T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 887
KARAR NO : 2014 / 963
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET: Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Y. I.
Vekilleri : Av.Ö. Ş., Av.İ. Y.Ş.,Av.K. F.
Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş.
Vekili : Av.M. A.P.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 6.7.2010 tarihinde, UlaştırmaBakanlığı emrine atanmıştır.
Davacı vekili,müvekkilinin iş sözleşmesi ile davalı Şirketteçalışmaya başladığı 22.3.2006 tarihinden,ayrıldığı 06.07.2010 tarihine kadar geçensürede, kamu görevlilerinin almakta olduğu maaşlarınauygulanmış olup da, müvekkilinin ücretineyansıtılmamış olan her türlü maaşartışı ve ek ödemelerin ay ay hesap edilerek, gecikmefaiziyle birlikte davalıdan alınarak ödenmesine, bu istemlerininfazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00.TL olarak nazara alınmasına; müvekkilinin davalıŞirket tarafından Personel Daire Başkanlığınanakli bildirilirken hesapladığı nakil ücretinin tam olarakhesaplanmasına ve maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesinekarar verilmesi istemiyle 6.4.2011 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 4.İŞMAHKEMESİ:11.3.2013 gün ve E:2011/539, K:2013/330 sayı ile,Davacı vekilinin dava dilekçesinin ve Davalı Türk TelekomA.Ş. vekilinin cevap dilekçesini özetledikten sonra;“Taraflar arasındaki uyuşmazlık 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan veözelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışan davacınındavalının özelleştirmeden önce tabi olduğu veözelleştirme ile bazı hükümleri değişen 406sayılı Kanunun Ek. 29. Maddesi kapsamındaki düzenleme vesözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılıKHK.’un Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK.’un Ek II.cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmelipersonele yapılan artışlardan yararlanıpyararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yeraldığı ücreti gösteren nakil maaşilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediğinoktasında toplanmaktadır.
Normatif dayanağı 406sayılı Kanunun Ek. 29. maddesi, 375 sayılı KHK.’un Ek3. maddesi, 399 sayılı KHK.’un Ek. II cetveli ve bu kanunhükmünde kararnamelere dayanılarak çıkarılan2006/1, sayılı tebliğ yanında taraflar arasındakisözleşme hükümleridir.
Dosya içeriğine göregerek yasal düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümlerdikkate alındığında, davalı kurumdaözelleştirme öncesi kapsam dışı olarakçalışan ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabiolarak ücreti belirlenen davacının özelleştirmesonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihekadar kamuda aynı statüde çalışanlar içingetirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamuda çalışmış gibi sayılmaktadır.
Özelleştirmeden öncestatü hukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücreti konusunda“artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığı görülmektedir.Bu işlemler idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları açıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Gerekçesi ileyargı yolunun caiz olmadığına ilişkin hükümkurulmuştur. (Emsal Yargıtay 9. Hukuk D.nin 01.10.2012 gün ve2012/27071 Esas, 2012/32336-Karar sayılı ilamı)
Yargı yolunun caiz olmamasısebebiyle idari yargı yerinin görevli olduğuna dair verilenkarar HMK 331/2. Maddesinde düzenlenen görevsizlik kararındanmahiyet ve sonuç itibariyle farklılık arz etmemektedir. Adli yargıile idari yargı yerleri arasındaki görev uyuşmazlığınınisminin yargı yolu uyuşmazlığı olması sonucudeğiştirmeyecektir. Son tahlilde bu durum bir görev sorunudur.Diğer yandan somut uyuşmazlık ile ilgili bugüne kadar adlive idari yargı yerlerince hatta uyuşmazlık mahkemesincegörevli mahkemenin belirlenmesi konusunda değişik kararlarverilmiştir. Yargı birimlerinin içtihatfarklılığından kaynaklanan hukuki sonuçtandavacı tarafın sorumlu tutulması adil ve hukukiolmayacaktır. Belirtilen gerekçelerle davalı lehine vekaletücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiş HMK 331/2 maddesiuyarınca görevli idari yargı yerince hükmedilmesine kararverilmiştir.
HÜKÜM:
Yargı yolunun caiz olmamasısebebiyle HMK 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usuldenreddine.(…)” denilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiş;temyiz edilmesi üzerine bu karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin03/06/2013 tarih, E: 2013/15044, K:2013/13402 sayılı ilamıonanmış ve kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 8.İDARE MAHKEMESİ: 11.7.2014gün ve E:2014/703 sayı ile, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu; Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55’inin, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Türk Telekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ne satıldığı; olayda, Türk TelekomA.Ş.'nin hisse devir tarihinde görev yapmakta iken 406sayılı Kanunun Ek 29. maddesi ile 4046 sayılıKanun’un 22. maddesine göre diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen ve bir kamu kurumuemrine ataması yapılan davacı tarafından,çalışmaya başladığı 22 Mart 2006tarihinden, ayrıldığı 06.07.2010 tarihine kadargeçen sürede, kamu görevlilerinin almakta olduğumaaşlarına uygulanan, davacının ücretine yansıtılmamışolan her türlü maaş artışı ve ek ödemelerile nakil ücreti ve maaş nakil ilmühaberinin düzeltilerekyasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığınınanlaşıldığı; 2577 sayılı Kanun'un 2.maddesinde idari dava türleri sayılmış olup, kural olarak,idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerinekarşı açılan davalara bakıldığı; bunagöre; iptali istenilen işlemin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı; nitekim, benzeruyuşmazlıklarda Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.10.2011gün ve E:2011/124, K:2011/193 sayılı ve 05.07.2010 tarih veE:2010/56, K:2010/157 kararlarda, davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu yönünde kararlar verdiğigerekçesiyle; uyuşmazlığın görüm veçözümü adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyası ile görevsizlikkararını veren Ankara 4. İş Mahkemesi'nin E:2011/539numaralı dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve olumsuz görev uyuşmazlığıhakkında bir karar verilinceye kadar dava dosyasınınincelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacının iş sözleşmesi iledavalı Şirkette çalışmayabaşladığı 22.3.2006 tarihinden,ayrıldığı 06.07.2010 tarihine kadar geçensürede, kamu görevlilerinin almakta olduğu maaşlarınauygulanmış olup da, ücretine yansıtılmamışolan her türlü maaş artışı ve ek ödemelerinay ay hesap edilerek, gecikme faiziyle birlikte ödenmesine, buistemlerinin fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 1.000,00.TL olarak nazara alınmasına; davalıŞirket tarafından nakli bildirilirken hesapladığınakil ücretinin tam olarak hesaplanmasına ve maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkate alındığında,29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış veanılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1,K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunankamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacınınvekili tarafından; nakil sırasında müvekkilininücretine yansıtılmamış olan her türlümaaş artışı ve ek ödemelerin hesaplanaraködenmesi, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle 6.4.2011tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 8.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 4.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 8. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Ankara 4.İş Mahkemesi’nin 11.3.2013 gün veE:2011/539, K:2013/330 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 17.11.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy