T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 143 KARAR NO : 2015 / 159 KARAR TR : 02.03.2015 ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı; 2-2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk. K A R A R Davacı : R.Akaryakıt ve Lpg Ürn. Nak. San. ve Tic. Ltd. Ştd. Vekili : Av. M.A. Davalılar : 1- Adalet Bakanlığı 2-İçişleriBakanlığı Vekilleri :Av. B.K. 3-Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekili : Av. P.Y. O L AY : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı şirkete ait işyerindeSusurluk Cumhuriyet Başsavcılığı’nın2012/461 sayılı soruşturması kapsamında, 14.04.2012 tarihindeEPDK adına hareket eden Balıkesir EmniyetMüdürlüğü KOM Şube’de görevli personelce,tüm işyerinde satış pompalarından ve yasaltanklarından alınan numunelerin markerli ve geçerliçıktığını; söz konusu aramanınhiçbir mahkeme kararı olmaksızıngerçekleştirildiğini; usul ve yasaya aykırıyapılan aramanın durdurulması için Susurluk NöbetçiSulh Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvurunun reddedildiğini;arama ve kazı işlemlerinin 15.04.2012, 16.04.2012 ve 17.04.2012tarihlerinde de haksız olarak devam ettiği gibi yine aynışekilde Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’neyapılan başvuruların da ret ilesonuçlandığını; bu ret kararlarınakarşı Susurluk Asliye Ceza Mahkemesi’ne yaptıklarıitirazların da reddine karar verildiğini; davacınınişyerinde yapılan arama ve kazılarda iddia edildiğigibi ne gizli yer altı tankı ve ne de herhangi bir petrolürünü yakalanmadığını; davacışirketin işyerinde 4 gün boyunca büyük kepçe vebaşkaca bir kepçe marifetiyle beton kırma ve kazıçalışması yapılması nedeniyle boruhatlarının çoğunun koptuğunu, davacışirketin ticari hayatının bitme noktasına geldiğini;arama ve kazı çalışmaları sırasındaCumhuriyet Savcısı bulunmadığı gibi o yer ihtiyarheyetinden de bir kişinin de bulunmadığını,aramanın ihbarı dayandığı beyan edilmesine rağmenihbarın ne şekilde yapıldığının da belliolmadığını, usulsüz yapılan işlemler nedeniyledavacı şirketin maddi ve manevi zararauğradığını belirterek; 8.267 TL maddi ve 3.000 TLmanevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birliktedavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyleadli yargıda dava açmıştır. SUSURLUK ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 14.11.2012 gün ve E:2012/339 K.2012/545sayılı kararında; “…01/06/2005 tarihindeyürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 7.bölümünde "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat"konusu düzenlenmiştir. Bu bölümdeki "Tazminatİstemi" başlıklı 141. maddede, suçsoruşturması veya kovuşturması sırasındahakkındaki arama kararı ölçüsüz birşekilde gerçekleştirilen kişilerin maddi ve manevi hertürlü zararlarını devletten isteyebileceği özelolarak belirtilmiştir. Yani yargılama faaliyetinden dolayı Devletintazminat sorumluluğu haksız fiil hükümlerinden ayrıolarak kabul edilmiştir. 5271 sayılıCMK.nun 142/2. maddesinde "istem zarara uğrayanın oturduğuyer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır cezamahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerdebaşka ağır ceza dairesi yoksa en yakın ağır cezamahkemesinde karara bağlanır" şeklinde düzenlemeyapılmıştır. Böylece bu madde ile, koruma tedbirlerinedeniyle tazminat isteminde hangi mahkemenin görevli ve yetkiliolduğu belirlenmiştir. Ancak, 5320sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve UygulamaŞekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, CMK.nun 141 ila 144. maddelerihükümlerinin 01/06/2005 tarihinden itibaren yapılanişlemler hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılıHMK.nun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev davaşartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcutolup olmadığını davanın her aşamasındakendiliğinden araştırmalıdır. Dava konusu aramaişlemi 14-15-16-17/04/2012 tarihinde yapılmıştır. Bunedenle 5271 sayılı CMK.nun 142/2. maddesi gereğince davayabakma görevi Balıkesir Nöbetçi Ağır CezaMahkemesi’ne ait olduğundan görevsizlik kararı vermekgerekmiştir…” şeklindeki gerekçe ile davadilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiş veverilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekilinintalebi üzerine dava dosyası Balıkesir 2.Ağır CezaMahkemesi’ne gönderilmiştir. BALIKESİR 2.AĞIR CEZA MAHKEMESİ: 19.12.2013 gün ve E:2013/134 K:2013/224sayılı kararında; “…dava konusu tazminata konuhususların idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan bir durumdan ibaretbulunduğu, Anayasa ile idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğununhükme bağlandığı, yerleşik yargıiçtihatlarına nazaran, hizmetin hiç işlememesi,geç işlemesi veya kötü işlemesinden dolayımeydana gelen zararların hizmet kusuru ilkesi çerçevesindetazminin yasal zorunluluk olduğu, hizmet kusurundan kaynaklananuyuşmazlıkların görüş ve çözümyerinin idari yargı olduğu, emsal yargı kararlarınında bu doğrultuda olduğu, işbu davanın da İdariYargılama Usulü Yasasının 2. maddesi gereğince adlimahkemelerin görev sınırları dışındakaldığı sonuç ve kanaatine varılarak CMK 4/1,141-142 maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine,dosyanın Balıkesir İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine dairaşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetinegidilmiştir…” gerekçesiyle CMK 4/1, 141-142. maddeleriuyarınca görevsizlik kararı ile dosyanın görevliBalıkesir İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. Söz konusu kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesiüzerine dava dosyası Balıkesir 2. Ağır CezaMahkemesi’nce Balıkesir İdare Mahkemesi’negönderilmiştir. BALIKESİRİDARE MAHKEMESİ: 06.03.2014 gün ve E:2014/117 K:2014/324sayılı kararında; “…5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun davanın açıldığı tarihteyürürlükte bulunan haliyle 141. maddesinde; "Suçsoruşturması veya kovuşturması sırasında; a)Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklananveya tutukluluğunun devamına karar verilen, b) Kanunîgözaltı süresi içinde hâkim önüneçıkarılmayan, e) Kanunî haklarıhatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarındanyararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, d) Kanunauygun olarak tutuklandığı hâlde makul süredeyargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süreiçinde hakkında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarakyakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarındakovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlarına kararverilen, f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiğisüreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veyaişlediği suç için kanunda öngörülencezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bucezayla cezalandırılan, g) Yakalama veya tutuklama nedenleri vehaklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemenolanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarınabildirilmeyen, i) Hakkındaki arama kararıölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, j)Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine,koşulları oluşmadığı halde el konulan veyakorunması için gerekli tedbirler alınmayan ya daeşyası veya diğer malvarlığı değerleriamaç dışı kullanılan veya zamanında geriverilmeyen, kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını,Devletten isteyebilirler. (2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerindebelirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat haklarıbulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir."hükmüne ve 142. maddesinde de; "1) Karar veyahükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğindenitibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerinkesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istemindebulunulabilir. (2) istem, zarara uğrayanın oturduğu yerağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır cezamahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerdebaşka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yerağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."hükmüne yer verilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafından8.267,00-TL maddi ve 3.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle tazmini istemiyle 23/05/2012 tarihindeSusurluk Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde davaaçıldığı, anılan mahkemece verilen 14/11/2012tarih ve E:2012/339, K:2012/245 sayılı dava dilekçesinin reddiile görevsizlik kararı uyarınca dosyanın BalıkesirAğır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, yapılanyargılama sonucunda Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi'nin19/12/2013 tarih ve E:2013/134, K:2013/224 sayılı kararı ilegörevsizlik kararı verildiği, bu kararın taraflarca temyizedilmeyerek 15/01/2014 tarihinde" kesinleşmesi üzerine sözkonusu dosyanın Mahkememize gönderildiğianlaşılmaktadır. Bu durumda, dosyadabulunan bilgi ve belgeler ile davacının iddiaları birbütün olarak değerlendirildiğinde;uyuşmazlığa konu olan maddi ve manevi zararın suçsoruşması esnasında ortaya çıktığı,bu nevi zararlara ilişkin açılacak tazminat davalarıiçin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda özel düzenlemegetirildiği, yukarıda anılan kanun hükümleriuyarınca da uyuşmazlığı çözmeyegörevli mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğugörüldüğünden, iş bu davadauyuşmazlığın esası hakkında bir karar vermeninolanaklı olmadığı sonucunavarılmıştır…” denilerek 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1/a maddesihükmü uyarınca davanın görev yönündenreddine karar vermiş, görevsizlik kararına karşıdavacı vekili itiraz etmiştir. BURSABÖLGE İDARE MAHKEMESİ: 06.06.2014 gün ve E.2014/2149K:2014/2147 sayılı kararında özetle; görevsizlikkararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirtilerekgörevsizlik kararı onamış ve davacı vekilitarafından istenen karar düzeltme talebi de aynı mahkemece18.11.2014 gün E:2014/3699 K:2014/3987 sayılı karar ilereddedilmesinin ardından idari yargıda verilen görevsizlikkararı kesinleşmiştir. Davacıvekili bu karar üzerine yeniden adli yargıda davaaçmıştır. BALIKESİR 2.AĞIR CEZA MAHKEMESİ: 02.02.2015 gün ve E:2015/21sayılı gönderme kararında “…2247Sayılı Kanun 19.maddesinde Adli, İdari, Askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik karanüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik karan verenmerciinin görevli olduğu kanısına varırsagerekçeli karar ile görevli merciinin belirtilmesi içinuyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesine uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.Şeklindeki düzenlenmesi karşısında dava konusuolaylara Mahkememizin 19/12/2013 tarihinde görevsizlik karan verdiğigörülmekle, Balıkesir İdare Mahkemesinin 06/03/2014 tarihlikararında görev yönünden davanın reddinden önce2247 sayılı kanunun 19.madde uyarınca işlem yapmasıgerekmekte iken bunu yapmadığı görülmekle, adli veidari yargı arasında davaya bakmakla görevli yargı merciihususunda uyuşmazlık çıktığından davadosyaları ekte gönderilmiş olup, 2247 sayılıkanun 19.madde uyarınca görev uyuşmazlığınınçözümü hususunda gereği arz olunur…”denilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 02.03.2015 günlütoplantısında: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, 2247sayılı Yasa’da öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu vedosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın 2247sayılı Yasa’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 14.maddesinde, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıcailgili makamlarca ileri sürülebilir”, 19.maddesinde,“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir” denilmiştir.Aynı Yasanın 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayanveya süresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddedeceği kuralına yer verilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacı vekilince, davacı şirkete aitişyerinde yapılan aramadan doğan zarara ilişkin, maddi vemanevi tazminat istemiyle adli yargı yerinde davaaçıldığı, Mahkemece görevsizlik kararı ileayrıca dosyanın re’sen Balıkesir İdareMahkemesi’ne gönderilmesine de karar verildiği ve İdareMahkemesince davanın görev yönünden reddine dair verilenkararın kesinleşmesinin ardından yeniden adli yargıdaaçılan dava üzerine görevli yargı yerininbelirtilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine karar verildiğianlaşılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesi bu durumlarda, her ne kadar 2247 sayılı Yasadaöngörülen yönteme uymamakta ise de, davanıntaraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek,mahkemelerce re’sen yapılan başvuruların 2247sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğunun kabuledilerek Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlıklarının çözümekavuşturulmasının, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağı düşüncesiyle görevuyuşmazlıklarının esasını inceleyerek esasa ilişkin karar vermektedir. Öte yandan; 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun “Görevsizlik veya yetkisizlik kararıüzerine yapılacak işlemler” başlıklı20.maddesinin 1.fıkrasında; “ (1)Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde,taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten,süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarakkesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanunyoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararınıntebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı verenmahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkilimahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemecedavanın açılmamış sayılmasına kararverilir.” hükmüne yer verilmiş; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdaridavaların açılması' başlıklı 3.maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergimahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmışimzalı dilekçelerle açılmasıöngörülmüş; aynı Kanunun 9. maddesinde;çözümlenmesi Danıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli ve askeriyargı yerlerine açılmış bulunan davalarıngörev noktasından reddi halinde bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerineverilecek karar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılan davalarınreddine; idari yargının görevli olduğu konularda isegörevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanıngörev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasınıngörevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, (…) kararverilir” denilmiştir. Dosyanın, 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca incelenmesinden: Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikinci cümlesinde yeralan “görev” kuralları, aynı yargı düzeniiçindeki mahkemelerin işbölümü esasınailişkin düzenlemelerdir. Oysa yargı yolunu değiştirengörevsizlik kararı verilmesi durumunda, görevli olduğundanbahisle farklı bir yargı düzeninde yer alan mahkemeye davadosyasının gönderilebilmesine olanak tanıyan birdüzenleme bulunmamaktadır. Göreveilişkin kararın, işbölümü esasına göreveya yargı yolu bakımından verilmiş olması farklısonuçlar doğurmaktadır. Şöyle ki;işbölümü esasına göre verilen görevsizlikkararı sonucu dava dosyasının görevli mahkemeyegönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariyle görevlimahkemede açılmış sayılmaktadır. Yargıyolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumunda ise,görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, bu yargıyerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarak yenidendava açılması zorunlu bulunmaktadır. Olayda,idare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadan, dosyanın Balıkesirİdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar veren BalıkesirAğır Ceza Mahkemesin’ce dava dosyası Balıkesirİdare Mahkemesi’ne gönderilmiş ve idari yargıyerince, kendisine gelen adli yargı yerine ait dava dosyasıüzerinden inceleme yapılarak görevsizlik kararıverilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalaragöre, İ.Y.U.K.’nun 3. ve 9. maddelerindeöngörülen şekilde usulüne uygun olarak idariyargı yerine açılmış bir dava bulunduğundansöz etmek olanaksızdır. 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, davadosyalarının gerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi veelindeki işin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak, başvurukoşullarının incelenebilmesi için öncelikle,yargı yerinde usulüne göre açılmış birdava bulunması gerektiği tartışmasızdır. Avrupa İnsanHakları Mahkemesi İkinci Dairesi’nin 14.10.2008 tarihliMesutoğlu –Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04);asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında bumahkemece davanın görev yönünden reddine,başvuranların kararın kesinleşmesinden itibaren 10 güniçinde dava açmaları halinde dava dosyasınınyetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,davacıların öngörülen süredebaşvurmaları üzerine yine bu mahkemece dava dosyasınınilgili idare mahkemesine gönderildiği, İdare Mahkemesince demahkemelerine İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinegöre davacılar tarafından açılan bir davanınmevcut olmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdari YargılamaUsulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasının çokkatı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesineyaptığı başvuru tarihinin görevli İdareMahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiğininbelirtildiği anlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012tarih ve E.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.)Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih veE.2006/4713,K.2007/1302 sayılı kararında ise “…İlgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri vedosyanın idari yargı merciine gönderilmesi isteminiiçeren dilekçelerin ‘dilekçe reddi’kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyleişin esasının incelenmesine geçilmesi hukuken olanaklıise de, adli yargı yerinin kendiliğinden dava dosyasınıidari yargı yerine göndermesi halinde, dosya mahkemenin esasınakaydedilerek davanın incelenmesine geçilemeyecektir. Davadadavacının yazılı bir istemi olmaksızındoğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577 sayılıYasanın 9/1. maddesi hükmü karşısında esasakaydedilmeyerek veya esasa hataen kaydedilmiş ise dosya kaydınınkapatılarak mahkemesine iadesi gerekmektedir…” denilmektedir. Davanınsomutunda, Balıkesir 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararı, Mahkemece re’sen Balıkesir İdareMahkemesi’ne gönderilmiş; ancak bu mahkemece usulüyönden bir karar (dilekçe reddi) verilmeyip, davada görevsizolduğu düşüncesiyle öncelikle görev retkararı verilmiştir. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idari yargıyerlerinde bizzat dava açma, davacıların uymak zorundaolduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492 sayılıHarçlar Kanununun ilgili hükümleri ve tarifelerigereğince böyle bir davanın harca tabi olduğu izahtanvarestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece, bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi’nin anılan kararının Mahkememizce doğrudanuygulanması suretiyle, benzer bütün davaların buşekilde sonuçlandırılması mümküngörülmemiştir. Bu durumda, ortadaidare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadığından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. SO N U Ç :2247 sayılı Yasada öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca REDDİNE, 02.03.2015 gününde Üyeler EyüpSabri BAYDAR ile Nurdane TOPUZ’un karşı oyları veOYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT .
Full & Egal Universal Law Academy