enerjinin %3'ü karşılığınınalınmış ve her yıl düzenlenen bilançolarayansıtılmış olduğunu; Uygulamabu şekliyle devam ederken 08.01.2002 tarihindeyürürlüğe giren 4736 sayılı “Kamu Kurum veKuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri veBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması HakkındakiKanun”un 1.maddesi ile, " ……kamu kurum vekuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerineişletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimlerhariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimlitarife uygulanmaz.'' hükmünün vazedildiğini; budüzenlemeden sonra ise Elektrik Piyasası Müşteri HizmetleriYönetmeliği ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun13. maddesi uyarınca alınan 112 sayı ve 21.03.2003 tarihliEnerji Piyasası Düzenleme Kurul kararıyla, Genel Aydınlatmatarife grupları içine alınarak ücretlendirmeye tabitutulduğunu, böylelikle Davalıya ücretsiz ve tarifealtı hükümlerin uygulanmasına son verildiğini; Daha sonra ise 23.05.2002 tarih24763 sayılı Resmi Gazetede Bakanlar Kurulunca alınan “ElektrikAbonesi Bazı Kişi ve Kuruluşların 08.01.2002 tarihli 4736sayılı Kanunun 1.maddesinin 1.fıkrası hükmündenMuaf Tutulması ve Uygulama Esaslarının Düzenlenmesineİlişkin Ekli Karar'ın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar” ın yayımlandığını,söz konusu kararın “İndirimli tarifeden yararlanacakkişi ve kurumlar” başlıklı 2. maddesinin f bendindeibadethaneler ve genel aydınlatma yerlerinin (il, ilçe, belde veköylerdeki cadde ve sokak ile kamuya ait ücretsiz girilen park vebahçe gibi halka açık yerler) indirimli tarifedenfaydalanacak birimler olarak karar altına alınmışbulunduğu; aynı Kararın 3. maddesinin f bendinde ise “2002yılı içerisinde bu kararın 2. maddesinin (f) bendindebelirtilen abone gruplarına ilişkin ölçüsistemlerinin tesis edilmesini takiben, genel aydınlatma yerlerininelektrik enerjisi yıllık giderleri belediye sınırlarıiçerisinde ilgili belediye, belediye sınırlarıdışında ilgili il özel idare bütçesinden,ibadethanelerin elektrik enerjisi ise Diyanet İşleriBaşkanlığının takip eden yılbütçesine konacak ödenekten karşılanır."hükmününyer aldığını, bu Bakanlar Kurulu Kararının idaridavaya konu edildiğini, konu hakkında Danıştay İdariDava Daireleri Genel Kurulunca karar verildiğini; bunun üzerineMüvekkilinin, davalı Belediyenin sorumluluk sahasında bulunancadde ve sokakların aydınlatılmasını gerçekleştirdiğitesislere ölçü sistemi kurduğunu ve buölçü sisteminden geçen enerjiyi davalı Belediyeye anılanmevzuat hükümleri gereği fatura ettiğini; davalıyatebliğ edilen 11 adet fatura karşılığı olan 25.12.2008tarihi itibari ile gecikme cezası ve KDV dahil toplam 25.739,49 TL'yetekabül eden bedeli ödemekten davalı idareninkaçındığını, davalınınfaturaları abone sözleşmesinin olmaması ve genelaydınlatma işleminin kamuya yönelik olmasıgerekçesiyle iade ettiğini, müvekkilininyaptığı işlemin Bakanlar Kurulu kararına ve diğermevzuata dayandığını, müvekkilinin davalıyısözleşme yapmaya davet etmesine rağmen davalınınyanaşmadığını iddia ederek, izah edilen sebeplerledavanın kabulü ile, 25.739,49 TL’nin 22.12.2008 tarihindenitibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli kredilereuyguladığı %25 oranındaki reeskont faizi ve faizin KDV siile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. BayındırAsliye Hukuk Mahkemesi: 29.12.2008 gün E:2008/327, K:2008/291 sayıile özetle; “Davaya konu elektrik bedeli 4736 sayılıkanuna dayanılarak çıkarılan 4100 sayılıBakanlar Kurulu kararına dayanılarak talep edilmiştir.Davalı tarafın sorumluluğun kaynağınınanılan Bakanlar Kurulu kararı olduğununanlaşılması karşısında taraflar arasındakiuyuşmazlığın 2577 Sayılı İdariYargılama usulü kanunun 2. maddesi hükmünce idariyargının görev alanına girdiği ve iş budavanın idari yargı yerinde açılması gerektiğikanaatine varılmıştır.” demek suretiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiştir. İşbukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineYargıtay 4.Hukuk Dairesi 16.07.2009 gün ve E:2009/7664, K:2009/9436sayılı ilamı ile özetle hükmün onanmasınakarar vermiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminekarşı Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 19.11.2009 gün veE:2009/12237, K:2009/13185 sayılı ilamı ile özetle“HMUK’nun 440/III-3. maddesi uyarıncaYargıtay’ın görevsizlik ve yetkisizliğe ilişkinkararları hakkında karar düzeltme istenemez. Buaçıdan dilekçesinin reddine” demek suretiyle kararvermiş ve bu şekliyle kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle, idari yargı yerinde davaaçmıştır. İzmir2.İdare Mahkemesi: 12.01.2010 gün ve E:2010/15, K:2010/18sayılı kararı ile özetle; “2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde, idari izlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılaniptal davaları, (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları idari dava türleriarasında sayılmış olup; aynı Kanunun 14.maddesinin 3/dbendinde, dava dilekçelerinin ortada idari davaya konu olacak kesin veyürütmesi gereken bir işlem olup olmadığıyönünden inceleneceği kurala bağlanmıştır. Buhükümlerinden de anlaşılacağı üzereilgililerin idari dava açabilmeleri için öncelikle ortadaidari davaya konu olabilecek idari makamlarca tesis olunmuş bir işlemolması ve böyle bir işlemin kesin ve yürütülebilirnitelikte bulunması veya idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel bir zararın bulunması gerekir. İdariyargı yerinde, ancak idare tarafından tesis olunan idari işleminiptali istemiyle açılan bir iptal davasının veya idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel bir zararın tazminiamacıyla açılan bir tam yargı davasınınincelenmesi olanağı bulunmaktadır. Yoksa, idare tarafındanişlem tesisi niteliğinde bir yargı kararı verilmesiistemiyle açılacak bir dava, idari dava türleri arasındabulunmamaktadır. Davakonusu olayda ise, re'sen icra yetkisi bulunan davacı şirkettarafından, cadde ve sokak aydınlatılması hizmetikarşılığında tahakkuk eden 25.729,49 TLtutarındaki alacağın KDV'si ve yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili istenilmekte ise de, tahsili istenilen bu tutarailişkin tesis edilmiş bir idari işlemin olmadığıve iptal davasına konu olamayacağı, ayrıca bu talebin idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel bir zararın tazminiamacıyla açılan tam yargı davasına da konuolamayacağı anlaşılmaktadır. Budurumda, re'sen icra yetkisi bulunan davacı idarenin, davalıadına cadde ve sokak aydınlatılması hizmetikarşılığında tahakkuk eden alacağın tahsiliyoluna gitmesi ve gerekirse davalı tarafından bu işlemin iptaliistemiyle dava açılması olanaklı iken, davacı idaretarafından, bu alacağın tahsili istemiyle açılandavanın incelenmesi olanağı bulunmamaktadır. Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizinreddine,” şeklinde karar vermiştir. İşbukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineDanıştay 10. Dairesi 27.05.2014 gün ve E:2010/5204, K:2014/3422sayılı ilamı ile; “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türlerisayılmış olup; 2576 sayılı Kanunun 5. maddesinde ise;İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarla,ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlardışındaki a)İptal davalarını, b)Tam yargıdavalarını, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davaları, d)Diğer kanunlarlaverilen işleri çözümleyeceği ifade edilmiştir. Olayda,davacı idare tarafından, genel aydınlatma yerleri elektriktüketim bedellerine ilişkin faturaların, genel aydınlatmayerleri abonesi olarak davalı idarece ödenmemesi nedeniyle,anılan döneme ilişkin faturaların toplam tutarı olandavacı kurum alacağının tazmini istemiyleaçılan dava; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleriuyarınca idare mahkemelerinin görevlerine giren iptal ve tamyargı davaları ile maddede sayılan diğer dava türleriarasında olmadığından, genel hükümleruyarınca adli yargı yerlerinde görülmesi gerekmektedir. Budurumda, uyuşmazlığın çözümünde adliyargı yerlerinin görevli olması nedeniyle davanıngörev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanınincelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu mahkeme kararındahukuki isabet bulunmamaktadır.” şeklindeki gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. İzmir2.İdare Mahkemesi: Danıştay’ın bozma ilamınauyduktan sonra 06.11.2014 gün ve E:2014/1773 sayılı kararıile özetle; davanın adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, 2247 sayılı Kanun’un19.maddesi gereğince görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan6.4.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesindeöngörülen biçimde görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı ÇırpıBelediyesinin hizmet alanında bulunan cadde ve sokaklarınaydınlatılmasında kullanılan elektrik tüketimineilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle, ödenmeyenfatura bedellerinin faizi ile birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır. 2577sayılı “İdari Yargılama Usulü Kanunu”nun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2.maddesinde “1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır: a)(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2.İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevininkanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerinegetirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlemniteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimdeyargı kararı veremezler. 3.Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır” denilmiştir. İdaridava türlerinden biri olan tam yargı davası, idari niteliktekiişlem ve eylemlerden kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan ve idarenin Kamu Hukukukurallarına ilişkin sorumluğunu gündeme getirerek,doğan zararın tazminine veya hakkın geri verilmesine mahkûmedilmesi isteklerini konu edinen davalardır. Dosyaların incelenmesinden;belediye ve mücavir alan sınırları içindeki cadde,sokak ve kamuya ait ücretsiz girilen halka açık yerlerinaydınlatılması hizmetinin, 08.01.2002 tarih, 4736Sayılı “Kamu Kurum veKuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ileBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması HakkındaKanun”un yürürlüğe girdiği tarihe kadardavacı tarafından ölçüm yapılmaksızınkarşılandığı, 4736 Sayılı Yasanın1.maddesi uyarınca bu uygulamaya son verildiği, anılan Yasa ve233 sayılı KHK’nin 35.maddesine dayanılarakçıkarılan Bakanlar Kurulu'nun 12.04.2002 tarihli 4100Sayılı Kararının 2.maddesinin (f) bendi ile il,ilçe, belde ve köylerdeki genel aydınlatma yerlerininindirimli tarifeden yararlanacak birimler kapsamınaalındığı, aynı Kararın 3. maddesinin (f) bendinde,2002 yılı içerisinde bu kararın 2. maddesinin f bendindebelirtilen abone gruplarına ilişkin ölçüsistemlerinin tesis edilmesini takiben, genel aydınlatma yerlerininelektrik enerjisi yıllık giderlerinin belediyesınırları içerisinde ilgili belediye bütçesindenkarşılanacağının belirtildiği; (Bakanlar KuruluKararının, belediyelere ilişkin kısmının iptaliistemiyle açılan davanın Danıştay10.Dairesinin -8.Daireile yapılan müşterek Kurulunun 5.7.2005 gün ve E:2002/4286,K:2005/3965 sayılı kararıyla reddedildiği, kararınİdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onandığı, karardüzeltme isteminin reddedildiği ve kesinleştiği), bununüzerine davacının, 2006/3, 4, 6 dönemlere ilişkinsokak aydınlatmaları nedeniyle harcanan elektrik bedeli olarakdüzenlediği 74 adet faturayı davalıya gönderdiği,davalının bu faturaları ödemeyip iade etmesi üzerine,davacı şirket tarafından faturalar konusu bedelin davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle bu davanınaçıldığı; buna karşılık davalıidare tarafından, su ve elektrik hizmetlerininsatışının kamu hizmeti niteliğitaşımasına rağmen, özel hukuk kurallarınagöre yürütülen taraflar arasında imzalanan aboneliksözleşmesine dayandığı, ödenmeyen elektrikbedelinin tahsili konusunda hizmeti veren kuruluşa 6183 SayılıYasada olduğu gibi kamusal yetki ve ayrıcalıktanınmadığı, tahsilat işleminin özel hukukhükümlerine tabi olduğu, davacıdan genel sokakaydınlatması ve sokak aydınlatma direklerine enerji verilmesiyönünde taleplerinin olmadığı, taraflar arasındaabonelik sözleşmesi bulunmadığı, davacınınsokak aydınlatması hizmetini kendilerinin bilgisi ve iznidışında kamu hizmeti olarak kendi isteği doğrultusundaverdiği ifade edilerek davanın reddinin gerektiğisavunulmuştur. DavacıGediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Davalı Belediyedengenel aydınlatma bedelinin tahsili yolunda tesis ettiği işlem,abonman sözleşmesine göre değil, 4736 sayılıYasaya dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan 2002/4100sayılı kararı dayanak alınarak tesis edilmiş ancakdavalı Belediye tarafından, davacı şirketçedüzenlenen elektrik faturaları dava konusu edilmemiştir. Buhalde Belediyenin, davacının talebini yerine getirmemesişeklindeki olumsuz tutumunun, hakkında düzenlenen elektrik faturalarınıortadan kaldırmadığı açıktır.Dolayısıyla davalı Belediyenin, olayda tam yargıdavası açılmasına neden olabilecek bir idari işlemiveya idari eylemi bulunmamaktadır. Öteyandan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Yasanın 1. maddesinde, bu Yasa kapsamında tahsiledilecek alacaklar sayılmak suretiyle belirlendiğinden, bukoşulları taşımayan alacakların takip ve tahsilinde,bu Yasa hükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Budurumda, dava konusu edilen alacağın idari bir dava niteliğindeolmadığı, özel hukuk hükümlerine göreçözümlenmesi gereken bir alacak davası niteliğindeolduğundan davanın, özel hukuk hükümleriçerçevesinde görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli bulunmaktadır. Açıklanannedenlerle, İzmir 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 2.İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2008gün, E:2008/327, K:2008/291 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 6.4.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy