T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1173
KARAR NO : 2015 / 11
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı;
2- 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : O.Ç.
Davalı : Niğde Valiliği, Trafik Tescil Denetleme ŞubeMüdürlüğü
O L A Y :Niğde Valiliği Trafik Tescil Denetleme ŞubeMüdürlüğünce yapılan denetim sırasında,davacı adına kayıtlı 33 NT 162 plakasayılı aracın yetki belgesiz yolcutaşımacılığı faaliyetinde bulunduğununtespit edildiğinden bahisle, 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu’nun 26/a. maddesi uyarınca 29.6.2007gün ve A- 888005 seri-sıra sayılı Karayolu TaşımaKanunu İdari Para Cezası Tutanağı düzenlenerek, davacıadına 5.000 TL. idari para cezası verilmiştir.
Davacı, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur.
NİĞDESULH CEZA MAHKEMESİ: 27.7.2007 gün ve 2007/903 MÜT. sayıile, 506 sayılı Kanun’un 140.maddesinin 8.2.2006 gün ve 5454 sayılıYasa’nın 5. maddesi ile değiştirilendördüncü fıkrasının, "Kurumca itirazıreddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibarenonbeş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesinebaşvurabilirler.” şeklindeki üçüncütümcesinin Anayasa Mahkemesi’nin 4.10.2006 gün ve E:2006/75,K:2006/99 sayılı kararıyla iptal edildiği, bu nedenle 506sayılı Yasa’nın 140. maddesine göre verilen idaripara cezasına karşı yapılan itirazlarıngörüm ve çözümünde idari yargı yeriningörevli olduğu belirtilerek, somut uyuşmazlığın çözümlenmesininidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı ile karar kesinleştiğinde dosyanın Aksarayİdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, verilen karar itirazedilmeden kesinleşmiştir.
Dava dosyası, NiğdeSulh Ceza Mahkemesinin kapatılması nedeniyle devredildiğiNiğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 8.9.2014 gün ve 2014/81 Muhsayılı yazısı ile Aksaray İdare Mahkemesinegönderilmiştir.
AKSARAY İDAREMAHKEMESİ: 16.10.2014 gün ve E:2014/992, K:2014/1020 sayı ile, 4925sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verildiği vebu Kanun’da da idari para cezalarına karşı kanun yoludüzenlemesi bulunmadığından, Kabahatler Kanunuuyarınca davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine ve görevli yargı yerinin belirtilmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesinekarar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Mehmet Ali DURAN, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlü toplantısında; Raportör-HakimGülten Fatma BÜYÜKEREN’in, 2247 sayılıYasa’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddigerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…” açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesinde, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir”, 19.maddesinde, “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir”denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacının, 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu’nun 26/a. maddesi uyarınca adınaverilen idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerineyaptığı itiraz sonucunda, Mahkemece görevsizlik kararıile ayrıca dosyanın Aksaray İdare Mahkemesinegönderilmesine de karar verildiği ve Aksaray İdare Mahkemesincedavanın görev yönünden reddine ve görevli yargıyerinin belirtilmesi için dosyanın re’senUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verildiği anlaşılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesi bu durumlarda, her ne kadar 2247 sayılı Yasadaöngörülen yönteme uymamakta ise de, davanıntaraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek,mahkemelerce re’sen yapılan başvuruların2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabul edilerek Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlıklarınınçözüme kavuşturulmasının, gerek davaekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkeme-sinin kuruluş amacınauygun olacağı düşüncesiyle görev uyuşmazlıklarınınesasını inceleyerek esasa ilişkin kararvermektedir. Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun“Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerineyapılacak işlemler” başlıklı 20.maddesinin1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlikveya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bukarar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içindekanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasınıngörevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamışsayılmasına karar verilir.” hükmüne yerverilmiş; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 'İdari davaların açılması'başlıklı 3. maddesinde; idari davaların,Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılmasıöngörülmüş; aynı Kanunun 9. maddesinde;çözümlenmesi Danıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli ve askeri yargı yerlerineaçılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde bu husustaki kararların kesinleşmesiniizleyen günden itibaren otuz gün içinde görevlimahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerineverilecek karar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine; idari yargının görevli olduğukonularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılandavanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasınıngörevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, (…) kararverilir” denilmiştir. Dosyanın,2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaincelenmesinden: Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikincicümlesinde yer alan “görev” kuralları,aynı yargı düzeni içindeki mahkemelerinişbölümü esasına ilişkin düzenlemelerdir.Oysa yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararıverilmesi durumunda, görevli olduğundan bahisle farklı biryargı düzeninde yer alan mahkemeye dava dosyasınıngönderilebilmesine olanak tanıyan bir düzenlemebulunmamaktadır. Göreveilişkin kararın, işbölümü esasına göreveya yargı yolu bakımından verilmiş olması farklısonuçlar doğurmaktadır. Şöyle ki;işbölümü esasına göre verilen görevsizlikkararı sonucu dava dosyasının görevli mahkemeyegönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariyle görevlimahkemede açılmış sayılmaktadır. Yargıyolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumundaise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, buyargı yerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarakyeniden dava açılması zorunlu bulunmaktadır. Olayda, idaremahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadan, dosyanın Aksarayİdare Mahkemesine gönderilmesine karar veren Niğde Sulh CezaMahkemesinin kapatılması nedeniyle, devredildiği Niğde 4.Asliye Ceza Mahkemesince yazı ekinde dava dosyası Aksaray İdareMahkemesine gönderilmiş ve idari yargı yerince, kendisine gelenadli yargı yerine ait dava dosyası üzerinden incelemeyapılarak Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruda bulunulmuş olup,yukarıda yapılan açıklamalara göre,İ.Y.U.K.’nun 3 ve 9. maddelerinde öngörülenşekilde usulüne uygun olarak idari yargı yerineaçılmış bir dava bulunduğundan söz etmekolanaksızdır. 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, dava dosyalarının gerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesi ve elindeki işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin ertelenmesinekarar verilmesi gerekmektedir. Ancak, başvuru koşullarınınincelenebilmesi için öncelikle, yargı yerinde usulünegöre açılmış bir dava bulunması gerektiği tartışmasızdır. Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihliMesutoğlu –Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04);asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında bumahkemece davanın görev yönünden reddine,başvuranların kararın kesinleşmesinden itibaren 10 güniçinde dava açmaları halinde dava dosyasınınyetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,davacıların öngörülen süredebaşvurmaları üzerine yine bu mahkemece dava dosyasınınilgili idare mahkemesine gönderildiği, İdare Mahkemesince demahkemelerine İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinegöre davacılar tarafından açılan bir davanınmevcut olmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdariYargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesineyaptığı başvuru tarihinin görevli İdareMahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiğininbelirtildiği anlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012tarih ve E.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.) Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih ve E.2006/4713,K.2007/1302 sayılıkararında ise “… ilgililerin süresi içinde adliyargı yerine verdikleri ve dosyanın idari yargı merciinegönderilmesi istemini içeren dilekçelerin‘dilekçe reddi’ kararı verilerek dava dilekçesidurumuna getirilmek suretiyle işin esasının incelenmesinegeçilmesi hukuken olanaklı ise de, adli yargı yerininkendiliğinden dava dosyasını idari yargı yerine göndermesihalinde, dosya mahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesinegeçilemeyecektir. Davada davacının yazılı bir istemiolmaksızın doğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577sayılı Yasanın 9/1. maddesi hükmükarşısında esasa kaydedilmeyerek veya esasa hataenkaydedilmiş ise dosya kaydının kapatılarak mahkemesineiadesi gerekmektedir…” denilmektedir. Davanınsomutunda, Niğde Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararı,Mahkemece re’sen Aksaray İdare Mahkemesine gönderilmiş;ancak bu mahkemece usulü yönden bir karar (dilekçe reddi)verilmeyip, davada görevsiz olduğu düşüncesiyle önceliklegörev ret kararı verilmiş ayrıca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine dosyanıngönderilmesine de karar verilmiştir. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idari yargıyerlerinde bizzat dava açma, davacıların uymak zorundaolduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492 sayılıHarçlar Kanununun ilgili hükümleri ve tarifelerigereğince böyle bir davanın harca tabi olduğu izahtanvarestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece, bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin anılan kararının Mahkememizce doğrudanuygulanması suretiyle, benzer bütün davaların buşekilde sonuçlandırılması mümküngörülmemiştir. Bu durumda,ortada idare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadığından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılı Yasadaöngörülen koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE,26.1.2015 gününde Üyeler Eyüp Sabri BAYDAR ve NurdaneTOPUZ’un KARŞIOYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy