T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 5
KARAR NO : 2015 / 15
KARAR TR : 26.1.2015
ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı;
2- 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.G.
Davalı :Sultandağı Bölge Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğü
O L A Y :Afyonkarahisar Valiliği, Sultandağı Bölge Trafik Denetleme İstasyonAmirliğince yapılan denetim sırasında, alkollü olarakaraç kullandığından bahisle, davacı adına 7.7.2014gün ve HB-632238 seri-sıra sayılı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca 727,00 TL.idari para cezası verilmiş, aynı birim tarafından sürücübelgesi geri alma tutanağı düzenlenmiştir.
Davacı, idaripara cezasının iptali ile sürücü belgesinin iadesiistemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
ÇAY SULH CEZAHAKİMLİĞİ; 29.9.2014 gün ve D.İş:2014/28 sayıile; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesinegöre idari para cezası yanında idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması ve davakonusu edildiği nedeniyle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı ile dava dosyasınınAfyonkarahisar İdare Mahkemesine gönderilmesine de karar vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Dava dosyası Çay Sulh Ceza Hakimliği'nin 22.10.2014 gün veD.İş:2014/28 sayılı yazısı ile Afyonkarahisarİdare Mahkemesine gönderilmiştir.
AFYONKARAHİSAR İDAREMAHKEMESİ: 27.11.2014 gün ve E:2014/1032 sayı ile; 2918sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan yenidüzenleme uyarınca ve Uyuşmazlık Mahkemesinin konu ileilgili kararları emsal alınarak davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahke-mesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, MehmetAli DURAN, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 26.1.2015 günlütoplantısında; Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddigerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesinde, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir”, 19.maddesinde, “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir”denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemişistemleri reddedeceği kuralına yer verilmiştir. Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun“Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerineyapılacak işlemler” başlıklı 20.maddesinin1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlikveya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bukarar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içindekanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftaiçinde kararı veren mahkemeye başvurarak, davadosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinitalep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanınaçılmamış sayılmasına karar verilir.”hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davalarınaçılması' başlıklı 3. maddesinde; idaridavaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılmasıöngörülmüş; aynı Kanunun 9. maddesinde;çözümlenmesi Danıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli ve askeriyargı yerlerine açılmış bulunan davalarıngörev noktasından reddi halinde bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerineverilecek karar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine; idari yargının görevli olduğukonularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanıngörev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasınıngörevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, (…) kararverilir” denilmiştir. Dosyanın,2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaincelenmesinden: Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikincicümlesinde yer alan “görev” kuralları,aynı yargı düzeni içindeki mahkemelerinişbölümü esasına ilişkin düzenlemelerdir.Oysa yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararıverilmesi durumunda, görevli olduğundan bahisle farklı biryargı düzeninde yer alan mahkemeye dava dosyasınıngönderilebilmesine olanak tanıyan bir düzenleme bulunmamaktadır. Göreveilişkin kararın, işbölümü esasına göreveya yargı yolu bakımından verilmiş olması farklısonuçlar doğurmaktadır. Şöyle ki;işbölümü esasına göre verilen görevsizlikkararı sonucu dava dosyasının görevli mahkemeyegönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariyle görevlimahkemede açılmış sayılmaktadır. Yargıyolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumundaise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, buyargı yerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarakyeniden dava açılması zorunlu bulunmaktadır. Olayda, idare mahkemesine hitabenyazılmış dilekçeyle açılmış birdava bulunmadan, ÇaySulh Ceza Hakimliği’nce görevsizlik kararı ile dava dosyasının Afyonkarahisarİdare Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiş, 22.10.2014gün ve D.İş:2014/28 sayılı yazı ekinde davadosyası AfyonkarahisarİdareMahkemesine gönderilmiş ve idariyargı yerince, kendisine gelen adli yargı yerine ait davadosyası üzerinden inceleme yapılarak UyuşmazlıkMahkemesine başvuruda bulunulmuş olup, yukarıda yapılanaçıklamalara göre, İ.Y.U.K.’nun 3 ve 9.maddelerinde öngörülen şekilde usulüne uygun olarakidari yargı yerine açılmış bir davabulunduğundan söz etmek olanaksızdır. 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası da temin edilerek, dava dosyalarınıngerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi veelindeki işin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin ertelenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak,başvuru koşullarının incelenebilmesi içinöncelikle, yargı yerinde usulüne göreaçılmış bir dava bulunması gerektiğitartışmasızdır. Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihliMesutoğlu –Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04);asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında bumahkemece davanın görev yönünden reddine,başvuranların kararın kesinleşmesinden itibaren 10 güniçinde dava açmaları halinde dava dosyasınınyetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,davacıların öngörülen sürede başvurmalarıüzerine yine bu mahkemece dava dosyasının ilgili idaremahkemesine gönderildiği, İdare Mahkemesince de mahkemelerineİdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göredavacılar tarafından açılan bir davanın mevcutolmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdariYargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesine yaptığı başvuru tarihinin görevli İdareMahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiğininbelirtildiği anlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012tarih ve E.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.)Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih veE.2006/4713,K.2007/1302 sayılı kararında ise “…ilgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri vedosyanın idari yargı merciine gönderilmesi isteminiiçeren dilekçelerin ‘dilekçe reddi’kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyleişin esasının incelenmesine geçilmesi hukukenolanaklı ise de, adli yargı yerinin kendiliğinden davadosyasını idari yargı yerine göndermesi halinde, dosyamahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesinegeçilemeyecektir. Davada davacının yazılı bir istemiolmaksızın doğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577sayılı Yasanın 9/1. maddesi hükmükarşısında esasa kaydedilmeyerek veya esasa hataenkaydedilmiş ise dosya kaydının kapatılarak mahkemesineiadesi gerekmektedir…” denilmektedir. Davanınsomutunda, Çay Sulh Ceza Hakimliği’nce verilengörevsizlik kararı, re’sen Afyonkarahisar İdareMahkemesine gönderilmiş; ancak bu mahkemece usulü yöndenbir karar (dilekçe reddi) verilmeyip, davada görevsiz olduğudüşüncesiyle görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvuru kararıverilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idari yargı yerlerinde bizzatdava açma, davacıların uymak zorunda olduğu emredici birhüküm olduğu gibi, 492 sayılı Harçlar Kanunununilgili hükümleri ve tarifeleri gereğince böyle birdavanın harca tabi olduğu izahtan varestedir. İlgilimevzuatında gerekli değişiklik yapılmadığısürece, bu yasal yükümlülüklerin ihmali ve Avrupaİnsan Hakları Mahkemesinin anılan kararınınMahkememizce doğrudan uygulanması suretiyle, benzer bütündavaların bu şekilde sonuçlandırılmasımümkün görülmemiştir. Bu durumda,ortada idare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadığından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılı Yasadaöngörülen koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE,26.1.2015 gününde Üyeler Eyüp Sabri BAYDAR ve NurdaneTOPUZ’un KARŞIOYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Mehmet Ali DURAN Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy