T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 67
KARAR NO : 2015 / 36
KARAR TR : 26.01.2015
ÖZET: Davacının alacaklı bulunduğu aracın, davalının yürüttüğü takip sırasında satılması neticesinde elde edilen meblağın paylaştırılmasına ilişkin olarak, yine davalı kurum tarafından düzenlenen paylaştırma kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, takibe konu alacağın 5510 sayılı yasanın 88.maddesinde düzenlenen prim alacağına ilişkin olması nedeni ile aynı kanunun 101.maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Gelir İdaresi Başkanlığı-Konya Vergi DairesiBaşkanlığı (Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü) Vekilleri :Av. S.D. (Adli Yargıda) Av. M.D. (İdari Yargıda) Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı-Konya SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Vekilleri :Av. M.G. ( Adli Yargıda) Av. A.B.Ç. (İdari Yargıda) O L A Y :Davacı dava dilekçesinde özetle; Meram Vergi DairesiMüdürlüğü’nün 381 001 6162 verginumaralı mükellefi Et-Un Makine San.Tic.Ltd.Şti.'nin vergiborcundan dolayı 42 HD 225 plakalı aracına 12.12.2000 tarih ve15237 sayı. 23.11.2004 tarih ve 20529 sayı, 12.02.2007 tarih ve 2770sayı. 30.01.2010 tarih ve 3056 sayılı haciz bildirimleri ilehaciz konulduğunu, aynı araç üzerine Sosyal GüvenlikKurumu’nca da haciz konulduğunu; Sosyal Güvenlik Kurumu Konyaİl Müdürlüğü’nün 16.08.2010 tarih ve12703266 sayılı paylaştırma kararı ile, hacizli olan42 HD 225 plaka sayılı aracın 06.08.2010 tarihindesatılarak paraya çevrildiğini, davalı kurum haczinin 1.sırada Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü’nünhaczinin 2. sırada olduğunu, söz konusu satıştan eldeedilen paranın davalı kurum alacaklarını ödemeyeyetmediğinden diğer sırada yer alan dosya alacaklarınaödeme yapılması imkanı bulunmadığınınbildirildiğini, ancak davalı kurumun paylaştırmakararında belirttiği ve satıştan elde edilen paranınaktarılacağı 2002/113 sayılı haczin tarihinin 06.05.2009olduğunu, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü’nünhaciz tarihinin ise 12.12.2000 olduğunu, bu itibarla davacı kurumhaczinin önce olup, davalı kurum tarafından yapılanpaylaşım cetvelinin hukuka aykırı olduğunu belirterek;davalı kurumun 16.08.2010 gün ve 12703266 sayılıpaylaştırma kararının iptaline karar verilmesi istemi ileadli yargı yerinde dava açmıştır. Davalıvekili, 08.12.2010 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacıkurum işlemleri sonucu 2002/113 (Tev) sayılı icra dosyalarıborçlusu Et-Un Makine San. Tic. Ltd. Şti’ne ait 42 HD 225plakalı vasıtanın 6183 sayılı yasanın 85.maddesine göre açık ihale usulü ile 06.08.2010 tarihindesatılarak paraya çevrildiğini, söz konusu aracın3450 TL bedel ile ihale edildiğini ve ihale bedelinden 150 TL dosyamasrafı 432,11 TL aynından doğan MTV borcu olmak üzeretoplam 582,11 TL harcanmış olup bakiye 2867,89 TL'ninpaylaştırılmasına karar verildiğini, aracınbedelinin Trafik Tescil kaydında bulunan kamu ve şahısalacaklıları arasında 6183 Sayılı Kanunun 21. madde veİ.İ.K 100 maddeye yarar bilgiler kapsamındapaylaşımının yapıldığını ve satışakonu 42 HD 225 plakalı aracın takyidatlarında 55480 sayı ve20.06.2000 tarihli yazı ile ilk haczin davalı kurumca konulmasınedeni ile ve işverenin davalı kuruma 22599.01.01.1004325.042.21-75sicil sayılı işyerinden 09.11.1993 tescil tarihi itibari ileborçları devam ettiğinden, işyeri sicil bazındadavacı kurumun alacağının ilk sırada yeraldığını, bu nedenle davalınınitirazının yerinde olmadığını belirterekdavanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Konya 1.İş Mahkemesi; 29.11.2011 gün ve 2010/658 Esas,2011/514 Karar sayılı kararı ile ilk haczin davalı kurumtarafından 20.06.2000 tarihinde tesisi edilmesi nedeni ile yapılanişlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, davacınıntalebinin reddine karar vermiş, verilen karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay10. Hukuk Dairesi; 12.02.2013 gün ve 2011/19232 Esas, 2013/1999 Kararsayılı kararında aynen; “Davacı Gelir İdaresiBaşkanlığı vekilinin, mükellefleri olan Et-Un MakineSan. Tic. Ltd. Şti'nin vergi borcundan dolayı 42 HD 225 plakalıaraç üzerine haciz konulduğunu, aynı araçüzerine SGK tarafından da haciz konulduğunu, SGK tarafındanalınan paylaştırma kararı ile hacizli olan aracınsatılarak paraya çevrildiği, davalı kurum haczinin 1.sırada müvekkilinin haczinin 2. sırada olduğu, sözkonusu satıştan elde edilen paranın davalı kurumun alacaklarınıödemeye yetmediğinden diğer sırada yer alan dosyaalacaklarına ödeme yapılması imkanı bulunmadığıbildirildiğini belirterek, SGK'nın 16.08.2010 tarih ve 12703266sayılı paylaştırma kararının iptaline kararverilmesi istediği görülmüştür. Mahkemece, heriki tarafın alacağı için dava dışıborçlu aleyhine icra takibi yaptığı, takipte 42 HD 225plakalı aracı haczettiği, ilk haczin davalı tarafından20.06.2000 tarihinde tesis edildiği, davacı haczinin ise bu tarihtensonra 12.12.2000 tarihinde tesis edildiği, bu haliyle davalınınsatıhtan elde edilecek gelirden alacağını önceliklealma hakkına sahip olduğu, icra memurunun buna uygun olarakpaylaştırma yaparken elde edilen gelirin davalınınalacağını karşılamadığı işleminİ.İ.K. 138. ve devamı maddelerine uygun olduğugerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıdakiaçıklamalar ışığı altındayapılan değerlendirmeye göre; davalı SGKBaşkanlığı'na yönelik iş mahkemesineaçılan ve görülen inceleme konusu davada, taraflararasındaki hukuki uyuşmazlığınçözümünde 506, 1479 veya 5510 sayılı Kanun'unuygulama yeri bulunmadığından, sözü edilen 134, 70 ve101. madde hükümlerine göre sınırlı yetki iledonatılmış iş mahkemeleri görevli olmayıp, butür davalar idari yargının görev alanıiçerisinde yer almaktadır. Bu maddi vehukuki olgular göz önünde bulundurularak, uyuşmazlıkamme alacağının tahsiline ilişkin olup, iki idarearasında çıkan uyuşmazlığınçözümü idari yargı görevi içersindeolduğundan, mahkemece, yargı yolu yanlışlığınedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılıdeğerlendirme sonucu, işin esasına girilerek hükümkurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmanedenidir.” şeklindeki gerekçesi ile kararın bozulmasınahükmetmiştir. Konya1. İş Mahkemesi; 01.08.2013 gün ve 2013/322 Esas, 2013/475Karar sayılı kararında; özetle, davanın konusunun 5510,1479ya da 506 sayılı yasaların uygulama alanına ilişkinolmadığını belirterek, davaya idari yargıdabakılması gerektiği gerekçesi ile görevyönünden reddine karar vermiş; karar taraf avukatlarıncatemyiz edilmiş, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 21.11.2013gün ve 2013/20511 Esas, 2013/22061 Karar sayılı kararı ileonanmış, onama kararı davacı vekiline 07.02.2014,davalı vekiline 03.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiş,1086sayılı Yasa’nın Geçici 2. ve 6100 sayılıYasa’nın Geçici 3.maddesi gereğince halen yürürlükteolan 1086 sayılı Yasa’nın 440.maddesi gereğincekesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemlerle vergi mahkemesinde davaaçmıştır. KonyaVergi Mahkemesi; 04.11.2014 gün ve 2014/486 Esas, 2014/1841 Kararsayılı kararında, davaya konu paylaştırmakararının, vergi, resim, harç ve benzeri maliyükümlülüklere ilişkin olmadığı iledavada genel idari yargının görevli olduğunu belirterek;dosyanın Konya İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. Konya1. İdare Mahkemesi; 09.12.2014 gün ve 2014/1572 Esas sayılıkararı ile; “Dava dosyasının incelenmesinden; Konya SGK IIMüdürlüğü'nce daha önceki kamu alacağıiçin konulan hacze istinaden 06.08.2010 tarihinde satışıgerçekleştirilen 42 HD 225 plakalı araç üzerindedavalı Konya SGK İI Müdürlüğü'nden başkadavacı Meram Vergi Dairesi ve diğer alacaklıların da haciztaleplerinin bulunduğu, bunun üzerine davalı idarenin 16.08.2010tarihli paylaştırma kararı ile aracınsatışından doğan bedelin alacaklılar arasındapaylaştırılmasına ilişkin bir sıra cetvelidüzenlendiği, paylaştırma işleminin 6183sayılı Yasa'nın 21 ve 69. maddeleri uyarıncayapıldığı, davacı vergi dairesi tarafından ise bukarara itiraz edilerek, ilk olarak Konya 1. İş Mahkemesinin 2010/658esas sayılı dosyasında dava açıldığı,anılan dosyada mahkemece işin esasına girilerek kararverildiği, bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince görevyönünden bozulması üzerine, dosya tekrar esasaalınarak bu kez Konya 1. İş Mahkemesi'nin 31/07/2013 gün veE:2013/322, K:2013/475 sayılı kararı ile davanın yargıyolu yanlışlığı nedeniyle reddine kararverildiği, bu son kararın da Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin21.11.2013 gün ve E:2013/20511, K:2013/22061 sayılı kararıile onanarak kesinleşmesi üzerine davacı vergi dairesitarafından bu kez de anılan paylaştırma kararınıniptali istemiyle Mahkememizde (26/02/2014 tarihinde Konya Vergi Mahkemesi'ninkaydına giren dilekçe ile) bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdada belirtildiği üzere, dava konusu uyuşmazlığındavalı idarenin bir kamu alacağının tahsili noktasında6183 sayılı Yasa'nın 21. ve 69. maddelerinin uygulanmasısuretiyle tesis edilen paylaştırma işlemindenkaynaklandığı, bu takdirde de yine yukarıda aktarılan5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesinde yer alan; "Kurumun primve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanununuygulamasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğuyer iş mahkemesi yetkilidir." açık hükmüuyarınca ve yine 5510 sayılı Yasa'nın iş mahkemelerinigenel görevli kılan 101. maddesi uyarınca işbu davayıçözümlemeye görevli mahkemenin yetkili iş mahkemesiolduğu sonuç ve kanaatine varılmaktadır.” şeklindekigerekçesi ile, dosyanın görevli yargı yerininbelirlenmesi için 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesigereğince Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesinekarar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 26.01.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, idariyargı dosyası ile birlikte adli yargı dosyası da teminedilmek sureti ile 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen şekilde başvurulduğu ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınalacaklı bulunduğu Et-Un Makine San.Tic.Ltd.Şti.'ne ait 42 HD225 plakalı aracın, davalının yürüttüğütakip sırasında satılması neticesinde elde edilenmeblağın paylaştırılmasına ilişkin olarak,yine davalı kurum tarafından düzenlenen 16.08.2010 tarihlipaylaştırma kararının hukuka aykırıolduğundan iptaline karar verilmesi istemi ileaçılmıştır. Dosya kapsamındayapılan inceleme neticesinde; Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Konya Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü tarafından, davadışı Et-Un Makine San.Tic.Ltd.Şti.’nin primborçlarından dolayı haciz varakasıdüzenlediği ve 03.02.2009 tarihinde Trafik Tescil ve DenetlemeŞube Müdürlüğü’ne müzekkereyazılarak, dava dışı borçlu şirkete ve buşirketin kanuni temsileri olan Mehmet Yalçın ve YusufYalçın’a ait malvarlıkları üzerine hacizşerhi konulmasını istendiği, bu kapsamda davadışı şirkete ait 42 ET 911 ve 42 HD 225 sayılışirket araçları ile, 42 HT 659 plakalı MehmetYalçın’a ait araç ve 42 FF 747, 42 NY 099 plakalıYusuf Yalçın’a ait araçlara haciz şerhininkonulduğu, 42 HD 255 plakalı aracın 05.08.2010 tarihindegerçekleştirilen açık artırma neticesinde, 3450,00TL ‘ye , dava dışı üçüncükişiye satıldığı ve davalı Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Konya Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü tarafından düzenlenen 16.08.2010tarihli tutanak ile paylaştırma kararı verildiği, verilenkararda ilk sırada Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı’nın 2002/113 Esas numaralı takipdosyası üzerinden konulan 4175,39 TL lik alacağınınyer aldığı, Meram Vergi Dairesi’nin 15237 Esassayılı dosyası üzerinden konulan hacze ise 2. sıradayer verildiği, paylaştırma neticesinde, paylaştırmayakonu meblağın, ancak ilk sıradaki alacağıkarşılaması nedeni ile 2. Sıraya geçmedenpaylaştırmanın sona erdiği, davacı kurumun da, paylaştırma kararının usulüne uygun şekildedüzenlenmediği gerekçesi ile karara itiraz ettiğianlaşılmaktadır. Bu kapsamdagörevli mahkemenin belirlenmesi açısından ilk olarakdavalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıtarafından hazırlanan paylaştırma kararınınhukuki niteliği ve sonrasında bu karara konu alacağın (davadışı borçlu şirket tarafından ödenmeyen primborçları) hukuki niteliği üzerinde durulmasıgerekmektedir. Dosyaiçinde bulunan ve davalı kurum tarafından düzenlenenhaciz kağıdında, haczin davacı kurumun, davadışı borçlu şirketten 4175,39 TL lik prim borcualacağı olduğu belirtildiğine göre davaya konu iptaliistenen paylaştırma kararının tesisine esas alacak bir primborcu alacağıdır. 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsili HakkındaKanun’un 2. maddesinde; “Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununagöre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklarhakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.” hükmüyer almaktadır. Buradan hareketle, 6183 sayılı Kanunkapsamında tahsil işlemi gerçekleştirilecek alacaklarailişkin düzenlemenin, ilgili kanunlarda yapılmış ve6183 sayılı Yasanın uygulanacağının belirtilmişolması gerekmektedir. Ayrıca 5502 sayılı Sosyal Güvenlik KurumuKanunu’nun 37. maddesinin üçüncüfıkrasında, “Süresi içinde ödenmeyen sosyalsigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizliksigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları,katılım payları Kurum alacağınadönüşür ve bu alacakların tahsilinde, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariçdiğer maddeleri uygulanır” denilmiştir. 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun ‘primlerin Ödenmesi’ başlıklı88. maddesinin 16. fıkrasında; “Kurumun süresiiçinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarınıntahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncımaddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığıile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilenyetkileri kullanır.” şeklindeki düzenleme ile, primalacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa’yaaçık atıf yapılmış, bu şekilde primalacağının bir amme alacağı olduğu ve tahsilininde amme alacaklarının tahsilinde öngörülen usul veesaslar çerçevesinde yapılması gerektiği ortayakonulmuştur. 6183sayılı Kanun’un ‘Haciz Varakası’başlıklı 64. maddesinde; “Haciz muameleleri, tahsildairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin, mahalli enbüyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdikedilen haciz varakalarına dayanılarak yapılır./Buvarakaların şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Vekaletincebelirtilir.” denilmek sureti ile haciz varakasının tahsildairesince düzenleneceği ve alacaklı amme idaresinin mahalli enbüyük memuru tarafından onaylanacağıdüzenlenmiştir. 6183sayılı Kanun’un ‘Amme İdareleri Arasında Hacze İştirak’başlıklı 69. maddesinde;”Her amme idaresi, diğer biramme idaresi tarafından yapılan hacizlere, amme alacağı buhaciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak şartiyle, haczedilenmallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirakedebilir./Hacze iştirak halinde, hacizli malın bedelinden ilkönce haczi yapan dairenin alacağı tahsil olunur. Artanıhacze iştirak tarihi sırası ile alacaklarına mahsup edilmeküzere, hacze iştirak eden dairelere ödenir.” şeklindekidüzenleme ile, birden çok amme alacağı için hacizkonulan bir mala ilişkin olarak, yapılacak işlemlerde izlenecekusul belirlenmiş, amme idarelerine hacze iştirak olanağı tanınmıştır. AynıKanunun ‘Paraya Çevirme’ başlıklı 74. maddesinde;“Elde edilen her türlü mallar satılarak parayaçevrilir./Satıştan elde edilen bedelden, takip masraflarıve takip edilen amme alacağı düşüldükten sonrageriye kalan kısım borçlunun ödeme zamanıgelmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsupedilir ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire yoksaborçluya verilir, hacze iştirak etmiş başka daire varsa,artan kısımdan evvela bu dairelerin alacaklarıayrıldıktan sonra, bakiyesi borçluyaverilir./Satıştan elde edilecek bedelin amme alacağındanönce ödenmesi gereken borçlarla, takip giderlerini geçmeyeceğikesin olarak biliniyorsa, hacizli malın satışınıtahsil dairesi tehir edebilir. Şu kadar ki, alacağı amme idaresialacağından önce gelenlerin takip hakları mahfuzdur.”denilmek sureti ile hacizli malın satışından elde edilengelirin ne şekilde paylaştırılacağı düzenlenmiştir. Dosyakapsamında bulunan bilgi ve belgeler, yukarıda üzerindeayrıntılı olarak durulan mevzuat hükümleriçerçevesinde ele alındığında; davalıSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Konya SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü tarafından, davadışı borçlu şirket aleyhine, 5510 sayılıYasa’nın 88. maddesi gereğince 6183 sayılıKanun’un 2. maddesi kapsamında kalan prim borcuna istinadenyürütülen takip neticesinde; borçlu şirketin 42 HD255 plakalı aracına, 6183 sayılı Yasa’nın 64. maddesiuyarınca haciz konulduğu; davalı kurumun vergialacağına istinaden söz konusu hacze, aynı kanunun 69. maddesigereğince 27.04.2010 tarih ve 12060 sayılı yazısı ile iştirakettiği; hacze konu aracın davalı kurum tarafından6183 sayılı Yasa’nın 74. maddesi hükümlerinegöre açık artırma usulü ile 06.08.2010 tarihindesatıldığı ve satım bedelininpaylaştırılmasına esas 16.08.2010 tarihli kararınalındığı, kararda davalı kurum alacağına ilksırada, davacı kurum alacağına ise ikinci sırada yerverildiği; davacı kurum tarafından söz konusupaylaşım kararına, davacı kurum alacağınındavalı kurum alacağından önceki tarihe ilişkinolması ve bu nedenle davacı kurum alacağının ilksırada yer alması gerektiği iddiaları ile itirazedildiği ve iş bu davanın açılarak kararıniptaline hükmedilmesinin talep edildiğianlaşılmaktadır. Sonuçolarak, davalı kurum tarafından paylaştırmakararı da dahil tüm işlemlerin, 6183 sayılı Yasaçerçevesinde, davalı kuruma tanınan üstün hakve yetkiler kapsamında, davalı idarenin tek taraflı, kamugücüne dayalı olarak yapıldığı ve buitibarla idari işlem niteliğinde olduğu sonucunaulaşılmıştır. 2577sayılı ‘İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı’ başlıklı 2. maddesinin 1fıkrasında; “ İdari dava türlerişunlardır: a)(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar.” denilmek sureti ile idari işlemlerin iptaliistemi ile açılacak davaların idari dava niteliğindeolduğu belirtilmiştir. 2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri VeVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri HakkındaKanun’un ‘İdare Mahkemelerinin görevleri’başlıklı 5. maddesinde; “ İdare mahkemeleri, vergimahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’daçözümlenecek olanlar dışındaki: a) İptaldavalarını, b) Tamyargı davalarını, c)(Değişik: 8/6/2000 - 4577/2 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardanhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan idarî sözleşmelerden dolayıtaraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavaları, d) Diğerkanunlarla verilen işleri Çözümler. 2. ÖzelKanunlarda Danıştay’ın görevli olduğu belirtilenve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevlikılınmış bulunduğu davalarıçözümler.” denilmek sureti ile de idari işlemleriniptali istemi ile açılacak davaların, idare mahkemesiningörev alanına girdiği açıkçabelirtilmiştir. Ancak özelkanunun, genel kanuna üstünlüğüne dair genel hukuk prensibigereğince, kimi durumlarda dava konusu edilen bir idari işlem olsabile, kanunlarla idari yargı yeri dışında birbaşka yargı kolunun görevli kılındığıhallerde, özel kanun hükmünün 2577 sayılıKanun’un 2. Maddesine göre öncelikli olarak uygulanması vedavanın yargılamasının özel kanunla belirlenenmahkemede yapılması gerekmektedir. Nitekim, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 88. maddesinin 19. fıkrasında “Kurumun prim vediğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanununuygulamasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğuyer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesinebaşvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.” denilmek sureti ile, prim alacaklarına ilişkin olarak 6183sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan davalarda,ayrıca ve açıkça iş mahkemeleri görevlikılınmıştır. Sonuçolarak davaya konu, paylaştırma kararına esas teşkil eden alacağınprim alacağı olduğu ve davalı kurum tarafındanyapılan işlemlerin 5510 sayılı Yasa’nın 88.Maddesinin yol göstermesi ile 6183 sayılı Yasaçerçevesinde gerçekleştirildiği konusunda birtereddüt bulunmadığına göre, davalı kurumtarafından alınan paylaştırma kararının iptaliistemi ile açılan davanın 5510 sayılıYasa’nın 88. Maddesinin 19. Fıkrasındaöngörülen özel düzenleme gereğince adliyargı kolu içinde, iş mahkemelerinde görülmesigerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle Konya1. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Konya 1.İş Mahkemesi’nin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 1. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Konya 1.İş Mahkemesi’nin 01.08.2013 günve 2013/322 Esas, 2013/475 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.01.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy