T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 158
KARAR NO : 2015 / 172
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : Emekli Sandığına tabi iken vefat eden babasından dolayı yetim aylığı alan davacının, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ve borç çıkartılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Y.E.
Vekili :Av. Ü.Ö.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :Av. A.B.
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde; eşindenboşandığını ve vefat eden babasınınmaaşını almaya başladığını, kurumtarafından evine gelinip, eşiyle yaşamış gibigösterilerek tutanak tutulduğunu, boşandığıeşiyle yaşama imkanı olmadığını, 5.9.2012tarihinden buyana maaşının kesildiğini SGKBaşkanlığı Emekli Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığının 20 Haziran 2013 tarihli yazısıile dilekçesine cevap geldiğini, cevabı yazıdaboşanmış olduğu eşi ile fiilen birlikteyaşamış olduğu için vefat eden babasındandolayı almış olduğu maaşın kesildiğininbildirildiğini, ancak boşandığı eski eşiylebirlikte yaşamadığını, eski eşininboşandıkları 14 yıldan beri İstanbul’da,kendisinin ise yaklaşık 5 yıldan beri Yalova İliÇınarcık İlçesinde oturduğunu, ikiçocuğunun velayetlerinin kendisine verildiğini, ancakçocuklarının İstanbul İliKocamustafapaşa’da oturduklarını, küçükkızının psikolojik olarak rahatsızlanması sonucu birmüddet yanında kaldığını, bu sıradakızının rahatsızlığı devam ettiğindeneski eşinin İstanbul’dan gelerek aynı apartmanda bulunantanıdığı N. E.’in evinde misafir olarakkaldığını, bu durumdan dolayı beraberyaşamış gibi söylendiğini ve gösterildiğini,bunun doğru olmadığını, bugüne kadar sadeceçocukların rahatsızlığı ve işlemleriolduğunda görüştüklerini, birlikte yaşamadıklarınıileri sürerek 5.9.2012 tarihinden itibaren kesilen maaşınınbağlanarak biriken maaşlarının tarafına ödenmesinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
YALOVA İŞ MAHKEMESİ: 4.6.2014 gün ve E:2013/300,K:2014/213 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu,uyuşmazlığın çözümünde 506 veya 5510sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma yerininbulunmadığı, İş Mahkemelerinin 5521 sayılıKanun ile kurulduğu, istisnai nitelikte özel mahkemeler olduğu,bu durumda 5510 sayılı Kanun’un 101.maddesinde düzenlenenhükümlere göre sınırlı yetki iledonatılmış İş Mahkemesinin görevliolmadığı, 5434 sayılı Yasa’nınuygulanması gereken uyuşmazlığın idariyargının görev alanına girdiği gerekçesiyle,davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 13.İDARE MAHKEMESİ: 5.11.2014 gün ve E:2014/1953,K:2014/1562 sayı ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’nun 56’ncı maddesininson fıkrasında “Eşinden boşandığıhalde, boşandığı eşiyle fiilen birlikteyaşadığı belirlenen eş ve çocukların,bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir.Bukişilere ödenmiş olan tutarlar, 96.madde hükümlerinegöre geri alınır” hükmüne yer verildiği;96.maddede yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkinhükümlerin sevk edildiği; 101.maddede de bu Kanun’daaksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların İş Mahkemelerindegörüleceği hükmüne bağlandığı,bakılan davanın 5510 sayılı Kanun’un 56.maddesihükümlerinin uygulanmasıyla ilgili bir uyuşmazlıkolduğu dikkate alındığında; davanıngörüm ve çözümünün İdari Yargıyerine ait olmayıp, aynı Kanun’un 101.maddesi gereğiİş Mahkemelerinin görev alanına girdiğigerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olangörevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, eşinden boşanan ve emekli sandığıiştirakçisi iken ölen babasından dolayı yetimaylığı almaya başlayan davacının, davalıkurum tarafından boşandığı eşi ile birlikteyaşadığının tespiti üzerine, yetimaylığı ödenmesinin iptaline ilişkin olarak tesisedilmiş olan işlemin, hukuka aykırı olduğundan bahisleiptaline ve birikmiş maaşların ödenmesine karar verilmesiistemiyle açılmıştır.
31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılıKanunun iptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi,15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimleri hakkında,bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altına alınmıştır.5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56,K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılıKanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığıüzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır.
Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılıYasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce, emeklisandığı iştirakçisi olan müteveffababasından dolayı kendisine yetim aylığı bağlanandavacı tarafından, boşandığı eşiyle beraberyaşadığının tespiti neticesinde bağlanan yetimaylığının kesilmesi üzerine, söz konusuişlemin iptali ile birikmiş olan maaşınınödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, görümve çözümünün; gerek 5510sayılı Yasanın 56.maddesinin, yürürlüktenkaldırılan 5434 sayılı Yasanın 75.maddesiningenişletilmiş hali olması, Yasanın dava konusu olayailişkin 56.maddesinin son fıkrasının 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe girmesi; buna karşılıkdavacıya, 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre, müteveffababasından dolayı yetim aylığı bağlanmasıişleminin 5434 sayılı Yasa uyarınca tesis edilmesihususları da gözetildiğinde, idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 13.İdare Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 13.İdare Mahkemesi’nin 5.11.2014gün ve E:2014/1953, K:2014/1562 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy