T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 109
KARAR NO : 2015 / 126
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.S.A.Ş. Vekili :Av. G. G. Davalı :Üsküdar Belediye Başkanlığı Vekilleri :Av. İ.K.& Av. E. K. O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkettarafından sigortalı bulunan 41 F 7126 plakalı aracın 21.08.2009tarihinde Üsküdar Dr.Fahri Atabey Caddesi No:42 önündedavalı Belediye tarafından pazar için kurulan direğeçarpması sonucu trafik kazasının meydanageldiğini,kaza sonrası meydana gelen 12.474,00 TL zararın 28.12.2009tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalı idarenin vasıtalarıngeçmesini engelleyecek şekilde yol üzerine direk dikerek ve budireğe seyir halinde bulunan araçlarınçarpmasını önleyecek tedbirleri almayarak söz konusukazada %100 oranında kusurlu ve sorumlu olduğunu belirterek, müvekkilişirketin sigortalısına ödemiş olduğu 12.474,00 TLsigorta tazminatının ödeme tarihi olan 28.12.2009’dan itibarenyasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesi: 05.07.2012gün ve E:2011/48, K:2012/294 sayılı kararı ile özetledavanın kısmen kabulüne karar vermiştir. İş bu karara karşı yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 09.04.2013 gün veE:2012/16815, K:2013/5170 sayılı ilamı ile özetle; “...Kamuhizmeti görmekle yükümlü olan davalı Belediye kamuhizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi değildir. İdari karar ve eylemlerdendoğan zararlar niteliğinde bulunan zararın ödetilmesiistekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararında denildiğiüzere tam yargı davasının konusunu oluşturur. Budavaların ise 2577 Sayılı İdari Yargılama UsulüKanunun 2.maddesi hükmünce idari yargı yerindeaçılması gerekir. Yargı yolu dava şartlarındanolup resen incelenmesi ve dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddi gerekirken, davanın esasına girilerekdavanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğrugörülmemiştir.” demek suretiyle hükmünbozulmasına karar vermiştir. İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesi: Yargıtayilamına uyduktan sonra 26.11.2013 gün ve E:2013/306, K:2013/410sayılı kararı ile özetle davada idari yargınıngörevli olduğundan bahisle, davanın görev yönündenreddine karar vermiş, iş bu karara karşı davacı vekilitarafından yapılan temyiz üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi29.05.2014 gün ve E:2014/7402, K:2014/8528 sayılı ilamı ileözetle hükmün onanmasına karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul10.İdare Mahkemesi: 13.11.2014 gün ve E:2014/1559, K:2014/1677 sayıile özetle; davanın adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle görev yönünden reddine kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Abdullah ERGİN, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu,davacı vekilinin istemiüzerine, idari yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyasına ilişkinevrak da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirkettarafından sigortalı bulunan 41 F 7126 plakalı aracın21.08.2009 tarihinde Üsküdar Dr.Fahri Atabey Caddesi No:42önünde davalı Belediye tarafından Pazar için kurulandireğe çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucuoluştuğu iddia edilen 12.474,00 TL maddi zararın 28.12.2009 tarihindesigortalıya ödendiği, davalı idarenin söz konusu kazada%100 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu belirterek, davacışirketin sigortalısına ödemiş olduğu 12.474,00 TLsigorta tazminatının ödeme tarihi olan 28.12.2009’danitibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline kararverilmesi istemiyle uyuşmazlığa konu dava açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayrımına gidilmemiş veidari uyuşmazlıkların çözümünde idare vevergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2013gün ve E:2013/306, K:2013/410 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Abdullah ERGİN Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy