T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1089
KARAR NO : 2015 / 4
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET : Davacı şirketin Organize Sanayi Bölgesinde yer alan işyerinin/fabrikasının, yağan aşırı yağışlarla Çiğli Deresinin taşması sonucu sular altında kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, davalılardan İzmir A. Org. Sanayi Bölgesine ilişkin kısmının yargısal denetiminin; Organize Sanayi Bölgesinin özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu ve özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılacağı hususu gözetildiğinde; ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : E. E. San. Ve Tic. A.Ş. Vekilleri : Av.C. B., Av.Z. E., Av. R.S. Davalılar : 1-İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekilleri : Av.H.R. H., Av. C. M.- Av. C. A. 2-BilimSanayi Ve Teknoloji Bakanlığı 3-İzmirA. Org. San.Bölgesi Yönetimi Vekilleri : Av. S. E. L., Av. Ö. L. O L A Y : 1-Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkili şirketlere aitişyeri-fabrika-tesislerin, İzmir/Çiğli A. Organize SanayiBölgesinde bulunduğunu; anılan yerde, 17 Aralık 2001tarihinde yağan yağmur sonucu oluşan selin, müvekkilinin işyerini-fabrikasınıbastığını, fabrika ve büro kısmındayaklaşık 1.50 mt. yüksekliğe ulaşan suyun; tüm makinaları,ekipmanları, araç-gereçleri, büro-idarekısmını, proje malzemelerini, bilgisayarları vb., tamamenkullanılamaz hale getirdiğini; selden üç gün sonra,20 Aralık 2001’de İzmir Karşıyaka 3.Asliye HukukMahkemesi’nce hasar ve zarar tesbitiyaptırıldığını, raporla, davacı E.A.Ş.’nin: 196.640 EURO zararının tespit edildiğini;doğan zararların gerçek sebebinin, A. Organize SanayiBölgesi Kanalı ile Çiğli Deresininıslahının davalı idarece zamanındayapılmaması olduğunu; sel baskınından önce,davalı idareye, gerekli ıslahçalışmalarının yapılması içinbirçok başvuru yapıldığını ancak davalıidarenin bu konudaki ihmali, gecikmesi, geliyorum diyen felakete rağmenzamanında gerekenleri yapmamasının vahim sonuçlarındoğmasına neden olduğunu ancak, bu sel baskınından sonragerekli ıslah çalışmalarınınyapıldığını; daha sonra zararlarının netlikkazandığını, davalı idarenin, hizmet kusuru nedeniyleuğranılan zararların ödenmesi talebiyle yapılanbaşvuruyu reddettiğini; bunun sorumlulukla ilgili Anayasal ve yasaldüzenlemelere, İdari Hukukunun sorumlulukla ilgili Temelİlkelerine ve emsal nitelikli yerleşik içtihatlara aykırıolduğunu ifade ederek; davalı idarenin hizmet kusurunabağlı olarak müvekkilinin uğramış olduğu; 577.500.000.000(Beşyüzyetmişyedimilyarbeşyüzmilyon)TL. zararınolay tarihi olan 17.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınakarşı, 23.12.2002 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır. 2-İzmir4.İdare Mahkemesi, 19.10.2005 gün ve E:2002/1569, K:2005/1142sayı ile, işin esasını inceleyerek davanın reddinekarar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Danıştay 8.Dairesi,3.7.2006 gün ve E:2006/1883, K:2006/2804 sayı ile esasyönünden kararı bozmuştur. 3-İzmir 4.İdare Mahkemesi, 16.10.2008 gün ve E:2006/1635,K:2008/1398 sayı ile, bozma kararına uyarak, davanın kısmenkabulüne, kısmen reddine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Danıştay 8.Dairesi, 6.11.2009 gün ve E:2009/2191,K:2009/6454 sayı ile, esas yönünden kararı bozmuş; karar düzeltme istemi de aynı Dairece 24.5.2010 gün veE:2010/1969, K:2010/2866 sayı ile reddedilmiştir. 4- İzmir4.İdare Mahkemesi, 15.11.2011 gün ve E:2010/973, K:2011/1629sayı ile, bozma kararına uyarak, davanın kısmenkabulüne, kısmen reddine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Danıştay 8.Dairesi, 29.5.2012 gün ve E:2012/3303,K:2012/3794 sayı ile temyiz isteminin reddi ile anılan kararınonanmasına karar vermiş; kararın düzeltilmesi istemiüzerine ise aynı Daire; 12.12.2013 gün ve E:2012/10898,K:2013/10106 sayı ile, “…İdare Mahkemesince, olayınoluşunda zarara hangi idarenin ne oranda sebebiyet verdiği hususlarındayapılan araştırma sırasında düzenlenen vehükme de esas alınan bilirkişi raporuna göre davalıidarenin yanında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve A.Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminin de sorumluluğubulunduğunun tespit edildiği görüldüğünden,adı geçen idarelerin hasım (davalı) konumunaalınarak dava dilekçesinin merciine tevdiine kararıverilmeksizin, dosyanın bu idareler husumetiyle de tekemmülettirilmesi ve tarafların kusur durumlarınınaraştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yerverilen gerekçe ile sadece belediye yönünden davanınkısmen kabul edilmesi yönünde verilen kararda hukuki isabetgörülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,İzmir 4. İdare Mahkemesinin 15/11/2011 gün ve E:2010/973,K:2011/1629 sayılı kararının bozulmasına, dosyanınyeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeyegönderilmesine…” karar vermiştir. 5- İzmir 4.İdareMahkemesi: 21.4.2014 gün ve E:2014/619 sayı ile, davanın,İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEBAŞKANLIĞI yanında BİLİM SANAYİ VE TEKNOLOJİBAKANLIĞI ile A. ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİYÖNETİMİ husumetiyle incelenmesi gerektiğinden, anılanidarelerin hasım mevkiine eklenmesine, dava dilekçesi ve ekleri iledosyada yer alan bilirkişi raporlarının ve yukarıda tarihve sayısı belirtilen Danıştay kararının, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin(c) fıkrası gereğince BİLİM SANAYİ VETEKNOLOJİ BAKANLIĞI ile A. ORGANİZE SANAYİBÖLGESİ YÖNETİMİ'ne tebliğ edilmek suretiyle davadosyasının tekemmül ettirilmesine karar vermiştir. 6- Davalılardan İzmir A.Organize Sanayi Bölgesi vekili, süresi içinde verdiğicevap dilekçesinde davanın adli yargının görevalanına girdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur. İZMİR 4.İDAREMAHKEMESİ: 12.6.2014 gün ve E:2014/619 sayı ile,“(…)Anayasa'nın 125.maddesinin son fıkrasında,idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü bulunduğu kurala bağlanmış, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesindede, idari eylem ve işlemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılan tam yargı davaları, idari davatürleri arasında sayılmıştır. Öte yandan, 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 3.maddesinin(b) bendinde," Organize Sanayi Bölgeleri (OSB): Sanayinin uygungörülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarınıönlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonelkullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayitürlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi vegeliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmişarazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilindegerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ileküçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim vesağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri iledonatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilindesanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanunhükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretimbölgelerini," ifade ettiği şeklindetanımlanmış, 4.maddesinde, "OSB, Yer SeçimiYönetmeliğine göre uygun görülen yerlerdeBakanlığın onayı ile kurulur...OSB sınırlarıiçerisinde yapılacak imar ve parselasyon planları vedeğişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygunolarak hazırlanır ve Bakanlığın onayına sunularak,İl İdare Kurulu kararı ile yürürlüğe girer.Onaylı OSB imar planları ilgili kurumlara bilgi içingönderilir...Yürürlüğe giren imar plânınagöre arazi kullanımı, yapı ve tesislerininprojelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat veizinlerde işyeri açma ve çalışma ruhsatlarıOSB tarafından verilir ve denetlenir, işyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır."hükmüne, 5.maddesinde, "OSB, müteşebbis heyetinbaşvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararıkararı ve sınırları belirlenmiş yetkiçerçevesinde kamulaştırma işlemleriyaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSB;kamulaştırma işlemlerini Valilik, İl Özelİdaresi, Belediye veya Yatırım İzleme ve KoordinasyonBaşkanlığına yaptırabilir. Arazinin mülkiyetininedinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeli ödemeyükümlülüğü OSB tüzel kişiliğineaittir.’’hükmüne, 20.maddesinde "OSB’lerinihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtmatesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmettesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardansatın alarak dağıtım ve satışını yapma,üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB’ninyetki ve sorumluluğundadır. Ancak, atıkların ortakarıtma tesisinin kabul edebileceği standartlaradüşürülmesi amacıyla münferiden önarıtma tesisi yapılması gerekir. OSB’de yer alankuruluşlar, alt yapı ihtiyaçlarını OSB’nintesislerinden karşılamak zorundadır. OSB’nin izniolmaksızın alt yapı ihtiyaçları başka biryerden karşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesiskurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerine tahsis edilen alt yapı kullanmahakkını başka kuruluşlara devir ve temlik edemez vebaşkalarının istifadesine tahsis edemez..."hükmüne,21.maddesinde, OSB tüzel kişiliği, bu Kanunun uygulanmasıile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtanmuaftır. Atıksu arıtma tesisi işleten bölgelerden,belediyelerce atıksu bedeli alınmaz.’’hükmüne,22.maddesinde, "Müteşebbis heyet, yönetim ve denetim kuruluüyeleri ve bölge müdürü ile sair personel kendikusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunlar, para ve parahükmündeki evrak ve senetler ile bilanço, tutanak, rapor,defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayıDevlet memurları gibi cezalandırılırlar."hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuathükümlerinin incelenmesinden, Organize Sanayi Bölgelerinin,sanayileşmenin sağlıklı, düzenli ve çevreyleuyumlu olarak gelişmesini sağlamak şeklinde özetlenebilecekkamu hizmetini sunmak amacıyla Bakanlık onayı ile kurulan veyürütmekle yükümlü kılındığıkamu hizmetinin yerine getirilmesi için, kamulaştırma, imar veparselasyon planı yapmak; ruhsat vermek; elektrik, su, kanalizasyon,doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibialt yapı ve genel hizmet tesislerini kurmak gibi görev ve yetkilerledonatıldığı; görev alanı ile ilgiliişlemlerde her türlü vergi, resim ve harç ile atıksuarıtma bedelinden muaf tutulduğu ve istihdam ettiği personelinişledikleri bazı suçlardan dolayı Devlet memurlarıgibi cezalandırılmasınınöngörüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, belirli bir kamuhizmetinin sunulması amacıyla Kanunun verdiği yetkiye istinadenBakanlık onayı ile kurulan, yürütmekleyükümlü olduğu kamu hizmetinin sunulmasınayönelik olarak, kamusal yetkiler kullanan, bir takım kamusalayrıcalıklardan yararlanan ve istihdam ettiği personelinbazı suçlarından dolayı Devlet memurları gibicezalandırıldığı Organize Sanayi Bölgelerinin,nevi şahsına münhasır yarı kamusal niteliklitüzel kişilikler olduğu sonucuna varılmaktadır. İdare, kamu hizmetlerininyürütülmesi sırasında kişilere ve özelmülkiyete verdiği zararları tazmin ile sorumlu olup, tazminatdavasına konu olabilecek zararların idari eylem ve işlemlerdendoğması halinde bu zararların, idari yargıdaaçılacak tam yargısına konu edilmesi gerektiğitartışmasızdır. Uyuşmazlık,davacının, A. Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alanfabrikasının, yağan aşırı yağışlarnedeniyle Çiğli Deresinin taşması sonucu sularaltında kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülenzararın, yer seçiminin yanlışyapıldığı, alt yapı tesislerinin yeterliolmadığı iddialarına dayanan, hizmet kusuru esaslarınagöre açılmış bir tam yargı (tazminat)davasıdır. Bu itibarla, belirli kamuhizmetini sunmakla görevli kılınan ve bu amaçla kamusalyetkiler ve ayrıcalıklara sahip olan davalı idarenin,sunmuş olduğu hizmetin, kötü veya geç işlemesiya da hiç işlememesi şeklinde ifade edilen hizmet kusurusonucu bu hizmetlerden yararlanan kişilerin uğramışolduğu zararları, idare hukuku kurallarıçerçevesinde ve hizmet kusuru esaslarına göre tazminetmekle yükümlü olduğu tartışmasızolduğundan, idarenin, hizmet kusuruna dayalı tazminsorumluluğuna göre kanunlarla kendisine verilen kamu hizmetiniyürütme görevini gereği gibi yerine getirip getirmediğiiddiasına dayalı, idari eylemden kaynaklı açılanişbu davanın görüm ve çözümü idariyargının görev alanına girmektedir. Açıklanan nedenlerle,uyuşmazlığın görüm ve çözümyerinin idari yargı olduğu sonucuna varılmakla, davalı A.Organize Sanayi Bölgesi’nin görev itirazının reddine,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veişleyişi Hakkındaki Kanun'un 12.maddesi uyarıncaYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmaküzere düzenlenecek iki nüsha dilekçe ile 15 güniçinde başvurulabileceğinin anılan idareye bildirilmesine…”karar vermiştir. Davalılardanİzmir A. Organize Sanayi Bölgesi vekili tarafından süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine, dilekçe dava dosyasıile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI: “(…)Dava,başlangıçta hizmet kusuru gerekçesi ile İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığınakarşı açılmasına karşılık,Mahkemesince hasım düzeltme kararı sonrası, İzmir A. OrganizeSanayi Bölge Müdürlüğü de davaya dahiledilmiş, olumlu görev uyuşmazlığı talebi dedavalı Organize Sanayi Bölge Müdürlüğütarafından yapılmıştır. Yapılan inceleme sonucu,İzmir A. Organize Sanayi Bölgesi 15/04/2000 yılında RGyayımlanarak yürürlüğe giren 4562 sayılıOrganize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulmuştur. 4562sayılı Yasanın 20. Maddesi 1. Fıkrası " OSB'lerinihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtmatesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmettesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardansatın alarak dağıtım ve satışını yapma,üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB'nin yetki vesorumluluğundadır. Ancak, atıkların ortak arıtmatesisinin kabul edebileceği standartlara düşürülmesiamacıyla münferiden ön arıtma tesisi yapılmasıgerekir” hükmü ile İAOSAB'da alt yapı hizmetlerininyapılması ve işletilmesi yetki ve sorumluluğunu İAOSABMüdürlüğüne vermiştir. 4562 sayılı OrganizeSanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3/b maddesine göre Organize SanayiBölgeleri "..Sanayinin uygun görülen alanlardayapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşmeve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyiyönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişimteknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plandahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla;sınırları tasdik edilmiş araziparçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekliidari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçükimalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları,teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlıbir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsisedilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göreişletilen mal ve hizmet üretim bölgelerini, " ifadeetmektedir. 4562 sayılı Yasanın 5/1 maddesinin "OSB,müteşebbis heyetin başvurusu üzerine Bakanlıkçaverilen kamu yararı kararı ve sınırlarıbelirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleriyapabilen veya yaptırabilen bir özel hukuk tüzelkişiliğidir.'' şeklindeki tanımıkarşısında, OSB Yönetimlerinin özel hukuk tüzelkişiliği olduğu tartışmasızdır, aynıyasanın 25/5 md.ne göre de OSB'lerin organları ile ilgili olarakTürk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin organları ile ilgilihükümleri kıyasen uygulanacağı hükmübulunmaktadır. Hukuk uygulamasında“Tüzel kişiler, belli bir amacıgerçekleştirmek üzere bağımsız bir varlıkşeklinde örgütlenmiş, haklara ve borçlara sahipolabilen kişi ve mal topluluklarıdır. Tüzel kişiler,“özel hukuk tüzel kişileri” ve “kamu hukukutüzel kişileri” olmak üzere ikiye ayrılır.“Özel hukuk tüzel kişileri, özel hukuka tâbiolan tüzel Dernekler, vakıflar, şirketler böyledir."(Kemal Gözler, "5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimive Kontrol Kanunu ve 6085 Sayılı Yeni Sayıştay KanunundaKullanılan “Genel Yönetim”, “MerkezîYönetim”, “Kamu İdareleri” Terimleri HakkındaBir Eleştiri'AÜHFD, 60 (4) 2011: 838-839) Özel Hukuk Tüzelkişiliklerinin kamusal amaçla ve kanunla kurulmuşolmaları, onların faaliyetlerinin kamu hukuku kurallarınagöre yürüttükleri ve tek taraflı kamu gücükullanarak ortaya koydukları idari eylem ve işlemlerdensayılmasını gerektirmemektedir. Nitekim Yasa koyucu da, bukonudaki iradesini, yukarıda açıklanan yasahükümleri ile bu kurumların faaliyetlerinin ticari alandaözel hukuk hükümlerine göre yürüttüklerinive şirketler/ demekler hukuki statüsüne tabiolduklarını belirterek ortaya koymuş bulunmaktadır. Kanun koyucunun Bazıdurumlarda özel hukuk tüzel kişiliği olarakyapılandırdığı kurumlara kamu kurumu niteliğitanıdığı, ancak bunu kuruluş yasasındaayrıca belirtme gereği duyduğu da bir gerçektir. Örneğin,25 Haziran 2003 tarih ve 4904 sayılı Türkiye İş KurumuKanununun 1 ’nci maddesinin üçüncü fıkrasınagöre, Türkiye İş Kurumu, “Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşuolup, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğihaiz, idari ve malî bakımdan özerk bir kamu kurumudur”.Ancak, OSB hakkındaki kanunda bu kurumun bir kamu kurumu olduğunadair belirtmede bulunmamakta, aksine, kuruluş amacının dahaziyade sanayi alanındaki üretime dayalı serbest ticarifaaliyetin organizesine yönelik özel hukuk hükümlerine tabibir kuruluş yaratıldığıanlaşılmaktadır. Elbetteki her özel hukuk tüzelkişiliğinin faaliyet alanının sonuçta insanyaşamını dolayısı ile toplumu ilgilendirmesioranında kamusal yanı olması datartışmasızdır. Ancak kamusal her faaliyet ve organizasyonunda kamu hukuku kural ve ilkelerine tabi olacağı söylenemez."Genel kurul toplama hakkını elde eden OSB’lerin özelhukuk tüzel kişisi olduğu ve işleyişin özel hukukhükümlerine göre yürütüleceği, OSBorganlarının işleyişinin Türk Ticaret Kanununun ilgilihükümleri doğrultusunda gerçekleşeceğikonusunda duraksama bulunmamaktadır" (Yrd.Doç.Dr. Nusretİlker ÇOLAK,'Organize Sanayi Bölgelerinin Hukuki Niteliğive Kamulaştırma Yetkisi Hukuk Ekonomi ve Siyasal Bilimler Aylıkİnternet Dergisi', Haziran, 2005, S. 40, paragraf 38.) Yukarıdakiaçıklamalara göre, İAOSAB sorumluluğunda olan alt yapıhizmetlerinin yetersiz sunumundan kaynaklanan tazminat davasının,özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yeriningörevli olduğu, düşünülmektedir...” demeksuretiyle 2247 sayılı Yasa’nın 10. ve 13. maddeleri gereğinceolumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısı’ndan yazılıdüşüncesi istenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI; “(…)Anayasa'nın125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlübulunduğu kurala bağlanmış, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde de, idarieylem ve işlemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır. Öte yandan, 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin (b)bendinde," Organize Sanayi Bölgeleri (OSB): Sanayinin uygungörülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarınıönlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonelkullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayitürlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi vegeliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmişarazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilindegerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ileküçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim vesağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri iledonatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilindesanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanunhükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretimbölgelerini," ifade ettiği şeklindetanımlanmış, 4. maddesinde, "OSB, Yer SeçimiYönetmeliğine göre uygun görülen yerlerdeBakanlığın onayı ile kurulur. OSB sınırlarıiçerisinde yapılacak imar ve parselasyon planları vedeğişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygunolarak hazırlanır ve Bakanlığın onayına sunularakİl İdare Kurulu kararı ile yürürlüğe girer.Onaylı OSB imar planları ilgili kurumlara bilgi içingönderilir. Yürürlüğe giren imar plânınagöre arazi kullanımı, yapı ve tesislerininprojelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat veizinler ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarıOSB tarafından verilir ve denetlenir. İşyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır." hükmüne,5. maddesinde. "OSB, müteşebbis heyetin başvurusuüzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı vesınırları belirlenmiş yetki çerçevesindekamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuktüzel kişiliğidir. OSB; kamulaştırma işlemleriniValilik, İl Özel İdaresi, Belediye veya Yatırım İzlemeve Koordinasyon Başkanlığına yaptırabilir. Arazininmülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeliödeme yükümlülüğü OSB tüzelkişiliğine aittir, "hükmüne, 20. maddesinde"OSBT'lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz,arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı vegenel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özelkuruluşlardan satın alarak dağıtım vesatışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletmehakkı sadece OSB'nin yetki ve sorumluluğundadır. Ancak,atıkların ortak arıtma tesisinin kabul edebileceği standartlaradüşürülmesi amacıyla münferiden önarıtma tesisi yapılması gerekir. OSB'de yer alankuruluşlar, alt yapı ihtiyaçlarını OSB'nintesislerinden karşılamak zorundadır. OSB'nin izniolmaksızın alt yapı ihtiyaçları başka biryerden karşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesiskurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerine tahsis edilen alt yapı kullanmahakkını başka kuruluşlara devir ve temlik edemez vebaşkalarının istifadesine tahsis edemez..."hükmüne,21. maddesinde, OSB tüzel kişiliği, bu Kanunun uygulanmasıile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtanmuaftır. Atıksu arıtma tesisi işleten bölgelerden,belediyelerce atıksu bedeli alınmaz, "hükmüne, 22.maddesinde, "Müteşebbis heyet, yönetim ve denetim kuruluüyeleri ve bölge müdürü ile sair personel kendikusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunlar, para ve parahükmündeki evrak ve senetler ile bilanço, tutanak, rapor,defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayıDevlet memurları gibi cezalandırılırlar."hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuathükümlerinin incelenmesinden, Organize Sanayi Bölgelerinin,sanayileşmenin sağlıklı, düzenli ve çevreyleuyumlu olarak gelişmesini sağlamak şeklinde özetlenebilecekkamu hizmetini sunmak amacıyla Bakanlık onayı ile kurulan veyürütmekle yükümlü kılındığıkamu hizmetinin yerine getirilmesi için, kamulaştırma, imar veparselasyon planı yapmak, ruhsat vermek, elektrik, su, kanalizasyon,doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibialt yapı ve genel hizmet tesislerini kurmak gibi görev ve yetkilerledonatıldığı, görev alanı ile ilgiliişlemlerde her türlü vergi, resim ve harç ile atıksuarıtma bedelinden muaf tutulduğu ve istihdam ettiği personelinişledikleri bazı suçlardan dolayı Devlet memurlarıgibi cezalandırılmasınınöngörüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, belirli bir kamuhizmetinin sunulması amacıyla Kanunun verdiği yetkiye istinadenBakanlık onayı ile kurulan, yürütmekleyükümlü olduğu kamu hizmetinin sunulmasınayönelik olarak, kamusal yetkiler kullanan, bir takım kamusalayrıcalıklardan yararlanan ve istihdam ettiği personelinbazı suçlarından dolayı Devlet memurları gibicezalandırıldığı Organize Sanayi Bölgelerinin,nevi şahsına münhasır yarı kamusal niteliklitüzel kişilikler olduğu sonucuna varılmaktadır. İdare, kamu hizmetlerininyürütülmesi sırasında kişilere ve özelmülkiyete verdiği zararları tazmin ile sorumlu olup, tazminatdavasına konu olabilecek zararların idari eylem ve işlemlerdendoğması halinde bu zararların, idari yargıdaaçılacak tam yargısına konu edilmesi gerektiğitartışmasızdır. Uyuşmazlık,davacının, A. Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alanfabrikasının, yağan aşırı yağışlarnedeniyle Çiğli Deresinin taşması sonucu sularaltında kalması nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen zararın, yer seçiminin yanlışyapıldığı, alt yapı tesislerinin yeterliolmadığı iddialarına dayanan, hizmet kusuru esaslarınagöre açılmış bir tam yargı (tazminat)davasıdır. Bu itibarla, belirli kamuhizmetini sunmakla görevli kılınan ve bu amaçla kamusalyetkiler ve ayrıcalıklara sahip olan davalı idarenin,sunmuş olduğu hizmetin, kötü veya geç işlemesiya da hiç işlememesi şeklinde ifade edilen hizmet kusurusonucu bu hizmetlerden yararlanan kişilerin uğramışolduğu zararları, idare hukuku kurallarıçerçevesinde ve hizmet kusuru esaslarına göre tazminetmekle yükümlü olduğu tartışmasızolduğundan, idarenin, hizmet kusuruna dayalı tazminsorumluluğuna göre kanunlarla kendisine verilen kamu hizmetiniyürütme görevini gereği gibi yerine getiripgetirmediği iddiasına dayalı, idari eylemden kaynaklıaçılan işbu davanın görüm veçözümü idari yargının görev alanınagirmektedir….” demek suretiyle, 2247 sayılı Kanunun 13'üncü maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulünehukuki olanak bulunmadığı yolunda düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalılardan İzmir A. Organize Sanayi Bölgesi vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. ve 13. maddelerindeöngörülen biçimde, anılan davalıyönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketinİzmir İli, Çiğli İlçesisınırları içindeki A. Organize Sanayi Bölgesi'ndeyer alan işyerinin/fabrikasının, yağan aşırıyağışlarla Çiğli Deresinin taşması sonucusular altında kalması nedeniyle uğranıldığıileri sürülen 577.500,00 TL tutarındaki zararın,olayın meydana geldiği 17.12.2001 tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır. Dava ilk olarak İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığınakarşı açılmış ise de, Mahkemekararının Danıştay 8.Dairesince bozulmasıüzerine, Mahkemece Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı veİzmir A. Organize Sanayi Bölgesi de davalı mevkiinealınmış; başvuru sonucunda İzmir A. OrganizeSanayi Bölgesi yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmıştır. 5393sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev vesorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde, 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümlerininsaklı olduğu belirtilmiş; “Değiştirilen, Eklenenve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler”başlıklı 85. maddesinin h bendinde, «…12.4.2000 tarihlive 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4üncü maddesinin altıncı fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Yürürlüğegiren mevzii imar plânına göre arazi kullanımı,yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası vekullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma veçalışma ruhsatları OSB tarafından verilir vedenetlenir. İşyeri açma ve çalışmaruhsatının verilmesi sırasında işyeri açma veçalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSBtarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresihesabına yatırılır…»denilmiş; 4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun, “Kuruluş”başlıklı 4.maddesinin yedinci fıkrasında “(Değişik fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.)Yürürlüğe giren (…) imar planına göre arazikullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi,inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışma ruhsatları OSBtarafından verilir ve denetlenir, İşyeri açma veçalışma ruhsatın verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır.”hükmü; “Nitelikleri”başlıklı 5. maddesinde, “ (Değişik:4/7/2012-6353/20 md.) OSB,müteşebbis heyetin başvurusu üzerine Bakanlıkçaverilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmişyetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri(…) yaptırabilen bir özel hukuk tüzelkişiliğidir. (Ek cümle : 20/2/2014-6525/21 md.) OSB; kamulaştırmaişlemlerini Valilik, İl Özel İdaresi, Belediye veyaYatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınayaptırabilir. Arazininmülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeliödeme yükümlülüğü OSB tüzelkişiliğine aittir..” hükmü yer almakta olup, 12.04.2000günlü, 4562 sayılı Organize Sanayi BölgeleriKanunu’nun, 04.07.2012 günlü, 6353 sayılı BazıKanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun’un 20.maddesiyle değiştirilen5.maddesinin Anayasa’ya aykırılığıiddiasıyla Danıştay Altıncı Dairesi tarafındanyapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi 31.10.2013gün, E:2013/49, K:2013/125 sayılı kararı ile özetle;04.07.2012 günlü, 6353 sayılı Kanun’un 20.maddesiyledeğiştirilen 5.maddesinin birinci fıkrasında yer alan‘’… yapabilen veya … ‘’sözcüklerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna veiptaline karar vermiştir. AynıYasanın“Yönetim kurulu” 8. maddesinde, “ Yönetimkurulu, müteşebbis heyetin en az dördü kendi üyeleriarasından olmak üzere seçeceği beş asıl,beş yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri ikiyıl için seçilir. Yönetimkurulu üyeleri kendi aralarında bir başkan ve birbaşkanvekili seçerler. Yönetim kurulu en az ayda iki defatoplanır ve toplantı salt çoğunluk ile yapılır.Geçerli bir mazereti olmadan üst üste yapılan üçtoplantıya veya mazereti olsa dahi altı ay içinde yapılantoplantıların en az yarısına katılmayan üyelerüyelikten çekilmiş sayılırlar. Kararlar saltçoğunlukla verilir. Oyların eşitliği halindebaşkanın oyuna itibar edilir. Yönetimkurulu; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeridüzenlemeler ile müteşebbis heyetin kararlarıçerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresini yürütmeklegörevlidir.”; “Özel organize sanayi bölgeleri”başlıklı 26.maddesinde, “Bu Kanundaki usullere görebelirlenen yerlerde, özel hukuk tüzel kişilerince vegerçek kişilerce de OSB kurulabilir. Ancak, özel OSB kuracakolanlar kamulaştırma yapamazlar. OSB’ninkuruluş talebi, kurulacağı ilin valiliğinin uygungörüşü ile Bakanlığa iletilir. OSB’ninyer seçimi Bakanlığa yapılan talep üzerine, 4üncü maddedeki usule göre yapılır. Arazitemini, OSB’nin planlanması, projelendirilmesi, alt yapıinşaatı ile ilgili harcamalar bölgeyi kuracak gerçek vetüzel kişilerce karşılanır. OSB ile ilgili plan veprojeler bu konudaki yetkili kurum ve kuruluşlar yanındaBakanlığın uygun görüşü ve onayınatabidir. OSB’dekiarazi, parseller halinde veya işletme binaları da yapılmaksuretiyle satılabilir veya kiraya verilebilir.”hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin birliktedeğerlendirilmesinden, İzmir A. Organize Sanayi Bölgesininözel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu ve özelhukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısaldenetiminin adli yargı yerlerince yapılacağı hususu gözetildiğinde;davacı şirkete ait İzmir İli, Çiğliİlçesi sınırları içindeki A. Organize SanayiBölgesinde yer alan işyerinin/fabrikanın, 16-17/12/2001günü yağan aşırı yağışlar sonucuÇiğli Deresinin taşması üzerine sular altındakalması nedeniyle uğranıldığı önesürülen 577.500,00 TL zararın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte İzmir BüyükşehirBelediye Başkanlığından, bilahare Bilim Sanayi ve TeknolojiBakanlığı ve İzmir A. Organize Sanayi Bölgesindentazmini istemiyle açılan davanın; İzmir A. OrganizeSanayi Bölgesine ilişkin kısmının yargısaldenetiminin de adli yargı yerine ait olduğu açıktır. Açıklanan nedenlerleYargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile, davalılardan İzmir A. Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekilinin görev itirazının İzmir4.İdare Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalılardanİzmir A.Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü vekilininGÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİNİzmir 4.İdare Mahkemesinin 12.6.2014 gün ve E:2014/619sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26.1.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy