T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 673
KARAR NO : 2014 / 735
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : Uluslararası taşımacılık işi ile uğraşan davacılar murisinden, yük taşımak amacı ile Irak’a geçiş yaptığı 31.07.2007 tarihinden beri haber alınamaması ve bu nedenle gaipliğine karar verilmesi sonrasında, davacılar tarafından davalı idareye 4925 sayılı Kanunun 33. maddesi gereğince yapılan başvurunun reddi üzerine, söz konusu maddede düzenlenen tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE, çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1-M.T.
2-S.T.
Kendi Adına Asaleten Küçük Çocukları
3-K.T.
4-A.T.
5-R.T.
6-A.T.
7-F.T.
8-S.T.
9-F.T.
Vekili :Av.S.U.
Davalı :Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
Vekili :Av. A.Ç.
OL A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi İ.T.’untır şoförü olduğunu, 31.07.2007 tarihinde 33 EF 504plakalı çekici araç ve 33 E 4743 plakalı römorklaIrak’a yük taşıdığını, 31.07.2007tarihinde Irak’a geçiş yaptığını ve birdaha kendisinden haber alınamadığını, bununüzerine Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesi’nde murisingaipliğinin tespiti amacı ile davaaçıldığını ve mahkemenin 07.09.2011 gün ve2008/188 Esas, 2011/257 Karar sayılı kararı ile İ.T.’ungaipliğine karar verildiğini, bu karar ile davalı kurumamüracaat edildiğini ve Karayolları TaşımaKanunu’nun 33. maddesinde; Ulaştırma Bakanı’nın;Bakanlıkça belirlenen usûl ve esaslar dahilinde kanundabelirtilen gelirlerden savaş, iç savaş, terör,kargaşa ve benzeri olağanüstü koşullara sahipülkelerde uluslararası taşıma yaparken saldırıyauğrayıp hayatını kaybeden şoför ve beraberindekiTürk vatandaşlarının varislerine 40.000 Yeni TürkLirası'na kadar ödeme yaptırmaya yetkili olduğunundüzenlendiğini, bu düzenleme gereğince davalı idareyeyapılan müracaatın 14.06.2012 tarihli yazı cevabı ilereddedildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunubelirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile1000.00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacılara verilmesi istemi ile adli yargı yerine davaaçmıştır.
DavalıUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıvekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesindeözetle; davaya konu talebin kanun gereği tazminat değil,davacının söz konusu yardımın sağlanmasıtalebi olduğunu ve şartlarını taşımayan talebin reddineilişkin işleme dayalı olarak açılan davanınidari yargıda çözümlenmesi gerektiğini belirterek;görev itirazında bulunmuştur.
Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesi; 10.12.2013 gün ve 2013/169 Esassayılı kararı ile; 4925 sayılı Yasa’nın yolgöstermesi sonucu, davaya 2918 sayılı Yasa’nın 110. maddesigereğince adli yargıda bakılması gerektiğinibelirterek; görev itirazının reddine karar vermiştir.
DavalıUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıvekilinin idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
DanıştayBaşsavcısı;12.03.2014 gün ve 2014/88 sayılı kararında aynen; “4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanununun "Ücretler" başlıklı33. maddesinin beşinci fıkrasında "UlaştırmaBakanı; Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar dahilinde,söz konusu gelirlerden;
1- Savaş, iç savaş,terör, kargaşa ve benzeri olağanüstü koşullarasahip ülkelerde uluslararası taşıma yaparkensaldırıya uğrayıp hayatını kaybeden şoförve beraberindeki Türk vatandaşlarının varislerine 40.000Türk Lirası'na kadar, ödeme yaptırmaya yetkilidir."hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden;davacılar tarafından, şoförlük yapan murislerininkendisine ait araçla 2007 yılında Irak'a eşyagötürdüğü ve bir daha geri dönmediği, 2011 yılındaAkçakale Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla gaipliğine kararverildiğinden bahisle Karayolu Taşıma Kanununun 33. maddesininbeşinci fıkrası uyarınca taraflarına 40.000 ödemeyapılması istemiyle Ulaştırma, Denizcilik veHaberleşme Bakanlığına başvuruda bulunulduğu,yapmış oldukları başvurunun reddi üzerine adliyargı yerinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere 1.000 TL tazminata hükmedilmesi istemiyle adı geçenBakanlığa karşı tazminat davasıaçtıkları anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde,idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu belirtilmiş, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde de, idari eylem ve işlemlerdendolayı hakları muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları, görüm ve çözümü idariYargının görev alanına giren idari dava türleriarasında gösterilmiştir.
Bu anayasal ve yasal düzenlemeleregöre, yargı yerlerinde tazminat istemiyle açılacak birdavanın İdari Yargı'nın görev alanına girebilmesiiçin; zararın doğması halı dışında,ortada, öncelikle, bu zararı doğuran idari bir işlem veyaeylemin bulunması, zararla bu işlem ya da eylem arasında illiyetbağının kurulabilmesi gereklidir.
Bir idari işlem ya da eyleminvarlığı ise, kamu hizmeti yürütümüamacıyla, kamu gücü kullanılarak bir kamu idaresitarafından yapılmış bir faaliyetin bulunmasınabağlıdır.
İdare işleviyle ilgili ve tektaraflı irade beyanına dayalı olarak hukuki sonuçdoğuran tasarruflar olarak tanımlanan idari işlemler, kuralolarak idare makamlarınca tesis edilmektedir.
Bu durumda, davacılarınKarayolu Taşıma Kanununun ilgili maddesi uyarıncataraflarına 40.000 TL ödeme yapılmasını istemi ileyapmış oldukları başvurunun reddi üzerineaçmış oldukları tazminat davası, idari işlemnedeniyle uğranıldığı ileri sürülenzararın tazminine ilişkin bulunduğundan görüm veçözümü idari yargı yerine aitbulunmaktadır.” şeklindeki gerekçesi ile 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalıUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve dahi 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Ulaştırma, Denizcilik veHaberleşme Bakanlığı bakımından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANve Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,uluslararası taşımacılık işi ileuğraşan davacılar murisinden, yük taşımakamacı ile Irak’a geçiş yaptığı 31.07.2007tarihinden beri haber alınamaması ve bu nedenle gaipliğine kararverilmesi sonrasında, davalı idareye 4925 sayılıKanunun 33. maddesi gereğince yapılan başvurun reddiüzerine, söz konusu maddede düzenlenen tazminatındavalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ileaçılmıştır.
4925sayılı Karayolları Taşıma Kanunu’nun‘Amaç’ başlıklı 1.maddesinde; “Bu Kanunun amacı; karayolutaşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiğişekilde düzenlemek, taşımada düzeni vegüvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşımaişleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargoişletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarınıbelirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini,haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolutaşımalarının, diğer taşıma sistemleri ilebirlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini vemevcut imkanların daha yararlı bir şekildekullanılmasını sağlamaktır.” denilmek sureti ilekanunun, ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde karayolutaşımacılığının düzenlenmesi vekarayolunda düzen ve güvenliğin sağlanması amacı ileyapıldığının belirtildiğigörülmektedir.
4925sayılı Karayolları Taşıma Kanunu’nun‘Kapsam başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun kamuyaaçık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu veeşya taşımalarını, taşımacıları,taşıma acentelerini, taşıma işlerikomisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini,taşıma işlerinde çalışanlar iletaşımalarda yararlanılan her türlü taşıt,araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.
Ancak, özel otomobillerle ve bunlarınrömorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katmabütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler,üniversiteler ve kamu iktisadi teşebbüslerine ait otomobillerleyapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetlerine aitmotorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılantaşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilenrömorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerinetabi değildir.
İl sınırlarıiçerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olanşehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il veilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmaksuretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırlarıiçerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere buKanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilindebırakılabilir.
Uluslararası anlaşmalar ile savaş hali,sıkıyönetim, olağanüstü hal ve doğal afetdurumlarında uygulanacak hükümler saklıdır.”denilmek sureti ile kanunun uygulama alanı belirlenmiş veuluslararası taşımacılık işi ileuğraşan kişilerin kanun dışındaolacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Ek olarak; Türkiye ile Irak arasında,18.10.1980 tarihinde 8/1980 sayılı Türkiye ve Irak ArasındaUluslararası Karayolu TaşımacılığıAntlaşması’nın imzalandığı, antlaşmametni incelendiğinde; 4925 sayılı Kanun’un 33.maddesineilişkin yetki ve görev yönünden ayrıksı birdüzenleme yapılmadığıgörülmüştür.
4925sayılı Karayolları Taşıma Kanunu’nun‘Ücretler’ başlıklı 33.Maddesinin 5. fıkrasında;“ (Ek fıkra: 21/04/2005 - 5335 S.K./21.mad) Ulaştırma Bakanı; Bakanlıkçabelirlenen usûl ve esaslar dahilinde, söz konusu gelirlerden;
1)Savaş, iç savaş, terör, kargaşa ve benzeriolağanüstü koşullara sahip ülkelerde uluslararasıtaşıma yaparken saldırıya uğrayıphayatını kaybeden şoför ve beraberindeki Türkvatandaşlarının varislerine 40.000 Yeni Türk Lirası'nakadar,
2)Bakanlık, Döner Sermaye İşletmesinin maliimkânları ölçüsünde olmak üzere; ticariyolcu ve eşya taşımalarında kullanılan otobüs,minibüs, kamyonet, traktör, kamyon, tanker ve çekicilerdenyaşları ilgili mevzuatın getirdiği yaşsınırının üzerinde olanları devir alabilir, deviralınan taşıtların sahiplerine ve karayolu yatırımprojelerine,
Ödemeyaptırmaya yetkilidir.” şeklindeki düzenleme ileUlaştırma Bakanı’na uluslararası alandataşımacılık yapan kişilerin güvenlik gereğiuğradıkları mağduriyetlerin giderilmesi amacı ile tazminat ödenmesine karar verme yetkisi tanınmıştır.
Davayakonu olayda; davacıların murisi İ.T.’un 31.07.2007 günüyük taşımak amacı ile Irak’a geçişyaptığı ve kendisinden o tarihten itibaren haberalınamadığı, bunun üzerine murisleri tarafındangaipliğine karar verilmesi istemi ile Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesi’ndedava açıldığı, Mahkemenin 07.09.2011 gün ve2008/188 Esas, 2011/257 Karar sayılı kararı ile İ.T.’ungaipliğine karar verdiği, bunun üzerine davacılar tarafından4925 sayılı Kanun’un 33. maddesinde belirtilen tazminatınödenmesi istemi ile davalıya müracaat edildiği ancak olumlucevap alınmadığı ve maddede belirtilen tazminatındavalıdan tahsili istemi ile eldeki davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
4925sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi, “ savaş,iç savaş, terör, kargaşa ve benzeriolağanüstü koşullara sahip ülkelerde uluslararası taşıma yaparken saldırıya uğrayıphayatını kaybeden şoför ve beraberindeki Türk vatandaşlarınınvarislerine, Ulaştırma (yeni teşkilatlanmaylaUlaştırma, Habercilik ve Denizcilik) Bakanı’nın uygungörmesi üzerine, 40.000 Yeni Türk Lirası’na (yenidüzenlemeyle Türk Lirasına) kadar ödeme yapılması”imkanını öngörmektedir. İlgili varislerinbaşvurusu üzerine, vefat eden kişinin maddede belirtilenşartlar altında vefat edip etmediği, varislerinöngörülen tazminata müstehak olup olmadığıhususları Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı’ncaincelenip değerlendirilecek ve bu konuda müspet yada menfi bir kararverilecektir. Bu kararın re’sen, tek yanlı ve icraibiçimde tesis edilen bir idari işlem olduğunda kuşkubulunmamaktadır. Bu işlemden kaynaklanan tazminat istemli birdavanın da tam yargı davası mahiyetinde olacağıkuşkusuzdur.
Bu durumda, davacılartarafından 4925 sayılı Kanun’un 33. maddesi gereğincekendilerine tazminat bağlanmasına ilişkin talebin davalıidarece, gerekli koşulların oluşmadığındanbahisle reddi üzerine davacılar tarafından açılantazminat davasının, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde belirtilen; idariişlemler nedeni ile hakları muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davası niteliğinde olduğu; bunedenle açılan davanın görüm veçözümünde idari yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Ayrıca her ne kadar; Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesi, davalı vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin kararında 4925 sayılı Kanun’un yol göstermesiile dava konusu olaya 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesininuygulanması gerektiğini belirterek görev itirazınınreddine karar vermiş ise de; 2918 sayılı Yasa’nın 1.maddesinde; “Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemektir” şeklindeki düzenleme ve yine 110. maddesinde; “ İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür.” şeklindeki düzenleme gereğince,2918 sayılı Kanun’un Türkiye Cumhuriyeti Devletisınırları dahilinde karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlamaklagörevli idarenin, bu sorumluluğunu gereği gibi yerinegetirmemesinin bir sonucu olarak açılacak davaların adliyargıda görüleceğini düzenlediği,dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti karayolusınırlarında gerçekleşmeyen muhtemel birgüvenlik ihlali nedeni ile meydana geldiği iddia edilen olayadayalı olarak, 4925 sayılı Kanun’un 33. maddesinegöre açılan tazminat davasının, bu kapsamdadeğerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucunaulaşılmakla; davanın 2918 sayılı Yasa’nın110. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve adı geçenyasanın 110. maddesi gereğince adli yargıda görülmesi yönündekiyerel mahkeme gerekçesi yerinde görülmemiştir. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı Ulaştırma, Denizcilikve Haberleşme Bakanlığı vekilinin görevitirazının, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce reddine ilişkinkararın kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Ulaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNEİLİŞKİN, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin10.12.2013 gün ve 2013/169 Esas sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,14.7.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy