T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1144
KARAR NO : 2015 / 7
KARAR TR : 26.01.2015
ÖZET: Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacılar : 1-G.C. 6-Y.Ç.
2-M.C. 7-K.E.
3-H.İ. 8-M.K.
4-H.P. 9- C.E.
5-M.K.
Vekilleri :Av. A.B.
Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı ( İl Özel İdaresineİzafeten Ankara Valiliği)
Vekili : Av.H.Ö.
O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle; davacıların Ankara ili, Çankayaİlçesi, Hilal Mahallesi, 27643 ada 2 parsel sayılıtaşınmazın hisseli malikleri olduğunu,taşınmazın imar planında “Temel EğitimAlanı” olarak ayrıldığını ve üzerineErdoğan Şahinoğlu İlköğretim Okulu yapılmaksuretiyle fiilen el atıldığını belirterek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL nin faizi ile birlikte davalı Ankara İl Özelİdaresi’nden tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıda davaaçmıştır.
Davalı Ankara İlÖzel İdaresi vekilinin süresi içerisinde verdiğicevap dilekçesinde özetle; imar uygulaması sonucu alınankamu ortaklığı paylarından oluşturulan dava konusuparsellerin İmar Kanununun 18. Maddesine göre kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan uygulama işlemleriolduğundan uyuşmazlığın 2577 sayılıİdari yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasınınb bendinde yer alan “ idari işlem ve eylemlerden dolayıhakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları” kapsamına girdiğinden görev itirazındabulunduğunu; işin esası yönünden ise; dava konusutaşınmazın imar planında temel eğitim alanıolarak ayrılmış olmasına rağmen davacıhisselerine idarece herhangi bir el atma söz konusuolmadığı gibi istenen tazminat miktarının dafahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine kararverilmesini istemiştir.
ANKARA 20. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 02.07.2013 gün ve E:2013/127 sayılıkararı ile, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşmişuygulamalarına göre kamulaştırmasız el atmadavalarında adli yargı görevli olduğundan davalıtarafından yargı yolu itirazının 6100 SayılıHMK’nun 114/1-b maddesi gereğince reddine karar vermiştir.
Ankara İl Özelİdaresi vekilinin, idari yargı yaranına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi01.07.2014 tarihli ara kararı ile, davalı olarak İl Özelİdaresine izafeten Ankara Valiliği davalı olarakgösterilmişse de 6525 ve 6360 sayılı yasalarla MilliEğitim Bakanlığı’na dava dosyalarıdevredildiğinden Milli Eğitim Bakanlığı’nındavalı olarak duruşmalara kabulüne karar verilmesi nedeniyledava Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı devametmektedir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI; “…Uygulama veöğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmışoldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de,"idari eylem" olarak tanımlanmaktadır.
Bu tanıma göre, idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun8'inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamalarıile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile 2981sayılı Yasanın 13'üncü maddesinin (c) bendiuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planlan ve bu planlaradayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibibireysel işlemler, "idari işlem"; bu imar planıuyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bununiçin gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudakihareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşımaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde, imarplanında temel eğitim alanı olarak ayrılantaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığından bahisle bedelinin ödenmesine hükmedilmesininistenildiği anlaşılmıştır.
Bu bilgiler karşısında; davanın,davacıların taşınmazına, Yargıtay Hukuk GenelKurulunun 15.12.2010 günlü, E:2010/5-662 K:2010/651 sayılıkararında "hukuki el atma" olarak nitelendirilen, imarplanındaki belirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucunaulaşılmıştır.
Dava dilekçesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulukararında, mülkiyet hakkına getirildiği söylenenkısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku yoktur. Ancak bu sonuç ya dasonuçlar, genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olanimar planında taşınmaza yönelik belirlemenin bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarınınzamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından;başka anlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerinimar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklanmaktadır.
İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazminitaleplerinin ise, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleri uyarınca, idari Yargıyerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereğidir.
Bu bakımdan, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarardoğurucu sonuçlarının giderilmesi İdariYargı'nın görev alanında bulunan idari işlem veeylemlerin hukuk düzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, davanın 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin l'incifıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,"hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesigerekmektedir.
Nitekim, 11.06.2013 günlü, 28674 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan 6487 sayılı Kanun'un 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun geçici 6'ncı maddesindedeğişiklik yapan 2l'inci maddesinde "Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle"hukuki el atma" olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat davalarının görüm veçözümünde idari Yargı yerinin görevliolduğu öngörülmüşbulunmaktadır…” gerekçesiyle 2247 sayılı Yasa'nın10'uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.01.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Milli Eğitim Bakanlığı(Ankara İl Özel İdaresi) vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve MilliEğitim Bakanlığı (Ankara İl Özel İdaresi) vekilinin12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılarınhisseli taşınmazına, imar planında “Temel EğitimAlanı” olarak ayrılmak suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’ninfaizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır.
3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatıyapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imarplanları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememiztarafından Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesine 01.12.2014 günlü yazıile davacılar vekili tarafından dava konusu parsel üzerindeİlköğretim okulu yapılmak suretiyle fiili el atmaiddiası olduğu ve dosya kapsamından keşifyapılmadığı anlaşılmakla; dava konusutaşınmaza fiilin el atılıp atılmadığıkonusunda tarafların da bilgisine başvurulmak suretiyle bilgi vebelgeler istenilmiş olup, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2014gün ve 2013/127 Esas sayılı yazısı ile dosyanınhalen derdest olduğu ve Uyuşmazlık Mahkemesininkararının beklenildiği, 23.12.2014 tarihli yargılamaoturumunda taraf vekillerinin imzalı beyanlarında “dava konusuparsel üzerinde Erdoğan Şahinoğlu İlköğretimOkulu ya da başkaca adla herhangi bir okul yapılmadığıgibi taşınmaza fiili el atmanın da söz konusuolmadığının” açıklandığı bildirilmiştir.
Olayda, imar planınınuygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imarplanında temel eğitim alanında kaldığı,taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı,kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazınbedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanınkonusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imarplanlarında yer alan davacının hissedar olduğu taşınmazınbedelinin tazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmışolup, belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, taşınmazın imar planında “deremutlak koruma alanı” nda kalması nedeniyle taşınmazüzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanması nedeninedayalı olarak davacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır. Olayda,idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemi henüzbulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bireylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (BaşvuruNo:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddialarıincelendiğinde, iddiaların özünün UyuşmazlıkMahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukukkurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibariyle yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesitarafından usul şartlarına ve hukuka uygun olarakgerçekleştirilmiş olup, başvurucu derece mahkemelerindekendi delillerini ve iddialarını sunma fırsatınıbulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı’nın, başvurusunun kabulüile, davalı Milli Eğitim Bakanlığı (Ankaraİl Özel İdaresi) vekilinin görev itirazının Ankara20. Asliye Hukuk Mahkemesinin reddine ilişkin 02.07.2013 günve E:2013/127 sayılı kararın kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜile, davalı Milli Eğitim Bakanlığı (Ankaraİl Özel İdaresi) vekilinin görev itirazınınAnkara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin REDDİNEİLİŞKİN 02.07.2013 gün ve E:2013/127 sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 26.01.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Mehmet Ali
DURAN
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy