T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 56
KARAR NO : 2015 / 72
KARAR TR : 2.2.2015
ÖZET : Davacının, davalı idarece yürütülen kaldırım çalışmaları nedeniyle yol üzerinde bulunun bordür taşlarına çarpması neticesinde aracında meydana gelen hasar nedeni ile uğradığı zararın, yol üzerinde gerekli uyarı ve emniyet tedbirlerini almaması nedeni ile kusurlu bulunduğu iddia edilen davalıdan tazmini istemi ile açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :D.Ç.
Davalı :Etimesgut Belediye Başkanlığı
O L A Y :Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı belediyetarafından yürütülen kaldırım yapımçalışmaları nedeniyle hiçbir uyarı ve emniyettedbiri alınmadan yol üzerine bırakılan bir paletüzerinde bulunan kaldırım bordür taşlarına ticaritaksisi ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafikkazasının meydana geldiğini; belediyeye müracaat ederekmaddi zararının temin edilmesini talep ettiğini, ancakbelediyenin zararı ödemeyeceğini bildirdiğini belirterek;toplamda 1020 TL tamirat masrafı ve bir günlük işletmezararı ile birlikte 1.220 TL maddi zararın davalıdan tahsiliistemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır.
AnkaraBatı 3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 10.11.2014 gün ve 2014/268 Esas,2014/283 Karar sayılı kararı ile aynen; “Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin10/04/2014 tarih 2014/6538 Esas 2014/5484 Karar sayılı kararındaifade edildiği üzere idarenin sorumluluk alanında bulunankarayolu üzerindeki yapım, bakım ve onarımısırasında alınması gerekli tedbirlerin alınmamasınedeniyle doğan zararın tazmininin amaçlanmışolması karşısında idarenin görevinde olan kamuhizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğini, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alınan idare hukukukurallarına ve 2577 sayılı İYUK 2/1-b maddesindesayılan tam yargı yerleri görevli bulunmasına göremahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK.nun 114/1-b ve 115/2.maddeleriuyarınca davanın usulden reddine dair karar verilmesi gerektiğisonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdakihüküm tesis edilmiştir./ Mahkememize açılanişbu davada kamusal hizmet sırasında hizmetin kötüişleyişi nedeniyle zarar görüldüğündenbahisle hizmet kusuruna dayalı olarak maddi tazminat talebindebulunulduğundan 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1-b.maddesi uyarınca davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğisebebiyle HMK.nun 114/1-b ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usuldenreddine” karar vermiş, verilen karar davacıya12.11.2014 tarihinde, davalıya 12.11.2014 tarihinde tebliğedilmiş olup, taraflarca temyiz edilmediğinden, 28.11.2014 tarihindekesinleşmiş, karara bu şekilde şerh edilmiştir.
Davacı, aynıgerekçelerle; 1650 TL tazminatın tarafına ödenmesi istemiile bu kez İdari Yargı yerinde dava açmıştır.
Ankara7.İdare Mahkemesi: 08.12.2014 gün ve 2014/2086 Esassayılı kararı ile aynen; “…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 10.maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollan trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanıngerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın, karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmanın, aldırmanın ve denetlemenin Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında bulunduğunun hükmebağlanması, yine aynı kanunun 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesinde, Bu Kanundan doğansorumluluk davalarının, adli yargıdagörüleceğinin belirtilmesi karşısında.Karayolları Trafik Kanununun 10. maddesi uyarınca sorumluluğubulunan davalı idareye karşı açılan tazminatdavasının adli yargı yerince çözümlenmesigerektiği” şeklindeki gerekçesi iledavanın adli yargının görev alanına girdiğinibelirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU, MehmetAKBULUT ’un katılımlarıyla yapılan 2.2.2015günlü toplantısında:
Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davasında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının,davalı idarece yürütülen kaldırımçalışmaları nedeniyle hiçbir uyarı ve emniyettedbiri alınmadan yol üzerine bırakılan bir paletüzerinde bulunan kaldırım bordür taşlarına ticaritaksisi ile çarpması sonucu oluşan maddi hasarlı trafikkazası sonucu aracında meydana gelen zararın, olayda kusurubulunan davalıdan tazmini istemi ileaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davanın, davalı idarece yürütülenkaldırım çalışmaları sırasındahiçbir uyarı ve emniyet tedbiri alınmadan yol üzerine birpalet üzerinde bırakılan kaldırım bordürtaşları sebebiyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasısonucu davacının aracında oluşan zararın olayda kusurubulunan davalıdan tazmini istemi ile Ankara Batı 3.Asliye HukukMahkemesi’nde açıldığı, davanıngörev yönünden reddedilmesi üzerine bu kez Ankara 7.İdareMahkemesi’nde dava açıldığı, Ankara 7.İdareMahkemesi’nce davada adli yargının görevli olduğubelirtilerek; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesiKanunu’nun 19.maddesi gereğince görevli yargı yerininbelirlenmesi amacı ile dosyanın Mahkememize gönderildiğianlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Ankara 7.İdare Mahkemesi’nceyapılan başvurunun kabulü ile, Ankara Batı 3.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 7.İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Ankara Batı 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.11.2014gün ve 2014/268 Esas, 2014/283 Karar sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.2.2015 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Ertuğrul
ARSLANOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy