T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1172
KARAR NO : 2015 / 10
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET : 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk K A R A R Davacı :Doğanay İnş. Taahhüt Nak. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. Vekili :Av. M.D. Davalı :Türkiye İş Kurumu Genel MüdürlüğüGaziantep Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü O L A Y : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü Gaziantep Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğünün 20.12.2013gün ve …/660/8609 sayılı kararıyla, çalışmaizni bulunmayan yabancı uyruklu işçiçalıştırdığından bahisle, davacıadına 4817 sayılı YabancılarınÇalışma İzinleri Hakkında Kanun’un 21. maddesiuyarınca 51.275,00 TL idari para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. İSLAHİYESULH CEZA MAHKEMESİ: 27.1.2014 gün ve D.İş No:2014/54 sayıyla;Uyuşmazlık Mahkemesinin E:2007/93, K:2007/99 sayılıkararı emsal gösterilerek idari para cezasına karşıaçılan davada idare mahkemelerinin görevli olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, yapılanitiraz İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kesin olarakreddedilmiştir. Bukez, davacı vekili aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. GAZİANTEP 1.İDARE MAHKEMESİ: 29.5.2014 gün ve E:2014/464 sayıyla; 4817sayılı Kanun’da idari para cezasına karşıbaşvuru yolu düzenlenmediğinden, Kabahatler Kanunu’nagöre davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu nedeniyle ve Uyuşmazlık Mahkemesi’ninbenzer kararlarına dayanılarak 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına ve işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nin karar vermesine değin ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdari yargı yerince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, Mahkemeceekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4817 sayılıYabancıların Çalışma İzinleri HakkındaKanun’un 21. maddesi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 27.2.2003 tarih ve 4817 sayılıYabancıların Çalışma İzinleri HakkındaKanun’un “Amaç” başlıklı 1.maddesinde,“ Bu Kanunun amacı, yabancılarınTürkiye'deki çalışmalarını izne bağlamakve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgiliesasları belirlemektir” denilmiş;21. maddesinde, idari para cezasının hangi hallerde verileceğive verilecek idari para cezası miktarları belirtildikten sonra, buKanunda öngörülen idari para cezalarınıngerekçesi belirtilmek suretiyle Bakanlık bölgemüdürlüğünce ilgililere 7201 sayılı TebligatKanunu hükümlerine göre tebliğ edileceği, idari paracezalarının tebliğ tarihinden itibaren yedi güniçinde vergi daireleri veya mal müdürlüklerineödeneceği, ilgililerin cezaya bu süre içinde yetkili sulhceza mahkemesi nezdinde itiraz edebilecekleri, başvurunun, cezanıntakip ve tahsilini durdurmayacağıöngörülmüşken, bu madde, 23.1.2008 tarih ve 5728sayılı Kanun’un 499. maddesiyle, “18 inci maddeye göre bildirimyükümlülüğünü süresi içindeyerine getirmeyen bağımsız çalışan yabancıile yabancı çalıştıran işverene her biryabancı için ikiyüzelli Türk Lirası idarî paracezası verilir. Çalışmaizni olmaksızın bağımlı çalışanyabancıya beşyüz Türk Lirası idarî paracezası verilir. Çalışmaizni bulunmayan yabancıyı çalıştıranişveren veya işveren vekillerine her bir yabancı içinbeşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Budurumda, işveren veya işveren vekili yabancının ve varsaeş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerinedönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğindesağlık harcamalarını karşılamak zorundadır. Birinci,ikinci ve üçüncü fıkralarda sayılan fiillerintekrarı hâlinde idarî para cezaları bir katartırılarak uygulanır. BuKanuna göre verilmiş çalışma izniolmaksızın bağımsız çalışanyabancıya ikibin Türk Lirası idarî para cezasıverilir ve varsa işyeri veya işyerlerinin Bakanlık bölgemüdürlerince kapatılması kararı alınarak, bukararın uygulanması için durum ilgili valiliğebildirilir. Tekrarıhâlinde, varsa işyeri veya işyerlerininkapatılmasının yanı sıra idarî para cezasıbir kat artırılarak uygulanır. BuKanuna göre idarî para cezası ile cezalandırılanbağımlı veya bağımsız çalışanyabancılar ile yabancı çalıştıranişverenler İçişleri Bakanlığınabildirilir” şeklindedeğiştirilmiştir. 5728sayılı Kanun hükümleri 8.2.2008 tarihindeyürürlüğe girmiştir. Olayda, davanın, paracezasının kaldırılması istemiyleaçıldığı; 4817 sayılı YabancılarınÇalışma İzinleri Hakkında Kanun’da bu ve dahasonra yapılan değişikliklerle idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği anlaşılmıştır. 1.6.2005 tarihinde 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nce, sözü edilen Kanun’undiğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görevhükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda, diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımın dayanağıolan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idaripara cezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olanlarınakarşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh cezamahkemelerinin genel görevli kılındığına ve bunedenle doğan görev uyuşmazlıklarında adli yargıyerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncümaddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, "(1) Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır."denilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; İdari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterildiği durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Somut olayda, adli yargıyerince Uyuşmazlık Mahkemesinin E:2007/93, K:2007/99 sayılıkararının verilen görevsizlik kararına emsalgösterildiği görülmüş ise de; bu kararınincelenmesinden, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140.maddesi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılan davada, UyuşmazlıkMahkemesince, 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesinin 4.fıkrasının 20.5.2007 tarihinde yürürlüğe giren9.5.2007 gün ve 5655 sayılı Kanun’un 2. maddesiyledeğiştirilerek, “İdarî para cezaları ilgiliyetebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibarenonbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süreiçinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraztakibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerinetebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idaremahkemesine başvurabilirler……” şeklinde yenidendüzenlendiği ve dava konusu edilen idari para cezasına karşıkanun yoluna ilişkin yasa kuralınındeğiştirildiği ve yeni düzenlemenin 20.5.2007 tarihiitibariyle yürürlüğe girmiş olduğugerekçesiyle, görev kuralının geçmişe etkiliolacağı yolundaki genel hukuk ilkesi nedeniyle 506 sayılıYasa’nın 140. maddesine göre verilen idari para cezasınakarşı yapılan itirazın görüm veçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu belirtilerek idare mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülenidari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 4817 sayılı Kanun’da da idari para cezasınaitiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanun’un 27. maddesinin(1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, İslahiye Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Gaziantep 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, İslahiye Sulh Ceza Mahkemesinin 27.1.2014 gün veD.İş No:2014/54 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.1.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy