T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 75
KARAR NO : 2015 / 94
KARAR TR : 02.03.2015
ÖZET: 16.09.1980-09.01.1984 tarihleri arasında atanmak suretiyle Manisa İli, Saruhanlı İlçesi, Büyükbelen Kasabası Belediye Başkanı olarak görev yapan ve 16.02.1998 tarihinde Emekli Sandığı iştirakçisi olarak emekliye ayrılan davacı tarafından, emekli aylığı ödemelerinde 5434 sayılı Kanunun Ek 68. maddesi uyarınca görev makam tazminatının ödenmemesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan tazminat tutarının, görev ve makam tazminatını almaya hak kazandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.K. Vekili : Av. A. Ö. (İdari Yargıda) Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekilleri : Av. A.E. & Av. G.P. (İdariYargıda) Av. Ö.İ. D. (AdliYargıda) OL A Y : Davacıvekili, dava dilekçesinde özetle; 16.02.1998 tarihinde EmekliSandığı iştirakçisi olarak emekli olandavacının, 1980-1984 yılları arasında Saruhanlıİlçesi, Büyükbelen Belediye Başkanı olarakgörev yaptığını; bu görevi sebebiyle makam vegörev tazminatı ödenmesi istemiyle davalı kurumayaptığı başvurunun haksız olarak reddedildiğinibelirterek; 23.12.2010 tarih ve 286051 sayılı idari işlemin iptaliile makam ve görev tazminatının davacının almaya hakkazandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte ödenmesi istemiyle idari yargıda davaaçmıştır. ANKARA1. İDARE MAHKEMESİ: 23.03.2012 gün ve E:2011/551 K:2012/349sayılı kararında; “… Uyuşmazlığındavacının belediye başkanları içinöngörülen makam ve görev tazminatın ödenmesiistemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkinişlemin tesis edildiği 23.12.2010 tarihinde yürürlüktebulunan 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 4. maddesinin11. fıkrası hükmü uyarıncaçözümlenmesi gerekeceği açık olup;anılan Yasa’nın 101. maddesi gereğince davanıngörüm ve çözümünde İş Mahkemeleriningörevli olduğu ve Mahkememizin görevinde olmayan davanın buyönden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır…”şeklindeki gerekçe ile davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Görevsizlikkararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. DANIŞTAYONBİRİNCİ DAİRE: 20.11.2012 gün ve E:2012/5837K:2012/7654 sayılı kararında; “…İdareMahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerekbozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halindemümkündür. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığıgerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecekbir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ilealınan kararın onanmasına…”şeklinde kararvermesinin ardından görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Davacıbu kez, aynı gerekçelerle yoksun kaldığı parasalhakların tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA12. İŞ MAHKEMESİ: 13.03.2014 gün ve E:2013/304 K:2014/98sayılı kararında;“…davacının istemi 5434sayılı yasadan kaynaklanmaktadır. Her ne kadar İdareMahkemesince görev nedeniyle ret kararı verilmiş ise dedavanın İdari Yargının alanına girdiği ve bukapsamda görev uyuşmazlığı çıkmasınedeniyle davanın İdari Yargıda görülmesigerektiğinde Yargı Yolunun Caiz olmaması nedeniyle davadilekçesinin reddine, görev uyuşmazlığınınçözümü için Yargıtay 17. Hukuk Dairesinegönderilmesine….” denilmiştir. Mahkeme kararıgereğinin yerine getirilmesi davacı tarafından talepedilmiş ve dosya Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’negönderilmiştir. YARGITAY17. HUKUK DAİRESİ: 08.12.2014 gün ve E:2014/19525,K:2014/17904 sayılı kararında; “… Ankara 1.İdare Mahkemesi ile Ankara 12. İş Mahkemesince ayrıayrı yargı yolu bakımından görevsizlik kararıverilmesi nedeni ile yargı yolunun belirlenmesi görevi 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyiş Hakkındaki Kanunun 14. maddesi gereğince UyuşmazlıkMahkemesine ait bulunduğundan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir…”şeklindeki gerekçe ile dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmek üzere iadesine karar vermiş ve bununüzerine Ankara 12. İş Mahkemesi dosyayı Mahkememizegöndermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 02.03.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiğiüzere, tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idariyargı yerince idari yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmaktaolup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargıyerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2-2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’ncekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir. Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istemini davanın taraflarınabırakmış iken, bu yönteme oranla daha kısa zamandaçözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, davada idari yargının görevliolduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmekleyetinilmemiş, görev uyuşmazlığınınçözümü için dosyanın Yargıtay 17. HukukDairesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin “dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmek üzere mahalline iadesi” kararınınardından dava dosyası Ankara 12. İş MahkemesinceMahkememize gönderilmiştir. Bu haliyle, Ankara 12.İş Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247 sayılıYasa’da öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, İş Mahkemesi’nce re’sen yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağında adlive idari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava,16.09.1980-09.01.1984 tarihleri arasında atanmak suretiyle Manisa İli, Saruhanlıİlçesi, Büyükbelen Kasabası Belediye Başkanıolarak görev yapan ve16.02.1998 tarihinde Emekli Sandığı iştirakçisiolarak emekliye ayrılan davacı tarafından, emekliaylığı ödemelerinde 5434 sayılı Kanunun Ek 68.maddesi uyarınca görev makam tazminatının ödenmemesineilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan tazminattutarının, görev ve makam tazminatını almaya hakkazandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun(5510 sayılı kanunun 106. maddesi ile mülga edilen) Ek 68. maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.) (Değişik fıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.)Makam tazminatı ile Yüksek Hakimlik ve temsil veya görevtazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde bulunanlardan,10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinegöre istihdam edilenlere, Başbakanlıkta da makam tazminatıödenmesini gerektiren görevlerde en az 6 ayçalışmış olmaları kaydıyla butazminatlardan yüksek olanı esas alınarak ödemeyapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.) Makam veyayüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerdetoplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiçbulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreylebulundukları en üst görevleri için belirlenen görevtazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenengörev tazminatından yüksek olanı ödenir. Bu halde deiki yıllık süreyi doldurma şartı aranır. (Ekcümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak bu tazminatların ölenlerindul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz. (...) (Ek fıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkçaemekli aylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir.Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içindefaturası karşılığında Hazineden tahsil olunur.Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirâkçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır. (Ek fıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görevtazminatları; yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmaküzere kamu kesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veyaücret alıp almadıklarına bakılmaksızıngörev alanlara bu durumları devam ettiği süreceödenmez. Tazminattan yararlanırken, yararlanma şartlarınıkaybedenler en geç bir ay içinde durumu Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Genel Müdürlüğünebildirirler. Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takipeden ay başından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır.(...) Bu tazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67nci maddesinde belirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine 68inci maddesindeki oranlar üzerinden ödenir. Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.(...) denilmiş;1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar, ölenlerin 5434sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığamüstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlar üzerindenhesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkra metni ile“Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsil edilir.”şeklindeki son fıkra metni yürürlüktenkaldırılmıştır. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun “5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğüzammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekteolanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almaktaolanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz olduklarımüddetçe devam edilir.” hükmüne, aynı maddeninbeşinci fıkrasında ise; “ Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır. (Ekcümle: 16/06/2010-5797S.K/10. md.) Ancak, PolisAkademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetimaylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizinödenmeye devam edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır.5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı retle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir, Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden,5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Budurumda,5510 sayılı Kanun'un yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğegirdiği tarihten önce Emekli Sandığı emeklisi olandavacının, 16.09.1980-09.01.1984 tarihleri arasında BelediyeBaşkanı olarak görevlendirilmesinden dolayı, makam ve görevtazminatından yararlandırılması istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliile yoksun kalınan kazanç tutarının faizi ile birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanıngörüm ve çözümünün idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 12. İş Mahkemesi’nin 2247 sayılıYasa’nın 19. Maddesi kapsamında görülenbaşvurusunun kabulü ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 23.03.2012gün ve E:2011/551 K:2012/349 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara12. İş Mahkemesi’nin 2247 sayılı Yasa’nın19. Maddesi kapsamında görülen BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileAnkara 1. İdare Mahkemesi’nin 23.03.2012 gün ve E:2011/551K:2012/349 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,02.03.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy