T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 235
KARAR NO : 2014 / 276
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : C.Ö.
Vekilleri : Av. M. E.A. & Av. C.A.
Davalılar : 1- Ankara İl Özelİdaresi
Vekili : Av. Z.T.
2- Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili : Av. S.K.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara İli,Yenimahalle İlçesi, Yuva Mahallesi, 43246 ada, 1 parselsayılı taşınmazın hisseli maliki olduğunu,taşınmazın imar planında “temel eğitim alanı”olarak ayrıldığını, davalı idare tarafındandava konusu taşınmaza fiili el atıldığını belirterek,taşınmazın davalı idare adına tescili ile, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
DavalıMilli Eğitim Bakanlığı vekili süresi içerisindesunduğu cevap dilekçesinde özetle, görev itirazındabulunmuştur.
DavalıAnkara İl Özel İdaresi vekili süresi içerisindesunduğu cevap dilekçesinde özetle, görev itirazındabulunmuştur.
Ankara11. Asliye Hukuk Mahkemesi: 25.09.2013 gün ve E:2013/248 sayıile, davalılar Milli Eğitim Bakanlığı ile İlÖzel İdaresi vekillerinin görev itirazlarının reddinekarar vermiştir.
DavalılarMilli Eğitim Bakanlığı ile İl Özel İdaresivekillerinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdikleri dilekçeler üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DanıştayBaşsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden,olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalılar MilliEğitim Bakanlığı ile İl Özel İdaresivekillerinin anılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptıkları görev itirazlarınınreddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunmaları üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalılar Milli EğitimBakanlığı ile İl Özel İdaresi açısından,10.maddede öngörülen biçimde, davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden, olumlugörev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Ankara11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/248 Esas sayılı dosyası 2247Sayılı Yasanın 10. md.’si uyarınca mahkememizegelmekle, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizcedava konusu Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, Yuva Mahallesi,43246 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza fiili el atma olupolmadığı hususunda bilgi verilmesi için mahkemesinemüzekkere yazılmış olup, Ankara 11. Asliye HukukMahkemesi’nin cevabi yazısında, dava dosyasınınkarara çıktığı belirtilerek, ilgili kararörneği ve taşınmaza ilişkin bilirkişi raporugönderilmiştir.
2247 sayılıYasa’nın 10.maddesi Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarma başlıklı olup, buna göre;
‘’Görevuyuşmazlığı çıkarma; adli, idari ve askeri biryargı merciinde açılmış olan davada ilerisürülen görev itirazının reddi üzerine ilgiliBaşsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafındangörev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesindenistenmesidir.
Yetkili Başsavcıveya Başkanunsözcüsünün UyuşmazlıkMahkemesinden istekte bulunabilmesi için, görevitirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda, cezamahkemelerinde delillerin ikamesine başlamadan önce; idari yargıyerlerinde de dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadanyapılmış olması ve yargı yerlerinin de kendileriningörevli olduklarına karar vermiş bulunmalarışarttır.
Görevitirazının yargı merciince yerinde görülerekgörevsizlik kararı verilmesi halinde, görev konusununUyuşmazlık Mahkemesince incelenebilmesi, temyizen bu kararınbozulmuş ve yargı merciince de bozmaya uyularak görevliolduğuna karar verilmiş bulunmasına bağlıdır.
Uyuşmazlıkçıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilen görevsizlikitirazı adli yargı yararına ileri sürülmüşise Cumhuriyet Başsavcısı, idari yargı yararına ilerisürülmüş ise Danıştay Başkanınınsözcüsü, askeri ceza yargısı yararına ilerisürülmüş ise Askeri YargıtayBaşsavcısı, Askeri İdari Yargı yararına ileri sürülmüşise bu mahkemenin Başkanının sözcüsüdür.
Görevitirazının reddine ilişkin karara karşı itiraz yolununaçık bulunduğu ceza davalarında ret kararıkesinleşmeden uyuşmazlık çıkarmaistenemez.’’ hükmü yer almaktadır.
Anılan yasanın12.maddesi Yargı Mercilerince yapılacak işlemleri işaretetmekte olup, buna göre;
‘’Görevitirazında bulunan kişi veya makam, itirazın reddineilişkin kararın verildiği tarihten, şayet bu kararıntebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açıkbulunan ceza davalarında ise ret kararınınkesinleştiği tarihten başlayarak onbeş güniçinde, uyuşmazlık çıkarılmasınıistemeye yetkili makama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazıreddeden yargı merciine verir.
Bu yargı mercii,dilekçenin bir nüshasını ve varsa eklerini yedi güniçinde cevabını bildirmesi için diğer tarafatebliğ eder. Tebligat yapılan taraf, süresi içinde buyargı merciine cevabını bildirmezse, cevap vermektenvazgeçmiş sayılır.
Yargı mercii, itirazdilekçesi üzerine verdiği itirazı ret kararınıkaldırarak görevsizlik kararı vermediği takdirde; yetkilimakama sunulmak üzere kendisine verilen dilekçeyi, alınancevabı ve görevsizlik itirazının reddine ilişkinkararını, dava dosyası muhtevasının onaylıörnekleriyle birlikte uyuşmazlık çıkarma istemindebulunmaya yetkili makama gönderir.
Bir davadauyuşmazlık çıkarılması için yalnızbir kez başvurulabilir.’’ hükmü yer almaktadır.
Yasanın 13.maddesiUyuşmazlık Çıkarma İsteminde Bulunmaya YetkiliMakamca yapılacak işlemleri göstermekte etmekte olup, bunagöre;
‘’Uyuşmazlıkçıkarma konusundaki dilekçe ile ekleri kendisine ulaşanyetkili makam, gerekirse dilekçedeki veya eklerindeki eksiklikleritamamlattıktan sonra, uyuşmazlık çıkarmaya yer olmadığısonucuna varırsa veya yapılan başvuruda 12 nci maddenin birincifıkrasında öngörülen süreningeçirilmiş olduğunu tespit ederse, istemin reddine kararverir.Bu karar, ilgili kişilere veya makama ve ilgili yargı merciine,hemen tebliğ olunur. Bu karara karşı hiç bir yargımerciine başvurulamaz.
Uyuşmazlıkçıkarılmasını gerekli gördüğüdurumlarda yetkili makam, dilekçe ve eklerinin kendisineulaştığı tarihten, şayet eksiklikleri tamamlatmakyoluna gitmiş ve bu erekle gönderdiği yazıları ongün geçmeden postaya vermiş ise eksikliklerintamamlandığı tarihten başlayarak en geç on güniçinde düzenleyeceği gerekçeli düşünceyazısını, kendisine gönderilen dilekçe ve ekleri ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine yollar ve ayrıcaUyuşmazlık Mahkemesine başvurduğunu ilgili yargımerciine hemen bildirir.Bu takdirde ilgili yargı mercii, 18 inci maddedeöngörüldüğü şekilde davanıngörülmesini geri bırakır.’’ denilmiştir.
Bu yoldan hareketle;yasanın 10/2.maddesine uygun olarak yapılmış bir görevitirazının yargı merciince reddedilmesinden sonra, görevitirazında bulunan kişi veya makamca 12/1.maddede belirtildiğişekilde başvuruda bulunulması üzerine 13.maddede ifadeedildiği gibi uyuşmazlık çıkarılmasıgerekli görülüyor ise, yetkili makamın gerekçeli düşünceyazısı düzenleyerek kendisine gönderilen dilekçe veekleri ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine göndereceği,ayrıca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurduğunu ilgiliyargı merciine bildireceğini, yargı merciinin ise 18.maddedeöngörüldüğü şekilde davanın görülmesinigeri bırakacağını ifade etmiş olmakla birlikteyasanın 18.maddesinde; ‘’Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğuresmi yazı ile kendisine bildirilen yargı mercii, görevkonusunda Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadardavanın görülmesini geri bırakır. Bu takdirdezamanaşımı süreleriyle öbür kanuni veya hakimtarafından verilen süreler, işin yeniden incelenmesinebaşlanacağı güne kadar durur. Şu kadar ki,Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğunu bildirenyazının alındığı günden başlamaküzere altı ay içinde bu Mahkemenin kararı gelmezseyargı mercii davayı görmeye devam eder. Ancak, esashakkında son kararı vermeden Uyuşmazlık Mahkemesininkararı gelirse yargı mercii bu karara uymak zorundadır.Uyuşmazlık çıkarılacağı bildirilerekyargı merciinden davaya bakmanın ertelenmesi istenemez.’’denilmiş olup, bu bağlamda, anılan yasal hükmünamaç bakımından yorumlanması ve bu yorum sonucunagöre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 18. maddedüzenlenmesinin şekli yorumundan; adli veya idari yargı yerininolumlu görev uyuşmazlığı prosedürününişletilmesine ilişkin tarafların yapacağı başvurusonrası “görevlilik kararı” vermesinden sonra,taraflarca ilgili Başsavcılıklara başvurulmasıyolundaki taleplerin ilgili mahkemelerce bu Başsavcılıklaragönderilmesini takiben, Başsavcılıkların vereceğikararı bekleyip beklemeyeceği, elindeki dava ile ilgili başkacabir usuli işlem yapıp yapmayacağı, görevsizlikkararı veya esastan karar verip veremeyeceği hususlarınınyasada düzenlenmediği ve sadece BaşsavcılıklarınUyuşmazlık Mahkemesine başvurduklarının ilgilimahkemelere resmi yazı ile bildirilmesi durumunda davanıngörülmesinin geri bırakılacağı hususununbelirtildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, söz konusuyasanın eksik düzenlenmesinden kaynaklanan boşluğun, görevkonusunda Anayasal yetkiye sahip Mahkememizce doldurulması gerektiğiizahtan varestedir. Gerçekten, 2247 Sayılı Kanunun 10 uncumaddesinde öngörülen özel bir yöntem olan“olumlu görev uyuşmazlığıçıkarma” hali, farklı yargı kollarındagörevsizlik kararları verilmesinden önce görevuyuşmazlığının Uyuşmazlık Mahkemesinceçözümlenmesini amaçlayan ve usul ekonomisibakımından da görevli yargı yerinin belirlenmesinisüratli biçimde sağlayan bir uygulamadır. Bu yöntemibaşlatan prosedür ise tarafların başvurusu sonrasındailgili yargı yerinin vereceği “görevlilik”kararıdır. Mahkemece görevlilik kararı verilmesinden,görev itirazında bulunan tarafça bu karara itiraz edildiktenve mahkemece ilgili Başsavcılığa başvuru iletildiktensonra, yetkili Başsavcılığın vereceğikararın beklenmemesi 10 uncu madde ile öngörülenamaçla bağdaşmayacağı gibi, ilgiliBaşsavcılıklara yasayla tanınan takdir haklarınınzaafa uğratılması ve sonuçsuz bırakılmasıneticesini de doğurabilecektir. Şu halde, 18. maddedeöngörülen davanın görülmesinin geribırakılması halinin, ilk derece Mahkemesinin görevlilikkararı vermesi ile birlikte başlayacağının kabulügerekmektedir. Aksi halde, davanın somutunda olduğu gibi, ilgiliBaşsavcılığın olumlu görevuyuşmazlığı çıkarma amacıylaUyuşmazlık Mahkemesine başvurmaya dair kararın ilgilimahkemeye ulaşmasından önce mahkemenin evvelce görevlilikkararı vermişken bu kez görev yönünden red kararıvermesi ya da davayı esastan sonuçlandırması gibi hallerortaya çıkacak ve bu kararlara rağmen UyuşmazlıkMahkemesince görev konusunda karar verilmesinin pratikteuygulanabilirliği tartışmaya açık hale gelecektir.Oysa Anayasanın 158 nci maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesinin görevle ilgili verdiği kararlar kesindir ve ilgilimahkemeleri bağlayıcı niteliktedir. Şu halde,Uyuşmazlık Mahkemesinin kendisine ilgiliBaşsavcılıklarca yapılmış bir başvuruyugörmezlikten gelmesi ya da sonuçlandırmaması sözkonusu olamayacağından;ilgili mahkemelerin de verdiklerigörevlilik kararlarından sonra ilgiliBaşsavcılıkların bu konudaki iradeleri kendilerineyazılı olarak bildirilinceye kadar görev konusunda başkabir karar veya davayı esastan çözümleyen bir kararverebilmeleri hukuken mümkün bulunmamaktadır.Dolayısıyla mahkememizce 10. maddeye göre yapılanbaşvurunun sonuçlandırılması gerekmektedir. Dosyakapsamı itibariyle yukarıda belirtilen hükümler ve kabullerdoğrultusunda yapılan değerlendirmede, davalı idaretarafından 2247 sayılı Yasanın 10/2.maddesine uygun olarakyapılmış bir görev itirazının bulunduğu, buitirazın yargı merciince reddi üzerine davalı idarece12/1.maddede belirtildiği şekilde başvuruda bulunulduğu,başvuru üzerine DanıştayBaşsavcılığınca 13.maddede belirtildiğişekilde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı, bu durumun 16.12.2013 gün,2013/1687 sayılı yazı ile yargı merciine bildirildiği,buna karşın yargı merciince, 18.maddede belirtildiğişekilde davanın görülmesinin geribırakılması yerine, 05.12.2013 tarihinde davanın görevyönünden reddine karar verilmiş olduğuanlaşılmakla, her ne kadar, Ankara 11. Asliye HukukMahkemesi’nce davanın görülmesinin geribırakılması veya Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesinin beklenilmesi yerine davaya devam edilip esas hakkındahüküm kurulması 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymasa da neticeten usulüne uygunolarak yapılmış olan başvuru neticesinde DanıştayBaşsavcılığınca usulüne uygun şekilde10.maddeye göre olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılarak dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve sonuçta usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının hisseli taşınmazına, imar planında temeleğitim alanı olarak ayrılmak suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,taşınmazın davalı idare adına tescili ile, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000TL nin davalılardan tahsili istemiyleaçılmıştır. Ankara11.Asliye Hukuk Mahkemesince cevabi yazı ekinde mahkememize sunulan21.10.2013 günlü bilirkişi raporunda yapılan incelemede,davaya konu taşınmazda herhangi bir yapı ve düzenlemeninbulunmadığı, taşınmazda fiili bir müdahaleninolmadığı hususunun belirtildiğianlaşılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığındaisteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında temel eğitim alanındakaldığı, taşınmaza idarece fiilen elatılmadığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir. Öteyandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandan kamulaştırmasızel atmadan söz edilebilmesi için taşınmazzilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilenkamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemedegörülen davaya konu olayda olduğu gibi imarkısıtlamaları’nda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı”nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarruf hakkınınkısıtlanması sebebiyle doğan zararın ancak idariyargıda açılacak bir tam yargı davasına konuedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim, Anayasanın158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasal haklarınınihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından, başvurunun,diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin ‘açıkça dayanaktan yoksun olması’nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın, davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden, başvurusununkabulü ile, davalılar Milli Eğitim Bakanlığı ileİl Özel İdaresi vekillerinin görev itirazlarının Ankara11. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden, BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalılar Milli Eğitim Bakanlığı ileİl Özel İdaresi vekillerinin GÖREV İTİRAZLARININREDDİNE İLİŞKİN Ankara 11. Asliye HukukMahkemesi’nin 25.09.2013 gün ve E:2013/248 sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy