T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1083
KARAR NO : 2015 / 3
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET : Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığınca, 5429 sayılı Kanun’un 54. maddesine göre düzenlenen İdari Para Cezası Karar Tutanağı ile verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Turkcellİletişim Hizmetleri A.Ş. Vekili : Av. B.G. Davalı :Türkiye İstatistik Kurumu Vekili : Av. O.I. O L A Y : Türkiye İstatistikKurumu Başkanlığınca, 31.1.2014 gün ve KütükNo:2014/2 sayılı İdari Para Cezası Karar Tutanağıile davacı adına, istenilen bilgileri zamanında ve doğruolarak vermediği nedeniyle, 5429 sayılı Türkiyeİstatistik Kanunu’nun 8. maddesine muhalefet ettiğindenbahisle, aynı Kanun’un 54.maddesi uyarınca 2195 TL. idaripara cezası verilmiş, aynı Başkanlığın31.1.2014 gün ve ….619-90 sayılı yazısı ile,davacıya, hakkında idari para cezası uygulandığı,ancak bu durumun bilgi verme yükümlülüğünükaldırmadığı ve istatistik üretmek maksadı ileistenilen bilgilerin, iş bu yazının tebliğinden itibarenotuz gün içerisinde Başkanlığa gönderilmesitalebinin yenilendiği bildirilmiştir. Davacı vekili, 31.1.2014gün ve ….619-90 sayılı işlem ile İdariPara Cezası Karar Tutanağının iptali istemiyle idari yargıyerine itirazda bulunmuştur. Davalı vekili süresiiçinde, idari para cezasının iptali istemiyleaçılan dava yönünden görev itirazındabulunmuştur. ANKARA5. İDARE MAHKEMESİ: 11.7.2014 gün ve E:2014/361 sayı ile; 5429sayılı Kanun’un “idari para cezaları”başlıklı 54. maddesinde, Türkiye İstatistik Kurumutarafından bu madde uyarınca verilecek cezalar için herhangibir Kanun yolunun öngörülmediği, bu nedenle 5326sayılı Kanun’un 3/1 ve 27/1. maddeleri uyarıncaanılan Kanuna göre verilen para cezaları için kanun yoluolarak sulh ceza mahkemesine başvurulması gerektiği önesürülmüş ise de, davaya konu 31.1.2014 gün ve 90sayılı işlemde söz konusu para cezasınınyanında istatistik üretmek amacı ile istenilen bilgilerin otuzgün içinde davalı idareye gönderilmesinin deistenildiği ve bu kısmın idari yargının görev alanınagiren idari bir işlem niteliğinde olduğunun görüldüğü, bu durumda dava konusu işlemde,hem idari yaptırım kararı hem de aynı kişi ile ilgiliolarak idari yargının görev alanına giren bir kararverilmiş olup bu işlem nedeniyle oluşan uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde idari yargımercilerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıaçıklanarak, davalı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalı Türkiyeİstatistik Kurumu vekilinin, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; dava konusu işlem ile verilen idari paracezasının 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5429sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nda idariyaptırımlara itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, bu durumda, Kabahatler Kanunu'nun 5560sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılıYasa hükümleri dikkate alınacağından, anılan Kanun'un 27. maddesinin (l) numaralı bendi uyarınca, davanınidari para cezasının iptali istemine ilişkin kısmı ileilgili olmak üzere adli yargı yerinin görevliolduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun'un 10 ve 13.maddeleri gereğince, davanın idari para cezasına ilişkinbölümü bakımından olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca DanıştayBaşsavcısının da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI; 5326 sayılı Kanun ile 5429 sayılı Kanunhükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 5429sayılı Kanun’un 54. maddesinin,karşılığında idari yaptırımuygulanmasını öngördüğü fiillerin kabahatdeyimine girdiği, bu kabahat fiillerikarşılığında öngörülen idari paracezalarının ve tazminat tahakkukunun idari yaptırımıntürlerinden birisi olduğu, 5429 sayılı Kanun’agöre verilen idari yaptırım kararlarına karşıaçıkça idari yargı yerlerine başvurulabileceğiyönünde bir düzenleme bulunmadığından, 5326sayılı Kanun’un 27/1 maddesi gereğince bu konudagörevli yargı yerinin sulh ceza mahkemesi olduğu sonucunaulaşıldığı, nitekim dava konusu işlemde de,“idari para cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren15 gün içinde sulh ceza mahkemesinde davaaçılabileceği” nin vurgulandığıbelirtilerek, davanın idari para cezasına ilişkinkısmı yönünden, 2247 sayılı Yasanın13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulügerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. DavalıTürkiye İstatistik Kurumu vekilinin anılan Yasa’nın10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddesinde belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca,10.maddesinde öngörülen biçimde davanın idari paracezasına ilişkin kısmı yönünden olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Türkiyeİstatistik Kurumu Başkanlığınca, 5429 sayılıKanun’un 54. maddesine göre düzenlenen İdari ParaCezası Karar Tutanağı ile verilen idari para cezası ve aynıBaşkanlığın 31.1.2014 gün ve ….619-90sayılı yazısının iptali istemiyle açılmıştır. 5429 sayılıTürkiye İstatistik Kanunu’nun“ İdarî paracezaları” başlıklı 54. maddesinde, “Sayımlardageçerli mazereti olmadan verilen görevleri yapmaktankaçınanlara beşyüz Yeni Türk Lirası idarîpara cezası uygulanır. Görevlendirilenleri geçerli mazeretiolmaksızın eğitim ve toplantılara göndermeyen veyagörev yapmasına izin vermeyen kamu kurum vekuruluşlarının yöneticileri ve sorumlularına, izinvermedikleri her kişi için beşyüz Yeni TürkLirası idarî para cezası uygulanır ve bu durum ilgililerinkurumlarına bildirilir. Ayrıca, görevlendirilmek üzereyetiştirme kurslarına katılan kimselerden, görevlerinigeçerli mazereti olmaksızın yapmaktankaçındıkları takdirde, yetiştirilmeleri içinyapılan giderler genel hükümler çerçevesindetahsil edilir. Başkanlıkveya kurum ve kuruluşlar tarafından Program kapsamında istenenbilgileri, geçerli bir mazereti olmaksızın belirlenenşekil ve sürede vermeyen veya eksik veya hatalı verenler, birkereye mahsus olmak üzere uyarılarak yedi gün içerisindebilgileri vermeleri veya eksik ve hataları gidermeleri istenir. Buuyarıya rağmen, bilgileri hiç vermeyen veya talepedildiği hâlde eksikleri gidermeyen ve hatalarıdüzeltmeyen gerçek kişiler veya özel hukuk tüzelkişilerinin organ ve temsilcileri hakkında, fiilin; a)Hanehalkı veya bireylerle yapılan araştırmalardaişlenmesi durumunda beşyüz Yeni Türk Lirası, b)(İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 20/3/2008 tarihli ve E.: 2006/167, K.:2008/86 sayılı Kararı ile.; Yeniden Düzenleme:25/11/2008-5813/3 md.) Hane halkı veya bireyler dışındakalan diğer istatistikî birimlerle yapılanaraştırmalarda işlenmesi durumunda binbeşyüz YeniTürk Lirası, c)Sayımlarda işlenmesi durumunda ikibin Yeni Türk Lirası, İdarîpara cezası uygulanır. (Ek fıkra: 13/6/2012-6327/41 md.) Kurum tarafından bu Kanunun 9 uncumaddesi kapsamında talep edilen her türlü kayıt ve verininotuz gün içinde verilmemesi veya Kurumun kullanımınaaçılmaması durumunda ilgili kurum ve kuruluşun üstyöneticileri hakkında ikinci fıkranın (b) bendindebelirtilen tutarda idari para cezası uygulanır. İdarî para cezası ve diğer cezalarınuygulanması, istatistikî birimin bilgi vermeyükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. 7201sayılı Tebligat Kanununda belirtilen usûllerden biri ileyapılan tebligatlar veya araştırmada görev alan personeltarafından bilgi ile ilgili dokümanların istatistikî birimyetkilisine verildiği veya bilginin istenmesi amacıylaistatistikî birimin ziyaret edildiğine ilişkinBaşkanlıkça belirlenen usûllere uygun olarak tanzimedilmiş tutanaklar, istatistikî birimlerden bilgi istendiğinintevsikinde yeterli olup, ispat için başka belge aranmaz. Bumadde hükümleri, sözleşme ile üçüncükişilere yaptırılan araştırmalar için deuygulanır. İdarîpara cezalarına ilişkin karar, sayım için mahallîkomiteler kurulması durumunda, komitelerin başkanıtarafından; Programda belirtilmek şartıyla sayımlarınbaşka kurum ve kuruluşlar tarafındangerçekleştirilmesi durumunda bu kurum ve kuruluşların enüst yöneticileri tarafından; diğer durumlarda iseBaşkanlığın merkez veya taşra teşkilâtınınen üst amirleri tarafından verilir ” denilmiş; “Cevapverme yükümlülüğü ve sınırları” başlıklı 8. maddesinde, “İstatistikî birimler, ülkenin ekonomi, sosyal, demografi,kültür, çevre, bilim, teknoloji ve ihtiyaç duyulandiğer alanlardaki resmi istatistikleri üretmek üzere,Anayasa’da belirlenen temel haklar ve ödevlerçerçevesinde, kendilerinden istenen veri veya bilgileri,Başkanlığın belirleyeceği şekil, süre vestandartlarda eksiksiz ve doğru olarak ücretsiz vermekleyükümlüdür.” hükmü yeralmıştır. 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nda idaripara cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyer almamaktadır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır";Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında, "idari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almış; Aynı maddenin, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce, idaripara cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Ancak, somut olayda, davacıya,istenilen bilgileri zamanında ve doğru olarak vermediğinedeniyle, 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nun8. maddesine muhalefet ettiğinden bahisle, aynı Kanun’un54.maddesi uyarınca idari para cezası verilmiş, aynıBaşkanlığın 31.1.2014 gün ve ….619-90sayılı yazısı ile, davacıya, istenilen bilgilerizamanında ve doğru olarak vermediği nedeniyle, hakkındaidari para cezası uygulandığı, ancak bu durumun bilgi vermeyükümlülüğünü kaldırmadığından,istatistik üretmek maksadı ile istenilen bilgilerin, buyazının tebliğinden itibaren otuz gün içerisindeBaşkanlığa gönderilmesi talebinin yenilendiğininbildirildiği görülmüş, bu durumda, davacıyaistenilen bilgileri zamanında ve doğru olarak vermesi için yenibir bildirim yapıldığı, bu bildirimin davacıya verilenidari para cezasına konu işlem kapsamında kabulününmümkün olmadığı sonucunavarılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nda daidari para cezasına başvuru konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekiliningörev itirazının reddine ilişkin, Ankara 5. İdareMahkemesince verilen görevlilik kararının, 31.1.2014 gün veKütük No:2014/2 sayılı İdari Para Cezası KararTutanağı ile davacı adına verilen idari para cezasıile ilgili kısmının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin, Ankara5. İdare Mahkemesinin 11.7.2014 gün ve E:2014/361sayılı GÖREVLİLİK KARARININ, 31.1.2014 gün veKütük No:2014/2 sayılı İdari Para Cezası KararTutanağı ile davacı adına verilen idari para cezasıile ilgili kısmının KALDIRILMASINA, 26.1.2015 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy