T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1176
KARAR NO : 2015 / 41
KARAR TR : 2.2.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G. Sig. A.Ş.
Vekili : Av. F. Ö.
Davalı : Bayburt İl Özelİdaresi
Vekili : Av.Y. E.
O L AY : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan sigortaşirketi nezdinde 201797844 sayılı poliçe ile kaskosigortalı olan 34 VA 2230 plaka sayılı aracın 23.8.2012tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde hasarlandığını,bu olay sonucu araçta 8.621,00 TL ‘lik hasar meydanageldiğini; tespit edilen hasar bedelinin sigortalı araçsahibine 12.10.2012 tarihinde ödendiğini, zabıt varakasınagöre olayın meydana gelişinde %50 yol kusurunun tespitedildiğini, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına 8.621,00TL tazminat ödeyen müvekkilinin TTK’nın1301.maddesinegöre sigortalısının haklarına halef olarak kusurnispetine göre dava açmaya hak kazandığınıbelirterek 4.310,00 TL’nin 12.10.2012 tarihinden itibaren avans faizi ilebirlikte davalıdan tazmini istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BAYBURTASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA): 26.6.2014gün ve E:2013/320, K:2014/299 sayı ile, davacı yanınrücuen tahsilini istediği tazminatı gerektiren haksızeylemin davalı Bayburt İl Özel İdaresi’nin tüzelkişiliği yönünden kamu hizmetinin ifasına dairolduğu ve hizmet kusuru ile bağımlı bulunduğu, o haldeuyuşmazlığın tam yargı davasının konusunuoluşturacağı, 2577 Sayılı İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı idareye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekeceği, davacı yanın davasını rücuyadayalı haksız fiil kurallarına göre açmışolmasının bu olguyu değiştirmeyeceği, görevkurallarının kamu düzenine dair olduğu ve mahkemelerceistek olmasa bile kendiliğinden dikkate alınacağı, buitibarla, davada mahkemelerinin değil idare mahkemelerinin görevliolduğu gerekçesiyle, yargı yolu caizbulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyledavanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ERZURUM 2. İDARE MAHKEMESİ:21.11.2014 gün ve E:2014/1183 sayı ile, dava konusuuyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun uygulanmasına ilişkin bir tazminat davasıolduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca davanıngörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle adli yargının görevalanına giren davanın 2577 sayılı Yasa’nın14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddigerektiğinden, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 2.2.2015günlü toplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığı hasarıödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafikkazası neticesinde hasarlandığı, bahis konusu olay neticesindevasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespit edilen hasarbedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği, olayınmeydana gelişinde davalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği,meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyenşirketin kusur nispetine göre avans faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargınıngörevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, buKanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Erzurum 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesince (TicaretMahkemesi Sıfatıyla) verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın görümve çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Erzurum 2. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesinin (TicaretMahkemesi Sıfatıyla) 26.6.2014 gün ve E:2013/320, K:2014/299sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.2.2015gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Ertuğrul ARSLANOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy