T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 60
KARAR NO : 2015 / 73
KARAR TR : 2.2.2015
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : M.K. Vekili : Av. A.Ö. Davalı : Gümrük ve TicaretBakanlığı O L A Y :Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İstanbulGümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbaratMüdürlüğünce yapılan soruşturma sonucunda, Haydarpaşa GümrükMüdürlüğünce Art Boya Malzemeleri Kırt. ve Tur.Dış. Tic. San. Ltd. Şti. adına tescilli 55529/08.01.2008sayı-tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesimuhteviyatı eşya ile ilgili olarak, mezkur beyannamenin tescil tarihiitibari ile 5603.14.90.00.00 numaralı GTİP desınıflandırılan eşyanın, “Belirli Tekstilve Konfeksiyon Ürünlerinin İthalatında Gözetim veKoruma Önlemlerine ilişkin 2007/6 sayılı tebliğinÇin Halk Cumhuriyeti menşeli olanların ithalatında tektaraflı olarak kota uygulanır hükmü" gereğincekotaya tabii olduğu ancak yükümlü firmanıneşyayı 5602.10.90.00.00 GTİP de beyan ederek bukısıtlamadan kaçındığı, bu suretlebeyannamenin tescil edildiği tarih itibariyle geçerli olan mevzuatagöre bu fiilin 5607 sayılı Kanun kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiği, böylece Art Boya MalzemeleriKırt. ve Tur. Dış. Tic. San. Ltd. Şti. firmasınınithalatçı firma olması, Selen GümrükMüşavirliği firmasının ise 55529/08.01.2008sayılı beyannameyi tanzim edip Gümrük İdaresine sunmaksuretiyle, ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veyabelli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesinetâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal edip maddi kazanç elde ettiklerindenbahisle, Art Boya Malzemeleri Kırt. ve Tur. Dış. Tic. San. Ltd. Şti.unvanlı firmanın imza yetkilisi müdürü davacı MuhammetKöymen ile Selen Gümrük Müşavirliği isimlimüşavirlik firması yetkilisi Gümrük MüşaviriNizamettin Ağır hakkında yapılan ihbar nedeniyle, ÜsküdarCumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosunun29.5.2012 gün ve Kabahat Defteri No:2012/816, K:2012/848 sayılıkararı ile, “ithali bazı şartlara ve belgelere tabibulunan eşyayı aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” eyleminin kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı ve yukarıda ismi belirtilenkişinin 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrasıuyarınca 9.286.26 TL idari para cezası ile ayrıayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleadli yargı yerine itirazda bulunmuştur. İSTANBUL ANADOLU 40. SULH CEZA MAHKEMESİ; 24.5.2013 gün veD.İş No:2013/8 sayı ile; 5607sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Bu kez davacı vekili, davacıve Art Boya Malzemeleri Kırt. ve Tur.Dış. Tic. San. Ltd. Şti. unvanlı firma adına, Haydarpaşa GümrükMüdürlüğünün 08.01.2008tarih ve 55529 sayılı serbest dolaşıma girişbeyannamesi ile ilgili işleminin ve idari yaptırımkararının kaldırılması istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. İstanbul 1. İdareMahkemesi, savcılık tarafından verilen idariyaptırım kararının, 5326 sayılıYasa’nın 23. maddesi uyarınca verildiği, bu kararakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceği açıklanarak, açılan davanıngörüm ve çözüm görevinin adli yargı yerineait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, davacı vekilininitirazı üzerine, İstanbul Bölge İdareMahkemesi, davada sadece idari yaptırım kararı ile ilgili kararverildiği, her iki istem hakkında karar verilmesi gerektiğigerekçesiyle, eksik hüküm nedeniyle kararınbozulmasına karar vermiş, bu kez İstanbul 1. İdareMahkemesi, işlemlere karşı ayrı ayrı davaaçılması için dava dilekçesinin reddine kararvermiştir. Davacı vekili, davacıve Art Boya Malzemeleri Kırt. ve Tur.Dış. Tic. San. Ltd. Şti. unvanlı firma adına, idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 1. İDAREMAHKEMESİ; 10.4.2014 gün ve E:2014/682, K:2014/611 sayı ile, savcılıktarafından, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndayapılan değişiklikten önce bu Kanun uyarınca verilenidari yaptırım kararına karşı 5326 sayılıKanunun 27. maddesi hükmü gereğince sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceği açıklanarak, açılan davanıngörüm ve çözüm görevinin adli yargı yerineait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, davacı vekilininitirazı üzerine, İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul’unca, kararın onanmasına kararverilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 2.2.2015günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkûmiyetineya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgöz önüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdedavacı Muhammet Köymen tarafından idari yaptırımkararının kaldırılması istemiyle açılandava yönünden olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının; davacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece 15.maddede belirtilen hükmün aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedengönderildiği görülmekte ise de; Başkanlıkyazısıyla, adli yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren onaylı bir örneğinin Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin işlemlerde herhangibir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,5607 sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin on birinci fıkrası uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı idari para cezası verilir”; “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14 üncümadde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddeninon birinci fıkrası ise, (Değişik: 18/6/2014-6545/89md.) Ulusal markeruygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumununbelirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veyahiç içermeyen akaryakıtı; a) Ticariamaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, markeriçermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtınkaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılmasıhâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezayahükmolunur.”şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyayailişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimdensonra kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin dört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanın ithali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idaripara cezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23.maddesinde, “(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırımkararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılmasıhalinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; aynı Kanun’un“Başvuru yolu” başlığı altındadüzenlenen 27. maddesinin altıncı fıkrasında,“Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ; 5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul ” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise, “….. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonrakikanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanınincelenmesinden, Gümrük ve Ticaret Bakanlığıİstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık veİstihbarat Müdürlüğünce yapılansoruşturma sonucunda, HaydarpaşaGümrük Müdürlüğünce Art Boya MalzemeleriKırt. ve Tur. Dış. Tic. San. Ltd. Şti. adına tescilliserbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaile ilgili olarak, beyannamenin tescil tarihi itibari ile 5603.14.90.00.00numaralı GTİP de sınıflandırılaneşyanın, kotaya tabii olduğu ancak yükümlüfirmanın eşyayı 5602.10.90.00.00 GTİP de beyan ederek bukısıtlamadan kaçındığı, bu suretle ArtBoya Malzemeleri Kırt. ve Tur. Dış. Tic. San. Ltd. Şti.firmasının ithalatçı firma olması, SelenGümrük Müşavirliği firmasının ise, bahsedilen beyannameyi tanzim edip Gümrük İdaresine sunmaksuretiyle, ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veyabelli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesinetâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal edip maddi kazanç elde ettiklerinedeniyle, firmanın imza yetkilisi müdürü davacıMuhammet Köymen ile söz konusu müşavirlikfirması yetkilisi Gümrük Müşaviri NizamettinAğır hakkında yapılan ihbar üzerine; ÜsküdarCumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosunun29.5.2012 gün ve Kabahat Defteri No:2012/816, K:2012/848 sayılıkararı ile, “ithali bazı şartlara ve belgelere tabibulunan eşyayı aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” eyleminin kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı ve yukarıda ismi belirtilenkişinin 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrasıuyarınca 9.286.26 TL idari para cezası ile ayrıayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılıKanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan ilgili maddesi uyarınca,yapılan soruşturma sırasındasoruşturma konusunun kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun gereğince, CumhuriyetSavcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. mad-desindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınacağı,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca veaynı maddenin altıncı fıkrasında, soruşturmakonusu fiilin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idariyaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvurunun da bu itirazmerciinde inceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağıdüzenlendiğinden, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul Anadolu 40. Sulh CezaMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul Anadolu 40. Sulh CezaMahkemesinin 24.5.2013 gün veD.İş No:2013/8 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.2.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy