T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 23 KARAR NO : 2015 / 54 KARAR TR : 2.2.2015 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.E. Vekili :Av.B.U.& Av.O.Ş. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. (Adlive İdari Yargıda) Vekili :Av.H.K. & Av.D.E.Ö. İhbarOlunan :MaliyeBakanlığı (AdliYargıda) Vekili :Av.A.K.& Av.S.C. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum nezdindeçalışmakta iken; kurumun özelleştirilmesinden sonrabaşka kuruma atandığını, 4046 sayılı kanunagöre ataması gerçekleştirilen müvekkilininözlük haklarının ihlal edildiğini, 2006yılında ödenen yıllık ilk altı ayıiçin 40 TL, ikinci altı ayı için 40 TL dengetazminatı zammının müvekkilinin maaşınayansıtılmadığını ve bu haliyle müvekkilininmaaş ilmuhaberinin kuruma bildirildiğini, bu işlemdendolayı müvekkilinin 2006 yılından bu yana yılınilk altı ayı için 40 TL, ikinci altı ayı için40 TL ücret kaybı olduğu gibi 2006 yılından sonraverilen maaş zamlarının yansımasında da bu 80TL’nin ödenmemesinden dolayı zararıdoğduğunu, söz konusu işlemle müvekkilinin maddikaybı söz konusu olduğunu belirterek; müvekkilininmaaş nakil ilmuhaberinin hatalı olduğunun tespiti ile 2006yılında ödenen 40+40 denge tazminatınıntazminatın ödemesinin başladığı 01.01.2006tarihinden dava tarihine kadar ödenmesi ve denge tazminatınınyansıtılmamasından dolayı her yıl için verilenmaaş zam kayıplarının 01.01.2006 tarihindenmüvekkilinin nakil tarihi olan 01.09.2010 tarihine kadar işleyecek yasalfaiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile adliyargıda dava açmıştır. Yozgatİş Mahkemesi: 24.06.2011 gün ve 2011/21 Esas, 2011/496Karar sayılı kararında aynen; “…Yargıtay Hukuk GenelKurulunun 2009/9-506 Esas 2009/525 K. sayılı ve 18/11/2009 tarihli karariçeriğinden de; Kadrolu sözleşmeli personel ve kapsamdışı personel ayrımı "Kadrolu personel; 657sayılı Yasa'ya tabi çalışan Devlet memurlarıile 399 sayılı KHK hükümlerine göreçalışan sözleşmeli personeli kapsamaktadır.Iş mevzuatına geçen ve bu mevzuata tabi olarakçalışan personel ise; toplu iş sözleşmesikapsamına dahil edilen sendikalı olması zorunlu kapsamiçi denilen personel ile toplu iş sözleşmesikapsamına dahil edilmeyen kapsam dışı denilen personelikapsamaktadır. Iş Mevzuatına tabi olarakçalışan personelin neye göre TIS kapsamıiçinde veya dışında olacağı da TIShükümlerine göre belirlenmiştir. Dolayısıyla 399sayılı KHK uyarınca çalışansözleşmeli personel için iş mevzuatına tabi olarakçalışan kapsam içi ve kapsam dışıpersonelin hukuki durumu aynı değildir’ yapılmıştır. Davacının31/03/2006 tarihinden itibaren personel olarak hukuki statüsü29/01/2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4502 sayılıKanun'un geçici 4. maddesinde açıklanmaktadır. 406sayılı Yasa'da, 4502 sayılı Yasa ile getirilen ek madde 22ve 4502 sayılı Yasa ile getirilen ek madde 22 ve 4502sayılı yasanın geçici madde 4'de işyerindeuygulanacak personel rejimi düzenlenmiştir. Buna göre, ‘Ekmadde 22 (Ek:4502-27/01/2000) Türk Telekomçalışanlarının statüsü, ücret rejimive emekliliği ‘Personelin statüsü (Ekifade:4673-12/05/2001 /m.6) Türk Telekomdaki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar, Türk Telekom YönetimKurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlanaranır. (...) Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. Iş mevzuatına göreistihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlar yönetim kurututarafından tayin olunur.... iş mevzuatına tabi olan diğerTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretleri kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunur’ şeklinde belirlenmiştir. 4502sayılı "Telgraf ve telefon Kanunu, UlaştırmaBakanlığının Teşkilat ve görevleri hakkındakanun, telsiz kanunu ve posta, telgraf ve telefon idaresinin biriktirme veyardım sandığı hakkında kanun ile genel kadri veusulü hakkında kanun hükmünde kararnamenin ekicetvellerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun'nun;‘Geçici madde 4- Bu kanunun yürürlüğegirdiği tarihte Türk Telekom'da 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardan isteyeniş mevzuatına tabi personel statüsüne geçirilir.Iş mevzuatına tabi personel statüsüne geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devanı olunur. Bu kadro ve pozisyonlarda 399sayılı Kamın Hükmünde Kararname hükümleriçerçevesinde değişiklik yapılabilir. Kendiistekleri ile iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçenler ile emeklilik, istifa, ölüm ve benzeri sebeplerleboşalan kadro ve pozisyonlar hiçbir işleme gerekkalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Bu kadro vepozisyonlarda bulunanlar istekleri halinde 24/11/1994 tarihli ve 4046sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesineve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 22 nci maddesiçerçevesinde diğer kurum ve kuruluşlarınanakledilir. 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarıncaÖzelleştirme İdaresi tarafından yapılması gerekenödemeler bu madde kapsamındaki personel bakımından TürkTelekom tarafından yapılır’ denmiştir. 406Sayılı Yasanın ek 22. maddesine kapsam dışıpersonel olarak tabir edilen ve 4857 sayılı İş Kanunuhükümleri gereği 399 sayılı KHK kapsamında ‘SözleşmeliPersonel" statüsünden 31/03/2006 tarihi itibariyleçıkan davacının 375 sayılı yasaya 5473sayılı yasa ile eklenen Ek madde 3'de ödenmesiöngörülen ve 40+40 olarak tabir edilen ek ödemedenfaydalanması mümkün değildir. Davacıimzalamış olduğu 2. tip hizmet sözleşmesinde de 7.maddede açıkça" nakil hakkını saklıtutan çalışanın ikramiye, yardım vs. gibi malihakları için iş mevzuatına tabi kapsam dışıpersonel esaslarında yer alan hükümleri uygulanır. Ancakücretlerde yapılacak artış oranı kamudaki memur artışoranında olacaktır’ şeklindeki sözleşmemaddesinde açıkça Iş Kanunu hükümlerininuygulanacağını kabul etmiştir. Davacınınaçıkça 31/03/2006 tarihinden itibaren kapsamdışı personel olduğu sabit olduğu ve bu tarihtenitibaren sözleşmeli personel statüsündençıktığı açık olmakla davacıvekilinin de delil olarak sunduğu Yüksek Planlama Kurulukararlarında ‘399 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin ekli (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlardaçalışan sözleşmeli personele (Devlet HavaMeydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüpersoneli hariç) her ay 01/01/2006-30/07/2006 tarihlerinde 40 TL,01/07/2006 tarihinden itibaren de 80 YTL ek ödemeyapılmasına’ şeklinde karar alınmasına ve kapsamdışı personel için ise ‘... ve kapsamdışı kamu personelinin ücretlerine, bu personelinsözleşmeli ve kapsam dışı statülerdebulunduğu sürelere ait bu karardaki ücretartışlarının hiçbir işlem yapılmaksızınaynen uygulanmasına’ şeklinde karar alınmasınaşeklinde karar verildiği açık olmakla 01/01/2006tarihinden itibaren ödenecek olan 40 TL ve 80 TL ek ödemelerin 399KHK ya tabi sözleşmeli personele uygulanacağı kapsamdışı personel için ise sadece maaş artışoran ve kat sayılarının hem sözleşmeli personele, hemde kapsam dışı personele uygulanacağı ortayaçıkmaktadır. 31/03/2006 tarihindenitibaren kapsam dışı personel statüsüne girendavacının 4857 sayılı iş kanununa tabi olmasıkarşısında ‘Türk Telekomünikasyon AŞ kapsamdışı personel Esasları’nın 85.maddesindedüzenlenen ‘İlave Tediye ve İkramiye’başlıklı maddesine göre yer yılda 4 kez 13 ergünlük ilave tediye aldığı, yine yılda iki kez 30ar günlük iki ikramiye ödemesi aldığı tespitedilmiştir. Sözleşmeli Personel Statüsündenİş Kanununa tabi hizmet sözleşmesine tabi kapsamdışı statüye geçen davacı sözleşmelipersonelin almadığı ‘İlave tediye ve ikramiye’adı altında ek paralar almıştır. Zaten 5473sayılı yasa ile 375 KHK'ya eklenen ek madde 3'ünbaşlığı ‘Değişik adlar altında ilaveödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele eködeme yapılması ile bazı kanun ve kanun hükmündekararnamelerde değişiklik yapılması hakkındakanun’ şeklinde olup madde başlığında zatendeğişik adlar adı altında ilave ödeme almayanlara aitolmak üzere bu yasa gereği 375 KHK ya bu maddenin eklendiğiaçıkça ortaya çıkmaktadır. Yineaçıkça Ek madde 3 ün zaten ‘Memur vesözleşmeli Personele’ uygulanacağı da madde ekleyenkanun başlığından açıkça belli olmaklakapsam dışı personel statüsünde bulunan dava konusudönemde davacının 5473 Ek madde 3 te belirtilen ek ödemeden01/01/2006 ve Devlet Personel Başkanlığınabildirildiği 01/09/2010 tarihleri arasında faydalanmasıdavacının 31.03.2006 tarihinden itibaren kapsam dışıpersonel olması sebebiyle mümkün olmayacağındandavanın reddine” karar vermiş, karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay9.Hukuk Dairesi:02.04.2012 gün ve 2011/42799 Esas, 2012/10965 Karar sayılıkararı ile: “…Sonuç olarak davacı ile ilgilidavalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve malihaklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmeselkararlar getirtilmeli, davacının kapsamdışı nakle tabiolarak çalıştığı dönemde 406sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleriuyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399sayılı KHK.’un ek II. cetveline tabiçalışanlara uygulanan artışlardanyararlandırılıp yararlandırılmadığı, artışyapılıp yapılmadığı, yapılanartışın tebliğlerle getirilen artışlarınaltında kalıp kalmadığı, buna göre farkücret alacağı olup olmadığı ve tebliğleregöre yapılacak artışları kapsayacak şekildemaaş nakil ilmühaberinin düzenlenip düzenlenmediği konusundauzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre kararverilmelidir.” şeklindeki gerekçesi ile kararınbozulmasına hükmetmiştir. Yozgatİş Mahkemesi : 11.09.2014 gün ve 2012/641 Esas, 2014/257Karar sayılı kararı ile aynen: “…İncelenentüm dosya kapsamı ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozmailamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar dosyamızfarklı yönden bozulmuş ise de Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin2012/10404 E. 2014/15308 K. Sayılı kararında ki ‘Dairemizceyukarda belirtilen kapsamda bulunan nakle tabi işçilerledavalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasındakiuyuşmazlıklarda daha önce önceki bozma gibi esasayönelik kararlar vermiştir. Ancak Danıştay İdari DavaDaireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205 sayılıkararından sonra uyuşmazlığın adli yargı yerindegörüleceği konusunda yeniden değerlendirmeyapılması gerekmiştir. Anılan karara göre ‘yasaldüzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılaraközel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarınaolanak sağlandığı, söz konusu personelin,aylıksız izinli olarak geçen sürede kamu personelistatülerinin devam ettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile birkamu hizmetini yürütmek hakkını elde eden davalışirkete, devir sonrasında yetişmiş personelyetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Yasahükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla kimi görevleryüklendiği, 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunduğu, bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan‘Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin imtiyaz Sözleşmesi’ ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlem niteliğindeolduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu’ kabuledilmiştir. Aksi yönde Uyuşmazlık Mahkemesi’ninuyuşmazlıklarda adli yargı yerinin görevli olduğunadair kararlar var ise de ilke kararı olmadığından,Dairemizce Danıştay idari dava Dairelerinin gerekçeleriDairemizce benimsenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 26.12.2012gün ve 2012/9-1528 Esas, 2012/1398 Karar sayılı kararı ileuyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunukabul etmiştir. Görev kamudüzenindendir ve yargılamanın her aşamasında resendikkate alınmalıdır. Gerçekten özelleştirmedenönce statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli birsüreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda ‘artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında’ olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Diğer taraftan davacı, görevi nedeniile % 10 muhasebe ek ücretinin de ödenmediğini ve maaşnakil ilmühaberine yansıtılmadığını iddiaetmiştir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarımbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları açıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemecedavanın HMK.nun 114/1-b maddesi uyarınca ‘yargı yolununcaiz olmaması’ nedeniyle aynı yasanın 115/2. maddesiuyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılışekilde esasa girilerek davanın reddine karar verilmesihatalıdır.’ şeklindeki içtihadı ve aynıyönde yerleşmiş içtihatları göz önünealındığında dava konusunun maaş ilmühaberininiptali istemi olduğu, iptali istenen işlemin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemden kaynaklananuyuşmazlıklarda idari yargının görevli olduğuanlaşılmıştır. Yukardaanlatılan gerekçeler ışığında davanınHMK' nın 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolu caizolmadığından usulden reddine” şeklindekigerekçesi ile davanın HMK’nın 114/1-b maddesiuyarınca yargı yolu caiz olmadığından usulden reddinekarar vermiş, verilen karar taraf vekillerinin yüzlerinekarşı verilmiş olup, yasal süresi içerisinde temyizyoluna başvurulmadığından 20.09.2014 tarihindekesinleşmiş, karara bu şekilde şerh edilmiştir. Davacıvekili bu kez; aynı taleple idari yargıda davaaçmıştır. Yozgatİdare Mahkemesi: 10.12.2014 gün ve 2014/1072 Esassayılı kararında özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon GenelMüdürlüğü’nün olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden;uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunu gerekçe göstererek,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler:Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU, MehmetAKBULUT ’un katılımlarıyla yapılan 2.2.2015günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülenbiçimde görev uyuşmazlığı doğduğu,idari yargı dosyasının, son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. Diğerdavalı Maliye Bakanlığı’nın, davacıvekilinin idari yargıda açtığı davada hasımolarak gösterilmemesi ve yargılama sonrasında da davaya dahiledildiğine dair dosyasında bir bilgi ve belge olmaması nedenleriile; bu davalı yönünden oluşan bir görevuyuşmazlığı bulunmadığından, mahkememizcedeğerlendirme yapılmamıştır. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Türk TelekomA.Ş.'nde çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, nakle esas düzenlenen maaş nakil ilmuhaberininhatalı olduğunun tespiti ile dava konusu hatalı işlemnedeni ile uğradığı tüm zararların yasal faiziile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953 tarih ve 6145sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefonİşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgrafve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesineilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan;406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılıKHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’yaeklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge MüdürYardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadroihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk TelekomünikasyonA.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği”adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarihve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır.Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomdaçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde İl Müdür Yardımcısı olarak çalışmaktaiken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin dava konusu artış ve zamlar dikkatealınarak yeniden tespiti ile almaktan mahrum kaldığı eködenekler nedeni ile uğradığı zararın tazminiistemiyle; Yozgat İş Mahkemesi’ne davaaçıldığı; Yozgat İş Mahkemesi’nin 24.06.2011gün ve 2011/21 Esas, 2011/496 Karar sayılı kararı iledavanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilitarafından temyiz edildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 02.04.2012gün ve 2011/42799 Esas, 2012/10965 Karar sayılı ilamı ile bozmakararı verdiği, Yozgat İş Mahkemesi’nin 11.09.2014gün ve 2012/641 Esas, 2014/257 Karar sayılı kararı iledavanın usulden reddine karar verdiği, kararın taraflarıntemyiz etmemesi üzerine kesinleştiği, bunun üzerineİdare Mahkemesi’nde dava açıldığı, Yozgatİdare Mahkemesi’nce 2477 sayılı kanunun 19. Maddesikoşullarına uygun olarak dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiğianlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devleteve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Yozgat İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile Yozgat İş Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç:Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Yozgat İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Yozgat İş Mahkemesi’nin11.09.2014 gün ve 2012/641 Esas, 2014/257 Karar sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.2.2015 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy