T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 496
KARAR NO : 2014 / 538
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : R.B. Vekilleri : Av.N.B.D. & Av.Ö.A.& Av.K.Ç.L. Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekili : Av. M.H.B. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette teknisyenstatüsünde çalışmakta iken davalı şirketinözelleştirilmesi üzerine, 406 sayılı YasanınEk:29. ve devamı hükümleri ile 4046 Sayılı Yasanın22.maddesi hükümlerine dayanılarak başka kurum vekuruluşlarına atanmak üzere adının Devlet PersonelBaşkanlığına bildirimininyapıldığını belirterek; bildiriminyapıldığı tarih itibariyle, bildirime esas ücretinedair düzenlenen nakil bildirim cetvelinde yer alan ücrethesaplamasında esaslı hata yapıldığınıbelirterek; müvekkilinin maaş nakil ilmuhaberinin dengetazminatının enflasyon farkının ve aldığıikramiyenin yansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırıdüzenlediğinin tespitine, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesineve ücretine yansıtılmayan ek ödemelerinden dengetazminatını alacağından fazlaya dair haklarısaklı kalmak kaydıyla 2.000 TL’nin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 1.İş Mahkemesi; 15.05.2012 gün ve 2011/278Esas, 2012/491 Karar sayılı kararı ile özetle; 406sayılı Yasanın 29/3 maddesi ve 4046 sayılıYasanın 22.maddesi uyarınca davacının ve aynıkonumdaki Türk Telekom personelinin, Yüksek Planlama Kurulunun 5473sayılı Yasa kapsamındaki (ilave tediye, ikramiye gibi) eködemeden yararlanma hakkı bulunmayan personel içinöngörülen ödemeden yararlanma hakkıbulunmadığını belirterek, açılan davanın esasyönünden reddine karar vermiş olup, karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi;01.10.2012 gün ve 2012/27084 Esas, 2012/32349 Karar sayılıkararı ile özetle; mahkemece davanın HMK.nun 114/1-b maddesiuyarınca “yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyleaynı yasanın 115/2.maddesi uyarınca usulden reddine kararverilmesi gerekirken, esasa girilerek davanın reddine karar verilmesininhatalı olduğu gerekçesi ile mahkeme kararınınbozulmasına hükmetmiştir. Ankara 1. İş Mahkemesi: 25.12.2012 gün ve 2012/1306Esas, 2012/1390 Karar sayılı kararı ile özetle;Yargıtay bozma ilamına uyularak, HMK 114/1-b maddesi uyarınca,aynı yasanın 115/2 maddesi uyarınca açılandavanın usulden reddine karar vermiştir. Mahkemenin karar örneğineşerh edildiği üzere karar; taraflarca temyiz edilmeksizin 03.01.2013tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez;davacının, 11.01.2011 tarih ve 262 sayılı maaş nakililmuhaberinin iptali ile mahrum kalınan parasal haklarının yasalfaizi ile birlikte müvekkile ödenmesi talebiyle idari yargı yerindedava açmıştır. Ankara15.İdare Mahkemesi: 11.12.2013 gün ve 2013/131 Esassayılı kararı ile özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.’nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmenin olanaksız olduğunu, bu nedenle davanın adli yargımercilerinde görülmesi gerektiğini, nitekim benzer birdavada Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 03.10.2011 tarih ve E:2011/124,K:2011/193 sayılı kararı ve 05.07.2010 tarih ve E:2010/56,K:2010/157 sayılı kararları ile davanınçözümünde adli yargının görevliolduğuna karar verildiğini belirterek, mahkemeleriningörevsizliğine, mahkemeleriningörevine girmeyen ve adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilen bu davada, görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde teknisyen statüsündeçalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi nedeni ilebaşka kuruma atanan davacının, hatalı düzenlenenmaaş nakil ilmuhaberinin ek ücretler yer verilmek sureti ileyeniden düzenlenmesi ile yanlış düzenlenenmaaş nakil ilmuhaberi nedeni ile davacınınuğradığı zararın davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır”denilmiş; anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulanulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini,31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de Türk TelekomünikasyonA.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamuİktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümündeyer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ilekendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralel olarak TürkTelekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerinin kendileriniatamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı nezdinde teknisyenstatüsünde çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumun emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin dava konusu artış ve zamlar dikkatealınarak yeniden tespiti ile almaktan mahrum kaldığı eködenekler nedeni ile uğradığı zararın tazminiistemiyle; Ankara 1.İş Mahkemesi’ne davaaçtığı, Ankara 1. İş Mahkemesi’nin 15.05.2012gün ve 2011/278 Esas, 2012/491 Karar sayılı kararı ile davanınesas yönünden reddine karar verdiği, kararın davacıvekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9.HukukDairesi’nin 01.10.2012 gün ve 2012/27084 Esas, 2012/32349 Kararsayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken, esasa girilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalıolduğundan bahisle bozma kararı verdiği, bozma kararıüzerine Ankara 1.İş Mahkemesi’nin 25.12.2012 gün ve2012/1306 Esas, 2012/1390 Karar sayılı kararı ile davanınusulden reddine karar verdiği ve kararın temyiz edilmeksizinkesinleştiği; bunun üzerine davacının aynıistemle Ankara 15.İdare Mahkemesi’ne davaaçtığı, Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin 11.12.2013gün ve 2013/131 Esas sayılı ara kararı ile 2247sayılı kanunun 19. Maddesi koşullarına uygun olarakdosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararverdiği anlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinin değişik1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilen işlemintesis edildiği ve davanın açıldığı tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan, uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, Ankara 15.İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Ankara1.İş Mahkemesi’nin görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 15.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Ankara 1.İş Mahkemesi’nin 25.12.2012 günve 2012/1306 Esas, 2012/1390 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy