T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 83
KARAR NO : 2015 / 102
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET :Davacılar vekili tarafından, müvekkillerine ait taşınmazın, tehlike arzetmesi nedeni ile davalı idarece yıkılmasına ilişkin eylemin, hukuka aykırı olduğu ve davacıların bu eylem nedeni ile uğradıkları zararın davalı idareden tazmini gerektiği belirtilerek açılan davanın, 2577 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi gereğince İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :B.T. &Ş.T.
Vekili :Av. R.K.
Davalılar :1.A.A.
Vekili :Av.B.İ. & Av.C.T.
2.Z.A.
Vekili :Av.S.Ö.
3.H.G.
4.İ.Y.
5.R.Ö.
6.A.T.
7.K.T.
8.H.C.
9.H.Y.
10.N.D.
11.A.Ç.
12.Zeytinburnu Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.A.B.
13.Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
Vekili :Av.U.Ü.
Dahili Davalılar(Birleşen Dava Davalıları):
1.R.Y.
2.Y.Y.
3.M.Ş.Y.
4.M.E.Y.
5.T.Y.
6.A.Y.
7.N. Y.
8.L. Y.
9.M. Y.
10.A. Y.
DahiliDavalılar: A.A. mirasçıları
1.Ü. A.
2.N.(A.)N.
3.O.A.
4.C.A.
5.C.A.
6.N.(A.) A.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacıların ZeytinburnuÇırpıcı Mahallesi 2174 Ada 17 parsel sayılıtaşınmaz üzerinde bulunan ve 8 daireden oluşan binada malikolduklarını, dava konusu taşınmaza komşu bulunan 2174ada1 parselde bulunan binanın 1999 depreminde ağır hasargörmesi neticesinde 21.02.2007 tarihinde yıkılması sebebiile, kendilerinin de hissedar oldukları 2174 ada 17 parselde bulunanbinanın zarar gördüğünü ve davalıZeytinburnu Belediye Başkanlığı’nca yapılançalışmalar neticesinde binanın tehlike arz ettiğigerekçesi ile boşaltıldığını vemühürlendiğini, meydana gelen olaylarda 2174 ada 1 parselsayılı taşınmaz ile ilgili denetim görev ve sorumluluğunuyerine getirmeyen davalı Zeytinburnu BelediyeBaşkanlığı, Bayındırlık ve İskanBakanlığı ile 2174 ada 17 parsel sayılı taşınmazmaliklerinin kusurlu olduklarını belirterek; müvekkillerininuğradığı zararın şimdilik 600.000 TL’likkısmının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilinekarar verilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DavalılarBayındırlık ve İskan Bakanlığı vekili ileZeytinburnu Belediye Başkanlığı süresiiçerisinde sundukları cevap dilekçelerinde özetle,görev itirazında bulunmuşlardır.
Bakırköy 3. AsliyeHukuk Mahkemesi;23.10.2014 gün ve 2008/52 Esas sayılı kararı iledavalılar vekillerinin görev itirazlarının reddine kararvermiştir.
DavalılardanBayındırlık ve İskan Bakanlığı vekilinin olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçe üzerine,dava dosyası Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
Danıştay Başsavcısı:31.12.2014 gün ve 2014/266 Esas sayılı kararında aynen:“Dosyanınincelenmesinden; Davacılar vekili tarafından, Zeytinburnu,Çırpıcı Mah. 2714 ada, 1 parselde kayıtlıgayrimenkul hisselerinin tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması ve1999 yılı Ağustos Ayında meydana gelen deprem sonrasıağır hasarlı olduğu gerekçesiylemühürlenen ve boşaltılan binanın tekrar oturumaaçılması ve 21.02.2007 tarihinde kendi kendineyıkılan binanın davacılara ait binaya yüklenmesinedeniyle binanın Zeytinburnu Belediye Başkanlığıncaboşaltılması sonucu kendi evlerinde oturan ve kira gelirleribulunan müvekkillerinin borçlarını ödeyemez durumageldikleri, maddi ve manevi zarar gördükleri ileri sürülerekfazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydıyla 600.000 TL.nin yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesinin istenildiğianlaşılmıştır.
İdari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini taleplerinin ise, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleriuyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacak tamyargı davalarına konu edilmeleri, anılan yasahükümlerinin gereğidir.
Bu bakımdan, hukuka uygunluklarınındenetimi ve zarar doğurucu sonuçlarının giderilmesiİdari Yargı'nın görev alanında bulunan idariişlem ve eylemlerin hukuk düzeninde yaratmış olduklarıetki ve sonuçların, ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminattaleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminatdavalarına konu edilmelerine, hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, davanın yandakibinanın yıkılması sonucu oturdukları binanınboşaltılmasından kaynaklanan zararın tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkinkısmının, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin l'inci fıkrasının (b)bendinde yer alan "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları," hükmügereğince idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.”şeklindeki gerekçeleriyle 2247 sayılı Kanunun 10, 12 ve13. maddeleri gereğince olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılarak, uyuşmazlığınçözümü için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME:
Başvuru yazısı vedava dosyası üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalılar ZeytinburnuBelediye Başkanlığı vekili ve Bayındırlık veİskan Bakanlığı vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilensüre içinde davalılardan Bayındırlık veİskan Bakanlığı’nın başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, davalılardanBayındırlık ve İskan Bakanlığı açısından,10.maddede öngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;davacıların maliki bulundukları 2174 Ada 17 parselsayılı taşınmazın, 3194 sayılıKanun’un 39. maddesi kapsamına alınarakboşaltılması nedeni ile, davacılarınuğradıkları zararın davalılardan tazminine kararverilmesi istemi ile açılmıştır.
5393sayılı Belediye Kanunu’nun ‘Encümen’ingörev yetkileri’ başlıklı 34. maddesinde;“Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır:
a) Stratejikplân ve yıllık çalışma programı ilebütçe ve kesin hesabı inceleyip belediye meclisinegörüş bildirmek.
b)Yıllık çalışma programına alınanişlerle ilgili kamulaştırma kararlarını almak veuygulamak.
c)Öngörülmeyen giderler ödeneğinin harcama yerlerinibelirlemek.
d)Bütçede fonksiyonel sınıflandırmanın ikincidüzeyleri arasında aktarma yapmak.
e) Kanunlardaöngörülen cezaları vermek.
f) Vergi,resim ve harçlar dışında kalan dava konusu olan belediyeuyuşmazlıklarının anlaşma ile tasfiyesine karar vermek.
g)Taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisineilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresi üçyılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek.
h) Umumaaçık yerlerin açılış ve kapanışsaatlerini belirlemek.
i) Diğerkanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek.”Şeklindeki düzenleme ile 5393 sayılı Kanundışında diğer Kanunlar ile verilen görevlerin deBelediye Encümeni tarafından yerine getirileceğidüzenlenmiştir.
3194sayılı Kanun’un ‘Yıkılacak derecede tehlikeliyapılar:’ başlıklı 39. maddesinde; “Birkısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeliolduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilenyapıların sahiplerine tehlike derecesine göre bunun izalesiiçin belediye veya valilikçe on gün içinde tebligatyapılır.
Yapısahibinin bulunmaması halinde binanın içindekilere tebligatyapılır. Onlar da bulunmazsa tebligat varakası tebliğyerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyetmuhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.
Tebligatımüteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamiredilerek veya yıktırılarak tehlike ortadankaldırılmazsa bu işler belediye veya valilikçeyapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibindentahsil edilir.
Alakalınınfakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçebütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapıve civarının boşaltılmasını icab ettiriyorsamahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiylederhal tahliye ettirilir.” denilmek sureti ile, belediyesınırları içinde yer alan ve varlığı kamuiçin tehlike arz eden binaların, Belediyelerce yapılacaktebligat üzerine gereğinin ilgilileri tarafından yerine getirilmemesikaydı ile yıktırılabileceğidüzenlenmiştir.
AynıKanunun ‘Kamunun selameti için alınması gerekentedbirler:’ başlıklı 40. maddesinde de “ Arsalarda,evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden,şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlugörülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve dumantevlideden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu;mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi vebunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğdebelirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediğitakdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı % 20fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit edenlerinfaaliyeti durdurulur.” denilmek sureti ile yıkılan evlerinenkazları hakkında da düzenleme yapılmış vebunların da ilgililerine gereği için yapılan tebligatarağmen kaldırılmaması halinde, belediyebaşkanlıkları tarafından kaldırılabileceğidüzenlenmiştir.
3194sayılı Yasanın yukarıda hükmü yazılı39. maddesinde belirtilen sakıncaların, 5393 sayılı Yasakapsamında idarece giderilmesi için idareye kamugücünü kullanma yetkisini tanımakta olup; bu yolda tesisedilen işlemin, idari davaya konu edilebilecek kesin veyürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğutartışmasızdır.
Davadosyasının incelenmesinden, davaya konu ve davacılara ait 2174Ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunanbinanın, aynı yer 2174 Ada 1 parselde bulunan binanın 21.02.2007tarihinde yıkılması nedeni ile kamu güvenliğiaçısından tehlike arz etmeye başladığı,durumun İnşaat Mühendisi A.F. Güneş tarafından hazırlanan20.04.2007 tarihli rapor ile tespit edildiği ve bunun üzerineZeytinburnu Belediye Encümeni’nin 01.05.2007 gün ve 2007/276sayılı kararı ile bina hakkında 3194 sayılıİmar Kanunu’nun 39 ve 40. maddeleri gereğince işlemyapılmasına karar verildiği ve bu karara istinaden 22.05.2007tarihinde yıkım işleminin davalı Zeytinburnu BelediyeBaşkanlığı ve İstanbul BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı ekiplerincegerçekleştirildiği, davacıların söz konusuişlemler nedeni ile uğradığı zararın tazmininitalep ettiği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde, idari eylem veişlemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır.
Bu durumda,kamu hizmeti yürüten Belediyenin bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararıntazmini istemiyle açılan dava, olayda kamu hizmetininyöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınsaptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması iseidare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577sayılı Yasa’nın 2/1-b maddesi kapsamında bulunan tamyargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yeri görevlibulunmaktadır.
Belirtilen nedenlerle; DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalılardanBayındırlık ve İskan Bakanlığı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Bakırköy 3. Asliye HukukMahkemesi’nin kararının kaldırılmasına kararverilmesi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalılardan Bayındırlık ve İskanBakanlığı vekilinin görev itirazının reddineilişkin Bakırköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.10.2014gün ve 2008/52 Esas sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2.3.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy