T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 150
KARAR NO : 2015 / 165
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : Davacı şirkete kasko sigortası ile sigortalı araç ile seyreden sürücünün, yoldaki malzemenin gevşek olması nedeniyle aracının yoldan çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile sigortalıya ödenen maddi zararın, olayda kusuru bulunan davalıdan rucuen tazmini istemi ile açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.A. Türk Sigorta Şirketi
Vekili :Av.B. O.
Davalı :Ulaştırma Bakanlığı Karayolları GenelMüdürlüğü 12.BölgeMüdürlüğü
Vekili :Av.S.P.
OL A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine kaskosigortası poliçesi ile sigortalı 34 UK 7630 plakalıaraç sürücüsü M.G.’ın 07.07.2011tarihinde, Oltu yönünden Tortum yönü istikametine seyirhalinde iken belirtilen mevkide bulunan eğimli, virajlı ve zeminigevşek malzemeden oluşan yolda hızını azaltmadan seyiretmesi sonucu eğimli ve virajlı alanı direksiyon hakimiyetinikaybederek gidiş istikametine göre sol tarafta yoldançıkıp devrildiğini, meydana gelen kaza neticesindearaçta meydana gelen hasar nedeni ile sigortalıya 16.465,00 TLödendiğini, kusur oranına istinaden 4116,00 TL likmeblağı ise davalı kurumdan ödeme tarihinden itibarenişleyecek olan yasal faizi ile birlikte defalarca talep edildiğini;ancak davalı kurumun ilgili kusuru kabul etmediğini ve ödemeyapmadığını belirterek; 4.116,00 TL rucuen tazminatınödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdantahsiline karar verilmesi istemi ile 21.06.2012 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
Tortum AsliyeHukuk Mahkemesi: 31.10.2013 gün ve 2012/90 Esas, 2013/354 Kararsayılı kararında aynen; “…Delillerindeğerlendirilmesi ve gerekçe; davacı sigorta şirketininmahkememizde açtığı rucüen tazminatdavasının yargılamasında davanın tazminat davasıniteliği gereği tarafların kusur oranlarınınönemli bir husus olduğu, Adli Tıp Kurumu’ndan alınanrapora göre davacı sigorta şirketince aracı sigortalananaraç sahibinin kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurluolduğu, davalı kurumun ise kusursuz olduğunun tespitedildiği bu durumda davalı kuruma rucu edilebilecek bir tazminatmiktarı olmadığı anlaşılmakla açılandavanın reddine” karar vermiş, karar davacı vekili tarafındantemyiz edilmiştir.
Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 25.03.2014 gün ve 2014/3057 Esas, 2014/4367 Kararsayılı kararı ile aynen: “1.Dava, trafik kazasındankaynaklanan rücuan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalıidarenin kazanın meydana geldiği karayolundaki bakım veonarım görevini yerine getirmediğinden dolayı hizmetkusuruna dayalı olarak dava açılmıştır. Kamuhizmeti görmekle yükümlü olan idarenin, kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayıözel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundandolayı açılan davalar 2577 sayılı İYUY nın2. maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkatealınması zorunludur. 0 halde, mahkemece yargı yolubakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirkenyazılı şekilde hüküm tesisi doğrugörülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozmakapsamına göre sair temyiz itirazlarının incelenmesinegerek görülmemiştir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmünbozulmasına” karar vermiştir.
TortumAsliye Hukuk Mahkemesi: 25.09.2014 gün ve 2014/192 Esas, 2014/424Karar sayılı kararı ile aynen: “Delillerindeğerlendirilmesi ve gerekçe; mahkememizde açılandavanın trafik kazasından kaynaklanan rücuan maddi tazminatdavası olduğu, davalı idarenin kazanın meydana geldiğikarayolundaki bakım ve onarım görevini yerinegetirmediğinden dolayı hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davada idari yargının görevliolduğu” şeklindeki gerekçesi ile davanın yargıyolu bakımından görevsizlik nedeniyle reddine karar vermiş,verilen karar davacı vekiline 10.10.2014 tarihinde, davalı vekiline08.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tarafların kararıtemyiz etmemesi üzerine 28.10.2014 tarihinde kesinleşmiş, kararabu şekilde şerh edilmiştir.
Davacıvekili, aynı istemle; bu kez İdari Yargı yerinde davaaçmıştır.
Erzurum1.İdare Mahkemesi: 26.01.2015 gün ve 2014/1206 Esassayılı kararı ile aynen; “…2918sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda idare Mahkemesi'nin davaya bakmaklagörevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininKarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartlan, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği” şeklindekigerekçesi ile davanın adli yargının görevalanına girdiğini belirterek, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davasında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketekasko sigortası ile sigortalı 34 UK 7630 plakalı araç ileseyreden sürücünün, 07.07.2011 tarihinde Oltuyönünden Tortum istikametine doğru giderken, yoldaki malzemeningevşek olması nedeniyle aracın yoldan çıkarakdevrilmesi sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiile sigortalıya ödenen maddi zararın, olayda kusuru bulunandavalıdan rucuen tazmini istemi ile açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davanın, 07.07.2011 günü meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sonucu davacı şirkete sigortalıolan araçta meydana gelen zararın, olayda kusuru bulunandavalıdan tazmini istemi ile Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeaçıldığı, Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi’ncedavanın esasına girilerek reddine karar verildiği, davacıvekilinin temyiz talebi üzerine kararın Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’ncedavada idari yargının görevli olması nedeni ile görevnedeni ile bozulduğu, Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanıngörev yönünden reddedilmesi üzerine bu kez Erzurum 1.İdareMahkemesi’nde dava açıldığı, Erzurum 1. İdareMahkemesi’nce davada adli yargının görevli olduğubelirtilerek; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesiKanunu’nun 19.maddesi gereğince görevli yargı yerininbelirlenmesi amacı ile dosyanın Mahkememize gönderildiğianlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümündeadli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Erzurum 1.İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun kabulü ile, Tortum AsliyeHukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 1.İdare Mahkemesi’nceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Tortum Asliye HukukMahkemesi’nin 25.09.2014 gün ve 2014/192 Esas, 2014/424 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.3.2015gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy