T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 160
KARAR NO : 2015 / 173
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET: Trafik kazası sonucu sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin bir kısmını ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. J. S.A.Ş. Vekil leri : Av.A. T. A., Av.B. I., Av.B.B. I., Av.B. Ç. Adli Yargıda: Davalı : 1-Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı Vekili : Av. D.B. G. DahiliDavalı : 2-Ego Genel Müdürlüğü Vekili : Av. A. S. İhbarOlunan : B.A.T.ve B.O.H.A.Ş. İdariYargıda: Davalı : Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı O LA Y : Davacıvekili dava dilekçesinde; müvekkil Şirkettarafından 34 EU 6990 plakalı araç için kasko sigortapoliçesi tanzim edildiğini; 25.07.2013 tarihinde araçsürücüsünün, Çetin EmeçBulvarını takiben Dikmen Caddesi tünelçıkışında yolun sağa virajlı ve tepeüstü bölümüne geldiğinde, Belediyenin yoldayapmakta olduğu çizgi çalışmasıesnasında yol üzerine dubalar konulması sebebiyle, araçsürücüsünün bu dubaları son anda görüp,tedbiren direksiyonu sağa doğru çevirdiği andaaracın hakimiyetini kaybettiğini, aracın savrulduğunu vemaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; olay yerinegelen trafik ekiplerinin, kazanın oluşmasında yoldaçalışma yapılırken tünel içinde veyeterli mesafede tedbir almadan çalışma yapan BelediyeEkiplerinin asli kusurlu (8/6), araçsürücüsünün ise tali kusurlu (8/2) olduğunutespit ettiklerini; ekspertiz raporu doğrultusunda, müvekkilŞirket tarafından 11.09.2013 tarihinde 7.306, 00 TL. hasarödemesi yapıldığını; şirketlerininT.T.K. 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereğince, zararsorumlusu davalı kuruma karşı davayı açmahakkına sahip olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla; 5.479,50 TL. nin ödemetarihi olan 11.09.2013 den itibaren işleyecek değişkenoranlardaki avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle 25.2.2014 tarihindeAnkara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınakarşı adli yargı yerinde dava açmış; daha sonraEgo Genel Müdürlüğü de davaya dahil edilmiş veson olarak dava B.A.T.ve B.O.H.A.Ş.ne de ihbar edilmiştir. ANKARA2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 15.7.2014 gün ve E:2014/137,K:2014/403 sayı ile, dava dilekçesinin özetine yerverdikten sonra; davalı vekilinin cevap dilekçesinde;öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini,çizgi çalışmalarının Ego GenelMüdürlüğü tarafındanyapıldığını, Ego GenelMüdürlüğü tarafından tüm tedbirlerinalınarak yola dubaların yerleştirildiğini, müvekkilibelediyenin hizmet kusuru olmadığını savunmuş,davanın reddini istemiş olduğu; davalınınhusumet itirazı sebebiyle davacının davayı Ego GenelMüdürlüğüne yönelttiği; Ego GenelMüdürlüğü vekilinin cevap dilekçesinde;Karayolları Trafik Kanununun 52.a maddesi gereğinceşoförlerin kavşaklara yakalaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstü yaklaşırken....yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarınıazaltmak zorunda olduğunu, yol çizgileri işiyapılırken kazanın meydana geldiğini, sorumluluğunişi alan Ankara B. A.Ş'ye ait olduğunu, ikaz işaretlerininde yüklenici şirket tarafından alınmasıgerektiğini savunmuş ve davanın yüklenici şirketeihbarını istemiş bulunduğu; mahalli idare ve bu idareninbünyesinde tüzel kişilik aleyhine, işletensıfatıyla değil hizmet kusuruna dayanılarak davaaçıldığından 2577 sayılı kanunun 2.maddesi gereğince idari yargının görevli olduğugerekçesiyle; dava dilekçesinin reddine kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA13.İDARE MAHKEMESİ: 8.10.2014 gün ve E:2014/1779, K:2014/1393sayı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde;dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği,15. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılan davalarınreddine karar verileceğinin hüküm altına alındığı;18.10.1983 tarih ve 18195 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun, 11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanun'un 14.maddesi ile değiştirilen "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinde "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. / Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverildiği; dava dosyasının incelenmesinden; davacışirket tarafından kaskolanan 34 EU 6960 plakalı aracın25.07.2013 tarihinde Çetin Emeç Bulvarı’nıtakiben Dikmen Caddesi tünel çıkışında yolunsağa virajlı ve tepe üstü bölümünegeldiğinde davalı idarenin tünel içinde ve yeterlimesafede tedbir almadan çalışma yaptığındanbahisle meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğü,hasar bedeli olan 7.306,00 TL’nin 11.09.2013 tarihinde sigortalıyaödendiği, olayda davalı idarenin 6/8 kusurlu bulunduğuiddiasıyla kusur nispetine göre ödenen 5.479,50 TL’ninödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tazminenödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığının anlaşıldığı; bu durumda, maddi hasarlı trafik kazası yapması nedeniylesigortalıya ödenen miktarın idareden rücuen tazminineilişkin 2918 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğanhukuki sorumluluğa ilişkin iş bu davada; yukarıda yerverilen açık mevzuat hükmünden deanlaşılacağı üzere Adli Yargı görevlibulunduğu gerekçesiyle; davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanun'un 15/1 -a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararitiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 2.3.2015 günlü toplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde davalılardan AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığıyönünden olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyasınınaslı ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalıaracın uğradığı hasar bedelinin birkısmını ödeyen sigorta şirketinin, zararındavalı idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacı Şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ilesigortalı aracın, 25.07.2013 tarihinde Çetin EmeçBulvarı’nı takiben Dikmen Caddesi tünelçıkışında yolun sağa virajlı ve tepeüstü bölümüne geldiğinde, davalı idarenintünel içinde ve yeterli mesafede tedbir almadan çizgiçalışması yaptığından bahisle meydanagelen trafik kazasında hasar gördüğü, hasar bedeliolan 7.306,00 TL’nin 11.09.2013 tarihinde sigortalıyaödendiği, olayda davalı idarenin 6/8 kusurlu bulunduğu iddiasıyla,kusur oranına göre ödenen 5.479,50 TL’nin ödemetarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığından tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.7.2014 gün veE:2014/137, K:2014/403 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,2.3.2015 gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’INKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalı Belediyenin karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanınmeydana geldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı KTK'nın l0.md. "Belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yollan, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli"olduğuna işaret edilmiş, 3030Sayılı Yasa'nın 6.md. "Büyükşehirdahilindeki meydan, bulvar, cadde ve anayolları yapma, yaptırma,bakım ve onarımını sağlama..."Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasındagösterilmiş, / 1 TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi/eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı IYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumdabelediye sınırlan içindeki yolun yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzarann tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiği zarann ödetilmesineyönelik bulunan uyuşmazlık konusu davanın, olayda kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alınan idare hukuku kurallanna ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanlar dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları Adli Yargıdagörülür... " hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. / Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davalar, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarının sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlarına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacakMahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirkenyaptığı yorumunun diğer mahkemeleri bağlamasımümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargıorganları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bu kararlarınhüküm fıkralarına münhasırdır. (TürkAnayasa Hukuku Dersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun karan dayandırdığıT.C. Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu vçya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstün^tutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik karannınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, Danıştay 15. DaireE. 2013/7688, K. 2013/7397 sayı, E. 2013/14339, K. 2014/182 sayı vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde İdariYargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum ÜYE EYÜP SABRİBAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy