T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 753
KARAR NO : 2014 / 950
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET : Davacı şirket ile davalı Belediye Başkanlığı arasında akdedilen hizmet sözleşmelerinin uygulanması sırasında, sözleşme kapsamında satın alınan hizmetin bedeli olarak işçi alacakları için ödenen tutardan, davalı idare tarafından, 5510 sayılı yasanın 81. maddesinin ''ı'' bendinin birinci cümlesinde yer alan “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır.'' hükmü uyarınca, davacı şirketin hakediş ödemesi sırasında beş puanlık kesinti yapılmasından kaynaklanan haksız prim kesintisi ile KDV kesintisi miktarının davalı idareden tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.Nakliyat Gıda İnş.San. Ve Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. M.T.K. Davalı :Kepez B.B. Vekili : Av. F.K.Ö. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde; müvekkili şirketin davalı Kepez BelediyeBaşkanlığı bünyesinde; 2007/147041 ihalekayıt nolu 25.04.2008 imza tarihli ve 145 kişi ile12 ay süreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı; 2008/2099550ihale kayıt nolu 30.12.2008 imza tarihli ve 200 Kişi ile 2 Aysüreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı; 2009/17550 ihalekayıt nolu 25.02.2009 imza tarihli ve 200 Kişi ile 5 Ay süreliKepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı, 2010 / 524646 ihale kayıtnolu 14.12.2010 imza tarihli ve 280 Kişi ile 12 Ay süreli KepezBelediyesi Personele Dayalı Hizmet Alımı ihalelerini alaraksöz konusu hizmetleri eksiksiz şekilde ifa ettiğini,sözleşmeler gereği yüklendiği edimlerini eksiksizolarak yerine getirdiğini, ancak İhaleler aşamasındadavalı Belediye tarafından davacı şirketin Ekim 2008 -Şubat 2011 tarihleri arasındaki hak edişlerinden haksızşekilde %5'lik Sigorta Prim Kesintisiyapıldığını, bu kesintilere gerekçe olarak 5510sayılı yasanın 81.md.(I) bendi gereğince SGK işverenpriminin %5 eksik ödenmesine (Hâzinecekarşılanacağına) ilişkin düzenlemeden Kamuİhale Genel Tebliği gereğince vekil edeninyararlanamayacağı kuralının gösterildiğini, buşekilde ihaleler süresince davacının hak edişlerindentoplam 115.953,90 TL haksız prim kesintisi yapıldığını,yine davalı Belediye tarafından yapılan prim kesintilerine ekolarak, bu defa 5510 sayılı yasadan doğan indirim nedeni ileyapılan prim kesintilerinin KDV'si adı altında davalı idaretarafından müvekkilin 2009 yılı 5 nolu hak edişinden2009 yılı 6. ve 7.aylan için 3.865,33 TL ve 2008yılı 10-11-12.ayları ile 2009 yılı 1-2-3-4-5.ayları için 11.427,70 TL olmak üzere toplam 15.293,03 TLtutarında da KDV kesintisi yapıldığını, birdiğer anlatımla, davalı Belediye yapmış olduğuhaksız prim kesintilerinin KDV'sinin de davacının hakedişlerinden kesildiğini, bu kesintilerin haksız, yersiz ve mesnetsizolduğunu, davacının 5510 sayılı yasanındava konusu ile ilgili 81 - (I) maddesinde aranan şartlarıeksiksiz şekilde yerine getirmiş olduğunu, buna karşınhak edişlerinin haksız şekilde eksik ödenmesi 5510sayılı yasanın 81.maddesinin ruhuna ve lafzınaaykırı olduğunu, kanun koyucunun belirtilen yasaldüzenlemeyi yapmaktaki amacının, ekonomik kriz ortamındaözel sektör işverenlerine destek olmak ve esas itibari ileistihdamı artırmak olduğunu, Yasama Organının krizortamında işvereni güçlü kılmak ve bir nebzedestek olmak amacı ile söz konusu düzenlemeyiyaptığını, bu desteğin deçalışanların SGK priminin işveren hissesinin %5 dahaaz ödenmesi şeklinde gerçekleştirildiğini,Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nün28.04.2008 tarih ve 1854 sayılı yazısında, bahsigeçen yasa maddesinin gerekçesi ve amacıyla ilgili olarak “Bu nedenle, istihdamı ve verimliliği artırmak veböylelikle ekonomik ve sosyal kalkınmayıgerçekleştirmek ülkemiz dahil tüm dünyaülkelerinin birinci hedefi haline gelmiştir./İşsizliğin önlenmesinin en temel çözümyolu, hiç kuşkusuz istihdam kapasitesini artıracakyatırımların çoğalması, yeni işalanlarının yaratılması, iş piyasasınınesnekleştirilmesi ve aktif istihdam politikalarınınuygulanmasıdır./işverenler üzerindeki mali yüklerinhafifletilmesi ve dolayısıyla istihdamınartırılması amacıyla, SSK işveren hissesine isabeteden beş puanlık prim tutarının Hazine tarafındankarşılanmasıöngörülmüştür./Tasarı ile; zorunlu istihdamyüklerinin hafifletilmesi, nitelikli işgücüihtiyacının karşılanması, istihdamın teşvikedilmesi, işgücü maliyetlerinin düşürülmesi,kayıt dışı istihdamın azaltılması hedeflenmiştir."denilmek sureti ile açıklamalar doğrultusunda krizortamında işvereni desteklemek amacıgüttüğünü açıkça ortayakoyduğunu, mevcut düzenlemeye karşın, davalı kurumutarafından davacının hak edişlerindenişverenin yararlanacağı ve Hazine tarafındankarşılanacak olan prim miktarı oranında kesintiyapılması ile kanun pratikte uygulanamaz hale geldiğini,davacıdan yapılan %5 puanlık bu haksız kesintinindavacıya iade edilmediği gibi davacı nam ve hesabınaSGK’ya da yatırılmadığını, bu şekildedavalı Belediye Başkanlığı’nın sebepsizzenginleştiğini, Davalı tarafındanyapılan kesintilerin dayanağı olarak gösterilen Kamuİhale Genel Tebliğinde "5510 sayılı Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 81. Maddesi (I) bendinde, özelsektör işverenlerinin primlerinden, işveren hissesinin 5puanlık kısmına isabet eden tutar hâzinecekarşılanacaktır" denildiğini, aynı tebliğinbir diğer bendinde ise, "506 sayılı kanun gereğiişveren namına hâzinece yapılan ödemeler, idaretarafından yüklenicinin hak edişlerinden kesilecektir"denildiğini, dava dosyası kapsamında bahsedilen hak edişkesintilerinin de 506 sayılı kanuna dayandırıldığını,ancak tebliğin yürürlülük tarihinde 506sayılı kanun yürürlükteolmadığını, sigortaya ilişkin olarakyürürlükte olan kanunun 5510 sayılı kanun olduğunuve kesintinin dayanağı olan ve yürürlükte olmayan 506sayılı kanuna göre hak edişlerden kesintiyapılmasının açıkça kanuna aykırılıkteşkil ettiğini, Ayrıca gerek 5510sayılı kanuna göre, gerek 6111 sayılı kanuna göreve gerekse de 2011/45 ve 2008/93 sayılı genelgelerçerçevesinde, prim desteği kesintisinin yalnızcaözel sektörce yapılabileceğinin, devlet kurumlarıncakesinti yapılamayacağının açıkça hüküm altına alındığını, nitekim 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun 81.maddesinin 1. Fıkrasının (I) bendinde, "Bufıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu kanuna göresosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurtdışında çalışan sigortalılar hakkındauygulanmaz" denilmek sureti ile kamu kurumlarının bu 5puanlık kesintiden yararlanmalarının mümkünolmadığının, yararlanması gereken kişilerinözel sektör işverenleri olduğunun ortaya konulduğunu,yine 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Bazı AlacaklarınYapılandırılmasına İlişkin DüzenlenenKanunun 38.maddesinde de bu hususun açıkça düzenlendiğini, Ayrıca 2011/45 sayı ve07.06.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta primdesteği düzenlemeleri hakkında ki genelge ile 13.11.2008 tarihli2008/93 sayılı işveren hissesinden 5 Puanlık indirim hakkındakigenelgede de yer aldığı üzere, belediyelerin 5 puanlıkprim desteğinden yararlanamayacağı, bu sebeple kesinti yapamayacakları,yasa kapsamına giren işverenlerin yalnızca özel sektörişverenleri olduğu hususlarının açıkçadüzenlendiğini, Söz konusu kesintilerin, kamuihale kurumunun genel tebliğine göreyapılmakta olduğunu, ancak söz konusu hususlarıdüzenleme yetkisi kamu ihale kurumuna ait olmadığını,söz konusu düzenlemelerin 5510 sayılı kanunun 81.maddesinin(ı) bendinde de belirtildiği üzere, MaliyeBakanlığı, Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı ve Hazine Müsteşarlığıtarafından yapılabileceğini, düzenleme yetkisi bulunmayanbir kurum tarafından yayınlanan genelge doğrultusunda hakedişlerden 5 puanlık kesinti yapılmasının usul veyasaya aykırı olduğunu belirterek; davacının hakedişlerinden yapılan 115.953,90 TL haksız prim kesintisi ile15.293,03 TL KDV kesintisi olmak üzere toplam 131.246,93 TL haksızkesintinin her bir kesinti tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile adliyargıda dava açmıştır. Davalı Kepez BelediyeBaşkanlığı vekili süresi içerisindesunduğu cevap dilekçesinde özetle, görev itirazındabulunmuştur. Antalya 4. AsliyeHukuk Mahkemesi; 12.03.2014 gün ve 2013/352 Esas sayılıkararı ile davalı Kepez Belediye Başkanlığıvekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir. Davalı KepezBelediye Başkanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresinde verdiğidilekçe üzerine, dava dosyasının onaylı birörneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı; 06.05.2014 gün ve 2014/137 sayılıyazısında aynen: “Davacı şirketin hakedişlerinden yapılan 115.953,90 TL prim kesintisi ve 15.293,03 TL KDVkesintisinin her bir kesinti tarihinden işleyecek ticari temerrütfaizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargıdaaçılan davada, davalı idare tarafından davanıngörüm ve çözümünün idariyargının görevine girdiği ileri sürülerekgörev itirazında bulunulmuş ve itirazın reddi üzerineolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istenilmiş olmakla gereğidüşünüldü. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin(a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konuve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, (c) bendindeise, tahkim yolu öngörülen imtiyaz/şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalaridari dava türleri arasında sayılmıştır. 4734sayılı Kamu İhale Kanunu'nda sayılan işlerle ilgiliolarak yapılan ihalelerde, tümüyle idarenin kamugücüne dayanan, re'sen ve tek yanlı olarak tesis ettiğiihale işlerinin yargısal denetimi, idare hukuku kurallarıçerçevesinde idari yargı yerlerinin görevinde olup,ancak ihale safhası tamamlanıp taraflar arasındasözleşme imzalandıktan sonra tarafların iradeleri ile ortayaçıkan ve sözleşmenin uygulanmasından kaynaklananuyuşmazlıkların çözümü ise adliyargının görevine girmektedir. Sözleşmeimzalandıktan sonra tesis edilse bile, sözleşmeninuygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hakveya alacağın takibi niteliği taşımayan, idarenin kamugücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği idariişlemlerin iptali istemiyle açılan davaların da idariyargı yerinde görülüp çözümlenmesigerekmektedir. İhale aşamasında,yükleniciye ait sigorta priminin beş puanlık kısmı5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi uyarınca Hazine tarafındankarşılanmış olmasına rağmen davacıya fazlaödeme yapıldığından bahisle hak edişten kesintiyapılmasından kaynaklanan uyuşmazlığın; taraflararasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırıolarak davacıya fazla ödeme yapıldığından bahislehak edişten kesinti yapılması söz konusuolmadığından, tarafların sözleşmeden doğanalacak ve borç ilişkisinden kaynaklanan bir ihtilaf olaraknitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla;davacı şirket tarafından, hak edişlerinden yapılan115.953,90 TL prim kesintisi ve 15.293,03 TL KDV kesintisinin her bir kesintitarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle açılan dava konusuuyuşmazlığın görüm veçözümü, idari yargının görev alanındabulunmaktadır.” demek suretiyle, 2247 sayılı Yasa'nın10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Dava dosyası,2247 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarıncagörüşü alınmak üzere Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YargıtayCumhuriyet Başsavcısı: 31.10.2014 gün ve 2014/312863 esassayılı yazısında aynen; “Davacı Erhan NakliyatGıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından, KepezBelediye Başkanlığı Başkanlığı aleyhineAntalya 4. Hukuk Mahkemesi’nde açılan ve haksız sebepsizhakediş kesintisi nedeniyle tazminat davasında, davalı idaretarafından görev itirazında bulunulması sonucunda,Danıştay Başsavcılığı tarafından 2247sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması nedeniyle,Uyuşmazlık mahkemesi Başkanlığı tarafındangörüş ve düşünce için gönderilen2014/753 esas sayılı dosya incelendi: DavacıŞirketin, davalı idarenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun19. maddesine dayanarak açtığı, 2007 ile 2010yılları arasındaki genel hizmet alımı ihalelerinikazanarak, davalı idare ile çeşitli tarihlerdesözleşmeler imzaladığı, ancak sözleşmekapsamında yapılan işte çalıştırılanişçiler bakımından ödenen hakedişlerden 5510sayılı yasanın 81. maddesi gereğince iadesi gereken veözel sektör işverenlerinin işveren hissesinedüşen sigorta primlerinin beş puanlık kısmınaisabet eden tutarın toplamda 115.953,901 TL sinin ve bu pirimkesintilerinin KDV olarakta toplam 15.293,03 TL nin kesinti yapılmasısonucu ödenmemesi nedeniyle, sözleşme şartlarına ve5510 sayılı yasaya aykırı olarak yapılan kesintilerinfaizi ile birlikte tazmini istemi ile dava açıldığıanlaşılmaktadır. Davaya konuuyuşmazlığın, davalı idare ile akdedilen hizmetsözleşmesinin uygulanması sırasında,sözleşme kapsamında satın alman hizmetin bedeli olarakişçi alacak bedeli olarak ödenen tutarda, 5510sayılı yasanın 81. Maddesinin "ı" bendininbirinci cümlesinde yer alan "Bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (a) bendi kapsamındakisigortalıları çalıştıran özel sektörişverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a)bendine göre malullük, yaşlılık ve ölümsigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlıkkısmına isabet eden tutar Hâzinecekarşılanır." hükmü uyarınca, davalıidarenin hakediş ödemesi sırasında beş puanlıkkesinti yaparak ödeme yapmasından kaynaklanan bir sorundankaynaklandığı anlaşılmaktadır. 5510sayılı Yasanın uygulanmasından kaynaklanan kesintimiktarı üzerinden de ayrıca KDV ilavesi yapılarakkesintinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacıiddiasına göre, 5510 sayılı Yasanın 81/"ı"bendine göre prim ödemelerinde beş puanlık hazinekatkısı, şirket lehine destekleyici bir hükümolduğu halde buna yanlış anlam veren idarenin, hakedişlerüzerinden yaptığı kesintinin haksız bulunması veyapılan kesintinin faizi ile birlikte ödenmesi gerekmektedir. Açıklanandava konusu ve uyuşmazlığın, ihale sonrasısözleşmenin uygulanması kapsamında hakedişlerin eksiködendiği iddiasından kaynaklandığı, 5510sayılı Yasa kapsamında işverene hazine teşviki olarakgetirilen yüzde beş pirim iadesi nedeniyle yapılan kesintide,KDV'ninde kesinti yapılan pirim hesabında dikkate alınmışolması karşısında, KDV iadesine ilişkinkısmında, 5510 sayılı Yasa ve sözleşmeyefarklı yorum katılması nedeniyle yapılan uygulamanedeniyle, ayrı yargı düzeni içinde elealınamayacağı düşünüleceğinden, bu haliile görevli mahkemenin adli yargı yeri olduğu; 5510sayılı Yasanın 101. Maddesinin "Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." Hükmüuyarınca da anılan davalara adli yargı yerindebakılması gerekmekle, DanıştayBaşsavcılığının başvurusunun reddigerektiği düşünülmektedir” şeklindekidüşüncesi ile davaya adli yargıda bakılmasıgerektiğini belirtmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Kepez Belediye Başkanlığıvekilinin anılan Yasanın 10/2. maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Kepez BelediyeBaşkanlığı açısından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimBirgül Yiğit’in, davanın Ekim 2008 - Şubat 2011tarihleri arasındaki hak edişlerinden haksız şekilde %5'likSigorta Prim Kesintisi yapılması nedeni ile davacının hakedişinden haksız olarak alınan 115.953,90 TL haksız primkesintisinin iadesi talebine ilişkin kısmı yönündenadli yargının, davanın yapılan prim kesintilerinin KDV'siadı altında davalı idare tarafından davacının2009 yılı 5 nolu hak edişinden kesilen toplam 15.293,03 TLtutarındaki KDV kesintisinin iadesi talebi yönünden idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketindavalı Kepez Belediye Başkanlığı bünyesinde;2007/147041 ihale kayıt nolu 25.04.2008 imza tarihli ve 145 kişi ile12 ay süreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı; 2008/2099550ihale kayıt nolu 30.12.2008 imza tarihli ve 200 Kişi ile 2 Aysüreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı; 2009/17550 ihalekayıt nolu 25.02.2009 imza tarihli ve 200 Kişi ile 5 Ay süreliKepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı, 2010 / 524646 ihale kayıtnolu 14.12.2010 imza tarihli ve 280 Kişi ile 12 Ay süreli KepezBelediyesi Personele Dayalı Hizmet Alımı ihalelerini alaraksöz konusu hizmetleri eksiksiz şekilde ifa etmiş olmasınave sözleşmeler gereği yüklendiği edimlerini eksiksizolarak yerine getirmiş olmasına rağmen İhaleleraşamasında davalı Belediye tarafından davacışirketin Ekim 2008 - Şubat 2011 tarihleri arasındaki hakedişlerinden haksız şekilde %5'lik Sigorta Prim Kesintisiyapılması, yine davalı Belediye tarafından yapılanprim kesintilerine ek olarak, bu defa 5510 sayılı yasadan doğanindirim nedeni ile yapılan prim kesintilerinin KDV'si adıaltında davalı idare tarafından davacının 2009yılı 5 nolu hak edişinden 2009 yılı 6. ve 7.aylariçin 3.865,33 TL ve 2008 yılı 10-11-12.ayları ile 2009yılı 1-2-3-4-5. ayları için 11.427,70 TL olmak üzeretoplam 15.293,03 TL tutarında da KDV kesintisi yapılmasınedenleri ile haksız olarak kendisinden tahsil edilen toplam131.246,93 TL haksız kesintinin her bir kesinti tarihinden işleyecekticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemi ile adli yargıda davaaçmıştır. Görüldüğüüzere davacının mahkemeden iki talebi bulunmaktadır.Bunlar; Ekim 2008 - Şubat 2011 tarihleri arasındaki hakedişlerinden haksız şekilde %5'lik Sigorta Prim Kesintisi yapılmasınedeni ile davacının hak edişinden haksız olarakalınan 115.953,90 TL haksız prim kesintisinin iadesi, ikincisi iseyapılan prim kesintilerinin KDV'si adı altında davalı idaretarafından davacının 2009 yılı 5 nolu hakedişinden kesilen toplam 15.293,03 TL tutarındaki KDV kesintisininiadesi talebidir. Her iki istem farklı alt başlıklar altındaayrıntılı şekilde ele alınacaktır. a)Ekim 2008 - Şubat 2011 tarihleri arasındaki hak edişlerindenhaksız şekilde %5'lik Sigorta Prim Kesintisi yapılması nedeniile davacının hak edişinden haksız olarak alınan115.953,90 TL haksız prim kesintisinin iadesi talebi yönünden: 04.01.2002 tarih ve 4734sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ''Amaç''başlıklı 1.maddesinde; ''Bu Kanunun amacı, kamu hukukunatabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamukaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarınınyapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.''denilmiştir. “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde de; “Aşağıdabelirtilen idarelerin kullanımında bulunan her türlükaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ileyapım işlerinin ihaleleri bu Kanun hükümlerine göreyürütülür: a) Genel bütçekapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, ilözel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayelikuruluşlar, birlikler (meslekî kuruluş şeklinde faaliyetgösterenler ile bunların üst kuruluşlarıhariç), tüzel kişiler, b) Kamu iktisadi kuruluşlarıile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisaditeşebbüsleri, c) Sosyal güvenlikkuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuş vekendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahipkuruluşlar (mesleki kuruluşlar ve vakıf yükseköğretim kurumları hariç) ile bağımsızbütçeli kuruluşlar, d)(a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin doğrudan veya dolaylıolarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısındanfazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş,müessese, birlik, işletme ve şirketler, e)4603sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ile bu bankalarındoğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrısermayesinin yarısından fazlasına sahip bulunduklarışirketlerin yapım ihaleleri Ancak, TasarrufMevduatı Sigorta Fonu ve bu Fonun hisselerine kısmen ya da tamamensahip olduğu bankalar, 4603 sayılı Kanun kapsamındakibankalar ve bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikteya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasınasahip bulundukları şirketler ( (e) bendinde belirtilen yapımihaleleri hariç) 4603 sayılı Kanun kapsamındakibankaların 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabigayrimenkul yatırım ortaklıkları ile enerji, su,ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyetgösteren teşebbüs, işletme ve şirketler bu Kanunkapsamı dışındadır.'' denilmiştir. 05.01.2002 tarih ve 4735sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde; ''Bu Kanun, Kamu İhale Kanununatabi kurum ve kuruluşlar tarafından söz konusu Kanunhükümlerine göre yapılan ihaleler sonucunda düzenlenensözleşmeleri kapsar.'' denilmiş, ''İlkeler'' başlıklı4.maddenin 3.fıkrasında; ''...Bu Kanunkapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları,sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak veyükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı vesözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırımaddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensipgöz önünde bulundurulur.'' denilmiştir. Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacı şirketindavalı Kepez Belediye Başkanlığı bünyesinde;2007/147041 ihale kayıt nolu 25.04.2008 imza tarihli ve 145 ile 12ay süreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı işini,2008/2099550 ihale kayıt nolu 30.12.2008 imza tarihli ve 200 Kişi ile2 Ay süreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı işini;2009/17550 ihale kayıt nolu 25.02.2009 imza tarihli ve 200 Kişi ile 5Ay süreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı işini, 2010 /524646 ihale kayıt nolu 14.12.2010 imza tarihli ve 280 Kişi ile 12 Aysüreli Kepez Belediyesi Personele Dayalı Hizmet Alımıişini ihalelerini aldığı ve her iş içinayrı olmak üzere bila tarihli hizmet alımlarında tipsözleşmeyi imzaladığı anlaşılmıştır. Davacının ihaleye girerkenaldığı idari şartnamenin“Anlaşmazlıkların Çözümü”başlıklı 53.maddesinde; “Sözleşmenin imzalanarakyürürlüğe girmesine kadar olan süreçtedoğacak ihtilaflar, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 54üncü ve devam eden maddelerinde yer alan inceleme talebindebulunulmasına ilişkin kurallar saklı kalmak üzere idariyargıda dava konusu edilebilecektir. Sözleşmeninuygulanmasından doğabilecek ihtilaflarda ise işin sözleşmesindeyer alan konuya ilişkin hükümler uygulanacak'' denilmiştir.Bila tarihli hizmet alımlarında tip sözleşmelerinde ise,uyuşmazlıkların çözümünde AntalyaMahkemeleri ile icra dairelerinin görevli olacağınınbelirtildiği görülmüştür. Ayrıca, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun101.maddesinde, ‘’ Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür.’’ hükmü yer almaktadır. Belirtilen yasal düzenlemelerçerçevesinde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun kamuhukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle, sözleşmeaşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar veyapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarınidarî yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonrasözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortayaçıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme veözel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerindegörülmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerincelendiğinde; Olayda da, 4734sayılı Kamu İhale Kanununun 19.maddesi ve 21. maddesiuyarınca yapılan 01.01.2008- 31.12.2011 arasını kapsarşekilde 4 ihalenin davacı şirket üzerindekaldığı, taraflar arasında bila tarihli hizmetalımlarında tip sözleşmesinin imzalandığı vebu sözleşmenin yürütülmesi aşamasında,davacı şirketin hak edişlerinden malullük,yaşlılık ve ölüm sigortası primlerindenişveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet edentutara karşılık gelen miktarda kesintiyapıldığı ve kesintinin iadesi istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmakla, taraflararasında sözleşme imzalanmış olduğundan, buaşamadan sonra sözleşme hükümlerininuygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıktadavanın, özel hukuk hükümlerine göre adlîyargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Ayrıca, 5510sayılı Kanun’un 101’ inci maddesinin açıkhükmü de gözetilerek, kamu görevlisi olmayanların‘’sigorta primi‘’ ile ilgili olanuyuşmazlığın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının 2007/147041ihale kayıt nolu 25.04.2008 imza tarihli ve 145 ile 12 aysüreli Kepez Belediyesi Genel Hizmet Alımı işifaaliyet dönemi ve sözleşme tarihi itibari ile henüz 5510sayılı Yasa’nın 108. maddesi kapsamında aynıyasanın 81. maddesi yürürlükte değil ise de; hakedişlerden kesinti yapıldığı belirtilenişlemlerin 2008 yılı Ekim ayı ile 2011 şubatayı tarihleri arasında kaldığı ve budönem itibari ile 5510 sayılı Yasa’nın 108. maddesigereğince aynı Kanun’un 81. maddesinin yürürlükteolduğu anlaşıldığından, dosya kapsamındadava konusu edilen tüm dönemlere ilişkin hak edişlerinhukuka aykırı şekilde kesintiye uğraması nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemi ile açılandavanın adli yargıda görülmesi gerektiğisaptanmıştır. b) Yapılanprim kesintilerinin KDV'si adı altında davalı idaretarafından davacının 2009 yılı 5 nolu hakedişinden kesilen toplam 15.293,03 TL tutarındaki KDV kesintisininiadesi talebi yönünden; Davacı vekilidava dilekçesinde, davalı Kepez BelediyeBaşkanlığı’nın prim kesintilerine ek olarak, buprim kesintilerinin KDV’si niteliğinde olarak davacının 2009 yılı 5 nolu hak edişinden 2009yılı 6. ve 7.ayları için 3.865,33 TL ve 2008yılı 10-11-12.ayları ile 2009 yılı 1-2-3-4-5.ayları için 11.427,70 TL olmak üzere toplam 15.293,03 TLtutarında da KDV kesintisi yapılmasına ilişkinişlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bumeblağın kendisine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. 25.10.1984 tarihve 3095 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun‘Vergisinin Konusunu Teşkil Eden İşlemler’başlıklı 1. maddesinde “Türkiye'de yapılanaşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir 1. Ticari,sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetiçerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 2. Hertürlü mal ve hizmet ithalatı 3. Diğerfaaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler a) Posta, telefon,telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler ile radyo ve televizyon hizmetleri, b)(Değişik bend: 14/03/2007-5602 S.K./10.mad) Her türlüşans ve talih oyunlarının tertiplenmesi ve oynanması c) Profesyonelsanatçıların yer aldığı gösteriler vekonserler ile profesyonel sporcuların katıldığısportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalartertiplenmesi, gösterilmesi, d)(Değişik bent: 29/06/2001 - 4706 S.K./8. md.;Değişik bent:16/06/2009-5904 S.K./8.mad) Müzayede mahallerinde ve gümrükdepolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununagöre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsilettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimi, e) Boru hattıile hampetrol, gaz ve bunların ürünlerinintaşınmaları f) Gelir VergisiKanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanmasıişlemleri, g) Genel ve katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler veköyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere,üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü meslekikuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veyaişletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlarınveya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai,zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri h) Rekabeteşitsizliğini gidermek maksadıyla isteğe bağlımükellefiyetler suretiyle vergilendirilecek teslim ve hizmetler. Ticari,sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinindevamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir VergisiKanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanunundaaçıklık bulunmadığı hallerde, Türk TicaretKanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin vetespit edilir. Bu faaliyetlerinkanunların veya resmi makamların gösterdiği gereküzerine yapılması, bunları yapanların hukukistatü ve kişilikleri, Türk tabiyetinde bulunupbulunmamaları, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veyaiş merkezlerinin Türkiye'de olup olmaması işlemlerinmahiyetini değiştirmez ve vergilendirmeye mani teşkil etmez. İthalatınkamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçekveya tüzelkişi tarafından yapılması veya herhangi birşekil ve surette gerçekleştirilmesi, özelliktaşıması vergilendirmeye tesir etmez.” şeklindekidüzenleme ile katma değer vergisinin kapsamı belirlenmiş, 5.10.1984 tarih ve3095 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun‘Mükellef’ başlıklı 8. maddesinde;“ 1-Katma Değer Vergisinin Mükellefi: a) Malteslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, b)İthalatta mal ve hizmet ithal edenler, c) Transit taşımalardagümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar, d) PTTİşletme Genel Müdürlüğü ve radyo vetelevizyon kurumları, e)(Değişik bend: 14/03/2007-5602 S.K./10.mad) Her türlüşans ve talih oyunlarını tertip edenler, f)(Mülga bend: 14/03/2007-5602 S.K./11.mad), g) 1 incimaddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerdebunları tertipleyenler veya gösterenler, h) GelirVergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kirayaverenler, ı)İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır. 2.(Değişik bent: 03/06/1986 - 3297/2 md.) Vergiye tabi bir işlemsözkonusu olmadığı veya katma değer vergisini faturaveya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığıhalde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisigösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanunagöre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksekbir meblağı gösteren mükellefler için degeçerlidir. (Değişik cümle: 25/12/2003 - 5035 S.K./6.md.) Bu gibi sebeplerle fazla ödenen vergiler, MaliyeBakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göreilgililere iade edilir.” şeklindeki düzenleme ile de katmadeğer vergisi mükellefleri sayılmıştır. Davaya konu katmadeğer vergisi isteminin, yukarıda irdelenen mevzuatçerçevesinde hangi işlemler ile tahsil edildiğikonusunda bilgi verilmesi amacı ile Davalı BelediyeBaşkanlığı’na müzekkere yazılmış,Kepez Belediye Başkanlığı’ndan gelen 27.06.2014gün ve 711.19079 sayılı yazı cevabında, davaya konu kesintinin, 2008 yılı Mali denetimini yapan Sayıştay Başdenetçisi Salim Demirel’in Sayıştay Raporunda belirtildiğini, rapordaaçıkça belirtildiği üzere %5 puanlıkkesintilerin yasal dayanakları ile çıkanbedellerin KDV’sinin de kesilmesi gerektiğinin bu raporda açıkça ortaya konulduğunu belirttiğigörülmüştür. Söz konusudenetim raporu incelendiğinde; 5510 sayılı Kanun’un81. maddesinin ‘ı’ bendine değindikten sonra, “AyrıcaKamu İhale Tebliğinin "PersonelÇalıştırılmasına Dayalı HizmetAlımlarında Teklif Fiyata Dahil Olacak Masraflar"başlıklı bölümünde de: "(Ek:25/10/2008 - 27035 R.G. / 4 md.) 15/05/2008 tarihli ve 5763 sayılıKanunun 24 üncü maddesi ile 31/05/2006 tarihli ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar Genel Sağlık SigortasıKanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı)bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük,yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden,işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet edentutarın Hazinece karşılanacağı hükümaltına alınmıştır. İhaledokümanında personel sayısının belirlendiği vehaftalık çalışma saatlerinin tamamının idareiçin kullanıldığı tüm hizmet alımıihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olanişveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren paylarıüzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Buçerçevede, fiyat farkı hesaplanmasıöngörülen ihalelerde sözleşmeninyürütülmesi aşamasında, yüklenicininyukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca primteşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamuİhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan HizmetAlımlarına İlişkin Fiyat Farkı HesabındaUygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan. *"b) İhale(son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafındankarşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizliksigortası primine ilişkin toplam tutarda: asgari ücretdeğişikliği veya sigorta primi alt sınırdeğişikliği ile prim oranları değişikliğigibi sebeplerle meydana gelecek fark. .........506sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabınaHazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak sureliyle buEsasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veyakesilir.'' hükmü gereğince. Hazine tarafındankarşılanan prim tutarı, idare taralından yüklenicininhakedişinden kesilecektir." açıklamalarına yerverilmiştir. Yukarıdakiver verilen hüküm ve aşılamalardananlaşılacağı üzere, sosyal sigorta primlerininartması halinde fiyat farkı ödenecek, aksi durumda fiyatfarkı kesintisine gidilecektir. 01/10/2008 tarihinden sonrayürürlüğe giren düzenlemeye göre isemalullük, yaşlılık ve ölüm sigortalanprimlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmınaisabet eden tutar Hazinece karşılanmayabaşlanılmıştır. Dolayısıyla Fiyat farkıkararnamesinin 8 inci maddesi esaslarına göre yapılacak fiyatfarkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarlarındikkate alınması ve hakediş ödemelerindendüşülmesi gerekir. Aksi halde aynı prim tutarınınhem bütçeden hem de Hazinece ödenmesi yoluaçılmış olur. Sonuçolarak, söz konusu hizmet alım işinde 01/10/2008 tarihindenitibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaprimlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmıhazine tarafından karşılanmasına rağmen fiyatfarkı hesabında bu düşüşün dikkatealınmayarak ödeme yapılması sonucu toplam 25.887,31 -YTLkamu zararına sebep olunması nedenlerininaçıklanması” gerektiğini belirtmiş veoluşan kamu zararı miktarını aşağıdaki tablodabelirtildiği şekilde ortaya koymuştur. Ödeme Emri No Ayı 5510 Sayılı Kanundan Doğan İndirim KDV'IiTutar 11381 Ekim 7.314,98 8.631,67 l 2890 Kasım 7.311,72 8.627,82 13942 Aralık 7.311,72 8.627,82 TOPLAM 25.887,31-YTL Bu raporüzerine, davalı Kepez Belediye Başkanlığıtarafından, davacının 2009 yılı 5 nolu hakedişinden 2009 yılı 6. ve 7.aylan için 3.865,33 TL ve2008 yılı 10-11-12.ayları ile 2009 yılı 1-2-3-4-5.ayları için 11.427,70 TL olmak üzere toplam 15.293,03 TLtutarında KDV kesintisi yapıldığıanlaşılmıştır. 213sayılı Vergi Usul Kanununun “KanununŞümulü” başlıklı 1. maddesinde, bu kanunhükümlerinin ikinci maddede yazılı olanlardışında, genel bütçeye giren vergi, resim veharçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim veharçlar hakkında uygulanacağıbelirtilmiş, 213sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi DavalarınınKonusu” başlıklı 378. maddesinde, “Vergimahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi,cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonlarıkararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluylaalınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemeninyapılmış ve ödemeyi yapan tarafından vergininkesilmiş olması lazımdır. Mükelleflerbeyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilerekarşı dava açamazlar. Bu Kanunun vergi hatalarına aithükümleri mahfuzdur.” denilerek hak edişten kesintiyapılmak sureti ile tahsil edilen vergiler hakkındaaçılacak davaların da vergi davası kapsamındasayılması gerektiği belirtilmiş, 2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun"Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özelidareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ilebenzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları iletarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasınailişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleriçözümleyeceği hükmüne yer verilmiştir. Ancak, davaya konu Katma DeğerVergisi kesintisinin temelindeki işleme bakıldığında,5510 sayılı Kanun’un 81.maddesinin (ı) bendigereğince tesis edildiği görülecektir. Buradan hareketle,davalı kurum tarafından tesis edilen ek prim kesintisiyapılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğu ya daaykırılığının tespitine bağlıolarak, kesilen katma değer vergisi alınacak ya daalınmayacaktır. Sonuç olarak, katma değer vergisininhukuka uygunluğuna ilişkin denetim, katma değer vergisinidoğuran, temeldeki ek prim kesintisi yapılmasına ilişkinişlemin hukuka uygunluğuna bağlıdır ve her ikiişlemin hukuka uygunluğunun tek bir yargı kolu eli ile yerinegetirilmesi; ileride ortaya çıkabilecek bir hükümuyuşmazlığının önüne geçilmesi veusul ekonomisinin sağlanması açılarındanyargılamanın en az masrafla en kısa sürede bitirilmesiyönlerinden daha uygun olacaktır. Yukarıda açıklanannedenlerle, he ne kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 2576sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve VergiMahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunuyarınca, vergi uyuşmazlıklarından kaynaklananihtilafların vergi mahkemelerinde görülmesi gerekiyor ise de; vergi tahakkukuna neden olan temeldeki ek prim kesintisi işleminin, 5510sayılı Yasa’nın 81. Maddesinden doğması ve 5510sayılı Kanun’un 101. Maddesi gereğince temeldekiişlem konusunda adli yargı mahkemelerinin görevlikılınması nedenleri ile, temel işleme bağlı katmadeğer vergisi tahakkuk işleminin, gerek usul ekonomisininsağlanması gerekse ileride ortaya çıkabilecekhüküm uyuşmazlığının önünegeçilebilmesi açısından, adli yargıdagörülmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. SONUÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle DanıştayBaşsavcılığı’nın BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy