T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 89 KARAR NO : 2015 / 108 KARAR TR : 2.3.2015 ÖZET : Davacı tarafından, davalı idarenin sorumluluğundaki taşınmazlardan bırakılan atık suların yine davalı idarenin sorumluluğundaki kanalizasyon sistemindeki çatlama ve kırılma nedeni ile davacının taşınmazına bırakılması sonucu arazisinde oluşan zararın, davalı idareden tazmini istemi ile açılan davanın, 2577 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi gereğince İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :A.T. Davalı :MalazgirtBelediye Başkanlığı Vekili :Av. O.A. O L A Y :Davacıdava dilekçesinde özetle; davacınınMengüçgazi Mahallesi 399 Ada 20 parselde bulunantaşınmazın maliki olduğunu, söz konusutaşınmazda İlçe Sağlık Grup BaşkanıDr Evin Özkan tarafından yapılan 06.06.2006 tarihli tespitte,bahçesinden lağım suyu şebekesinin geçtiği,taşınmaz yakınında bulunan kasap dükkanlarına verilenşebeke hatlarında patlaklar olduğu, buralardaonarımların yapıldığı, bu hali ile sözkonusu taşınmazın genel sağlıkaçısından tehlike arzettiğinin ortaya konulduğunu,söz konusu şebeke hattından numune alınarakincelettirildiğini ve gelen 12.09.2006 tarihli raporda, şehirşebekesine tuvalet lağımının karıştığınıntespit edildiğini, İlçe Sağlık GrupBaşkanlığı tarafından durumun Belediye Başkanlığı’nabildirildiği ve hatta İlçe Hıfsısıhha Kurulkararı alındığını, ancak davalı BelediyeBaşkanlığı tarafından söz konusu tespitlereilişkin herhangi bir önlem alınmadığını, bununüzerine durumun Çevre ve Orman Bakanlığı,Çevre ve Orman İlçe Müdürlüğünebildirildiğini, Çevre ve Orman İlçeMüdürlüğü tarafından davalı BelediyeBaşkanlığı’na yazılan 17.11.2008 gün ve1480 sayılı tuvalet lağımlarının derhalkanalizasyona bağlanması ve kasap atıklarınınçevreye atılmamasına ilişkin ihtara rağmendavalı Belediye Başkanlığı tarafından sözkonusu tespitlere kayıtsız kalındığı, bu şekildedavacının taşınmazını kullanamaz halegeldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydı ile davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesiistemi ile adli yargı yerinde dava açılmıştır. Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi; 08.07.2010gün ve 2009/135 Esas, 2010/173 Karar sayılı kararındaaynen; “Dosya kapsamının bir bütün olarak incelenmesisonucunda; dava konusu taşınmazın Muş ili Malazgirtİlçesi Mengüçgazi Mahallesinde bulunan 399 ada 20parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacı AbdullahTekin’in taşınmazda 2/9 hissesinin bulunduğuanlaşılmıştır. Her ne kadar Malazgirt Asliye HukukMahkemesi'nin 2009/5 Değişik iş sayılı dosyasında02.06.2009 havale tarihli raporda tespit isteyenin zararının 8.960,00TL olduğu belirtilmiş ise de; 2009/5 Değişik işsayılı dosyada gidilen ilk keşifte davacınınzararının 1.505,80 TL olduğunun belirtildiği, kısa aralıklarlaard arda gidilen keşif sonucu düzenlenen raporların birbirindenfarklı olup çelişki içerisinde bulunduğu, 2009/5Değişik İş sayılı dosyasında yapılankeşiflerde refakate fen bilirkişisinin alınmaması nedeniile zarar tespiti yapılan taşınmazın dava konusu olan 399ada 20 parsel sayılı taşınmaz olduğunun tespitedilemediği, nitekim yargılama sırasında keşif sonucudüzenlenen fen bilirkişisi raporunda da mahkememizin 2009/5Değişik iş sayılı dosyasında yapılankeşifte tespit konusu olan yerin 399 ada 20 parsel olupolmadığını bilmediğini belirttiği, davalıvekilinin de 2009/5 Değişik iş sayılı dosyasındarefakate fen bilirkişisi alınmaması nedeni ile tespit sırasındaçekilen fotoğrafların ve incelenen yerin davacınıntaşınmazının sınırları içerisinde kalıpkalmadığının belli olmadığını, yenidenkeşif yapılmasını istediğini beyan etmesi nedeni ile;dava konusu taşınmaz üzerinde yeniden keşifyapılmış ve yapılan keşif sonucunda düzenlenenraporlar dikkate alınmıştır. Dosyaya ibraz edilenraporların usulüne uygun düzenlendiği ve denetimeelverişli olduğu anlaşılmakla hükme dayanakalınabilecek nitelikte görülmüştür. Her ne kadarziraat bilirkişisi tarafından dosyaya ibraz edilen 21.06.2010 tarihliraporda zararın 8.269,367 TL olduğu belirtilmiş ise de davakonusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının incelenmesisonucunda davacının taşınmaz üzerinde 2/9 hissesininbulunduğu anlaşılmıştır. Maddi tazminat talepedilebilir nitelikte olduğu için her paydaş kendi payıoranında maddi tazminat talebinde bulanabilir. Bu nedenle ziraatbilirkişisi raporunda belirtilen 8.269,367 TL zararın davacıpaydın 2/9 hissesine tekabül eden karşılığı1.837,637 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine kararverilmiştir. Davacılağım suları ve kasap artıkları nedeniylebahçede sivrisinek ve koku olduğunu, belirtilen nedenle eşi veçocuklarının rahatsızlandığınıbelirtmiş, eşinin şarbon hastalığınayakalandığına dair doktor raporunu dosyaya ibraz etmiştir.Yargılama sırasında dinlenen doktor bilirkişi debeyanında şarbon hastalığına kanalizasyonatıklarının neden olmayacağını ancak hayvanatıklarının neden olduğunu, hayvanın enfekteolması durumunda vücutta ufak bir çizik olsa dahi temas ilebirlikte şarbon hastalığınınbulaşacağını, ayrıca hayvan atıklarınınbulunduğu yerde hayvan enfekte ise soluma ile de şarbonhastalığının bulaşacağını, ayrıcakişinin vücudunda yara var ise şarbonlu kişi ile temashalinde de hastalığın geçeceğini belirtmiştir.Doktor bilirkişinin beyanından bahçeye akıtılanhayvan atıkları nedeni ile davacının eşininşarbon hastalığına yakalandığıanlaşılmıştır. Tanıklar Mehmet Zeki Namlı,Adnan Çakar ve Mehmet Türeli; davacının evininyakınında bulunan caminin tuvaletinintaştığını ve lağım sularınındavacının bahçesine dolduğunu, ayrıcaçevredeki kasap dükkanlarından akan kan ve atıklarındavacının bahçesine aktığını, eskidenbahçede, davacının sebze ve meyve yetiştirdiğini vebahçesinde ağaçlar olduğunu, şimdi buağaçların kuruduğunu, bahçedeki pislik nedeni ilesebze ve meyve yetiştirilemediğini, bahçedeki bu pisliğinve kokunun çevredeki herkesi ve davacıyı rahatsızettiğini, davacının ailesinden pislik nedeni ilehastalananların olduğunu, davacının bahçedeki pislikve kokudan rahatsız olduğunu beyan etmiştir. Yapılankeşif sırasında da taşınmazın bir kısmınınkanalizasyon suları ile kaplı olduğu ve bu nedenleçevrede koku yaptığı, kasaplara ait duvar iledavacının taşınmazının çevresindeki birkısım duvarın bitişik olduğu ve bu duvarlarındelinerek içerisinden su ve pislik akıtıldığı vebahçe içerisinde hayvan atıkları bulunduğugörülmüştür. Tüm dosya kapsamınındeğerlendirilmesi sonucu davacının duyduğuüzüntü ve rahatsızlığın bir parçaolsun giderilebilmesi için manevi tazminat takdiri gerekmiştir. “şeklindeki gerekçesi ile davanın kısmen kabulünekarar vermiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi ; 13.02.2012 gün ve2010/12924 Esas, 2012/1911 Karar sayılı kararı ile“Davalı Malazgirt Belediye Başkanlığı kamutüzel kişiliği olup; işlem ve eylemleri kural olarakkamusal nitelik taşır. Somut olayda, davacının davadilekçesinde ileri sürdüğü olaylar ve hukukisebepler hizmet kusuruna ilişkindir. Görevin hiç veyagereği gibi yerine getirilmemesi, hizmet kusuru niteliğindedir.İdare'nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı; İdariYargılama Usulü Yasasının 2/1 -b maddesi gereğince idareyekarşı, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir. Görev sorunu, açıkçaveya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re'sen)dikkate alınır. Mahkemece yargı yolu bakımındangörevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasınınçözümlenmesi usul ve yasaya aykırılıkoluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalıBelediye Başkanlığı yararına hükmünbozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçesi iledavada idari yargının görevli olduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi; YargıtayBozma ilamına uyulmak sureti ile verdiği 13.12.2012 gün ve2012/270 Esas, 2012/224 Karar sayılı görevsizlik kararındaaynen; “Mahkememizce verilen 08/07/2010 tarih, 2009/135 Esas ve 2010/173Karar sayılı kararının, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin13/02/2012 tarih, 2010/12924 Esas ve 2012/1911 Karar sayılıkararı ile ‘Davalı Malazgirt BelediyeBaşkanlığı kamu tüzel kişiliği olup:işlem ve eylemleri kural olarak kamusal nitelik taşır Somutolayda, davacının dava dilekçesinde ilerisürdüğü olaylar ve hukuki sebepler hizmet kusurunailişkindir. Görevin hiç veya gereği gibi yerinegetirilmemesi, hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı; İdari YargılamaUsulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince İdare'yekarşı, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir. Görev sorunu, açıkçaveya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Mahkemece yargı yolu bakımındangörevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasınınçözümlenmesi usul ve yasaya aykırılıkoluşturmaktadır.’ gerekçesine istinaden davalıBelediye Başkanlığı yararına bozulmasına kararverilmiştir.” denilmek sureti ile davanın görevyönünden reddine karar verilmiş, verilen karar 1086sayılı Yasa’nın Geçici 2. ve 6100 sayılıYasa’nın Geçici 3.maddesi gereğince halenyürürlükte olan 1086 sayılı Yasa’nın440.maddesi gereğince verilen karar, karara da şerh edildiğiüzere 11.01.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez aynıgerekçelerle, 10.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatındavalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile idari yargıda davaaçmıştır. Van 2.İdare Mahkemesi; 14.02.2012gün ve 2012/194 Esas, 2012/169 Karar sayılı kararında; “Dava dosyasında davacıtarafından, 30.000,00 TL maddi zararın tazmini istenilmekte ise de,bu zararın neleri kapsadığı ve hangi kalemlerdenoluştuğu, miktarlarının ne kadar olduğu, ayrıayrı belirtilmeden maktu bir miktar belirtildiği, zararın neyeilişkin olduğunun belli olmadığı, örneğineve mi zarar verilmiş, bahçedeki ağaçlar veyaürünler mi zarar görmüş, bunlar zarargörmüş ise ne kadar zarar görmüş olduğu gibiyeterli açıklama yapılmadığıgörülmüştür.” şeklindeki gerekçesiile dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili, Van 2. İdareMahkemesi’nin dava dilekçesinin reddine ilişkin kararıüzerine verdiği 22.04.2013 tarihli dilekçesinde; 2009 den buyana 3-4 yıllık zarar ve ziyanlar nazara alınarak vemağduriyeti de göz önünde bulundurularak ve ayrıca lehineolan tüm hususlar ve mahkemece re'sen gözetilecek hususlarneticesinde 5.400,00 TL kavak ağacı, 360,00 TL meyve ağacı,720,00 TL 180 m3 çamur ve balçığın temizlenmesi,350,00 TL 80 m tel örgüsü ve 16 adet demir direğinçürüyüp dökülmesi, 7.080,00 TL bataklığınhafriyat ile doldurulması, 8.520,00 TL 4 yıllık (2009, 2010,2011 ve 2012 yıllarına ait) fasülye gelirinin hebası,7.520,00 TL kira bedeli (2 katlı evimin 1 dairesinde ben otururkendiğer dairesi lağım kokusu ve türeyen şarbon vb.hastalıklardan kimsenin evine girmeyip evin boş kalması sonucuuğradığı kira zararı) toplamı olan 30.000,00 TLmaddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 40.000,00 TL maddi vemanevi tazminatın davalı kurumdan alınarak tarafımaverilmesi istemi ile dava açmıştır. Van2.İdare Mahkemesi; 10.12.2014 gün ve 2013/709 Kararsayılı kararı ile “Uyuşmazlık konusu olayda, herne kadar Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce, davalı MalazgirtBelediye Başkanlığı'nın kamu tüzelkişiliğinin bulunduğu, işlem ve eylemlerinin kural olarakkamusal nitelik taşıdığı, davacının davadilekçesinde ileri sürdüğü olaylar ve hukukisebeplerin hizmet kusuruna ilişkin olduğu, görevin hiçveya gereği gibi yerine getirilmemesinin hizmet kusuru niteliğindeolduğu belirtilerek idarenin hizmet kusurundan doğan zararlardandolayı idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerektiğinden bahisle dava şartıyokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de;davacı tarafından, bahçesinin içine hukukaaykırı olarak tuvalet lağımıbırakılması ve bahçesinin bitişiğinde bulunankasapların kan ve atıklarının akıtılmasındandolayı bahçesinin lağım suları ile bataklıkhaline geldiği iddia edilerek oluşan zararın tazminininistenildiği, mülkiyeti davalı Belediyeye ait olan kasapdükkanlarının üçüncü kişilerceişletildiği, üçüncü kişilerce işletmebünyesinde idari hizmete ilişkin olmayan bir faaliyette bulunulurkenhukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verildiğininiddia edildiği, oluşan bu zararın tazminine ilişkinuyuşmazlığın ise, haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, idari bir kamu hizmetine ilişkinidarece yürütülen bir faaliyet söz konusu olmamasınedeniyle hizmet kusurundan söz edilemeyeceği, salt davacıtarafından davalı olarak gösterilenin idare olmasınınve kamu tüzel kişiliğine sahip olmasınınuyuşmazlığının çözümününidari yargı yerine ait olduğu sonucunu doğurmayacağı,davanın konusunun ve davacı tarafından ileri sürüleniddiaların bir bütün olarak değerlendirilerek kararverilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple, davacının bahçesininiçine hukuka aykırı olarak tuvalet lağımıbırakılması ve bahçesinin bitişiğinde bulunankasapların kan ve atıklarının akıtılmasındandolayı bahçenin lağım suları ile bataklıkhaline geldiği iddia edilerek idare adına işlem tesis etmeyetkisi bulunmayan üçüncü kişilerin fiillerinedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılandavanın haksız fiilden doğan bir tazminat davasısayılacağı ve özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.” şeklindeki gerekçesi iledavada adli yargı yerinin görevli olduğunu belirterek; dahaönce aynı taraflar arasında Malazgirt Asliye HukukMahkemesi’nin de görevsizlik kararı vermesi nedeni ile, dosyanıngörevli yargı yerinin belirlenmesi için 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi gereğince UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ,Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan2.3.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ilebirlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacıya ait taşınmaza lağımsularının akıtılması nedeni ile meydana gelenzararın, olayda kusuru bulunan davalıdan tazminine karar verilmesiistemi ile açılmıştır. 5393 sayılı Kanun’un‘Tanımlar’ başlıklı 3. maddesinde;“Belediye: Belde sakinlerinin mahallî müştereknitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzerekurulan ve karar organı” denilmek sureti ile, belde sakinlerininortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrıbir tüzel kişiliğe sahip Belediyelerin kurulduğubelirtilmiş; Aynı Kanunun ‘Belediye’ningörevleri’ başlıklı 14. maddesinin ‘a’bendinde; “İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentselalt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre veçevre sağlığı, temizlik ve katı atık;zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehiriçi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, parkve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm vetanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenimöğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin sonfıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlıkuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağıoldukları Sayıştay denetimine tabi şirketlertarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenciyurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarınınyapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.);sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma;ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veyayaptırır.” Denilmek sureti ile su ve kanalizasyon hizmetininverilmesi, çevre ve çevre sağlığınınkorunması görevleri , belde sınırlarında BelediyeBaşkanlığı’na verilen görevler arasındasayılmıştır. 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun ‘İzin Alma, Arıtma ve Bertaraf EtmeYükümlülüğü’ başlıklı 11.maddesinin 4. fıkrasında “Atıksuları toplayankanalizasyon sistemi ile atıksularınarıtıldığı ve arıtılmışatıksuların bertarafının sağlandığı atıksualtyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı,ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşlar, belediye vemücavir alan sınırları içinde belediyeler,bunların dışında iskâna konu her türlükullanım alanında valiliğin denetiminde bu alanlarıkullananlar sorumludur.” Denilmek sureti ile kanalizasyon sistemigibi atık su altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı,onarımı, ıslahı ve işletilmesi görevlerinin,belediye sınırları içerisinde ilgili belediyeleringörevi kapsamında kaldığı açıkçakaleme alınmıştır. İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğunedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak davalar ile idarenin aynı plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarımuhtel olanlar tarafından açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, iptal ve tamyargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Türkiye CumhuriyetiAnayasası'nın 125. maddesinin ilk fıkrasında; "İdareninher türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yoluaçıktır." denilmek sureti ile idarenin işlem veeylemlerine karşı yargısal denetim yoluaçılmış; aynı maddenin son fıkrasında da“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlüdür” şeklindekidüzenleme ile idarenin işlem ve eylemlerinden doğansorumluluğuna vurgu yapılmıştır. Dosya kapsamında yapılaninceleme neticesinde, davacı tarafından kendisine aittaşınmaza lağım sularınınbırakıldığı ve bu nedenle zararauğradığı gerekçesi ile ilk olarak durumun tespitineyönelik bir dilekçe ile Muş Valiliği İl Çevreve Orman Müdürlüğü’ne müracaatedildiği, İlgili kurumca yapılan inceleme sonrasındaverilen 11.11.2008 tarihli raporda; “ Malazgirt BelediyeBaşkanlığı tarafından MengüçgaziMahallesinde yapılan ve şahıslara kiralanan kasapdükkanlarının arka tarafında Kümbet Camiibahçesinden çıkan kaynak suyun tahliyesi amaçlıkullanılan bir kanalın bulunduğu, bu kanalın ise zamanzaman tıkandığı ve sıvı ve katıatıkların kasap dükkanların arkasında bulunan AbdullahTEKİN'in bahçesine aktığı ve yerin düzolması nedeniyle de burada birikinti yaptığı, kasapdükkanlarının atık su için kullanılan giderborularının hemen hemen hepsinin kırıldığı,kasaplardan çıkan sıvı atıkların kanalizasyonadeğil de arka kısımda bulunan söz konusu kanala direktaktığı, kasapların katı atıklarının isedüzenli olarak depolanmadığı ve kasaplarınarkasında bulunan söz konusu kanalabırakıldığı, kasapların katı ve sıvıatıklarının usulüne uygun bertaraf edilmediği ve kasapdükkanlarının arkasında buluna açık kanalabırakıldığı ve buradan da Abdullah TEKİN'e aitarazide birikinti yaptığı, bu durumun ise çevreyeistenmeyen bir koku yaydığı, çevreyegörüntü kirliliği verdiği, haşerelerinüremesi için uygun zeminin oluştuğu, birçok salgınhastalığa sebep verebileceği, Kasap dükkanlarındakullanılan İçme ve Kullanma Şehir Şebeke Suyu borularınınkasapların arkasında bulunan kirli kanaldan geçtiği ve buşebeke borularında da çatlak olduğu, su kesintisidurumunda negatif basınç durumunda kanalda bulunan kirliliğiniçme suyu borularına sızabileceği ve bütünşehir şebekesini kontamine edebileceği “ hususlarınıntespit edildiği görülmüştür. Dava tarafındansöz konusu rapor da referans alınmak sureti ile zararınıntespiti amacı ile Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nebaşvurulduğu ve dosyanın Mahkemenin 2009/5 Değişikİş esasına kaydedildiği, dosya kapsamında yapılankeşif sonrasında aldırılan raporda davacınınarazisinde 17920 TL zararın meydana geldiğinin tespit edildiğianlaşılmıştır. Söz konusu tespitlerdoğrultusunda davacı tarafından Malazgirt Asliye HukukMahkemesi’ne dava açıldığı ve davalıidarenin kusurlu davranışları nedeni ile uğradığızararın davalıdan tazminine karar verilmesini istediği,Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce, dava konusu tazminatın,davalı idarece yürütülmesi gereken hizmetin hiç veyagereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklandığıbelirtilerek, 2577 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi gereğincegörevsizlik kararı verildiği, davacının bu kezaynı sebeplerle idari yargıda dava açtığı; Van2. İdare Mahkemesi’nce, dava konusu taşınmazda meydanagelen zararın, idare adına işlem tesis etmeyenkişilerin kusurundan kaynaklandığı, bu nedenle davanınadli yargının görev alanına girdiği ancak aynıdavaya ilişkin olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılandavada da görevsizlik kararı verildiği belirtilerek,görevli yargı yerinin belirlenmesi istemi ile Mahkememizemüracaat edildiği anlaşılmıştır. Kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin; hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri”arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayızarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası” kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır. Dava konusu olaydada, davacının arazisinde meydana gelen zararın, davalı BelediyeBaşkanlığı tarafından yerine getirilmesi gereken, kanalizasyonhizmeti ve çevre sağlığının korunmasınayönelik önlem alma yükümlülüğününihmali neticesinde meydana geldiği iddia edildiğine göre, davakonusu olayda 5393 sayılı Kanun’un 14. maddesi ve 2872sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince (olayda kusurubulunan diğer ilgililere rucu hakkı baki kalmak kaydı ile) davalıBelediye Başkanlığı’nın sorumluluğu bulunupbulunmadığı, bulunuyor ise bu sorumluluğundan kaynaklananyükümlülükleri gereği gibi yerine getiripgetirmediği hususunun incelenmesi ve buna ilişkin tespitler dikkatealınarak değerlendirilmesini gerektirdiği, bu nedenledavacının zararının tazminine yönelik davanın2577 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi çerçevesindeidari yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle, Van2. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Van 2.İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 2.3.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy