T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 162
KARAR NO : 2015 / 175
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :R.Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. Y.E.D.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. N.Ö. (Adli Yargıda)
Av. S.A. (İdari Yargıda)
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkettarafından sigortalı bulunan 42 CAN 06 plakalı aracın 07.10.2012tarihinde Denizli Çevre Yolunda Aydın istikametine seyir halindeiken yol yapım çalışması sebebiyle herhangi biruyarı, ikaz işaret levhası bulunmaması ve yoluntrafiğe kapatılmaması nedeniyle tek taraflı trafikkazasının meydana geldiğini, kaza sonrası meydana gelen 13.331,50TL maddi zarar bedelinin 05.11.2012 tarihinde sigortalıyaödendiğini, davalı idarenin söz konusu kazada %100oranında kusurlu ve sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 13.331,50 TL zarar bedelinin ödemetarihi olan 05.11.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 08.02.2013 gün ve E:2013/72,K:2013/74 sayı ile özetle; “dava konusu uyuşmazlıksigorta şirketinin halefiyete dayalı rücuen tazminat istemidir.Türk Ticaret Kanununda öngörülen rücukoşulları araştırılacaktır. Türk TicaretKanununun 5. maddenin 3. fıkrasına göre Asliye Ticaret Mahkemesiile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görevilişkisidir.
HMK’nun 1.maddesine göre; göreve ilişkin kurallarkamu düzenindedir. Görev konusu davanın her aşamasındataraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resengözetilir. Dava konusu uyuşmazlığa bakma görevi asliyeticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğundan davanınusulden reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklindekigerekçesiyle davanın usulden reddine kararvermiştir.
İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 30.05.2013 gün ve E:2013/7521,K:2013/8051 sayılı ilamı ile özetle; “...mahkemece,6102 sayılı TTK’nın 3.maddesi gereğince, 1472.maddeyedayalı olarak açılan davaya yine aynı Kanun’un5.maddesi dikkate alınarak bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesiolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş isede, Karayolları Genel Müdürlüğü kamu tüzelkişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlü bulunmalarınedeniyle kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunanzararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Ohalde mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü aleyhine açılan bu davadaadli yargının yargı yolu bakımından görevsizbulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesiyerinde görülmemiştir.” demek suretiyle hükmünbozulmasına karar vermiştir.
Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi: Yargıtay’ın bozmailamında uyduktan sonra 19.12.2013 gün ve E:2013/453, K:2013/741sayı ile özetle; davada idari yargının görevli olduğundanbahisle, davanın görev yönünden reddine karar vermişve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 5.İdare Mahkemesi: 11.09.2013 gün ve E:2013/1298,K:2013/1222 sayı ile özetle; “2577 sayılı Kanunun36.maddesinin (b) bendi gereği davanın görüm veçözümünde hizmetin görüldüğüveya eylemin yapıldığı yer mahkemesi olan Denizliİdare Mahkemesi bulunmaktadır.” demek suretiyle 2577sayılı Kanun’un 14 ve 15/1-a maddesi uyarınca davanınyetki yönünden reddine, anılan maddenin 4.fıkrasıuyarınca bu karara karşı yargı yolu kapalıolduğundan dava dosyasının Denizli İdare Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
Bu aşamadan sonra dosya Denizli İdare Mahkemesi’nin2013/950 Esas sırasına kaydedilmiştir.
Denizli İdare Mahkemesi: 22.10.2013 gün ve E:2013/950,K:2013/1040 sayılı kararı ile özetle; davanın adliyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, davanıngörev yönünden reddine karar vermiştir.
İşbu karara karşı yapılan itiraz başvurusuüzerine Denizli Bölge İdare Mahkemesi 18.03.2014 gün veE:2014/229, K:2014/342 sayılı ilamı ile özetle; hükmünonanmasına karar vermiş, davacı vekilinin karar düzeltmeistemi üzerine Denizli Bölge İdare Mahkemesi 30.09.2014 günve E:2014/944, K:2014/820 sayı ile davacı vekilinin karardüzeltme isteminin reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu,davacı vekilinin istemiüzerine, adli yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyasınailişkin evraklar da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirkettarafından sigortalı bulunan 42 CAN 06 plakalı aracın07.10.2012 tarihinde Denizli Çevre Yolunda Aydın istikametine seyirhalinde iken yol yapım çalışması sebebiyle herhangibir uyarı, ikaz işaret levhası bulunmaması ve yoluntrafiğe kapatılmaması nedeniyle tek taraflı trafikkazasının meydana geldiğini,kaza sonrası meydana gelen13.331,50 TL maddi zarar bedelinin 05.11.2012 tarihinde sigortalıyaödendiğini, davalı idarenin söz konusu kazada %100oranında kusurlu ve sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 13.331,50 TL zarar bedelininödeme tarihi olan 05.11.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayrımına gidilmemiş veidari uyuşmazlıkların çözümünde idare vevergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2013 gün veE:2013/453, K:2013/741 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy