T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1175
KARAR NO : 2015 / 13
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET : 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, işyerinin belirli bir süre için kapatılması kararı hakkında ayrıca idari yargı yerine dava açılmış olsa dahi ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A.Ç. Vekili : Av. Ü.Ö. Davalı : İlkadımKaymakamlığı İlçe Tütün KontrolBürosu OLAY : İlkadımKaymakamlığı İlçe Tütün KontrolBürosu’nun 8.11.2013 Olur tarihli ve 2013/424 sayılıkararı ile, İlçe TütünKontrol Bürosu, Tütün Denetleme Ekiplerince 16.7.2013tarihinde davacıya ait işyerinde yapılan denetim sonucu, dahaönce yapılan denetim tutanaklarından daanlaşıldığı üzere, 8.4.2013, 29.4.2013, 3.7.2013ve 16.7.2013 tarihlerinde, tütün ürünlerinin kullanımınınyasak olduğu kapalı alanlarda dört kez tütünürünü kullanımına izin verdiğinden bahisle, davacıya4207 sayılı Tütün ÜrünlerininZararlarının Önlenmesi ve Kontrolü HakkındaKanun’un 2. maddesinin birinci fıkrası (d) bendineaykırı davrandığı nedeniyle, aynı Kanun’un5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10.000 TL idari paracezası verilmiştir. Davacı vekili, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. SAMSUN 1.SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 19.9.2014 gün ve D. İş:2014/48sayı ile, davacının işyerinde aynı dönemiçerisinde üçüncü kez tütünürünlerinin kullanılması nedeni ile İlkadımKaymakamlığınca işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına karar verildiği, bu kararın iptaliiçin Samsun 2. İdare Mahkemesine davaaçıldığı ve bu davanın ilgili Mahkemenin2014/226 esasında görüldüğününanlaşıldığı belirtilerek, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 27/8. maddesine göre idari para cezası yanındaidari yargının görev alanına giren kararın daverilmiş olması nedeniyle davanın çözümününidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, davacı tarafından yapılan itiraz, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.10.2014gün ve D.İş No:2014/1271 sayılı kararı ile kesinolarak reddedilmiştir. Davacıvekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. SAMSUN 1. İDARE MAHKEMESİ: 4.12.2014 gün veE:2014/1621 sayı ile, 4207 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine göre, her bir fiil üzerineverilecek para cezası yaptırımı ileüçüncü tekrar halinde verilecek işyeri kapatmayaptırımının birbirinden bağımsızişlemler olduğu ve aynı işlem kapsamında verilmişcezalar olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı,kaldı ki bir kişiye aynı anda hem para cezası verilmesinehem de işyeri kapatma yaptırımı uygulanmasına olanakbulunmadığı, bu nedenle bu yaptırımlarınfarklı yaptırımlar olduğu ve 2577 sayılıYasa’nın 5. maddesi çerçevesinde idari yargıyerinde birlikte dava konusu edilebilecek işlemlerden deolmadığı, idari para cezaları ile idari yargınıngörev alanına giren başka yaptırımın birlikteuygulandığı durumlarda idari yargının görevliolabilmesi için yasa koyucunun; aynı işlem kapsamındatesis edilmiş olması, aynı kişi hakkında tesisedilmiş olması ve birlikte dava edilmesi şeklindeözetlenebilecek üç koşulun birlikte gerçekleşmesiniaradığı, bu üç koşulun birliktegerçekleşmediği durumlarda ise para cezasına ilişkinuyuşmazlıkların çözümünde genel görevkuralının uygulanacağı ve görevin adli yargıya aitolacağı sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, buçerçevede somut olaya bakıldığında, işletmenin4207 sayılı Yasa’nın ikinci maddesindekiyükümlülüğü aynı takvim yılıiçinde ikinci kez ihlali nedeniyle verilen para cezası ileaynı işletmenin aynı takvim yılı içindeaynı Kanun maddesini üçüncü kez farklı zamandaihlali nedeniyle verilen işyeri kapatma yaptırımının,5326 sayılı Kanun’un 27/8. maddesi çerçevesindeaynı işlem kapsamında idari yargı yerinin görevinegiren yaptırım olarak değerlendirilmesine olanakbulunmadığı ve 4207 sayılı Yasa’da bu Kanunhükümlerine göre verilen idari para cezasınakarşı başvuru yolu gösterilmediğinden KabahatlerKanunu’nun 27/1. maddesi uyarınca davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Dosyanın incelenmesinde, İlkadım Kaymakamlığıİlçe Tütün Kontrol Bürosu’nun 20.1.2014 Olurtarihli ve 2014/285 sayılı kararı ile, İlçeTütün Kontrol Bürosu, Tütün DenetlemeEkiplerince 10.10.2013 tarihinde davacıya ait işyerinde yapılandenetim sonucu, 3.7.2013, 16.7.2013, 23.7.2013 ve 10.10.2013 tarihlerinde,tütün ürünü tüketilmemesine ilişkinyasakların uygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgiliyükümlülüklerin yerine getirilmemesi fiiline istinaden,davacı adına bir yıllık dönem içindeüç defa idari yaptırım kararıuygulandığı belirtilerek, 4207 sayılıKanun’un 5. maddesinin onaltıncı fıkrasıgereğince davacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına karar verildiği, davacı vekilinin bu kararakarşı idari yargı yerinde dava açtığı vedosyanın Samsun 2. İdareMahkemesi’nin 2014/226 esasında kayıtlı olup derdest olduğu,dosya içinde bulunan ceza tutanağı ile Samsun 2. İdareMahkemesi’nce verilen yürütmenin durdurulmasınailişkin karardan anlaşılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecekdavalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasında çıkangörev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde,olay bölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır. 4207 sayılı Kanun’un“Ceza hükümleri” başlığı altındadüzenlenen 5. maddesinin ikinci fıkrasında, “(Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2nci maddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü,dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen yasaklarınuygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgiliyükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmesorumlularına, mahalli mülki amir tarafından bin TürkLirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî paracezası verilir.”; onaltıncı fıkrasında, “ (Ek: 13/2/2011-6111/202md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedeki cezalarıgerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürühâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürühâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdekiüçüncü tekerrürde de iş yeri on günden biraya kadar kapatılır.” denilmiş; “Tütünürünlerinin yasaklanması” başlığıaltında düzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b) Koridorları dahil olmaküzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret,sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususiaraçların sürücü koltukları ile taksi hizmetiverenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu vehavayolu toplu taşıma araçlarında, ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının,dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahilolmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının,kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı veaçık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ilekahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilenişletmelerde, tüketilemez….. ” hükmü yer almıştır. Bu haliyle, 4207 sayılı Kanun’da, idari paracezası ile işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin karara karşı kanun yolunailişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 günve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16. maddesinde,“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olanidarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarîtedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Aynı maddeye 5560 sayılıKanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararları-nın kaldırılmasınakarar verilmiş ise de, somut olayda, davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesininonaltıncı fıkrasına dayanılarak ve bu fıkradaöngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil,belirli bir süre için (10 gün) kapatılmasına kararverildiği ve idari yargı yerindedava konusu edildiği anlaşılmış ise de; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “işyerininkapatılması”na ilişkin hükmün, 13.2.2011 tarihve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle 4207 sayılıKanun’da ilk kez, 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un27. maddesiyle de değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bukarara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde, işyerininbelirli bir süre kapatılmasına ilişkin kararın iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesininikinci fıkrası uyarınca verilen para cezasının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4207 sayılıKanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Samsun 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile,Samsun 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Samsun 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Samsun 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.9.2014gün ve D. İş:2014/48 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININKALDIRILMASINA, 26.1.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy