T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 152
KARAR NO : 2015 / 167
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : Polis memuru olarak görev yapmakta iken, geçirdiği trafik kazasında vefat eden davacı murisi hakkında 5510 sayılı Kanunun 47.maddesinin 1.fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın, müteveffa 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli sandığı iştirakçisi olduğu için, olayda 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerektiğinden İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :İ.N. Katılanlar : 1- A. N. 2- P. N. Vekili :Av. M. S. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekilleri :Av. T.Z. (İdari Yargıda) Av. A. D. (AdliYargıda) O L A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde özetle; davacı İ. N.’ın,müteveffa Ö. N.’ın babası olduğunu,müteveffanın Muğla Emniyet Müdürlüğündepolis memuru olarak görev yaptığını, MuğlaValiliği Milas Bölge Trafik Denetleme İstasyonAmirliği’nin yazısı ile 28.05.2011 tarihinde,Başbakan R. T. E.’ın Muğla iline yapacağıziyaret sebebiyle müteveffanın 657 sayılı DevletMemurları Kanunu’nun 177.maddesi gereğince geçicigörevli sayılmasına karar verildiğini, Ö. N.’ınkendisinin sevk ve idaresinde bulunan araçla, geçicigörevlendirme ile gittiği il merkezinden görev bitimidönerken, Muğla-Milas karayolunun 1.kilometresinde, karşıyoldan gelen otomobilin hatalı sollama yapması sonucu trafikkazasının meydana geldiğini, anılan kazada müteveffaile birlikte 3 kişinin vefat ettiğini, kaza tespittutanağında kusur dağılımıaçısından kazanın oluşumunda 48 LN 638 plakasayılı oto sürücüsü Ercüment Bütün’ün2918 sayılı Kanunun 34. maddesinde yer alan sürücüasli kusurlarından 7 kod nolu (Şeride Tecavüz Etme) bendiniihlal ettiğini; 44 HR 154 plaka sayılı otosürücüsü Ö.N.’ın ise kazada herhangi birkusur ve kabahatinin olmadığının bildirildiğini, müteveffaÖ.N.’ın vefatından sonra Adli Tıp Kurumutarafından yapılan inceleme neticesinde, İzmir Adli TıpKurumu’nun 16.06.2011 tarih ve 2011/3245/786 sayılı raporu ilemüteveffanın vücudunda 179 mg/dl etil alkol bulunduğuşeklinde raporun bildirildiğini, işbu raporun davalıidarenin Sağlık Kurulunca incelenmeyealındığını, Sosyal GüvenlikBaşkanlığı’nın Vazife MalullüğüTespit Kurulu’nun 12.01.2012 tarihli yazısı ile 5434sayılı Kanunu’nun vazife malulü sayılmayan hallerinihükme bağlayan 48.maddesinin a fıkrası ile 5510sayılı Kanunu’nun 47.maddesinin 2.fıkrasıgerekçe gösterilerek; Kurul’un 15.07.2011 tarih ve 129Sayılı kararının müteveffa ile ilgilikısmının iptali ile vazife malullüğühükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığıyönünde karar verildiğini belirterek, davalı kurumun12.01.2012 tarih ve 16 sayılı kararı doğrultusundamüvekkillere yönelik vazife malullüğüuygulanmasına imkan bulunmadığı yönündekikararın öncelikle yürütmesinin durdurulmasına,davalı idare tarafından müteveffa Ö. N. hakkında verilmişkararın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olmasından dolayıkararın iptali ile vazife malullüğü hükümlerininuygulanmasına karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara8.İdare Mahkemesi: 26.03.2012 gün, E:2012/470, 2012/403 sayılıkararı ile özetle; “Uyuşmazlığa konu olayda;Muğla Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuruolarak görev yapmakta iken 28.05.2011 tarihinde geçirdiğitrafik kazasında vefat eden davacının oğlu Ö. N.hakkında5510 sayılı Kanunun 47.maddesinin 1.fıkrasına görevazife malullüğü hükümlerininuygulanamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vazife Malullüğü TespitKurulu’nun 12.01.2012 tarih ve 16 sayılı kararınıniptali istemiyle açılan davanın görüm veçözümünde, 5510 sayılı Kanunun 101.maddesiuyarınca İş Mahkemesi görevli bulunmaktadır.”şeklindeki gerekçesi ile davanın görev yönündenreddine karar vermiştir. İşbukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineDanıştay 11.Dairesi 13.11.2012 gün ve E:2012/4531, K:2012/7234sayılı ilamı ile özetle hükmün onanmasınakarar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 4.İş Mahkemesi: 09.04.2013 gün ve E:2012/598,K:2013/422 sayı ile özetle; “davacıların ortak murisiÖ.N.’ın Başbakan’ın Muğla’yayapacağı ziyaret sebebiyle geçici görevli olarakgittiği Muğla’dan Milas’a görev sonrasıdönüşü sırasında meydana gelen trafikkazasında vefat ettiği, kazada tam kusurunun şerit ihlaliyaparak karşı yönden gelen araç şoförüErcüment Bülent’e ait olduğu, müteveffa Ö.N.’ınherhangi bir kusurunun bulunmadığı, her ne kadardavacıların murisi Ö.N.’ın kanında 179 mg/dletil alkol tespit edilmiş ise de, bilirkişi heyet raporunda dabelirtildiği üzere bir anda meydana gelen beklenmedik kazaüzerinde alkolün herhangi bir etkisinin olmadığı,kanaat-sonucuna varılmakla açılan davanın kabulüne,davacıların murisi Ö.N.’ın geçirmişolduğu trafik kazası sonucu vefatının görevisırasında meydana gelmesi nedeniyle vazife malulüsayılmasına ve davacılara parasal-özlükhaklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine kararverilmiştir.” şeklindeki gerekçesiyle davanın kabulünekarar vermiştir. İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 21.Hukuk Dairesi 27.05.2014 gün veE:2013/13231, K:2014/11375 sayılı ilamı ile özetle;“somut olayda uyuşmazlığın, 5510 sayılıyasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihindenönce Emekli Sandığı iştirakçisi olan davacılarmurisinin Milas Bölge Trafik Denetleme İstasyonAmirliği’nde polis memuru olarak görev yapmakta iken Kaymakamlıkgörevinin sona ermesi nedeniyle 28.05.2011 tarihinde Milas ilçesinegeri dönerken meydana gelen trafik kazası sonucuöldüğü, ölüm olayının vazifemalulü olarak kabulüne ilişkin isteminçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılıHMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan“yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyle davanınusulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerekyazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıolup, bozma nedenidir.” şeklindeki gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. Ankara 4.İş Mahkemesi: Yargıtay’ın bozmailamına uyduktan sonra 21.10.2014 gün ve E:2014/742, K:2014/909sayılı kararı ile özetle; HMK’nun 114/1-b,115/2.maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması ve idariyargının görevli olması nedeniyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, tarafların kararısüresinde temyiz etmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: İdarive adli yargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, idari yargıdosyası da temin edilmek suretiyle mahkememize gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, idari ve adli yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Muğla EmniyetMüdürlüğü emrinde polis memuru olarak görevyapmakta iken, geçirdiği trafik kazasında vefat eden müteveffaÖ. N.hakkında 5510 sayılı Kanunun 47.maddesinin1.fıkrasına göre vazife malullüğühükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı VazifeMalullüğü Tespit Kurulunun 15.07.2011 gün ve 129sayılı kararının iptali istemiyleaçılmıştır. Dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun15.07.2011 gün, 129 sayılı kararına ilişkinyazıda; müteveffa Ö.N.'ın ölüm olayınınfiilen polis memuru görevini yaptığı sırada meydanagelmediğinden, hakkında 5510 sayılı Yasanın47.maddesinin 1.fıkrasına göre vazife malullüğühükümlerinin uygulanmasının mümkünolmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. 31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 47.maddesi ''Vazife Malullüğü'' nüdüzenlemekte olup, maddenin 1.fıkrasında; ''...25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalılarınvazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleridışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamuidaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veyakurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparkenya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi veişten dönüşü sırasında veya işyerindemeydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazifemalûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazifemalûlü denir.'' hükmü yer almaktadır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncümaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar(memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul veyetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56,K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağı tartışmasızdır. Dosyakapsamında yer alan müteveffa Ö.N.'a ait Hizmet Cetvelindeyapılan incelemede, ilk atama tarihinin 14.07.2005 olduğuanlaşılmıştır. Budurumda, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ilehukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi olan müteveffanın babası,annesi ve kız kardeşi olan davacılar tarafındanaçılan davanın, görüm veçözümünde idari yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara 8. İdare Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 8.İdare Mahkemesinin 26.03.2012 gün,E:2012/470, 2012/403 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy