T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 19
KARAR NO : 2015 / 22
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET: 1994 yılında askerlik görevini yaptığı birliğinde bölücü terör örgütü militanları ile girilen çatışmada sol kolunun üzerine bir cisim düşmesi sonucunda yaralandığını belirten davacının, kendisine vazife maluliyeti aylığı bağlanması talebinde bulunması sonrası SGK Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca verilen ret kararının iptali istemiyle açılan davanın, ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :M. E.
Vekili : Av. M.Y.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av. Y.E.
OL A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; müvekkilinin askerlik göreviniBolu’da 2.Tugay Komutanlığında yaparken, görevliolarak gittiği Tunceli’nin Hozat bölgesindebölücü terör örgütüyle çıkançatışma sırasında sol kolundan ağırşekilde yaralandığını, bu yaralanma nedeniyleElazığ Askeri Hastanesine oradan da Elazığ Devlet Hastanesinesevk edildiğini, Elazığ Devlet Hastanesinin 13.10.1994 tarihlisağlık kurulu raporunda davacının sol el bileğiinhickasyonu ve radius alt uç kırığı olduğununbelirtildiğini ve 30 gün istirahat verildiğini, daha sonramüvekkilinin tekrardan birliğine katıldığını,sol el bileğindeki rahatsızlıkların artmasıüzerine GATA’ya sevk edildiğini, burada GATA SağlıkKurulunun 31.01.1995 tarih ve 1622 sayılı kararı ile ortopedipolikliniğinden bir buçuk ay hava değişimialdığını ve daha sonrasında da askerlik görevinibitirdiğini, 2010 yılında da Sosyal Güvenlik KurumuEmeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü PrimsizAylıklar Daire Başkanlığı’na “vazifemalullüğü” için müracaat ettiğini, fakatSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı VazifeMalullüğü Tespit Kurulunun 14.06.2013 karar tarihli ve 488 kararnolu kararını da barındıran Sosyal Güvenlik KurumuEmeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü PrimsizAylıklar Daire Başkanlığının cevabiyazısında; “Askerlik göreviniKırıkkale-Yahşihan 55002. Mühimmat depokomutanlığı emrinde avcı eri olarak yapmakta iken BTÖmensupları ile çıkan çatışmada sol kolununüzerine bir cisim düşmesi sonucu yaralandığıiddiasına ilişkin, öyküsü kendi ifadesine göreyazılmış sağlık kurulu raporu ve sonradandüzenlenen durum belgesi ile terhis belgesi dışında VazifeMalullüklerini belirten usul ve belgeler hakkındaki tüzükhükümlerine göre olay tarihinde düzenlenmiş görevemri, olay tutanağı, ilk kaza, ayrıntılı kaza ya daidari tahkikat raporu, mahkeme kararı gibi vazifemalullüğünü teşvik edici belgeleri bulunmayan ve 5434sayılı yasanın 49.maddesinin son fıkrası uyarıncavazife malullüğünü belgeleyemeyen M.E.hakkında,aynı yasanın vazife malullüğü hükümlerininuygulanmasına imkan bulunmadığı” şeklindekikararın kendisine 16.07.2013 tarihinde ulaştığınıbelirterek, davanın kabulü ile, olay tarihinden itibarenödenmeyen hak ve alacaklarının müvekkiline ödenmesineve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı VazifeMalullüğü Tespit Kurulunun 14.03.2013 karar tarihli ve 488 kararnolu kararı ile, 26.06.2013 tarihli 87821373/73.676.111 sayılıdavalı idare işleminin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Gaziantep1.İdare Mahkemesi: Dava dilekçesini tebliğeçıkartmaksızın 21.08.2013 gün ve E:2013/1353,K:2013/1359 sayılı kararı ile “...davanın,işlemi tesis eden merciin bulunduğu yer olan Ankara İdareMahkemesince görülüp çözümlenmesi sonucunavarılmıştır.” demek suretiyle 2577 sayılıKanunun 15.maddesinin 1/a bendi uyarınca yetki yönündenreddine, dava dosyasının yetkili Ankara İdare Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
Buaşamadan sonra dosya Ankara 16.İdare Mahkemesinin 2013/1701 esassırasına kaydedilmiştir.
DavalıSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili süresiiçinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; görevitirazında bulunmuştur.
Ankara16.İdare Mahkemesi: 14.05.2014 gün ve E:2013/1701 sayılıkararı ile özetle; “olayda, davacının askerlikyaptığı sırada girdiği çatışmaneticesinde yaralandığından bahisle kendisine aylıkbağlanması istemiyle yapılmış olan başvurununreddine ilişkin davalı idare işleminden kaynaklanan ve askerihizmetin irdelenmesine ilişkin olmayan uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün idariyargının görevine girdiği sonucuna varılmıştır.”demek suretiyle davalı idare vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir. DavalıSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilince süresiiçinde verilen dilekçe ile Askeri Yüksek İdareMahkemesi lehine olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı: “2247 sayılı Yasa’nın10.madde 1-4 fıkraları “Görevuyuşmazlığı çıkarma; adli, idari ve askeri biryargı merciinde açılmış olan davada ileri sürülengörev itirazının reddi üzerine ilgili Başsavcıveya Başkanın sözcüsü tarafından görevkonusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmesidir. /Yetkili Başsavcı veya Başkanın sözcüsününUyuşmazlık Mahkemesinden istekte bulunabilmesi için,görev itirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birincioturumda, ceza mahkemelerinde delillerin ikamesine başlamadan önce;idari yargı yerlerinde de dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadanyapılmış olması ve yargı yerlerinin de kendileriningörevli olduklarına karar vermiş bulunmalarışarttır. / Görev itirazının yargı merciinceyerinde görülerek görevsizlik kararı verilmesi halinde,görev konusunun Uyuşmazlık Mahkemesince incelenebilmesi,temyizen bu kararın bozulmuş ve yargı merciince de bozmayauyularak görevli olduğuna karar verilmiş bulunmasınabağlıdır. / Uyuşmazlık çıkarma istemindebulunmaya yetkili makam; reddedilen görevsizlik itirazı adliyargı yararına ileri sürülmüş ise CumhuriyetBaşsavcısı, idari yargı yararına ilerisürülmüş ise Danıştay Başkanınınsözcüsü, askeri ceza yargısı yararına ilerisürülmüş ise Askeri YargıtayBaşsavcısı, Askeri İdari Yargı yararına ilerisürülmüş ise bu mahkemenin Başkanınınsözcüsüdür.” Hükümleri uyarınca,davalı idare tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesilehine yapılan itiraz ve başvuru hakkında, AYİMtarafından karar verilmesi gerekmekle, başvurunun AYİM Başkanlığı’nagönderilmesi gerekmektedir.” demek suretiyle 2247 sayılıkanunun 10 ve 13 maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına yer olmadığına,dosyanın gereği yapılmak üzere mahkemesinegönderilmesine şeklinde karar vermiştir. Bu aşamadan sonra Ankara16.İdare Mahkemesi dosyayı Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcılığına göndermiştir. AYİMBaşsavcısı: “1602 sayılı Askeri Yüksekİdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinde Askeri Yüksek İdareMahkemesinin görevleri hükme bağlanmıştır.Anılan hükme göre; "Askeri Yüksek idare MahkemesinceAskeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarakyargı denetimi yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz." denilmiştir. Asker kişinin tanımınınyapıldığı aynı hükmün 2 ncifıkrası ise, "Bu kanunun uygulanmasında asker kişidenmaksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veyahizmetten ayrılmış olan Subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmelierbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır"hükmünü taşımaktadır. 1602sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ilk fıkrasında; “20nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı;yetki,sebep,şekil, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak iptal davaları, aynı idari işlem veeylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tamyargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak AskeriYüksek İdari Mahkemesinde çözümlenir ve kararbağlanır" denilmektedir. Anayasanın,Askeri Yüksek İdare Mahkemesi başlıklı 157 ncimaddesinde yer alan göreve ilişkin hükümleriniyukarıda açıklandığı gibi benzer bir'biçimde tekrarlayan Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 20 ncive 21 inci maddelerine göre uyuşmazlık konusunun Askeriİdari Yargı yerinde görülebilmesi için; davanınkonusunu teşkil eden işlem ve eylemin “asker kişiyiilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin olma”şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. “Askerkişiyi ilgilendirme" şartından davacının,hizmette veya görevden ayrılmış ve 1602 sayılıKanunun 20 nci maddesinde sayılan asker kişilerden olmasıgerektiği açıktır. Diğerşart ise; davaya konu işlemin “askeri hizmeteilişkin" olmasıdır. Uyuşmazlık Mahkemesininbirçok kararında belirtildiği üzere idari işlemin veyaeylemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin" olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin ve eylemin konusuna vegerçekleştirilme tarzına bakılması gerekmektedir.Eğer idari işlem ve eylem askeri gereklere, askeri usul ve yöntemeve askeri hizmete göre tesis edilmiş ya da askeri hizmetgörülürken veya askeri bir vazifenin ifası esnasındavuku bulmuş ise bu işlem ve eylemin askeri hizmete ilişkinbulunduğu kabul edilmelidir. Daha açık bir ifadeyle,işlemin ve eylemin “askeri hizmete ilişkin" olupolmadığının anlaşılabilmesi için, somutolayda, idarece ya da kamu görevlilerince, bir asker kişinin askeriyeterlik ve yetenekleri, tutum ve davranıştan, askeri geçmişi,asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural, gerekve gelenekler, askeri vazifeler ve hizmetler göz önündetutularak hareket edilip edilmediği gözetilecek ve işlemin ya daeylemin “askeri hizmete ilişkin" olupolmadığının anlaşılması bu esaslar dahilindemümkün olabilecektir. Davanınkonusunu; bölücü terör örgütümilitanlarıyla girilen çatışma üzerine“davacının yaralanması ve tedavileri devam ederken malulhale gelmesi üzerine vazife maluliyeti aylığıbağlanması istemi" oluşturmaktadır.Dolayısıyla, söz konusu davanın, “askeri hizmeteilişkin bir eylem”e dayandığı hususunda tereddütyoktur. Ayrıca eylemin meydana geldiği tarihte vatani göreviniyapan er rütbesindeki davacının, 1602 sayılı Kanunun20 nci maddesinde belirtilen manada “asker kişi” olduğuda açıktır. Açıklanannedenlerle; dava konusu olayda Anayasanın 157 nci ve 1602 sayılıAskeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesindeöngörülen idari eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi" ve “askeri hizmete ilişkin bulunması"şartları beraber gerçekleştiğinden, davanıngörüm ve çözümünde Askeri Yüksekİdare Mahkemesinin görevli olduğudeğerlendirilmiştir.” şeklinde karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane Topuz, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin anılanYasanın 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygunolarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi vedahi 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine AYİM Başsavcısı’nca,davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıbakımından 10.maddede öngörülen biçimde olumlugörev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim İsmail SARI’nın,davanın çözümünde askeri idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen DanıştaySavcısı Yakup BAL ile AYİM Savcısı Mehmet ALP’indavada askeri idari yargının görevli olduğu yolundaki yazılıve sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1994 yılında askerlikgörevini yaptığı birliğinde bölücüterör örgütü militanları ile girilençatışmada sol kolunun üzerine bir cisim düşmesisonucunda yaralandığını belirten davacının,kendisine vazife maluliyeti aylığı bağlanmasıtalebinde bulunması sonrası SGK Vazife MalullüğüTespit Kurulunca verilen 14,06.2013 tarih ve 488 sayılı retkararının iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa’nın157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeriolmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk veson derece mahkemesi olduğu; ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında “Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar.Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz” denilmiştir. Bunagöre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bir davayabakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin “askerkişiyi ilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir. 1602sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde,Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. Olayesnasında avcı eri olan davacının 1602 sayılıYasa’nın 20. maddesinde sayılan asker kişilerdenolduğu ve bu nedenle dava konusu işlemin asker kişiyiilgilendirdiği tartışmasızdır. Davakonusu işlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığınagelince: İdariişlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise, buişlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Dahaaçık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler;idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin, askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural vegerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makamtarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemektemenfaati ihlal edilen asker kişinin açtığıdavanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ndegörülmesi gerekmektedir. 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu'nun 12. maddesinin II/k. bendinde sayılan erlerin, vazifemalûllükleri ile vazifeden doğma ölümleri halinde buKanunla tanınan haklardan faydalanacaklarına işaret edilmiş;44. maddesinde, "Her ne sebeple olursa olsun vücutlarındahâsıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisiimkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacakduruma giren iştirakçilere ( Malûl) denir ve haklarındabu Kanunun malûllüğe ait hükümleri uygulanır."hükmüne yer verilmiş; 45. maddesinde dört bentte belirtilenhallerde vazife malûllüğünün doğacağıöngörülmüş ve bunlardan (a) bendine göre, 44.maddede yazılı malûllüğün,iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sıradavazifelerinden doğmuş olması halinde buna "vazifemalullüğü" ve buna uğrayana da "vazifemalulü" denilmiş; 49. maddede, ilgililerinbaşvurularına ilişkin süreler düzenlenmiş; Geçici 203.maddede, “(04.04.1998 gün ve4354 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenmiştir.) Bu Kanununyürürlük tarihinden önce, 5434 sayılı Kanunun 49uncu maddesinde belirtilen süreler içerisinde müracaatedilmemiş olması sebebiyle haklarında vazifemalullüğü hükümleri uygulanmamışolanların, vazife malullüklerinin bu Kanunun ilgili maddesinegöre tevsik edilmesi şartıyla T.C. EmekliSandığına müracaatları tarihini takip edenaybaşından itibaren aylık bağlanır. Ancakgeçmiş süreler için aylık, aylık farkıve emekli ikramiyesi veya farkı ödenmez.” hükümleriyer almış iken; anılan maddeler 31/05/2006tarih, 5510Sayılı Kanunun 106.maddesiyleyürürlükten kaldırılmıştır. Çeşitliözel kanunlarla Türk Silahlı Kuvvetlerine “terörlemücadele” görevi verilmiş olup; bu görevin ifasıesnasında asker kişilerin uğrayacakları zararın askerihizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmamaktadır.Gerçekten, terörle mücadele sırasındaçatışmada vurulma ve bu nedenle malul hale gelme ve vazifemalullüğü aylığına müstehak olmaiddiası, böyle bir durumun varlığı halininirdelenmesini gerektirmekte ve askeri usul ve yöntemlerin, askeri gerekleringöz önüne alınmasını zorunlu kılmakta,diğer bir deyişle askeri hizmete ilişkinlik unsurunu bizatihibünyesinde barındırmaktadır. Belirtilendurumlara göre ve olayda Anayasa’nın 157. ve 1602sayılı Yasa’nın 20. maddelerinde öngörülen,idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmeteilişkin bulunması koşulları birliktegerçekleştiğinden, davanın görüm veçözümü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ningörevine girmektedir. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde askeriidari yargı görevli olduğundan, AYİMBaşsavcısınca yapılan başvurunun kabulü ile, davalıidare vekilinin görev itirazının reddine ilişkin, Ankara 16.İdareMahkemesince verilen kararının kaldırılmasına kararvermek gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ASKERİ İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle AYİMBaşsavcısı’nca yapılan BAŞVURUNUN KABULÜile, davalı idare vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNEİLİŞKİN Ankara 16.İdare Mahkemesinin 14.05.2014gün ve E:2013/1701 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26.1.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy