T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1110
KARAR NO : 2015 / 82
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : Müsadere kararını veren sulh ceza mahkemesine itiraz hakkı bulunan kişinin, bu hakkını kullanmayarak, adli yargı yerine idare-nin başvurmasını istemesi ve idarenin başvuru isteğini kabul etmemesi nedeniyle bu işleme karşı açtığı davada, idarenin bu konuda tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlemden bahsedilemeyeceğinden, davanın AD-Lİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M. Tarım İnş. Tic. ve San. A.Ş.
Vekili :Av. Ü.B.
Davalı :Balıkesir Valiliği
Vekili : Av. O.K.
O L A Y :Balıkesir Valiliği İl Gıda, Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün Vali Olurlu 20.5.2013gün ve 2013/9 sayılı idari para cezası kararı ile,tohumlukları uygun şekilde etiketlemeden ve ambalajlamadan ticaretiniyapmak amacı ile satışa ve dağıtıma arz ettiğindenbahisle, davacı adına 5553 sayılı TohumculukKanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi uyarınca16.932 TL. idari para cezası verilmiş, söz konusu yoncatohumluklarına aynı madde uyarınca müsaderesine kararverilmek üzere el konulmuştur.
BalıkesirValiliği İl Gıda, Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün müsadere talebiüzerine, Bandırma 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 10.1.2014 gün veD.İş:2014/20 sayı ile, 5553 sayılı Kanun’un 12.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu yoncatohumluklarının müsaderesine karar vermiştir.
Davacıvekilinin idari para cezasının iptali istemiyleaçtığı davada ise, Balıkesir İdare Mahkemesi,11.12.2013 gün ve E:2013/1000, K:2013/1728 sayılı kararıile, usulüne uygun olmayan tespit sonucu tesis edilen işlemde hukukauyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işleminiptaline karar vermiştir.
Bu kararüzerine, davacı vekili, Balıkesir Valiliği İlGıda, Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’ne hitaplı 3.2.2014 tarihli dilekçesi ile, Balıkesir İdare Mahkemesi’nin 11.12.2013gün ve E:2013/1000, K:2013/1728 sayılı kararı ile,20.5.2013 gün ve 2013/9 sayılı idari para cezasının iptalinekarar verilmiş olduğundan, tohumluklar üzerindekimüsaderenin kaldırılmasını istemiş;
BalıkesirValiliği İl Gıda Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 18.2.2014 gün ve………/596-4000 sayılı yazısı ile, davacıya,Balıkesir İdare Mahkemesinin kararından, idarece tesis edilenidari para cezasının, kararda belirtilen usule ilişkin hususlarınyerine getirilmemesi nedeniyle iptaline karar verildiğinin anlaşıldığı,oysa müsadere kararının Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile,mevzuata aykırı tohumluklar hakkında uygulandığı,Balıkesir İdare Mahkemesi kararında müsadereye ilişkinherhangi bir hüküm bulunmadığı, müsaderekararı verilebilmesi amacıyla görevli ve yetkili Bandırma2. Sulh Ceza Mahkemesine başvurulduğu, Mahkemenin 10.1.2014 günve 2014/20 D.İş sayılı kararıyla söz konusu tohumluklarınmüsaderesine karar verildiği, kesin kararın henüzidarelerine tebliğ edilmediği bildirilmiştir.
Bu kez,davacı vekili, davacı adına verilen para cezasının,tohumluklara el koyma kararının bir sonucu olduğunu ve paracezasının kanuna aykırı bulunarak iptal edildiğinegöre, kararın aynı zamanda el koyma kararının dahukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirlediğini ve birbütün olan kararda el koyma kararının da iptal olduğunun anlaşılması gerektiğini, bu durumda para cezasına dairkarar iptal olduğuna göre, el koyulan malların davacıya iadesiiçin ayrıca bir mahkeme kararına ihtiyaçbulunmadığını, bu nedenle, müsaderekararının uygulanmaması, söz konusu tohumlukların davacıyaiadesine karar verilmesini istemiş;
Bununüzerine, Balıkesir Valiliği İl Gıda Tarım veHayvancılık Müdürlüğü, idare mahke-mesinin, elkoyma işlemi hakkında dava açılmadığıiçin bu hususta karar vermediğini, idarenin müsaderekararı için sulh ceza mahkemesine başvurduğunu veBandırma 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nce müsadere kararıverildiğini belirterek, Anayasanın 138. maddesinin sonfıkrasında “Yasama ve yürütme organları ileidare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare,mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez vebunların yerine getirilmesini geciktiremez” denildiğini, bunedenle idarelerinin bu konuda takdir yetkisi olmayıp mahkemekararlarını uygulamak zorunda olduğunu bildirmiştir.
Bu kez, davacıvekili, Balıkesir Valiliği İl Gıda Tarım veHayvancılık Müdürlüğü’nün18.2.2014 gün ve ………/596-4000 sayılıyazısının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalıvekili süresi içinde görev itirazında bulunmuştur.
BALIKESİRİDARE MAHKEMESİ: 5.6.2014 gün ve E:2014/522 sayı ile; kaldırılmasıistenilen müsadere kararının, davalı idareninbaşvurusu üzerine Bandırma 2. Sulh Ceza Mahkemesincealındığı, söz konusu kararın kaldırılmasınında yine aynı usulle, yani davalı idarenin re’sen ya dadavacının talebi (somut olayda olduğu gibi) üzerine SulhCeza Mahkemesine yapacağı başvuru üzerinegerçekleşebileceği gibi, davacının doğrudanmüsadere kararını veren Sulh Ceza Mahkemesine yapılacakbaşvurusu üzerine de gerçekleşebileceği, bakılanuyuşmazlıkta ise, davacı tarafından müsaderekararının kaldırılması istemiyle davalı idareyebaşvurulduğu, bu talep hakkında nihai kararı vermeyetkisinin Sulh Ceza Mahkemesine ait olduğu, davalı idarenin bunoktada tesis edebileceği işlemlerin, müsaderekararının kaldırılması istemiyle Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulması ya da başvurulmaması olabileceği, davakonusu işlemin de, davalı idarenin, davacı şirketinmüsadere kararının kaldırılması istemiyle yapmışolduğu başvurunun reddinden, daha doğrusu müsaderekararının kaldırılması istemiyle Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulması isteminin reddinden ibaret, re’sen ve tekyanlı irade açıklaması sonucu tesis etmişolduğu bir idari işlem olarak kabulü gerektiği sonucunavarıldığı açıklanarak, davalı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı BalıkesirValiliği vekilinin, adli yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; 5553 sayılı TohumculukKanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrası (c) bendinde, tarifedilen kabahat eylemi için idari para cezası ve el konulantohumların sulh ceza mahkemesince müsadere edileceğininhükme bağlandığı, maddenin son fıkrasında daidari para cezasının mülki amir tarafından verileceği vecezaya karşı idari yargı yerine itiraz edilebileceğinindüzenlendiği, davanın konusunun müsadere kararınaitiraz ile iade talebine ilişkin olduğu, 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 259. maddesinin birinci fıkrasında,“Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunaneşyanın müsaderesine sulh ceza hakimi tarafındanduruşma yapılmaksızın karar verilir”hükmünün yer aldığı ve Ceza MuhakemesiKanunu’na göre verilen bu tür kararlara, Ceza MuhakemesiKanunu’nun 267 ve 268. maddeleri gereğince aynı yargıdüzeni içinde üst mahkemeye itiraz edilebileceği, davayakonu müsadere kararının 5326 sayılı Kanun'un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, aynı Kanun'un 27. maddesinin (l) numaralı bendinde de, idariyaptırım olarak uygulanan mülkiyetin kamuya geçirilmesikararlarına karşı adli yargı yerine itirazedilebileceğinin belirlendiği açıklanarak, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun'un 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI; davacıtarafından, idari yaptırıma dayanak olan denetimin hukukaaykırılığını ortaya koyan idari işlemBalıkesir İdare Mahkemesi kararıyla iptal edilmişolmasına rağmen davalı idarece söz konusu mallarlailgili olarak müsadere talebinde bulunulduğu ve Sulh Ceza Mahkemesineİdare Mahkemesi kararından bahsedilmeyerek, mahkemenin hukukaaykırı karar vermesine sebebiyet verildiğinden bahisletohumluklar üzerindeki müsaderenin kaldırılmasıistemiyle davalı idareye yapılan başvuru üzerinedavalı idarenin müsadere işleminin Sulh Ceza Mahkemesikararına dayanılarak uygulandığı, İdare Mahkemesikararında müsadereye ilişkin herhangi bir hükümbulunmadığı yolunda tesis olunan dava konusu işleminidarenin re’sen ve tek yanlı irade açıklamasınailişkin bir idari işlem olması nedeniyleuyuşmazlığın idari yargıdaçözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşıldığını belirterek, 2247 sayılıYasanın 13. maddesi uyarınca yapılan başvurununkabulüne olanak bulunmadığı yolunda yazılıdüşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 2.3.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Davalı Balıkesir Valiliği vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10.maddesinde öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Balıkesir Valiliği İl Gıda, Tarım veHayvancılık Müdürlüğü’ncedavacıya verilen idari para cezasının idare mahkemesikararı ile iptaline karar verilmiş olduğundan, aynıMüdürlüğün idari para cezasına konu tohumluklara müsaderesinekarar verilmek üzere el konmasından sonra yaptığı müsaderetalebi üzerine, adli yargı yerince 5553 sayılıKanun’un 12. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müsaderesinekarar verilen tohumluklar üzerindeki müsadereninkaldırılmasının istenmesi üzerine, Balıkesirİdare Mahkemesinin kararından, idarece tesis edilen idari paracezasının, kararda belirtilen usule ilişkin hususlarınyerine getirilmemesi nedeniyle iptaline karar verildiğinin anlaşıldığı, oysa müsadere kararınınSulh Ceza Mahkemesi kararı ile, mevzuata aykırı tohumluklarhakkında uygulandığı, Balıkesir İdare Mahkemesikararında müsadereye ilişkin herhangi bir hükümbulunmadığı, müsadere kararı verilebilmesiamacıyla görevli ve yetkili sulh ceza mahkemesinebaşvurulduğu ve mahkemece söz konusu tohumluklarınmüsaderesine karar verildiğinin bildirildiği, BalıkesirValiliği İl Gıda Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 18.2.2014 gün ve………/596-4000 sayılı yazısının iptaliistemiyle açılmıştır.
5553sayılı Tohumculuk Kanunu’nun, “Amaç”başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; bitkiselüretimde verim ve kaliteyi yükseltmek, tohumluklara kalitegüvencesi sağlamak, tohumluk üretim ve ticareti ile ilgilidüzenlemeleri yapmak ve tohumculuk sektörünün yenidenyapılandırılması ve geliştirilmesi için gerekliolan düzenlemeleri gerçekleştirmektir.” denilmiş;
“Kayıtaltına alma” başlıklı 4. maddesinde, “Bitkiçeşitlerinin tescili, üretim izni ve standart tohumlukçeşit kaydı ile genetik kaynakların kütüğekaydedilmesi Bakanlık tarafından yapılır.
Islahedilmiş çeşitler farklılık, yeknesaklık vedurulmuşluk ve/veya biyolojik, teknolojik özellikleri iletarımsal değerleri belirlenmek suretiyle; genetik kaynaklar isemorfolojik ve/veya moleküler karakterizasyonu yapılarak kayıtaltına alınır. Süs bitkileri ile çiçektohumlarında kayıt şartı aranmaz.
Tarımsalbitki türlerine ait çeşitlerin; kayıt altınaalınması, kütükte kalış süresi, kayıtaltına almanın yenilenmesi, kütükten silinmesi,devamlılığın sağlanması, katalogoluşturulması ile ilgili hususlar yönetmelikle belirlenir.
Ayrıcatescil, üretim izni ve standart tohumluk çeşit kaydı ileilgili usul ve esaslar bitki gruplarına göre yönetmelikledüzenlenir.” hükmü yer almış;
“Cezahükümleri” başlıklı 12. maddesinde, “4üncü madde gereğince kayıt altına alınançeşitlere ait tohumlukları;
a) Sertifikasyonişlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarınauygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan,
b)Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumlukstandardının altına düşürülmüşolarak veya tağşiş edilerek,
c)Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden yada taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veyaisim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecekşekilde ibareler kullanarak,
d)Yönetmeliğine uygun hazırlandığı veilaçlandığı bilindiği halde, amacıdışında yemlik veya yemeklik olarak,
e) Sertifikaişlemine tâbi tutulmadığı veya kontroledilmediği hâlde, sertifikalandırılmış veyakontrol edilmiş gibi göstererek,
f)Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenenniteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcıtanıtım ve reklam yaparak,
Satanlar,dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenlerveya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konuolacak kadar elinde bulunduranlara onbin Yeni Türk Lirası idarîpara cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yılsüreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlıktarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh cezamahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imhaedilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bufiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafındangerçekleştirilir.
Bakanlıktanyetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışahazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara,onbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilintekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Butohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumluklarınmüsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilentohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imhaişlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere,Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkçagerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithalve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerindegerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgelerüzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmibeşbinYeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilintekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Butohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumluklarınmüsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilentohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imhaişlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere,Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkçabelirlenen tohumluk özel üretim alanlarısınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veyabitkisel ürün yetiştiren kişilere üçbin YeniTürk Lirası idarî para cezası verilir. Bu ekilişler,masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere,Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imhaedilir.
Bu maddedebelirtilen idarî para cezaları, o yerin en büyükmülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî paracezalarına dair kararlar ilgililere, 11/2/1959 tarihli ve 7201sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğedilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren engeç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itirazedilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesinidurdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruretgörülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılaraken kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanunagöre verilen idarî para cezaları, 21/7/1953 tarihli ve 6183sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.”şeklinde düzenlenmiş olup, böylece söz konusutohumlukların sulh ceza mahkemeleri tarafından müsadereedilebileceği hüküm altına alınmışbulunmaktadır.
Ayrıcagerek mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri UsulüKanunu’nun “Müsadere Talebinin Mercii”başlıklı 392.maddesinde; “Ceza Kanununun 36 ncımaddesi ile diğer maddelerine ve hususi kanunlar hükmünegöre belirli eşyanın müsaderesi veya imhası yahutkullanımdan kaldırılması gerekli olan hallerde, kamudavası açılmamış veya kamu davasıaçılmış olup da esasla beraber bu hususta bir kararverilmemişse bu tedbirlerin her türlü takiplerden ayrıolarak alınması için Cumhuriyet savcısı veyadavacı tarafından yapılacak talep esas davayı görmekleyetkili mahkemeye verilir.
Suçmevzuu olmayıp münhasıran müsadereye tabi bulunaneşyanın müsaderesine sulh hakimi tarafından duruşmayapılmaksızın, karar verilir. Bu karar aleyhine alakadarlaracele itiraz yoluna müracaat edebilirler.” denilmiş olması;gerekse 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, “Suç Konusu Olmayan Eşyanın Müsaderesi”başlıklı 259. maddesinde; “ Suç konusu olmayıpsadece müsadereye tâbi bulunan eşyanın müsaderesinesulh ceza hâkimi tarafından duruşmayapılmaksızın karar verilir.” hükmünün yeralması; “İtiraz olunabilecek kararlar”başlığı altında düzenlenen 267. maddesinde,“Hâkim kararları ile kanunun gösterdiğihâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunagidilebilir.”; “İtiraz usulü ve inceleme mercileri”başlıklı 268. maddesinde, “ (1) Hâkim veyamahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıcahüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeyegöre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibarenyedi gün içinde kararı veren mercie verilecek birdilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıtkâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veyahâkim onaylar. 263 üncü madde hükmüsaklıdır.
(2)Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerindegörürse kararını düzeltir; yerinde görmezse ençok üç gün içinde, itirazı incelemeyeyetkili olan mercie gönderir.
(3)İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik:18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarınayapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh cezahâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisiniizleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için birnumaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesininbulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa,yargı çevresinde görev yaptığı ağırceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine;ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh cezahâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesininbulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir. ………..”denilmesi karşısında, somut olayda olduğu gibisuç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunaneşyanın müsaderesine Sulh Ceza Hakimi tarafındanduruşma yapılmaksızın karar verileceği, bu kararakarşı başka bir deyişle bu kararınkaldırılmasına da ancak, 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 267 ve 268. maddelerinde belirtilen aynıyargı düzeni içinde yer alan mahkemelerce, ilgililerinkararı öğrendiği günden itibaren yedi güniçinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veyatutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibinebeyanda bulunmak suretiyle yapılacak olan itiraz üzerine, kararverileceği anlaşılmıştır. Öte yandanYargıtay 7. Ceza Dairesi önüne gelen bir dosyada, 16.11.2011gün ve E:2009/11823, K:2011/21909 sayılı kararında,“……5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun29. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemelerince verilen idariyaptırıma bağlı bulunan müsadere davasınailişkin kararlara karşı temyizi kabil olmayıp itirazımümkün bulunduğundan temyiz dilekçesi itiraz mahiyetindekabul edilerek gereği mahallinde değerlendirilmek üzeredosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına tevdiine... ” denilmekte olup;davada adli yargının görevli olduğuna işaretedilmektedir.
Olayda,davaya konu, Balıkesir Valiliği İl Gıda Tarım veHayvancılık Müdürlüğü’nün18.2.2014 gün ve ………/596-4000 sayılıyazısı ve ilgili mevzuat incelendiğinde, davacınınmüsadere kararını veren sulh ceza mahkemesine itiraz edebileceğiaçık olup, idarenin bu konuda tek taraflı birşekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileriçerçevesinde yaptığı bir idari işlemdenbahsedilemeyeceği, bu noktada tesis edebileceği işlemin demüsadere kararının kaldırılması istemiyle SulhCeza Mahkemesine başvurmaktan ibaret olduğuanlaşılmıştır. Başka bir deyişle, davacınınhukuki konumu bakımından idareden farklıolmadığı, idareden istediğini kendisinin deyapabileceği, kaldı ki, son kararı verme yetkisinin yargıyerine ait olduğu düşünüldüğünde,idare gibi kendisinin de yargı yerine itiraz hakkı bulunankişinin bu hakkını kullanmayarak idareninbaşvurmasını istemesi ve idarenin başvuru isteğinikabul etmemesi durumunun idari davanın konusunuoluşturmayacağı açıktır.
Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin, Balıkesir İdareMahkemesince verilen görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin, Balıkesir İdare Mahkemesinin 5.6.2014 gün ve E:2014/522 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.3.2015 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy