T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 128 KARAR NO : 2015 / 145 KARAR TR : 2.3.2015 ÖZET : 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : F.D. Davalı : AfyonkarahisarNüfus Müdürlüğü OLAY : Afyonkarahisar NüfusMüdürlüğünün Vali Olurlu 21.10.2013 gün ve 1108/2013/4312sayılı idari yaptırım kararı ile, gerçeğeaykırı adres beyanında bulunduğundan bahisle, davacıadına 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 68.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 842 TLidari para cezası verilmiştir. Davacı, kendisinegönderilen ödeme emri nedeniyle, gerçeğe aykırıadres beyanında bulun-duğundan bahisle, adına idari para cezası verildiğini öğrendiğiniaçıklayarak, gerçeğe aykırı ve hukukidayanaktan yoksun olduğu iddiasıyla idari para cezasının iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. AFYONKARAHİSARİDARE MAHKEMESİ; 30.9.2014 gün ve E: 2014/751, K:2014/814sayı ile, 5490 sayılı Kanunda, idari para cezasınakarşı kanun yolu belirtilmediğinden Kabahatler Kanunu’nagöre itirazın adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı, bu kez aynı istemle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur. AFYONKARAHİSAR SULH CEZAHAKİMLİĞİ; 29.12.2014 gün ve D.İş No:2014/900sayı ile, davanın ödeme emrine karşıaçıldığını belirterek, KabahatlerKanunu’na göre davanın çözümününidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı ile dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 ncimaddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olaykısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler ” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtivaetmesi gerekir. Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına da karar verilmiştir. Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5490sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 68. maddesiuyarınca verilen idari para cezasının kaldırılmasıistemiyle açılmıştır. 5490 sayılıNüfus Hizmetleri Kanunu’nun 50. maddesinde, Bildirimyükümlülüğü, 51. Maddesinde, Bildirim süresi vegüncelliği hususlarına yer verilmiş; “İdariPara Cezaları” başlıklı 68. maddesinde ise, “1)Bu Kanuna göre; a) Nüfusolaylarını bildirmekle görevli olup, bu görevlerini buKanunda belirtilen süreler içinde yerine getirmeyen kamugörevlilerine, fiil başka bir suç oluştursa bile,nüfus memurunun teklifi üzerine o yerin ilçe nüfusmüdürünün kararı ile 25 YTL idarî paracezası verilir. b) Nüfusolaylarını bildirme yükümlülüğü olup buyükümlülüğünü bu Kanunda belirtilensüre içinde yerine getirmeyenlere, nüfus ve ailecüzdanlarını kaybedenlere ve nüfuscüzdanının geçerlilik süresinin son bulmasındanitibaren altmış gün içinde bu cüzdanlarınıdeğiştirmeyen kişilere veya bu durumdaki çocuklarınveli veya vasilerine, yurt içinde ilçe nüfusmüdürlüklerince, yurtdışında ise dıştemsilcilik veya dış temsilciliklerde görevli memurlarca 50 YTLidarî para cezası verilir. c) Mülkî idareamirince bu Kanunun 50 nci maddesinde belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen kişilere 250 YTL,gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 500 YTL idarîpara cezası verilir. (2) Yurt dışındaverilen idarî para cezaları, işlem sırasındamahallî para karşılığı verildiğiülkede konsolosluk hasılatının tahsil edildiği parabirimi üzerinden tahsil edilir. (3) Bu Kanuna göre; a) Her türlü doğalafet, gasp, hırsızlık, yangın ve terör nedeniylenüfus ve aile cüzdanlarının kaybedilmesi, nüfusolaylarının bildirimyükümlülüğünün yerine getirilememesihallerinde, b) Yetkili kurumlarınkimsesiz çocuklarla ilgili nüfus cüzdanı talepleri vedoğum bildirimlerinde, c) Bu Kanunun 18 inci maddesindebelirtilen büyük ana, büyük baba veya kardeşlere ya daçocukları yanlarında bulunduranlar ile muhtarlara, d) Bu Kanunun 31 inci maddesindebelirtilen Cumhuriyet savcılıklarına, bu maddede belirtilen idarîpara cezaları uygulanmaz.” denilmiştir. Olayda, davanın idari paracezasının iptali istemiyle açıldığıanlaşılmış olup; 5490sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda da idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer veril-memiştir. Öte yandan; KabahatlerKanunun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesi ile değiştirilen 3. maddesinde, “(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun"Başvuru yolu" başlıklı 27. maddesinin 1.fıkrasında ise, "idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu'nun, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılanbir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o davaiçin görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının,5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 5490sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliğinin 19. maddekapsamında görülen başvurusunun reddi ile, ayrıcaaynı Hakimlikçe verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliğinin 19. madde kapsamındagörülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, aynı Hakimlikçeverilen 29.12.2014 gün ve D.İş No:2014/900 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy