T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 127
KARAR NO : 2015 / 144
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : Davacı vekili tarafından, Mahkememizin 13.10.2014 tarih ve 2014/18 Esas, 2014/888 Karar sayılı mevcut hüküm uyuşmazlığının yeni bir karar verilmek suretiyle giderilmesine dair kararının hüküm fıkrasında geçen ‘Yasal Faiz’ ibaresi ile hüküm altına alınan faizden kastın 3095 sayılı Kanuni faiz ve Temerrüt faizine ilişkin Kanun’dan kaynaklanan ticari işlerde uygulanan avans faizi mi, 5183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’dan kaynaklanan faiz mi olduğu konusunda Mahkememiz kararının açıklanması talep edilmekle;
Mahkememiz kararı içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde; açıklama talebine konu kararın, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeni ile hizmet kusurundan kaynaklanan zararın iadesi niteliğinde olduğu, ticari bir işlem ya da sözleşmeden kaynaklanmadığı gibi, amme alacağı niteliği de taşımadığı, bu itibarla Mahkememiz kararında geçen “Yasal faiz” den kastın 3095 sayılı Kanun’un 1.maddesi gereğince 6098 sayılı Borçlar Kanunu kapsamında kaldığı açık olmakla,
2247 sayılı Kanun’un 24.maddesi atfı ile 2577 sayılı Yasa’nın 29.maddesi koşulları gerçekleşmediğinden, davacı vekilinin tavzih talebinin REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
TavzihTalebinde Bulunan :C.Lojistik ve Tic. İle Cey.Hizmet
İşletmeleriA.Ş. İş Ortaklığı Adına
1-C.Lojistikve Tic. A.Ş.
2-Cey.Hizmet İşletmeleri A.Ş.
Vekili :Av.A. & A. Avukatlık Ortaklığı
Davalı :SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :Av.A.T.
İSTEM :Davacı vekili Mahkememize hitaben yazdığı 03.02.2015 havaletarihli dilekçisinde özetle; UyuşmazlıkMahkemesi’nin 13.10.2014 tarih ve 2014/18 Esas, 2014/888 Kararsayılı kararının hüküm fıkrasında"... Davacının ihtiyati kayıtla ödediği... toplam306.627,44.-TL (......) davacıya iadesine söz konusu tutara idareyeyatırılma tarihi olan 14.09.2009 tarihinden ödeme tarihine kadaryasal faiz işletilmesine" denildiğini, Türk Hukuksisteminde faiz olgusunun ya yasadan kaynaklanmakta[Yasal Faiz] ya dasözleşmeden [Sözleşmesel Faiz] kaynaklanmaktaolduğunu, davacı ile davalı idare arasında faiz konusundaher hangi bir faiz anlaşması bulunmadığını;Türk Hukukunda yasal faizi düzenleyen birden fazla kaynak mevcutolduğunu, bu nedenle hüküm fıkrasında geçen‘yasal faiz’ ile hükmedilen faizin, hangi yasadan kaynaklananyasal faize olduğu konusunda tereddütyaşandığını belirterek; Mahkemenin 13.10.2014 tarihlikararının hüküm fıkrasında yer alanalacaklarının iadesinde uygulanacak yasal faizin 3095sayılı yasadan kaynaklanan ve ticari işlerde kullanılan"avans faizi mi yoksa, Amme Alacaklarının TahsiliHakkındaki Kanun'undan kaynaklanan "amme alacaklarına uygulananyasal faiz mi olduğunun açıklanması istemi ileUyuşmazlık Mahkemesi’ne müracaat etmiştir.
USULEİLİŞKİN İNCELEME
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluşu veİşleyişi Hakkında Kanun’un 25. Maddesinde; Hukukalanındaki hüküm uyuşmazlıklarındaDanıştay Yargılama usulünün 2247 sayılıKanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasıgerektiği belirtilmiştir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun 1. Maddesinde;“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergimahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıklarınçözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabidir./Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergimahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır veinceleme evrak üzerinde yapılır.” denilmek sureti ileDanıştay’ın yargılama usulü yönünden2577 sayılı Kanunla belirlenen düzenlemelerçerçevesinde hareket edeceği ortaya konulmuştur.
2577sayılı Kanun’un Açıklama başlıklı29. Maddesinde; “ 1. Danıştay, bölge idaremahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar yeterinceaçık değilse, yahut birbirine aykırı hükümfıkralarını taşıyorsa, taraflardan her birikararın açıklanmasını veya aykırılığıngiderilmesini isteyebilir.
2.Açıklama dilekçeleri karşı tarafsayısından bir nüsha fazla verilir.
3.Kararı vermiş olan daire veya mahkeme işi inceler ve gerekgörürse dilekçenin bir örneğini, belirleyeceğisüre içinde cevap vermek üzere, karşı tarafatebliğ eder, cevap iki nüsha olarak verilir. Bunlardan biri,açıklama veya aykırılığın kaldırılmasınıisteyen tarafa gönderilir.
4.Görevli daire veya mahkemenin bu husustaki kararı, taraflaratebliğ olunur.
5.Açıklamaveya aykırılığın kaldırılması,kararın yerine getirilmesine kadar istenebilir.” şeklindekidüzenleme ile de, Danıştay kararının yeterinceaçık olmaması veya birbirine aykırı hükümfıkraları taşıması halinde, ilgilisince kararınaçıklanmasının istenebileceği belirtilmiştir.
Davacınıntalebi de, 2577 sayılı Kanun’un 29. Maddesi kapsamında biraçıklama istemi olarak nitelenmiş ve 2247 sayılıKanun’un 25. Maddesi ile yapılan atıf nedeni ileMahkememiz yargılamasında da, hükümuyuşmazlıkları ile sınırlı olarak uygulanabileceğisonucuna varılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlü toplantısında:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, 2247sayılı Yasa’da öngörülen koşullarıtaşımayan talebin reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada talebinreddi gerektiğine ilişkin sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep,Mahkememizin 13.10.2014 tarih ve 2014/18 Esas, 2014/888 Karar sayılı mevcuthüküm uyuşmazlığının yeni bir karar verilmeksuretiyle giderilmesine dair kararının hükümfıkrasında geçen ‘ Yasal Faiz’ ibaresi ile hükmedilenfaizin, 3095 sayılı Yasa’dan kaynaklanan ticari işlerdeuygulanan avans faizi mi yoksa 6183 sayılı Kanun’dankaynaklanan Amme Alacaklarının Tahsilinde öngörülenyasal faiz mi olduğu konusunda Mahkememizden açıklamayapılması istemine ilişkindir.
Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacı ile davalıarasında, davacı şirketteçalıştırılmasına rağmen kurumabildirilmediği iddia edilen işçiler ile ilgili olarakdavacı şirketten haksız olarak tahsil edilen ek prim ve gecikmezammının davacıya iadesine karar verilmesi istemi ile Bakırköy 4. İş Mahkemesi’ne açılandavanın kararı ile yine aynı olaya istinaden davalı SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesisedilen idari para cezasına iptali istemi ile İstanbul 4.İdare Mahkemesi’ne açılan davanın kararıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğugerekçesi ile 2247 sayılı Kanun’un 24. Maddesikapsamında Mahkememize müracaat ettiğianlaşılmıştır.
Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde de, 5510 sayılı Kanunun101. ve 102. maddelerinin farklı yargı kollarınıgörevli kılan düzenlemesinden kaynaklanan ve gerçekteortak paydası “aynı” olan bir hukuki sebebe (farazinoksan işçiçalıştırıldığı varsayımı vebuna dayalı “idari para cezası” tayini ve “eksigorta primi, gecikme zammı ve faiz” tahakkuk ettirilmesiişlemleri) dayalı her iki SGK tasarrufunun birlikte elealınması ve doğan ihtilafların her iki kararınkaldırılarak; mevcut hüküm uyuşmazlığının, 2247 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince olayınesasına uygun şekilde yeni bir hüküm kurulması ve davacınınfiilen eksik işçiçalıştırmadığı halde, eksikişçi çalıştırdığıgerekçesi ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıtarafından tesis edilen idari para cezası ve ek prim tahakkuku ilegecikme zammı işlemlerinin iptaline karar verilmesi suretiylegiderilmesi gerektiğine karar verilmiş ve bu işlemin iptali ilebirlikte, davacı şirketten haksız olarak tahsil edilen vedavacının ihtirazi kayıtla ödediği anlaşılantoplam 306.627,44 TL nın ( üç yüz altı bin altıyüz yirmi yedi bin lira kırk dört kuruş) 14.9.2009tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faizi ile birlikte iadesine; yine Davalı SGK’ca, 2006/8,2007/7, 2008/1,2,3 üncü aylarında eksik sigortalıbildiriminde bulunulduğu gerekçesiyle 5510 sayılı Kanunun102 inci maddesi uyarınca davacı şirket adınadüzenlenen 22.631 TL (Yirmi iki bin altı yüz otuz bir lira)idari para cezasında hukuka uyarlık görülmediğinden,anılan idari para cezasının iptaline ve söz konusu meblağındavacı şirkete 15.09.2009 tarihinden ödeme tarihine kadar olanyasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir. 6183sayılı Kanun’un 1. Maddesinde; “Devlete, vilayet hususiidarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik vetakiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibiasli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynıidarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlardışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellitolan diğer alacakları ile; bunların takip masraflarıhakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.”şeklindeki düzenleme ile kanunun düzenleme alanınınkamu alacakları ile sınırlı olduğununaçıkça belirtildiği; AynıKanun’un 2. Maddesinde;”Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununagöre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklarhakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.” şeklindekidüzenleme ile de, diğer kanunlarda atıf yapılan hallerde de6183 sayılı Kanun’un olaya uygulanabileceğininaçıkça düzenlendiği, AynıKanunun 51. Maddesinde; “Amme alacağının ödememüddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitimtarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranındagecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammıgünlük olarak hesap edilir. Gecikmezammı birmilyon liradan az olamaz. Gecikme zammı; 213sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaıcezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemelertarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise buoranın yarısı ölçüsünde uygulanır.Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan ammealacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez. BakanlarKurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla toplucaveya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye,gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarınıiki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammıoranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye vegecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık,üç aylık, altı aylık veya yıllık olarakhesaplatmaya yetkilidir.”şeklindeki düzenleme ile, gecikmezammı adı altında kamu alacaklarının ödenmesindegecikme olması halinde uygulanacak faiz oranlarının veusulünün belirlendiği görülmüştür. Görüldüğüüzere, 6183 sayılı Kanun’un ve bu kanun kapsamındauygulanacak gecikme zammının kapsamı kanun ileaçıkça çizilmiştir. Davaya konu alacağa6183 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiğineilişkin açık düzenleme ya da başka kanundayapılan atfi bir düzenleme bulunmadığına göre,Mahkememiz kararında bahsi geçen “yasal faiz”denkastın 3095 sayılı Yasa ile öngörülen faizolduğu açıktır. Bu nedenle davacının sözkonusu talebi yönünden bir açıklama yapılmasınagerek bulunmamaktadır. Ayrıcadavacı vekilinin talep dilekçesinin ‘İstek’kısmından net bir şekilde anlaşılamamakla birlikte,talep içeriğinden, 3095 sayılı Kanun kapsamındahangi kanunun uygulanacağı konusunda da bir açıklamaistendiği kanaatine ulaşılmıştır. Nitekim; 3095sayılı Kanun’un 1. Maddesinde ise;” Borçlar Kanunuve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde,miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödemeyıllık yüzde oniki oranı üzerindenyapılır./Bakanlar Kurulu, bu oranı aylık olarakbelirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadarartırmaya yetkilidir.” şeklindeki düzenleme ile alacağauygulanacak faiz konusunda 6102 sayılı Türk TicaretKanunu’na ve 6098 sayılı Türk BorçlarKanunu’na atıf yapılmıştır. Bu madde ve talebekonu Mahkememiz kararının içeriği birlikte değerlendirildiğinde;açıklama talebine konu kararın, idarenin hukuka aykırıişlemi nedeni ile hizmet kusurundan kaynaklanan zararın iadesiniteliğinde olduğu, ticari bir işlem ya da sözleşmedenkaynaklanmadığı görülmekle, hükümfıkrasında yasal faiz ile kastedilen miktarın 3095sayılı Kanun’un 1. Maddesi gereğince 6098 sayılıTürk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilmesigerektiği açık olmakla, bu hususta da bir açıklamayapılmasına gerek görülmemiştir. Yukarıda belirtilennedenlerle; Mahkememiz kararının yeterince açıkolduğu, açıklamayı gerektirir bir durumunbulunmadığı ve 2247 sayılı Kanun’un 24. Maddesiatfı ile 2577 sayılı Yasa’nın 29. Maddesikoşullarının gerçekleşmediğianlaşılmakla, davacı C.Lojistik ve Tic ile Cey. Hizmetİşletmeleri A.Ş.İş Ortaklığı vekilinin tavzihtalebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılıKanun’un 24. Maddesi atfı ile 2577 sayılıYasa’nın 29.Maddesi koşullarını taşımayan TAVZİHTALEBİNİN REDDİNE, 2.3.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy