T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 98
KARAR NO : 2015 / 115
KARAR TR : 02.03.2015
ÖZET: Davalı Belediyenin hizmet alanında bulunan cadde ve sokakların aydınlatılmasında kullanılan elektrik tüketimine ilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle, ödenmeyen fatura bedellerinin faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : Gediz ElektrikDağıtım A.Ş.
Vekilleri :Av. B.A. & Av. H. B.
Davalı :Selçuk Belediye Başkanlığı
Vekili :Ö. D. (Adli Yargıda)
OLAY : Davacı vekili, davadilekçesinde; davacı şirketin, davalı idarenin hizmetalanında bulunan cadde ve sokakların aydınlatılmasıhizmetini yürütmekte olup bu hizmeti, 1 Nisan 2003 tarihine kadar 09Kasım 1995 tarih ve 22458 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik TarifeleriYönetmeliği ve bu tarihten sonra ise EPDK MüşteriHizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre yaptığını;Yönetmeliğin 5/G-b maddesi “İl, ilçe, belde veköylerdeki, cadde, sokak ile kamuya ait ücretsiz girilen park vebahçe gibi halka açık yerlerin aydınlatılmasıdır.Bu aydınlatmalarla ilgili elektrik enerjisine Ücretsiz ve Tarife AltıYönetmeliği hükümleri uygulanır. Genel aydınlatmaprojesi dışında yapılmış olan özel vedekoratif amaçlı aydınlatmalar bu kapsama girmez." hükmügereğince davalı ve aynı statüdeki diğer abonelerereel ölçüm yapılmaksızın, satın alınanenerjinin %3’ü karşılığı alınarak veher yıl düzenlenen bilançolarayansıtıldığını; uygulama bu şekliyle devamederken 08.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4736sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettiklerive Mal ve Hizmet Tarifeleri ve Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi ile, “kamu kurumve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerineişletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimlerhariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimlitarife uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeden sonra ise Elektrik PiyasasıMüşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 4628 sayılıElektrik Piyasası Kanununun 13. maddesi uyarınca alınan 112sayı ve 21.03.2003 tarihli Enerji Piyasası Düzenleme Kurul kararıyla“Genel Aydınlatma” tarife grupları içinealınarak ücretlendirmeye tabi tutularak davalıya ücretsizve tarife altı hükümlerin uygulanmasına sonverildiğini; daha sonra ise 23.05.2003 tarih 24763 sayılı ResmiGazetede yayınlanan Bakanlar Kurulunca alınan, Elektrik AbonesiBazı Kişi ve Kuruluşların 08.01.2002 tarihli 4736sayılı Kanunun l. maddesinin 1.fıkrası hükmündenMuaf Tutulması ve Uygulama Esaslarının Düzenlenmesineİlişkin Ekli Kararı Yürürlüğe KonulmasıHakkında Kararın yayınlandığını; sözkonusu kararın “İndirimli tarifeden yararlanacak kişi vekuruluşlar” başlıklı 2. maddesinin f bendinde “ibadethanelerve genel aydınlatma yerleri (il, ilçe, belde ve köylerdekicadde ve sokak ile kamuya ait ücretsiz girilen park ve bahçe gibihalka açık yerler)” indirimli tarifeden faydalanacak birimlerolarak karar altına alındığını; aynıkararın 3. maddesinin f bendinde ise “2002 yılıiçerisinde bu kararın 2. maddesinin f bendinde belirtilen abonegruplarına ilişkin ölçü sistemlerinin tesisedilmesini takiben, genel aydınlatma yerlerinin elektrik enerjisiyıllık ejderleri belediye sınırları içerisindeilgili belediye, belediye sınırları dışındailgili il özel idare bütçesinden ibadethanelerin elektrikenerjisi ise Diyanet İşleri Başkanlığınıntakip eden yıl bütçesine konacak ödenektenkarşılanır.” hükmünün yeraldığını; bunun üzerine davacı şirketindavalının sorumluluk sahasında bulunan cadde ve sokaklarınaydınlatılmasını gerçekleştirdiğitesislere ölçü sistemi kurarak ve bu ölçüsisteminden geçen enerjiyi davalıya yukarıda bahsedilenmevzuat hükümleri gereği fatura ettiğini; fakat davalıidarenin fatura edilip tebliği yapılan muhtelif aboneliklere ait 74adet fatura karşılığı olan 31.05.2005 tarihi itibariylegecikme cezası ve KDV dahil toplam 43.372,22 YTL. ye tekabül eden(asıl alacağı 41,922,01 YTL olan) bedele ilişkin faturalarıödemekten kaçınarak davacı şirkete iadeettiğini; davalının iade gerekçesinde abonesözleşmesinin olmaması ve yapılan genel aydınlatmaişleminin Belediyeye değil kamuya yönelik olduğunun ilerisürüldüğünü; oysa davacı şirketin yaptığıişlemin Bakanlar Kurulu Kararına ve diğer mevzuatadayandığı gibi davacının davalıyı sözleşmeyapmaya davet etmesine rağmen davalı tarafın buna birtürlü yanaşmadığı ve kanundan kaynaklanankuruluş alacağını ödemek istemediği belirtilerek;43.372,22 YTL alacağın 31.05.2005 tarihinden itibaren işleyecekMerkez Bankası’nın kısa vadeli kredilereuyguladığı %35 oranındaki reeskont faizi ve faizin KDV’siile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçmıştır.
SELÇUKASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 19.04.2006 gün ve E:2005/161 K:2006/102sayılı kararında; “…belediye ve mücavir alansınırları içindeki cadde, sokak ve kamuya aitücretsiz girilen halka açık yerlerinaydınlatılması hizmetinin 08.01.2002 tarihli 4736Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihekadar davacı idare tarafından ölçümyapılmaksızın karşılandığı, 4736Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca bu uygulamaya sonverildiği, bu yasa uyarınca tanınan yetkiye dayanılarakBakanlar Kurulunun 12.04.2002 tarihli 4100 Sayılı kararı ile il,ilçe, belde ve köylerdeki genel aydınlatma yerlerininindirimli tarifeden yararlanacak birimler kapsamınaalındığı, davacı idare tarafından 2005/2-3dönemlerine ilişkin tahakkuk ettirilen faturaların davalıidareye tebliğine rağmen davalı idarenin aralarındaabonelik sözleşmesi olmaması ve yapılan hizmetin kamuhizmeti niteliğini taşıması nedeniyle fatura bedelleriniödemediği, davacı idarenin Selçuk Belediyesi vemücavir alan sınırları içinde kurduğuölçüm sisteminin teknik gerekliliğe sahip olduğu, buölçüm sisteminden başka amaçlı tüketicilerinyararlanmadığı, faturaların düzenlenmesinde BakanlarKurulu’nun 12.04.2002 tarihli 4100 sayılı kararının3/f-2 maddesi hükmü uyarınca açma ve kullanma suyutarifesinin esas alındığı, davalının 2005/2-3dönemlerine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen 74 adet elektriktüketim faturası karşılığı olaraködemek zorunda olduğu asıl borç miktarının41.922,01 YTL’ye tekabül ettiği, dava tarihi itibari ilegecikme cezası ve KDV dahil toplam miktarın 43.372,22 YTL’yeulaştığı, davacı idarenin uyguladığıgecikme cezası oranının TC.Merkez Bankası’nınuyguladığı avans faiz oranından daha düşükolması nedeniyle taleple bağlı kalınmasıgerektiği, Katma Değer Vergisi Yasasının 24.maddesiuyarınca gecikme cezasına KDV uygulanması gerektiği, davacıtarafından davalı aleyhine açılan davanın subutbulduğu anlaşılmakla…” şeklindekigerekçe ile, “davanın kabulüne, 43.372,22YTLalacağın 31.05.2005 tarihinden itibaren T C Merkez Bankası’nınkısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ve faizinKDV si ile birlikte davalıdan alınarak davacıyaverilmesine…”karar vermiş ve bu karar davalı vekilitarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY4. HUKUK DAİRESİ: 13.11.2007 gün ve E:2006/14680 K:2007/14088sayılı kararında; “…Davaya konu elektrik borcu sokakaydınlatmaları nedeniyle harcanan elektrik bedelindenkaynaklanmaktadır. Bu konudaki düzenleme 4736 sayılı Kanunadayanılarak çıkarılan 4100 sayılı BakanlarKurulu kararıdır. Davalı tarafın sorumluluğununkaynağının Bakanlar Kurulu kararı olduğununanlaşılması karşısında taraflar arasındakiuyuşmazlığın çözüm yeri idari yargıyeri olmalıdır. Görev sorunu, açıkça veyahiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkatealınır. Mahkemece, davalı Selçuk BelediyeBaşkanlığına yöneltilen dava dilekçesiningörev yönünden reddine karar verilmek gerekirken…”gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin hükmünbozulmasına karar vermiş ve davacı vekilinin karar düzeltmetalebi de aynı dairece 28.04.2008 gün ve E:2008/3817 K:2008/5917sayılı kararı ile reddedilmiştir.
SELÇUKASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.06.2008 gün ve E:2008/147 K:2008/174sayılı kararı ile bozma ilamına uyarak ve bozmailamındaki gerekçelerle görevsizlik kararı vermiş vebu kararın, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2009 günve E:2009/11160 K:2009/12213 sayılı kararı ile onanması vekarar düzeltme yoluna gidilmemesi üzerine görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargıda davaaçmıştır.
İZMİR 2.İDARE MAHKEMESİ: 16.12.2009 gün ve E:2009/1780 K:2009/1878sayılı kararında; “…2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 2. maddesinin (1) numaralıfıkrasının 4577 Sayılı Kanunla yeniden düzenlenen(a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konuve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için açılan iptal davaları,idaridava türleri oranında sayılmış olup;aynıYasanın 14.maddesinin 3/d bendinde,dava dilekçelerinin ortada idaridavaya konu olacak kesin ve yürütmesi gereken bir işlem olupolmadığı yönünden inceleneceği kuralabağlanmıştır.
Buhükümlerinden de anlaşılacağı üzere,ilgililerin idari dava açabilmeleri için öncelikle ortadaidari davaya konu olabilecek idari makamlarca tesis olunmuş bir işlemolması ve böyle bir işlemin kesin veyürütülür nitelikte bulunması gerekir.
İdari yargıyerinde, ancak idare tarafından tesis olunan idari işlemin iptaliistemiyle açılan bir davanın incelenmesi olanağıbulunmaktadır. Yoksa, idare tarafından, işlem tesisiniteliğinde bir yargı kararı verilmesi istemiyle açılacakbir dava, idari dava türleri arasında bulunmamaktadır.
Dava konusu olaydaise, davacı şirket tarafından, cadde ve sokakaydınlatılması hizmeti karşılığındatahakkuk eden 43.372,22 TL tutarındaki alacağın KDV si ilebirlikte davalı idareden tahsili istenilmekte ise de, tahsili istenilen bututarın davalı idare tarafından ödenmeyeceğineilişkin tesis edilmiş bir idari işlem bulunmadığıgibi ödenmesi yönündeki bir başvurunun reddine ilişkinişlem de olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,davacı idarenin, davalı adına cadde ve sokakaydınlatılması hizmeti karşılığındatahakkuk eden alacağın tahsili amacıyla işlem tesis etmesive gerekirse davalı tarafından bu işlemin iptali istemiyle davaaçması olanaklı iken, davacı idare tarafından, bualacağın tahsili istemiyle açılan davanınincelenmesi olanağı bulunmamaktadır…” gerekçesiyle2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine kararvermiş ve bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
DANIŞTAY ONUNCUDAİRESİ: 10.02.2014 gün ve E:2010/5201 K:2014/597sayılı kararında; “…Olayda, davacı idaretarafından, genel aydınlatma yerleri elektrik tüketimbedellerine ilişkin faturaların, genel aydınlatma yerleriabonesi olarak davalı idarece ödenmemesi nedeniyle, anılan dönemeilişkin faturaların toplam tutarı olan davacı kurum alacağınıntazmini istemiyle açılan dava; yukarıda yer verilen 2576sayılı kanunun 5. maddesi hükümleri uyarınca idaremahkemelerinin görevlerine giren iptal ve tam yargı davaları ilemaddede sayılan diğer dava türleri arasındaolmadığından, genel hükümler uyarınca adliyargı yerlerinde görülmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, idareMahkemesince, uyuşmazlığın çözümündeadli yargı yerlerinin görevli olması nedeniyle davanıngörev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanınincelemeksizin reddi yolunda verilen temyize konu mahkeme kararında hukukiisabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinin1.fıkrasında; adli, idari askeri yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı merciinin, davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvuracağı ve elindeki işin incelenmesini, UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteleyeceği, aynı maddenin2.fıkrasında ise; dava dosyası ile birlikte uyuşmazlıkmahkemesine gönderileceği hükmü yer almaktadır.
Bu itibarla,Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle verdiği E:2008/ 147, K:2008/ 174sayılı görevsizlik kararı üzerine İzmir2.İdare Mahkemesinde açılan bu davada da, Mahkemece,Dairemizin bozma kararına uyulması halinde görevli mahkemeninbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi gerektiği tabiidir…” denilmek suretiyletemyiz isteminin kabulü ile İzmir 2. İdare Mahkemesi’ninkararının bozulmasına karar vermiştir.
İZMİR 2.İDARE MAHKEMESİ: 18.09.2014 gün ve E:2014/1277 K:2014/1057sayılı kararında; “… Olayda, davacı idare tarafından,genel aydınlatma yerleri elektrik tüketim bedellerine ilişkinfaturaların, genel aydınlatma yerleri abonesi olarak davalıidarece ödenmemesi nedeniyle, anılan döneme ilişkinfaturaların toplam tutarı olan davacı kurumalacağının tazmini istemiyle açılan dava;yukarıda yer verilen 2576 sayılı kanunun 5. maddesihükümleri uyarınca idare mahkemelerinin görevlerine gireniptal ve tam yargı davaları ile maddede sayılan diğer davatürleri arasında olmadığından, genelhükümler uyarınca adli yargı yerlerinde görülmesigerekmektedir.
Ayrıca, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş veişleyişi Hakkında Kanun'un 15. Maddesinde "Olumsuzgörev uyuşmazlıklarında dava dosyaları, songörevsizlik kararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra, ceza davalarında doğrudan doğruyadiğer davalarda ise taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir." hükmüneyer verildiğinden ve Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle verdiğiE:2008/147; K:2008/174 sayılı görevsizlik kararından sonraMahkememizin iş bu kararıyla da görevsizlik kararıverildiğinden, tarafların Mahkememiz kararınınkesinleşmesinden sonra görevli yargı merciinin belirlenmesiistemiyle dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesiniisteyebileceklerinde duraksamaya yer bulunmamaktadır…” şeklindekigerekçe ile davanın görev yönünden reddine kararvermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dava dosyasıdavacı vekilinin talebi üzerine Mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 02.03.2015 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesiKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 14.maddesine göre; olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekmekte olup, bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise,hukuk uyuşmazlıklarında ancak davanın taraflarıncaileri sürülebilmektedir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmektedir
Dosya üzerinde 2247 sayılıYasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Adli ve idari yargı yerleriarasında anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının davacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemeceadli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle Mahkememizegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasın incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalıSelçuk Belediyesi’nin hizmet alanında bulunan cadde vesokakların aydınlatılmasında kullanılan elektriktüketimine ilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle,ödenmeyen fatura bedellerinin faizi ile birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır.
2577sayılı “İdari Yargılama Usulü Kanunu”nun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2.maddesinde “1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır: a)(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2.İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevininkanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerinegetirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlemniteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimdeyargı kararı veremezler. 3.Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır” denilmiştir. İdari davatürlerinden biri olan tam yargı davası, idari niteliktekiişlem ve eylemlerden kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan ve idarenin Kamu Hukukukurallarına ilişkin sorumluğunu gündeme getirerek,doğan zararın tazminine veya hakkın geri verilmesine mahkûmedilmesi isteklerini konu edinen davalardır. Dosyaların incelenmesinden;belediye ve mücavir alan sınırları içindeki cadde,sokak ve kamuya ait ücretsiz girilen halka açık yerlerinaydınlatılması hizmetinin, 08.01.2002 tarih, 4736Sayılı “Kamu Kurum veKuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ileBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması HakkındaKanun”un yürürlüğe girdiği tarihe kadardavacı tarafından ölçümyapılmaksızın karşılandığı, 4736Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca bu uygulamaya sonverildiği, anılan Yasa ve 233 sayılı KHK’nin35.maddesine dayanılarak çıkarılan BakanlarKurulu'nun 12.04.2002 tarihli 4100 Sayılı Kararının2.maddesinin (f) bendi ile il, ilçe, belde ve köylerdeki genelaydınlatma yerlerinin indirimli tarifeden yararlanacak birimler kapsamınaalındığı, aynı Kararın 3. maddesinin (f) bendinde,2002 yılı içerisinde bu kararın 2. maddesinin f bendindebelirtilen abone gruplarına ilişkin ölçüsistemlerinin tesis edilmesini takiben, genel aydınlatma yerlerininelektrik enerjisi yıllık giderlerinin belediye sınırlarıiçerisinde ilgili belediye bütçesindenkarşılanacağının belirtildiği; (Bakanlar KuruluKararının, belediyelere ilişkin kısmının iptaliistemiyle açılan davanın Danıştay10.Dairesinin-8.Daire ile yapılan müşterek Kurulunun- 5.7.2005 gün veE:2002/4286, K:2005/3965 sayılı kararıyla reddedildiği,kararın İdari Dava Daireleri Kurulu tarafındanonandığı, karar düzeltme isteminin reddedildiği vekesinleştiği), bunun üzerine davacının, 2006/3,4, 6 dönemlere ilişkin sokak aydınlatmaları nedeniyleharcanan elektrik bedeli olarak düzenlediği 74 adet faturayıdavalıya gönderdiği, davalının bu faturalarıödemeyip iade etmesi üzerine, davacı şirket tarafındanfaturalar konusu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle budavanın açıldığı; buna karşılıkdavalı idare tarafından, su ve elektrik hizmetlerininsatışının kamu hizmeti niteliğitaşımasına rağmen, özel hukuk kurallarınagöre yürütülen taraflar arasında imzalanan aboneliksözleşmesine dayandığı, ödenmeyen elektrikbedelinin tahsili konusunda hizmeti veren kuruluşa 6183 SayılıYasada olduğu gibi kamusal yetki ve ayrıcalıktanınmadığı, tahsilat işleminin özel hukukhükümlerine tabi olduğu, davacıdan genel sokakaydınlatması ve sokak aydınlatma direklerine enerji verilmesiyönünde taleplerinin olmadığı, taraflar arasındaabonelik sözleşmesi bulunmadığı, davacınınsokak aydınlatması hizmetini kendilerinin bilgisi ve iznidışında kamu hizmeti olarak kendi isteği doğrultusundaverdiği ifade edilerek davanın reddinin gerektiğisavunulmuştur. Davacı GedizElektrik Dağıtım A.Ş. ile Davalı SelçukBelediyesi arasında genel aydınlatmaya ilişkin abonmansözleşmesinin bulunmadığı, bedelin tahsili yolundatesis edilen işlemin abonman sözleşmesine göre değil,4736 sayılı Yasaya dayanılarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan 2002/4100 sayılı karar dayanakalınarak tesis edildiği anlaşılmış ise deaçılan davanın işlemin iptali değil alacakdavası niteliğinde olduğu açıktır. Öte yandan 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaYasanın 1. maddesinde, bu Yasa kapsamında tahsil edilecek alacaklarsayılmak suretiyle belirlendiğinden, bu koşullarıtaşımayan alacakların takip ve tahsilinde, bu Yasahükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Bu durumda, davakonusu edilen alacağın idari bir dava niteliğindeolmadığı, özel hukuk hükümlerine göreçözümlenmesi gereken bir alacak davası niteliğindeolduğundan davanın, özel hukuk hükümleri çerçevesindegörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli bulunmaktadır. Açıklanannedenlerle, Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.06.2008 günve E:2008/147 K:2008/174 sayılı verdiği görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Selçuk AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 25.06.2008 gün ve E:2008/147 K:2008/174sayılı GÖREVSİZLİK KARARIN KALDIRILMASINA, 02.03.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy