T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 147
KARAR NO : 2015 / 162
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : Davacı şirkete kasko sigortası ile sigortalı araç ile seyreden sürücünün, davaya konu olayın meydana geldiği yolda seyir halinde giderken herhangi bir uyarıcı levha veya işaretlemenin olmaması sebebi ile orta refüje çıkması sonucu araçta meydana gelen maddi zararın, olayda kusuru bulunan davalıdan rucuen tazmini istemi ile açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.A. Türk Sigorta Şirketi
Vekili :Av.H.L.P.
Davalı :İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.A.K.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.12.2011 tarihindePendik Selçuklu caddesi Ekin sokak mevkiinde seyir halinde olandavacı şirket sigortalısı Ali Togaç’a ait34 GH 3184 plakalı aracın, yol üzerinde herhangi biruyarıcı levha ve işaretleme olmaması nedeniyle ortarefüje çıkması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucudavacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya 10.510,00 TLödendiğini belirterek; 10.510,00 TL zarar tazminatının,davalıya başvuru tarihi olan 24.05.2012 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilinekarar verilmesi istemi ile idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İstanbul 10. İdare Mahkemesi: 29.03.2013 gün ve 2012/1090 Esas, 2013/728Karar sayılı kararı ile; “…2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesinde yer alanhüküm nedeniyle öncelikle görevli yargı yerininbelirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş,adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesinin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır. 18.06.2012 gün ve 28327sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onanm veyapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04.06.2012 gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idariyargı yerinde açılmış olan davalarauygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, görevmaddesinin yürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce(14.5.2010 tarihinde) idari yargı yerinde açılmışolan iş bu davanın idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği"ne karar verilmiş, yineresmi bir aracın yolda bulunan logar kapağınaçarpması nedeniyle hasara uğraması sonucuaçılan dava sonucunda çıkarılan görevuyuşmazlığı sonucu Mahkemenin, 04.06.2012 gün veE:2012/101, K:2012/133 sayılı kararı ile "2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi gözetildiğinde meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği"ne karar verilmiştir. Bu durumda, yukarıda aktarılanve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi gözetildiğinde meydana gelen zararın tazminiistemiyle 29.06.2012 tarihinde açılan davanın adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine” karar vermiş, verilen karara itiraz edilmiş,İstanbul Bölge İdare Mahkemesi DördüncüKurul’u 23.10.2013 gün ve 2013/15503 Esas, 2013/14902 Kararsayılı kararı ile; itiraz isteminin reddi ile kararınonanmasına karar vermiş, davalı vekilinin karar düzeltmetalebi üzerine; İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul’u 19.03.2014 gün ve 2014/3470Esas, 2014/5071 Karar sayılı kararı ile karar düzeltmetalebinin reddine karar vermiş, karar 21.04.2014 tarihindekesinleşmiştir. Davacıvekili aynı istemle bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul10.Asliye Hukuk Mahkemesi: 13.05.2014 gün ve 2014/217 Esas, 2014/191Karar sayılı kararı ile: ”2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun110. Maddesi uyarınca; idarenin sorumluluğunun doğabilmesiiçin, idareye ait bir aracın kazaya karışmışolması zorunludur. Dava konusu kazada; böyle bir durum olmayıp,davalı idarenin yol çalışması sırasındagerekli önlemleri almayarak kazaya neden olduğu önesürülmüştür. Buna göre; somut olayda, davalıidarenin hizmet kusuru söz konusu olduğundan, 2918 SayılıYasanın 110. Maddesini uygulama olanağı yoktur. Açıklanannedenlerle; 2577 Sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2. maddesi kapsamında davaya bakma görevi İdariYargıya ait olduğundan, idare mahkemesinin görevsizlikkararı yerinde görülmemiş, davanın, yargı yerinedeni ile reddine” karar vermiş, davacı vekili 09.07.2014havale tarihli dilekçesi ile olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi içindosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesini talep etmiştir. İstanbul10.Asliye Hukuk Mahkemesi: 09.07.2014 gün ve 2014/217 Esas, 2014/191 Kararsayılı kararı ile: “..Mahkememiz dosyasında13.05.2014 tefhim tarihli karar ile davanın “Yargı YeriNedeniyle Reddine” dair karar verildiği, kararın davacı vekiline23.06.2014 tarihinde tebliğ olunduğu anlaşılmış,Mahkememiz dosyasında “Yargı yeri nedeni ile davanınreddine” dair hüküm kurulduğu, Mahkememizce verilen kararakarşı davacı vekilince yasal süre içinde temyiztalebinde de bulunulmadığı anlaşıldığından,davacı vekilinin talebi yerinde görülmemiş veaşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur./Mahkememizin 09.07.2014 tefhim tarihli kararı ileDavanın “Yargı Yeri Nedeniyle Reddine” dair kararverilmiş olduğundan, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesi talebinin reddine” kararvermiştir. Bu karara karşı davacı vekilitarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 09.12.2014 gün, 2014/19511 Esas, 2014/18135 Kararsayılı ilamı ile: “6100 Sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun (HMK) 22/11. maddesinde "İki mahkemeninaynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarakverdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızınkesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisinegöre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir."hükmüne yer verilmiştir. 2247Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkındaki Kanunun 14. maddesi gereğinceolumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğununileri sürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Aynıyasanın 15. maddesinde de olumsuz görev uyuşmazlıklarındadava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilerekgörevli yargı merciinin belirlenmesi gerektiği hükümaltına alınmıştır. Somut olayda, İstanbul 10. İdareMahkemesi ile İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrıyargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesinedeni ile yargı yolunun belirlenmesi görevi 2247 SayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkındaki Kanunun 14. maddesi gereğince UyuşmazlıkMahkemesine ait bulunduğundan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi gerekmektedir. Buaşamada yargı yeri belirleme koşulları bulunmayandosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek üzeremahalline gönderilmesine’’ karar vermiş,dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Abdullah ERGİN, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, adli yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. Her ne kadar İstanbul10.Asliye Hukuk Mahkemesi 09.07.2014 gün ve 2014/217 Esas, 2014/191 Kararsayılı kararı ile, davalı vekilinin UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesi talebinin reddine karar vermiş vebunun üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 09.12.2014 günve 2014/19511 Esas, 2014/18135 Karar sayılı kararı iledosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesigerektiği belirtilerek mahal mahkemesine iade edilmiş ise de;söz konusu safahat uyuşmazlığın 2247 sayılıKanun’un 20.maddesi kapsamında değerlendirilmesi içinyeterli olmayıp; Yargıtay’ın kararının“gönderme” niteliğinde olması da dikkatealınarak 2247 sayılı Kanun’un 14.maddesi kapsamındaele alınması gerektiği sonucunaulaşılmıştır. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacı şirketin kasko sigortalısı bulunan 34 GH 3184plakalı araç sürücüsünün 16.12.2011tarihinde Pendik Selçuklu Caddesi, Ekin Sokak mevkiinde seyir halinde giderkenyolda herhangi bir uyarıcı levha veya işaretlemeninolmaması sebebi ile orta refüje çıkması sonucu araçtameydana gelen maddi zararın, olayda kusuru bulunan davalıdan rucuentazmini istemi ile açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davanın, 16.12.2011 günü meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sonucu davacı şirkete sigortalıolan araçta meydana gelen zararın, olayda kusuru bulunandavalıdan rücuen tazmini istemi ile İstanbul 10.İdareMahkemesi’nde dava açıldığı, davanıngörev yönünden reddedilmesi üzerine bu kez İstanbul10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığı,İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce de davanın görevdenreddedilmesi üzerine davacının, 2247 SayılıUyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 14.maddesi uyarıncagörevli yargının belirlenmesi istemi ile müracaatettiği, İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, yasalsüresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmadığıgerekçesi ile davacı vekilinin UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesi talebinin reddine karar verdiği,davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 17.HukukDairesi’nin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine kararverdiği ve dosyasının mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden İstanbul 10.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.05.2014 gün ve 2014/217 Esas, 2014/191 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Abdullah ERGİN Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy