T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 524
KARAR NO : 2014 / 562
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET: 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca verilen idari para cezasından kaynaklanan ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B.B.
Vekili : Av. R.S. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı (Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü) Vekilleri : Av. Z.S.E. (AdliYargıda) Av.E.E.D. (İdariYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Denizli İlMüdürlüğü tarafından davacının primborcu olduğu gerekçesi ile 2012/26844 esas sayılıdosyası ile takip yapıldığını, bu prim borcunabağlı olarak idari para cezası tahakkuk ettirildiğini ve buidari para cezası borcuna dayanarak da 2012/26845-26846-26847 esassayılı dosyalardan takip yapılarak ödeme emirleriningönderildiğini, söz konusu ödeme emirlerinin 09.10.2012tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, takibe konu primborçlarının 2004 yılı 3-4-6-7-8 aylarınailişkin olduğunu, davacının 2003-2004 yıllarında20 HL 305 plakalı otobüsü işlettiğini, otobüsüTemmuz 2004’te haricen sattığını, sattığıkişiye aracın noter satışını yapmak üzerevekaletname verdiğini, davacının, otobüsüçalıştırdığı dönemdedışarıdan sigortalı işçiçalıştırmadığını, dolayısıylaherhangi bir prim borcunun bulunmadığını, prim borcununkurum tarafından re’sen tahakkuk ettirildiğini ve davacıyabu güne kadar herhangi bir tebligat yapılmadığını,takibe konulan prim borçlarından davacının bugünekadar haberi olmadığını belirterek, davacı aleyhineyapılan bu takiplere öncelikle zamanaşımıyönünden olmak üzere, asıl alacağa, paracezalarına ve bunlar için hesaplanan faize itiraz edip, söz konusutakiplerin iptali ile bu hususta karar verilinceye kadar davacınınmağdur olmaması için tedbiren takiplerin durdurulmasınakarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Denizli 4. İş Mahkemesi: 07.06.2013 gün, E:2012/468,K:2013/184 sayılı kararı ile özetle;davacıtarafından hem idari para cezasına dayalı, hem de prim borcunadayalı ödeme emirlerinin iptali istenmiş olmakla, 2012/26847– 26846 – 26845 takip nolu ödeme emirlerine ilişkindavanın ileride yargı yolu uyuşmazlığınıgerektirebilecek nitelikte olması nedeni ile bu davadan ayrılarakbaşka bir esasa kaydına, 2012/26844 takip numaralı ödemeemrine konu olan prim borcuna ilişkin olarak davanın kısmenkabul, kısmen reddine karar vermiştir. Denizli 4. İş Mahkemesi: E:2012/468 sayılı dosyadanterfiken oluşan ve konusu 2012/26847 – 26846 – 26845 takipnolu ödeme emirlerine ilişkin olan davada, 21.06.2013 gün veE:2013/384,K:2013/248 sayılı kararı ile özetle;davanın,idari yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle, görev yönünden reddine karar vermiştir. İş bu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi04.11.2013 gün ve E:2013/16770, K:2013/19425 karar sayılıilamı ile hükmün onanmasına karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacıvekili istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır. Denizliİdare Mahkemesi: 30.01.2014 gün ve E:2013/1186, K:2014/108sayılı kararında özetle; davanın, adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, idari yargı dosyasının, son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 506 sayılıSosyal Sigortalar Kanunu uyarınca verilen idari para cezalarından kaynaklananödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır. 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. maddesinin 9.5.2007gün ve 5655 sayılı Kanun’un 2. maddesi iledeğişik 4. fıkrasında, “İdarî paracezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veyaaynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itirazedilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz güniçinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulmasıcezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibarenonbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları,bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikmecezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yolunabaşvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî paracezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yolunabaşvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazınreddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, dahaönce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir”denilmiş; 80. maddesinin yedinci fıkrasında ise, "Kurumalacaklarının tahsilinde 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılıKanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde, alacaklı SigortaMüdürlüğünün bulunduğu yer İşMahkemesi yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir. UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü,bu düzenlemelere göre, idarîpara cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceğive tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kurumaödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgiliünitesine itiraz edilebileceği, itirazın takibidurduracağı, Kurumca itirazı reddedilenlerin, kararınkendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkiliidare mahkemesine başvurabilecekleri nedeniyletahakkuk aşamasında idare mahkemelerinin görevli oldukları,kurum alacaklarının tahsilinde ise, 6183 sayılı Yasahükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenecek ödeme emrinekarşı açılacak davalara bakma görevinin,80. maddeninyedinci fıkrasında açıkça belirtildiği gibiSigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer işmahkemesine ait olduğu sonucuna varmıştır. Ancak, 506sayılı Kanun’un yukarıda sözü edilen maddeleri 31.5.2006gün ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510sayılı Kanun’un 102. maddesinde, “…İdarîpara cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumunilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde,daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı,89 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkatealınarak tahsil edilir. Mahkemeyebaşvurulması idari para cezasının takip ve tahsilinidurdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içindeödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmügereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ilebirlikte tahsil edilir…” denilmiş; 88. maddesinde ise,“…Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim vediğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci,102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleriuygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında MaliyeBakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları vemercilere verilen yetkileri kullanır. Kurum, 6183sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacaklarıhariç olmak üzere her türlü alacağınteminatını teşkil etmek üzere Yeni Türk Lirasıve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme,taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahil olmak üzereher türlü teminat almaya yetkilidir. Kurumun 6183sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğeralacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlıalacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icratakiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat vecezalar Kurum hakkında uygulanmaz. Kurumun primve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanununuygulamasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğuyer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesinebaşvurulması alacakların takip ve tahsilinidurdurmaz…” hükmü yer almıştır. Öteyandan, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 37.maddesinin üçüncü fıkrasında,“Süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genelsağlık sigortası primleri, işsizlik sigortasıprimleri, idarî para cezaları, gecikme zamları,katılım payları Kurum alacağınadönüşür ve bu alacakların tahsilinde, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğermaddeleri uygulanır” denilmiştir. Görev kurallarıkamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. Olayda, Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı, Denizli Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü tarafından; idari paracezasının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun ile 5510sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca davacıadına ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine, söz konusu ödemeemrinin iptali istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. Budurumda, söz konusu ödeme emrine karşı açılandavada, 5510 sayılı Yasa’nın 88. maddesigözetildiğinde İş Mahkemesinin görevli olduğukuşkusuzdur. Açıklanannedenlerle, Denizli 4. İş Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Denizli 4. İşMahkemesinin 21.06.2013 gün ve E:2013/384,K:2013/248 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy