T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 124
KARAR NO : 2015 / 141
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : O.G.
Davalı : Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı
OLAY : Sakarya İli Ferizli İlçesi Karasu Caddesi Mevkii 5Pafta 606 nolu parselde, dolgu talebi uygun bulunmadığı halde,hafriyat toprağı, inşaat/yıkıntıatıkları ile dolgu yapıldığı vekaldırılması hususunda verilen süredekaldırılmadığının tespiti ile parsel sahibidavacı adına 30.1.2014 gün ve 36 sayılı Encümenkararı ile “5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41/4.maddesine göre 2.000,00 TL para cezası verilmesine, 10 güniçinde atık ve hafriyat toprağınınkaldırılmasına, atıkların kaldırılmadığıtakdirde ilgili Çevre Kanunlarınınuygulanacağının kendisine tebliğ edilmesine…”şeklinde karar verildiği, ancak verilen süre sonundayapılan kontrol denetiminde, hafriyat toprağı,inşaat/yıkıntı atıklarınınkaldırılmadığının tespit edildiğindenbahisle, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Encümeninin17.4.2014 gün ve 98 sayılı kararı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41/4. maddesi uyarınca davacıya5.792,00 TL. idari para cezası verilmiştir.
Davacı, 17.4.2014 gün ve 98 sayılı kararın iptali istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
SAKARYA 1.İDARE MAHKEMESİ; 18.9.2014 gün ve E:2014/977,K:2014/891sayı ile, idari para cezasının 5326 sayılıKanun’un 41. maddesi uyarınca verildiği, bu durumda, davakonusu idari yaptırım kararının, KabahatlerKanunu’nun 41. maddesinde yer alan ve kabahat olarakdüzenlenmiş eylem nedeniyle yine Kabahatler Kanunu’ndabelirlenen usullere göre verilmiş bir ceza olduğuaçıklanarak, Kabahatler Kanunu’nun 3/1-a ve 27/1 maddeleriuyarınca görevli mahkemenin sulh ceza mahkemesi olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı, bu kezaynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur.
FERİZLİSULH CEZA HAKİMLİĞİ; 18.12.2014 gün veD.İş:2014/73 sayı ile, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 27/8. maddesine göre idari para cezası yanındaidari yargının görev alanına giren kararın daverilmiş olması nedeniyle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle itirazın görev yönünden reddine ve dosyanıngörev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Olaykısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler ” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda,adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesininönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5326sayılı Yasa’nın 41. maddesinin dördüncüfıkrasına aykırılık nedeniyle verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinideğiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında,
uygulanır”denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; Kanunun 27.maddesinin (1) bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ve (8). bendinde ise, “İdariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararlarında verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görülür”hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yasa’nın,“Çevreyi kirletme” başlığı altındadüzenlenen 41. maddesinde, “ (1) Evsel atık veartıkları, bunların toplanmasına veya depolanmasınaözgü yerler dışına atan kişiye, yirmi TürkLirası idarî para cezası verilir. Bireysel atık ve artıklarınatılması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Fiilinyemek pişirme ve servis yerlerinde işlenmesi halinde işletmesahibi gerçek veya tüzel kişiye, beşyüz TürkLirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî paracezası verilir.
(3)Hayvan kesimine tahsis edilen yerler dışında hayvan kesen veyakesilen hayvan atıklarını sokağa veya kamuya ait sair biralana bırakan kişiye, elli Türk Lirası idarî paracezası verilir.
(4)İnşaat atık ve artıklarını bunlarıntoplanmasına veya depolanmasına özgü yerlerdışına atan kişiye, yüz Türk Lirasındanüçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasıverilir. İnşaat faaliyetinin bir tüzel kişi adınayürütülmesi halinde bu tüzel kişi hakkındaverilecek idarî para cezasının üst sınırıbeşbin Türk Lirasıdır. Bu atık ve artıklarınkaldırılmasına ilişkin masraf da ayrıca kişidentahsil edilir.
(5)Kullanılamaz hale gelen veya ihtiyaç fazlası eveşyasını bunların toplanmasına ilişkin olarakbelirlenen günün dışında sokağa veya kamuya aitsair bir yere bırakan kişiye elli Türk Lirası idarîpara cezası verilir. Bu eşyanın toplanması hususundabelediye tarafından belirli aralıklarla yılda üçgünden az olmamak üzere belirlenen günler önceden uygunaraçlarla ilân olunur.
(6)Kullanılamaz hale gelen motorlu kara veya deniz nakilaraçlarını ya da bunların mütemmim cüzlerini sokağaveya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye ikiyüzelliTürk Lirası idarî para cezası verilir. Bunlarınkaldırılmasına ilişkin masraf da kişiden ayrıcatahsil edilir.
(7) Bukabahatler dolayısıyla idarî para cezasına belediyezabıta görevlileri karar verir.
(8) Bukabahatler dolayısıyla meydana gelen kirliliğin kişitarafından derhal giderilmesi halinde idarî para cezasına kararverilmeyebilir.
(9) Bu maddehükümleri, belediye sınırları içindeuygulanır.
(10) Özelkanunlardaki hükümler saklıdır.”
hükmü yer almıştır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, davacıya, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 41. maddesi uyarınca, söz konusu parselüzerinde bulunan, hafriyat toprağı,inşaat/yıkıntı atıklarınıkaldırmadığının tespit edildiğindenbahisle idari para cezası verilmiş; idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren başka bir karar verilmemiştir.
Bu durumda,davacıya verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu ve Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılıKanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ferizli Sulh Ceza Hakimliğinin 19. madde kapsamındagörülen başvurusunun reddi ile, ayrıca aynıHakimlikçe verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ferizli Sulh Ceza Hakimliğinin 19. madde kapsamındagörülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, aynı Hakimlikçeverilen 18.12.2014gün ve D.İş:2014/73 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy