T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 72
KARAR NO : 2015 / 39
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET : Davacı aleyhine sonuçlanan Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi ve Sakarya İdare Mahkemesinin kararlarına karşı iade-i muhakeme yoluna başvurabilmesi için; Sapanca Belediye Encümen kararı ile ve bu kararı esas alarak Sapanca Tapu Müdürlüğünün yaptığı tapu işlemlerinin içerdiği bilgi ve dayandırıldığı yasa yönünden (775 sayılı Gecekondu Kanunu) gerçek dışı, yanıltıcı ve davacının zararına sebep olan karar ve işlemler olduğu, bu karar ve işlemlerin, özü itibari ile sahte işlemler olması nedeniyle kararının ve buna dayalı tapu işlemlerinin sahte karar ve işlemler olduğuna karar verilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : S.G.A. Vekili : Av. G.K. Davalılar : 1-Sapanca BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. A.K. 2-Sapanca Tapu Sicil Müdürlüğü Vekili :Av. S.E. OL A Y : Davacıvekili özetle; olay tarihi itibariyle Sapanca Bölgesinde 775sayılı Gecekondu Kanunu (Gecekondu Önleme Bölgesi)uygulaması olmadığı halde, 775 sayılı GecekonduKanununun 27 ve 34. maddelerine dayanılarak, müvekkili adınaSapanca İlçesi Göl Mahallesi 19 pafta, 166 ada, 30 parseldekayıtlı arsanın; 775 sayılı Gecekondu Kanunuuygulaması gerekçe gösterilerek, Sapanca BelediyeEncümenin 02.03.1987 tarih ve 202 sayılı kararı ile ve bukararı esas alarak Sapanca Tapu Müdürlüğününyaptığı tapu işlemlerinin; içerdiği bilgi vedayandırıldığı yasa yönünden (775sayılı Gecekondu Kanunu) gerçek dışı,yanıltıcı ve müvekkilinin zararına sebep olan karar veişlemler olduğundan bahisle ve bu karar ve işlemlerin,özü itibari ile sahte işlemler olması nedeniyle,davalarına konu olan taşınmaza ilişkin müvekkilinintarafı olduğu ve aleyhine sonuçlanan Sapanca Asliye HukukMahkemesinin 1989/426 Esas, 1991/47 Karar no’lu karar ile Sakaryaİdare Mahkemesinin 1989/981 E ve 1990/64 K no’lu kararlarınakarşı iade-i muhakeme yoluna başvurabilmeleri için;söz konusu Belediye Encümen kararının ve buna davalıtapu işlemlerinin sahte karar ve işlemler olduğuna kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. SapancaAsliye Hukuk Mahkemesi: 28.7.2011 gün ve E:2011/123, K:2011/222sayı ile, davacı tarafın, sahteliğine karar verilmesinitalep ettiği işlemlerin idari işlemler olduğu, uyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı olduğu; 2577 sayılı İYUK'nun 2/1-amaddesindeki yasal düzenleme gereğince, idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davalarının, idari dava türlerinden olduğu, idare mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle;davalı tarafın yargı yolu itirazının kabulü ilegörevsizlik nedeniyle davanın reddine karar vermiş; temyizedilmesi üzerine bu karar Yargıtay 14. HD'nin 05/03/2012 gün veE:2012/2831, K:2012/3137 sayılı kararıyla onanmış,karar düzeltme isteminde bulunulmamış ve anılan kararkesinleşmiştir. Mahkemekararının kesinleşmesinin ardından, davacıvekilinin 5.4.2012 tarihli talep dilekçesi üzerine, adli yargıdosyası Sakarya nöbetçi İdare Mahkemesinegönderilmiş; Asliye Hukuk Mahkemesinin üst yazısıdikkate alınarak, dosyanın idare mahkemesine giriş kaydıyapılmıştır. Sakarya1.İdare Mahkemesi: 17.5.2012 gün ve E:2012/570, K: 2012/427sayı ile, 2576 sayılı Kanun’un 5 ve 6; 2577sayılı Kanun’un 2. 14. ve 15. maddelerinden bahisle;bakılan davanın, Mahkemelerinde açılmadan önce SapancaAsliye Hukuk Mahkemesinin 28/07/2011 tarih ve E.2011/123, K.2011/22sayılı kararıyla; sahteliğine karar verilmesi istenilenişlemlerin idari işlemler olması sebebiyleuyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı olduğu, 2577 sayılı İYUK'un 2/1-a maddesindekiyasal düzenleme gereği idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavalarının idari dava türlerinden olduğu ve idaremahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizliknedeniyle davanın reddedildiği, bu kararınYargıtay’ın 05.03.2012 tarih ve E.2012/2831, K.2012/3137sayılı kararı ile onandığı, daha sonradavacı vekili tarafından 05/04/2012 havale tarihli dilekçeile, dava dosyasının idare mahkemesine gönderilmesitalebinde bulunması üzerine dosyanın Mahkemelerinegönderildiğiningörüldüğü;davacının talebiirdelendiğinde; dava dilekçesindeki istemin Sapanca BelediyeEncümeninin 02.03.1987 tarih ve 202 sayılı kararı ileSapanca Tapu Sicil Müdürlüğünün 09.02.1982 tarihve 2-3/a-b belge nolu kararlarının sahte karar ve işlemlerolduğuna karar verilmesi şeklinde olduğununanlaşıldığı; olayda Sapanca Belediyesi veSapanca Tapu Sicil Müdürlüğünün "idare"olması ve tesis edilen işlemlerin "idari işlem"olması hususlarında tereddüt bulunmadığı; ancak, davanın bu işlemlerin iptali istemiyle değil, buişlemlerin sahte karar ve işlemler olduğuna karar verilmesiistemiyle açıldığı dikkatealındığında, ortada 2577 sayılı Kanun'un 2.maddesinde belirlendiği şekliyle idari dava türleriarasında sayılan nitelikte bir dava bulunmamasıkarşısında, uyuşmazlığın idari yargıyerince çözümlenmesine olanak bulunmadığıgerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş; temyizedilmesi üzerine bu karar Danıştay 14. Dairesinin 27/12/2012gün ve E:2012/7056, K:2012/10168 sayılı kararıylaonanmış, karar düzeltme isteminde bulunulmamış veanılan karar kesinleşmiştir. Davacıvekilinin istemi üzerine, İdare Mahkemesince dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığı: 30.12.2013 gün veE:2013/1584, K:2013/1810 sayılı kararı ile özetle;“...dava konusu somut olay irdelendiğinde; Sapanca Asliye HukukMahkemesince verilen görev yönünden red kararı, davacıvekilinin istemi üzerine Sakarya İdare Mahkemesinegönderilmiş; ancak bu mahkemece usulü yönden bir karar(dilekçe reddi) verilmeyip, davada adli yargının görevliolduğu değerlendirilmesiyle görevsizlik kararıverilmiş; davacı vekilinin, görevli yargı yerininbelirlenmesi istemi doğrultusunda da dava dosyaları,Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunun 3. ve 9. maddeleri uyarıncaidari yargı yerlerinde bizzat dava açma, davacılarınuymak zorunda olduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492sayılı Harçlar Kanunun ilgili hükümleri vetarifeleri gereğince böyle bir davanın harca tabi olduğuizahtan varestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin anılan kararının doğrudan uygulanmasısuretiyle benzer bütün davaların bu şekildesonuçlandırılması mümküngörülmemiştir. Bu durumda ortada idare mahkemesine hitaben yazılmışdilekçe ile açılmış bir davabulunmadığından 2247 sayılı Yasanın 14.maddesinde öngörülen koşullargerçekleşmemiştir. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasanın 14. maddesindeöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca reddigerekmiştir.” şeklinde karar vermiştir. Mahkememizinbu kararından sonra davacı vekili aynı istemle yeniden idariyargı yerinde dava açmıştır. Sakarya1.İdare Mahkemesi: 14.04.2014 gün ve E:2014/324, K:2014/472sayılı kararı ile özetle; “olayda Sapanca Belediyesive Sapanca Tapu Sicil Müdürlüğünün"idare" olması ve tesis edilen işlemlerin "idariişlem" olması hususlarında tereddütbulunmamaktadır. Ancak, davanın bu işlemlerin iptaliistemiyle değil, bu işlemlerin sahte karar ve işlemlerolduğuna karar verilmesi istemiyle açıldığıdikkate alındığında, ortada 2577 sayılı Kanun'un2. maddesinde belirlendiği şekliyle idari dava türleriarasında sayılan nitelikte bir dava bulunmamasıkarşısında uyuşmazlığın idari yargıyerince çözümlenmesine olanak bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle 2577 sayılı Kanunu'nun 14üncü maddesinin 3/a bende ve 15/1-a. Maddesinin 1/a bendiuyarınca görev yönünden reddine;” karar vermişve karar kesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane Topuz, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, idariyargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim İsmail SARI’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı aleyhinesonuçlanan Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/426 Esas, 1991/47Karar no’lu karar ile Sakarya İdare Mahkemesinin 1989/981 E ve1990/64 K no’lu kararlarına karşı iade-i muhakeme yolunabaşvurabilmesi için; Sapanca Belediye Encümen 02.03.1987 tarihve 202 sayılı kararı ile ve bu kararı esas alarak SapancaTapu Müdürlüğünün yaptığı tapuişlemlerinin içerdiği bilgi vedayandırıldığı yasa yönünden (775sayılı Gecekondu Kanunu) gerçek dışı, yanıltıcı ve davacının zararına sebep olan kararve işlemler olduğu, bu karar ve işlemlerin, özüitibari ile sahte işlemler olması nedeniyle kararının vebuna davalı tapu işlemlerinin sahte karar ve işlemlerolduğuna karar verilmesi istemiyle açılmışniteliği itibari ile tespit davasıdır. Görevuyuşmazlığınınçözümü için öncelikle, tespitdavasının hukukumuzdaki yerinin incelenmesi gereklibulunmaktadır. 1086 sayılı Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu’nda(Mülga) tespit davasınıdüzenleyen açık ve genel bir hükme yer verilmemekteysede, doktrinde ve yerleşik yargısal içtihatlarla, bir hukukiilişkinin var olup olmadığının saptanmasıiçin tespit davası açılabileceği kabuledilmiş; tespit davasının esasının incelenebilmesiiçin de, genel dava koşullarının yanı sıra,dava konusunun bir hukuki ilişki olması ve bu hukuki ilişkininvar olup olmadığının öncelikle saptanmasındahukuki yarar bulunması koşulları aranmış; bunagöre, özel hukuk alanını ilgilendiren bir hukukiilişkinin saptanması için adli yargı yerindemüstakil olarak bir tespit davası açılabilmesi kabuledilmiş iken; 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 106. maddesinde “ Tespit davası”na, 107.maddesinde ise “ Belirsiz alacak ve tespitdavası” na yer verilmiştir. Anılan maddelerebakıldığında; “Tespit davası/ Madde 106- (1)Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukukiilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut birbelgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davasıaçanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlardışında, bu davayı açmakta hukuken korunmayadeğer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tekbaşlarına tespit davasının konusunuoluşturamaz.” “Belirsiz alacak ve tespit davası/ Madde 107- (1) Davanınaçıldığı tarihte alacağınmiktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bununimkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukukiilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiylebelirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafınverdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veyadeğerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkünolduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağınatabi olmaksızın davanın başında belirtmişolduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi edadavasının açılabildiği hâllerde, tespitdavası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın varolduğu kabul edilir.” denilmiştir. Bunakarşılık, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “ İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin 1. fıkrasında, idari dava türleri: iptal, tamyargı ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşmave sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmış olup, tespit davası şeklinde birdava türüne idari yargıda yer verilmemiştir. AnılanYasanın “ İdari Davalarda Delillerin Tespiti”başlıklı 58/1. maddesi “Taraflar, idari davaaçtıktan sonra bu davalara ilişkin delillerin tespitini ancakdavaya bakan Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinden isteyebilir.” hükmünütaşımakta olup, idari yargıda, ancakaçılmış bir idari dava ile ilgili bulunan“delillerin tespiti” nin istenilmesine olanak bulunmaktadır.Buna göre, idari dava türleri arasında sayılmayan tespitdavasının, yorum yoluyla idari yargının görevinemüstakil bir dava olarak dahil edilmesine hukuken olanakbulunmadığından, idari yargı yerinde, idare hukukualanını ilgilendiren bir hukuki ilişkininvarlığının ancak açılmış bulunan biridari davaya bağlı olarak delil tespiti kapsamındasaptanabileceği açıktır. Belirtilenyasal durum karşısında, tespit davasına konu olabilecekhukuki ilişkinin özel hukuk alanını ilgilendirmesigerektiği ve bir eda davasının öncüsü durumundaolan tespit davasının adli yargı yerinin görevinegirdiği ortaya çıkmaktadır. Ancak, adli yargıdaaçılacak bir eda davasında hiçbir zamankullanılmayacağının, buna karşılık idari birişlem tesisi istemiyle bir idari makama veya idari yargıdaaçılacak bir davada idare mahkemesine ibraz edilmek ve bu makamveya mahkemeyi hukuken bağlayacak nitelikte belge elde etmek amacıylaaçıldığının anlaşılması halindetespit davası adli yargıda görülemeyecek ve görevyönünden reddi gerekecektir. Bu durumdaki tespit davasınınidare hukuku kurallarına göre çözümlenmesigerekmekteyse de, müstakil bir dava olarak açılmasıhalinde idari yargı yerince, idari yargıda böyle bir davatürü olmadığı ve ancak bir idari davaaçıldıktan sonra bu davaya ilişkin delil tespitikapsamında incelenebileceği noktasından reddedilmesi uygunolacaktır. Buaçıklamalara göre tespit isteminin konusu incelendiğinde: dava konusu Sapanca Belediye Encümen kararının ve bunadayalı tapu kayıtlarının sahte karar ve kayıtlardanolduğuna karar verilmesi olduğu değerlendirilmektedir. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2'nci maddesinin birincifıkrasının (b) bendinde idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, idari davatürleri arasında sayılmış; 3'üncümaddesinde, tam yargı davalarına ilişkin dilekçelerdeuyuşmazlık konusu miktarın gösterileceğibelirtilmiş; 14'üncü maddesinin üçüncüfıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3 ve 5'incimaddelere uygun olup olmadığı yönlerinden inceleneceğiöngörülmüş; 15'inci maddesinin birincifıkrasında, Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdakimaddenin 3'üncü fıkrasında yazılı hususlardakanuna aykırılık görülürse, 14'üncümaddenin; 3'üncü fıkrasının (g) bendindeyazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5'inci maddelere uygunşekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut(c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukatolmayan vekili tarafından dava açılmış iseotuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla davaaçılmak üzere dilekçelerin reddine kararverileceği kuralına yer verilmiştir. Uyuşmazlığa konu dosyadayukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanun’un 2. Maddesindebelirtilen “"İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı” dava türleri arasındasayılan bir başvuru bulunmamaktadır. Diğer yandan 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. Maddesinin 1 inci fıkrasında”Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukukiilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut birbelgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.”Hükmü bulunmaktadır. Davaya konu istemin tespitniteliğinde bir istem olması dikkate alındığındauyuşmazlığa konu davada, 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 106. ve 107 Maddeleri gözetildiğindeAdli Yargı yerinin görevli olduğu kuşkusuzdur. Açıklanannedenlerle, Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.7.2011 gün veE:2011/123, K:2011/222 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.1.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy