T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 566
KARAR NO : 2014 / 597
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- S.Ş.
2- A.Ş.
3- M.Ş., A.Ş. ve F.Ş.’e velayeten
S.Ş. ve A.Ş.
4- Z.Ş.
Vekili : Av. Y.K. Davalı : İçişleriBakanlığı Vekili : Av. H.K. O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle; davacılardan S.Ş.’in GaziantepValiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nünKaçakçılık ve Organize Suçlarla MücadeleŞube Müdürlüğü’nde Komiser Yardımcısıolarak görev yaptığını, 02.05.2011 tarihindeuyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik olarakyürütülen soruşturma kapsamındaŞanlıurfa-Gaziantep D-….. resmi plakalı araç ilegöreve çıktığını, aracı polis memuruS.S.’ın kullandığını, Gaziantep istikametindenNizip istikametine doğru gelen, plakası tespit edilemeyen aracınfarlarının ekip otosu sürücüsününgözünü etkilemesi sonucu yol orta çizgiayrımında bulunan dubalara çarptıktan sonra yolunsağında bulunan toprak yükseltiye çarparak kazayaptıklarını, davacı S.Ş.’in kazadaağır yaralandığını, yoğun bir tedavi vecerrahi müdahalelerden sonra vücut fonksiyonlarınınbüyük bir kısmının kaybedildiğininanlaşıldığını, kaza olayından sonramesleğinden kopmak zorunda kaldığını, eşininherhangi bir meslek sahibi olmadığını, eşinin,kendisinin ve çocuklarının bu kazadan olumsuzetkilendiğini, tüm bu nedenlerle meydana gelen kazada kusurundavalı kurum olduğunu iddia etmekle birlikte davacı S.Ş.için150.000 TL manevi, davacı A.Ş. için 75.000 TL manevi,davacı M.Ş. için 30.000 TL manevi, davacı A.Ş.için 30.000 TL manevi, davacı F.Ş. için 30.000 TLmanevi ve davacı Z.Ş. için 20.000 TL manevi tazminat olmaküzere toplam 335.000 TL manevi tazminat bedelinin olay tarihi olan02.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı İçişleriBakanlığı vekili süresi içerisinde sunduğucevap dilekçesinde özetle, görev itirazındabulunmuştur. Ankara 18. Asliye HukukMahkemesi: 04.02.2014gün, E:2013/244 sayı ile özetle davalı vekilinin görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalıİçişleri Bakanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasınınonaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı: ‘’… Anayasanın 125.maddesinin son fıkrasında "İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür." kuralına yer verilmiştir. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin1. fıkrasının (b) bendinde İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları "idaridava türleri" arasında sayılmıştır. Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 11.1.2011 tarihli ve 6099sayılı Yasanın 14. maddesi ile değişik"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110.maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." kuralı yer almaktadır. Anılanyasa hükmünde, bu kanundan doğan sorumluluk davaları"ifadesiyle 2918 sayılı Yasada yer alan hukuki sorumluluğailişkin kuralların uygulanacağı davalarlasınırlı biçimde görevli yargı yerininbelirlendiği vurgulanmaktadır. Ancaktazminatın konusunu oluşturan zararın kamu idaresine ait birmotorlu aracın karayolu üzerinde işletilmesi sırasındameydana gelmiş olması nedeniyle, görevli yargı yerininbelirlenebilmesi için konuya ilişkin özel düzenlemeiçeren Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin gözdengeçirilmesi gerekmektedir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi ile,işleten ve teşebbüs sahibi, bir motorlu aracıişletilmesinden ve bu arada aracınsürücüsünün ve işletmeyardımcılarının eylem ve davranışlarındandolayı üçüncü kişilerinuğradıkları zararlardan, kusurlu olup olmamalarınabakılmaksızın “ tehlike esası’na göresorumlu tutulmuşlar; 106. madde ile de, maddede sayılan kamu kurum vekuruluşları da işleten gibi aynı hukuki sorumluluğatabi kılınmışlardır. AnılanYasa’da, “İşleten: Araç sahibi olan veyamülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcısıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracınuzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyetveya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka birkişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmaküzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufubulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.”tanımına yer verilmiştir. Uyuşmazlığakonu edilen davada, Gaziantep il Emniyet Müdürlüğündekomiser yardımcısı unvanıyla görev yapandavacının, bu görevini yerine getirdiği sıradageçirdiği trafik kazası sonucu yaralanarak sakat kalmasınedeniyle uğranılan manevi zararın idarece tazmin edilmesiistenildiğinden, Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan“İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlüdür.” kuralı uyarınca,kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında kamugörevlisinin uğradığı zararlardan dolayı idareninhizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk esaslarıçerçevesinde sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, idare hukuku ilkeve kurallarına göre idari yargı yerlerinceyapılacağı kuşkusuzdur.’’ demek suretiyle 2247sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına kararvermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre,davalı İçişleriBakanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2.maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı İçişleriBakanlığı açısından 10.maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, GaziantepValiliği İl Emniyet Müdürlüğünde komiseryardımcısı olarak görev yapan davacının,02.05.2011tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelikolarak yürütülen soruşturma kapsamında göreveçıktıkları araç içerisinde iken,geçirdiğitrafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, davacı ve yakınlarınınuğradıkları iddia olunan manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde,Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun reddine karar verilmesigerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN REDDİNE,5.5.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy