T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARAR NO : 2014 / 753 KARAR TR : 14.7.2014 ÖZET : Trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararın bir kısmının, kazanın oluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : M.K. Vekili : Av.E.B. Davalı : BingölBelediye Başkanlığı Vekili : Av.N.H. O L A Y : Davacıvekili, dava dilekçesinde, müvekkiline ait 12 AH 010plakalı aracın Bingöl İli, Merkez Cumhuriyet Caddesiüzerinde park halinde iken, Bingöl EmniyetMüdürlüğü’ne ait 12 A 0218 plakalıaracın, yolun buzlu olması nedeniyle kayması sonucuağır hasar gördüğünü; Adli TıpKurumundan alınan rapora göre davalı BelediyeBaşkanlığının % 75, Bingöl EmniyetMüdürlüğüne ait aracı kullanan AbdülkadirBingöl’ün ise % 25 kusurlu olduğunun tespitedildiğini; bilirkişi raporunda, müvekkilinin herhangi birkusurunun olmadığını, araçta meydana gelen 8.100,00TL'lik zararın %25i olan 2.025,00 TL’den AbdülkadirBİNGÖL’ün, % 75 i olan 6.075,00 TL’den deBingöl Belediye Başkanlığının sorumluolduğunun belirtildiğini; bu nedenle bu rapor doğrultusunda,araçtaki zararın %75’inin davalı Belediye Başkanlığı’ndantahsiline karar verilmesini talep ettiklerini belirterek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilininaracında meydana gelen 8.100,00 TL’lik zararın 6.075,00 TL.sininavans işlemlerinde uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle 30.11.2011 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır. BİNGÖL 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 21.6.2012 gün ve E:2012/268, K:2012/320 sayı ile; Mahkemelerinin 15.05.2012 tarih 2011/631 Esas,2012/237 Karar sayılı kararı ile Mahkemelerinin işbudosyası ile Mahkemelerinin 2011/637 Esas sayılı davadosyası arasında bağlantı bulunduğundanbirleştirilmesine karar verilmiş; ancak açılandavanın belediyenin hizmet kusurundan kaynaklandığınınanlaşılması üzerine Mahkemelerinin 31.05.2012 tarihliduruşmasında dosyanın tefriki ile ayrı bir esasakaydına karar verilmiş olduğu; Davacı tarafıniddia ve savunmalarına ilişkin delil olarak, kaza tespittutanağının, sigorta poliçesinin celbedildiği, AdliTıp'dan kusur ve hasar konusunda bilirkişi incelemesiyaptırıldığı; Adli Tıp Kurumunca düzenlenen09.03.2011 tarihli raporda; davacının aracında meydana gelentoplam hasar tutarının 8.642,44 TL hurda değeri ve kıymetkazanma tenzilinin indirilmesi sonucunda hasarın 8.100,00 TL olduğu,davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ilesigortalı olan 12 A 0218 plakalı araçsürücüsünün % 25, davacının kusursuz, yolüzerine akan sudan dolayı oluşan buzlanmanın olayüzerine % 75 oranında etken olduğunun belirtildiği; davacınınaracında meydana gelen zararda, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen09.03.2011 tarihli raporda yol üzerine akan sudan dolayı oluşanbuzlanmanın olay üzerine % 75 oranında etken olduğununbelirtildiği, uyuşmazlığın davalı belediyeninhizmet kusurundan kaynaklandığı, hizmet kusurundan kaynaklanandavalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2.maddesi uyarınca İdari yargının görevli olduğu,yargı yolunun kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyleyargılamanın her aşamasında resen göz önündebulundurulabileceği gerekçesiyle; iş bu davaya bakmakta idariyargı görevli olduğundan dava dilekçesinin yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar vermiş; bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle, idari yargı yerinde davaaçmıştır. ELAZIĞ 1. İDAREMAHKEMESİ; 2.4.2013 gün ve E: 2013/287, K:2013/341 sayı ile,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6099 sayılıYasanın 14 üncü maddesiyle değişik 110 uncumaddesinde; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." kuralına yer verildiği;dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 12 AH010 plakalı aracıyla 15.12.2009 tarihinde yaptığımaddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmetkusuru bulunduğundan bahisle, söz konusu kaza neticesinde oluşanmaddi zararın davalı idarenin kusuruna tekabül eden6.075,00.-TL'lik kısmının yasal faiziyle birlikte tazmininekarar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmakta olup, 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinde 6099 sayılı Yasanın14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik ile,işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları da dâhil olmak üzere, bu Kanundan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğibelirtildiğinden, 2918 sayılı Kanundan doğan sorumlulukdavası niteliğinde bulunan iş bu davanın, görümve çözümünde Adli Yargının görevliolduğu ve işin esasının Mahkemelerince incelenmeolanağının bulunmadığı sonucunavarıldığı; nitekim, benzer bir uyuşmazlıktaMalatya Bölge İdare Mahkemesi'nin 06.11.2012 gün ve E:2012/711,K:2012/733 sayılı kararının da bu yönde olduğugerekçesiyle; 2577 sayılı Yasa'nın 15.maddesinin 1/abendi uyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, itiraz edilmesi üzerine bu karar Malatya Bölgeİdare Mahkemesinin 1.10.2013 gün ve E:2013/1197, K:2013/1305sayılı kararıyla onanmış ve kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, UYAP üzerinden temin edilen adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazası sonucuuğranılan maddi zararın bir kısmının,kazanın oluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazminedilmesi isteminden ibarettir. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacıyaait motorlu aracın 15.12.2009 tarihinde Bingöl İli MerkezCumhuriyet Caddesi üzerinde park halindeyken, Bingöl EmniyetMüdürlüğü’ne ait aracın kontroldençıkarak çarpması sonucu hasargördüğü; düzenlenen kaza tespit tutanağında;“ ... dönmek isterken, kavşak içerisinin buzluolmasından dolayı aracı kaydırarak sol önkısmıyla park halindeki 12 AH 010 plakalı aracın solön kısmına çarpması sonucu çift taraflımaddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanınoluşumunda rögar (loğar) kapağından suyuntaşması neticesinde yolun buzlanmış olması vebuzlanmayla ilgili herhangi bir çalışmanın önleyicitedbirlerin alınmadığından dolayı BingölBelediyesi’nin kusurlu olduğu, diğer araçsürücüsünün herhangi bir kusuruolmadığı kanaatine varılmıştır.” ifadelerininkullanıldığı; davacı vekili tarafından;olayın meydana gelişinde davalı idarenin kısmen(%75) kusurubulunduğundan bahisle, oluşan maddi zararın birkısmının tazmininin istenildiğianlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Bingöl2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.6.2012 gün veE:2012/268, K:2012/320 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somut uyuşmazlıkta, davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olankazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın 10.md. "Belediyelerinyapım ve bakımından sorumlu olduğu yollan, trafikdüzen ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,karayolu yapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli"olduğuna işaret edilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylemve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu" kurala bağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davalan, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda belediye sınırları içindeki yolunyapım, bakım ve onanmının yapılmadığınedeniyle doğan zararın tazmininin amaçlanmışolması karşısında, idarenin görevinde olan kamuhizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiğizarann ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukuku kurallannave 2577 Sayılı İYUK 2/1 -b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde idariyargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk, karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda AdliYargıyı görevli kabul eden görüşünde hukukidayanak olarak 2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır. 11.01.2011 gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14.maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçlann sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlandahil bu kanundan doğan sorumluluk davalan Adli Yargıdagörülür... " hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunluk görüşününaksine eldeki uyuşmazlık anılan yasa hükmükapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918 Sayılı KTK 85.maddesindeaçıkça belirtildiği gibi yasa motorlu araçlannişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle işletenin hukukisorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bu kanundan ve AdliYargıda görülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918Sayılı Yasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorluaraçların işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı araç işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkindavalardır. Yasa değişikliğinden önce kamuaraçlarının işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargı kolundagörüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganlan arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın 110. maddesinde yapılanyasa değişikliğine ilişkin Hükümetgerekçesi de getirilen yeni hükmün bu nedenle maddeyeeklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayın çoğunluk 2918sayılı yasanın 110. maddesi hükmünün iptaliistemi ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda verilenyorumlu redjprarlannı, karara dayanak almakta ise de bugörüşe de itibar edilmesi mümkün değildir. Z/ra; 'T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptalveya iptal talebinin reddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının ise diğer mahkemeleri, idaremakamlarını, gerçek ve tüzel kişileribağlaması itibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculukanlamına geldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa HukukuProf. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararı verilen bir kanun maddesiyürürlükte kalmaya devam eder. Dolayısıyla somutolaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddenin ne anlama geldiğine,yani nasıl yorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesideğil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlured kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza, Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerininde uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollan arasındaolumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkün değildir. Açıklanan gerekçelerle uyuşmazlıktaidari yargı görevli olup, benzer ihtilaflarda da idariyargının görevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17 HukukDairelerinin istikrarlı kararlarıyla Içtihad edildiğigibi Danıştay kararlarında da uyuşmazlıkta İdariYargının görevli olduğu benimsenmiştir.(Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347 sayı, E. 2011/10856ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlardan dolayıişletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somut uyuşmazlığın anılan yasahükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-bmd. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabuleden sayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜP SABRİ BAYDAR
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 694
Full & Egal Universal Law Academy