T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 157
KARAR NO : 2015 / 180
KARAR TR : 06.04.2015
ÖZET: Davacının maliki olduğu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol olarak kullanılmak suretiyle fiilen el atıldığından bahisle açılan tazminat istemine ilişkin davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Vakıflar Genel Müdürlüğü Vekili :Av. T.G. & Av. Ö.U. & Av. Ş.D. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. Ö.C İhbarOlunan AdliYargıda : Konya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı Vekili :Av.H.E. (Adli Yargıda) O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti idareye ait olan KonyaSelçuklu İlçesi Hocacihan Mahallesi 7693 parsel nolu 402 m²sahalı taşınmazın tamamının yol olarakkullanılmak suretiyle işgal edildiğini; söz konusutaşınmazın Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin2000/203/135 Değişik İş sayılı dosyasıylatespit yaptırıldığını vetaşınmazın belediyece kullanıldığınıntespit edildiğini; daha sonra Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin2001/937 Esas sayılı dosyasıyla Konya BüyükşehirBelediyesi ve Selçuklu Belediyesi aleyhine müdahalenin meni veecrimisil davası açıldığını,yargılama sonunda dava konusu taşınmazın KarayollarıGenel Müdürlüğü tarafından yol olarakaçıldığı ve halen de kullanılmakta olan yolunsorumluluğunun Karayolları Genel Müdürlüğü’neait olduğu, 2942 sayılı Kanunun 38. maddesindeöngörülen 20 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiğigerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararınYargıtayca onanarak kesinleştiğini, Anayasa Mahkemesinin10.04.2003 tarih ve 2002/112 esas 2003/33 karar sayılı kararıile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 38. maddesi iptaledilerek 20 yıllık hak düşürücü süreninortadan kaldırıldığını belirterek; dava konusugayrimenkule Karayolları Genel Müdürlüğü’nünkamulaştırmasız el atmasından dolayı 22.04.2004tarihli komisyon kararı gereğince 1999, 2000, 2001, 2002 ve 2003yılları için toplam 1.248.000 TL ecrimisilin işgaltarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili ile işgal edilengayrimenkule Karayolları Genel Müdürlüğü’nünkamulaştırmasız el atmasının önlenmesine,olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakların saklıkalmak kaydı ile 26.130.000 TL nin davacı idareye ödenmesinekarar verilmesi istemiyle 24.05.2004 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır. KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.01.2005 tarih ve E:2004/244K:2005/5 sayılı kararında özetle; dava konusu yerdekamulaştırma işlemi yapılmadan davalı idarece yolyapılarak kamunun hizmetine sunulmuş olduğu, uzun yıllardanberi yol olarak kullandığı ve bu durumda yol olarakkullanımda kamu yararının bulunduğu anlaşılmaklave her ne kadar söz konusu yere kamulaştırma işlemiyapılmadan haksız olarak el atılarak yol yapılmışve bu durumda meni müdahale davasının şartlarıoluşmuş ise de söz konusu yerin uzun yıllardan beri kamuyararına sunulmuş yol olması nedeniyle verilecek menimüdahale kararı ile ilgili ilamın infazının yerinegetirilmesindeki güçlük düşünülerekayrıca davacı vekilinin de dava dilekçesinde dava konusu yerindeğerini de talep ettiği göz önündebulundurulduğunu gerekçe göstererek; bilirkişi raporudoğrultusunda yer bedeli ile ilgili davanın kabulü ile, davakonusu 7693 parsel nolu 402.00 m² yüzölçümlü tam hisseli taşınmaza ait davacıvekilinin men’i müdahale talebinin reddine ve dava konusu yerin yol olarakterkinine, 03.01.2005 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 16.080.00.000TL yer bedelinin dava tarihi olan 24.05.2004 tarihinden itibaren yasal faiziylebirlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yer bedeli ileilgili fazlaya dair talebin reddine, davacının ecrimisil talebiyönünden de taleple bağlı kalınarak toplam1.248.000.000 TL ecrimisilin bilirkişilerin 03.01.2005 tarihli raporundahesaplanan ve tahakkuk ettiği dönemler itibariyle yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermişve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ: 20.10.2005 gün ve E:2005/12077K:2005/11218 sayılı kararında; “…2942sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesinde;idare tarafından kamulaştırmasız el konulantaşınmazın, fiilen el koyma tarihinden itibaren 20yıllık sürenin geçmesi halinde, taşınmazınmalik, zilyet veya mirasçılarının her türlüdava haklarının düşeceğiöngörülmüştür. Söz konusuKamulaştırma Yasasının 38. maddesi hakdüşürücü süreyi içermekte olup, bu hususkamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle, kamu düzenine ilişkinhususlar, tarafların talepleri olmasa bile mahkemece resen kararabağlanması zorunludur. 2942sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesinegöre; idarenin el koyma tarihinden itibaren 20 sene geçmekletaşınmaz malikinin her türlü dava hakkıdüşer. Başka bir anlatımla, mülkiyet bu süredolmakla el atan idareye geçer. Bu husus 4721 sayılı TürkMedeni Kanunun 705. maddesindeki "Taşınmaz mülkiyetininkazanılması tescille olur. Miras, Mahkeme kararı, cebri icra, işgal,kamulaştırma halleri ile kanun da öngörülen diğerhallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, buhallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapukütüğüne tescil edilmiş olmasınabağlıdır" hükmü ileaçıklığa kavuşturulmuştur. Dosyadayapılan incelemede; dava konusutaşınmaza 1978 yılında el atılarak yol haline getirildiği ve elatmatarihinden itibaren, 2942 sayılı KamulaştırmaYasasının 38. maddesinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilme ve davatarihine kadar 20 seneden fazla süre geçtiğinden,taşınmaz maliki olan davacı tarafın her türlüdava hakkının düştüğüanlaşılmıştır. Diğertaraftan Anayasa Mahkemesince; 2942 sayılı KamulaştırmaYasasının 38. maddesi iptal edilmiş ise de, Anayasanın153/son maddesi uyarınca; Anayasa Mahkemesinin iptalkararlarının geriye yürümeyeceği ilkesi uyarınca,Kamulaştırma Yasanının 38. maddesinin iptal edilmesindenönceki kazanılmış haklara uygulanması imkânıda bulunmamaktadır. YargıtayHukuk Genel Kurulunun 25.05.2005 gün ve 2005/5-288 esas-2005/352sayılı kararında da bu husus benimsenmiştir. Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, davanın reddi yerine kabulüne kararverilmesi, doğru görülmemiştir…”şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüneilişkin hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozmailamına karşı davacı vekili tarafından karardüzeltme talebinde bulunulmuştur. YARGITAY5. HUKUK DAİRESİ: 13.07.2010 gün ve E:2005/14811 K:2010/14531sayılı kararında “…30.06.2010 günüyürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6.Maddesi hükmü gözetilerek davacı vekilinin karar düzeltmeisteminin kabulüne, Dairemizin 20.10.2005 gün ve 2005/12077-11218 sayılıbozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonraişin esasının incelenmesine; Dava,kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinintahsili istemine ilişkin olup taşınmaza 1978 yılındael atılmıştır. 30.06.2010tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. Maddeile; ‘Kamulaştırmaişlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırmasıhiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veyakamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerindetesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veyatamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikinrızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle,bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmintalebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerinegöre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddeninyürürlüğe girmesinden itibaren üç ayiçinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ilebildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşmagörüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir;uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlıktutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devamedilir.’ hükmü getirilmiş olduğundan, budüzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre;karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerleH.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince bozulmasına…”şeklinde karar vermiştir. KONYA 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:29.05.2012 gün ve E:2010/528 K:2012/274sayılı kararında; Yargıtay bozma ilamına uyularaktaraflara uzlaşma talebinde bulunulmuş ise de taraflarca kabuledilmediği açıklanarak, bilirkişi raporudoğrultusunda yer bedeli ile ilgili davanın kabulü ile 16.080 TL’nindava tarihi olan 24.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlayailişkin talebin reddine, taşınmaz hakkındakimen’i müdahale talebinin reddi ile dava konusu yerin yol olarakterkinine karar vermiş ve verilen karar taraf vekillerince temyizedilmiştir. YARGITAY5. HUKUK DAİRESİ: 13.05.2013 gün ve E:2013/7320 K:2013/9290sayılı kararında; “… taraflara, dava konusutaşınmaza yakın bölgeden, benzeryüzölçümlü ve dava tarihinden öncesatışı yapılmış özel amaçla olmayanemsal satışları bildirimleri için süre verilip,gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilerek, emsaller ile dava konusutaşınmazın üstün ve eksik yönlerinin nelerolduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değerbiçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulueşliğinde mahallinde keşif yapılarak, alınacak raporsonucuna göre hüküm kurulması gerekirken,taşınmazı tarla kabul edip, genel deneyimlerle değerbiçen geçersiz bilirkişi kurulu raporu uyarınca kararverilmesi, Davacıtarafın ecrimisil talebi ile ilgili olarak; taşınmazınboş arsa olarak ne şekilde kullanılabileceği taraflaraaçıklattırılıp, bu konuda emsal kirasözleşmeleri ibraz etmeleri için süre verilip, ecrimisil bedelininde emsal kira sözleşmelerine göre belirlenmesi gerekirken, yasalolmayan yöntemlerle hesaplama yapan geçersiz bilirkişi kuruluraporu uyarınca ecrimisile hükmedilmesi, doğrugörülmemiştir…” şeklindeki gerekçe iletaraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundanhükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.’nun 428.maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir. Davalıvekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuş ise de Yargıtay 5.Hukuk Dairesi 04.03.2014 gün ve E:2013/24594 K:2014/5772 sayılıkararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir. KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ : 11.11.2014 gün veE:2014/211 K:2014/692 sayılı kararında bozma ilamısonrası yaptığı yargılama sonrasında “Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünün14.01.2013 tarih 2012/317, 2013/30 E.K. ve 04.06.2013 tarih 2013/929, 2013/1055E.K. sayılı kararı gereğince imar planında yol olarakgösterilen dava konusu taşınmaz hakkında taraflararasındaki uyuşmazlığın 2942 S.K. geçici 6.maddesi gereği halen devam eden davalarda da uygulanacağındankamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat veyaalacağın tahsili davalarında idare mahkemesi görevli olduğundandava dilekçesinin görev yönünden reddine, Mahkememizingörevsizliğine…” şeklinde kararvermiştir. Adli yargıda verilen görevsizlik kararı temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez 7693parsel sayılı taşınmazın Karayolları GenelMüdürlüğünce yol olarak kullanılmasınedeniyle uğradığı 402.000,00 TL zararın KarayollarıGenel Müdürlüğü’nden tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. KONYA 1. İDARE MAHKEMESİ: 12.02.2015 gün ve E:2015/73sayılı gönderme kararında; “…2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinde; "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişik fıkra: 21/01/1982 - 2592/6 md.;Değişikfıkra: 23/07/2008-5791 S.K./9.mad) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." hükmüne yerverilmiştir. Dava dosyanın incelenmesinden; mülkiyeti idarelerine aitolduğu belirtilen Konya ili, Selçuklu ilçesi, HocacihanMahallesi, 13 pafta, 7693 parselde yer alan 402 m2büyüklüğündeki taşınmazıntamamının davalı idarece yol olarak kullanılmak suretiyleişgal edildiğinden bahisle el atmanın önlenmesi ve ecrimisilistemiyle adli yargı merciinde açılan dava sonucunda nihaiolarak Konya 3. Asliye Hukuk Mahkeme'nin 11.11.2014 tarihli ve E:2014/211,K:2014/692 sayılı kararıyla dava konusuuyuşmazlığın idari yargıdaçözümlenmesi gerektiğinden bahisle davanıngörev yönünden reddi üzerine bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır. Olayda; idarenin icra yetkisini hukukaaykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili elatma durumu söz konusu olduğundan dava konusuuyuşmazlığın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır…” denilmeksuretiyle 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca davadosyasının adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilene kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 06.04.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasın incelenmesine oy birliği ilekarar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının malikiolduğu taşınmazına kamulaştırmayapılmaksızın yol olarak kullanılmak suretiyle fiilen elatıldığından bahisle açılan tazminat istemineilişkindir. 13.07.2010 tarih 6001sayılı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün Teşkilat veGörevleri Hakkındaki Kanun’un, Amaç ve Kapsambaşlıklı 1. maddesinde; “ Bu Kanunun amacı; karayollarıağının kalkınma planları, ulaştırma anaplanı, stratejik plan ve programlar çerçevesinde ilgilidiğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde ulusaldüzeyde geliştirilerek yaygınlaştırılmasını;karayolları ve karayollarıyla ilgili altyapı, diğeryatırımlar ve hizmetlerin, ekonomik ve sosyal gelişmeningereklerine uygun, diğer ulaşım sistemleri ile uyumlu,güvenli ve çevreye duyarlı bir şekildeyapılması ve/veya yaptırılması ve Karayolları GenelMüdürlüğünün çalışma usul veesasları ile teşkilat ve görevlerine ilişkinhükümleri düzenlemektir.” Görev veYetkiler başlıklı 4. Maddesinde; “…c) Görevalanına giren karayolu ağlarının yapımı,bakımı, onarımı ve diğer hususlar hakkında tekniknitelik ve şartları tespit etmek veya ettirmek ve gereklişartnameleri hazırlamak… g)Karayollarının yapım, bakım ve onarımı ileemniyetle işlemesi için gerekli olan garaj ve atölyeleri,makine ve malzeme ambarları ile depolarını, servis veakaryakıt tesislerini, laboratuvarlarını, denemeistasyonlarını, dinlenme yerlerini, bakım ve trafik emniyetinisağlamaya yönelik bina ve lojmanları, alıcı-vericitelsiz istasyonları ile gerekli haberleşme şebekelerini, GenelMüdürlüğün görevlerini daha verimli şekildeyerine getirmesine yönelik eğitim tesisleri ile sosyal tesisleri vediğer bütün yan tesisleri hazırlayacağı vehazırlatacağı plan ve projelere göre yapmak,yaptırmak, donatmak, işletmek veya işlettirmek, bakım veonarımını yapmak veya yaptırmak, kiralamak…” şeklindekidüzenlemeler yer almaktadır. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğukamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, suşebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Nitekim yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundakiYargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun11.2.1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılıkararının, III. Bölümünde,“İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülüİstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekettebulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir. Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından birtesisin yaptırılması sırasında Devlet malıolmayan yerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veyamoloz yığılması neticesinde meydana gelen zararlarıntazmini davası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır. Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır. Bubentte anılan davalar, içtihadı birleştirmekararının dışında kaldıklarındankararın bunlara şümulü yoktur” denilmektedir. Davacı vekili; davacıVakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait Konyaİli, Selçuklu ilçesi, Hocasinan Mahallesi’nde kain7693 parsel sayılı taşınmazın 1978 yılındanitibaren yol olarak kullanıldığını iddia ederek,taşınmaza yapılan müdahalenin men’i ve ecrimisiltalebi ile taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiliistemiyle adli yargıda dava açmış, yapılanyargılama sonunda verilen görevsizlik kararıkesinleşmiştir. Davacı vekili adli yargıda kesinleşengörevsizlik kararının ardından idari yargıdataşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın elatıldığı iddiası ile davaaçmıştır. Adli yargı dosyası üzerinde yapılan incelemede; dosyaarasında 03.01.2005 tarihli bilirkişi heyetinin vermişolduğu raporda “.. Konya çevre yolu 1978 yılındanitibaren kullanımda bulunmaktadır… Dava konusutaşınmaz tarla niteliğinde olup üzerinde, BeyşehirÇevre yolundan Sille yoluna bağlantıyı sağlayan yolbulunmaktadır…” şeklindeki açıklama ve adliyargı dosyasındaki yerel mahkeme ve temyiz mahkemesi kararlarıincelendiğinde taşınmazın fiilen yol olarakkullanıldığı ve kamulaştırma işleminin deyapılmadığı anlaşılmaktadır. Mülkiyeti davacıya ait taşınmazdan, karayolugeçirilmesi nedeniyle meydana gelen zararın tazmini söz konusuolduğundan, davanın haksız fiilden doğan bir tazminatdavası sayılacağı kuşkusuzdur. Belirtilen duruma ve davanın niteliğine göre, idareninayni bir hakka müdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısaldenetimi işin esasını teşkil etmekte olup,açılan dava ile bir idari tasarrufun iptalinin ya da böyle birtasarruf nedeniyle uğranılan zararın tazminininistenilmemiş bulunması karşısında, haksız fiildendoğan zararların tazmini davasının, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yeri görevli bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Konya 1. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile, Konya 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 11.11.2014 gün ve E:2014/211 K:2014/692sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 1. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.11.2014 günve E:2014/211 K:2014/692 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 06.04.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy