T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 529
KARAR NO : 2014 / 567
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
Vekilleri : Av. H.L.P. & Av. D.P.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. İ.K.A. (İdariYargıda)
Av. S.T. (Adli Yargıda)
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı şirket tarafındansigortası yapılan 34……. plakalı aracın 05.09.2011tarihinde Yozgat İlinden, Şefaatli İlçesi istikametine seyirhalinde iken dönemece girdiği esnada, davalı kurumunsorumluluğundaki 66-50 yolunda, yoldaki gevşek malzeme nedeniyle araçsürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracınyoldan çıkarak takla atması sonucu maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniylearaçta meydana gelen hasar nedeniyle yapılan inceleme sonucundaaraçtaki hasar bedelinin 23.000,00 TL olarak belirlendiğini, sovtajdeğeri olan 7.309,00 TL düşüldüğünde gerikalan 15.691,00 TL’nin sigortalıya ödediğini, sözkonusu olayın davalı idarenin bakımı veonarımındaki kusurundan kaynaklandığını belirterek,ödenen zarar bedelinin davalının kusuruna tekabül eden 7.845,00TL’sinin ödeme tarihi olan 03.08.2012 tarihinden itibaren yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
Yozgatİdare Mahkemesi: 28.11.2012 gün, E:2012/1020, K:2012/1240sayı ile özetle; davanın, adli yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle, görev yönündenreddine karar vermiştir.
İş bu kararakarşı yapılan itiraz başvurusu üzerine KayseriBölge İdare Mahkemesi 03.04.2013 gün,E:2013/364, K:2013/351 sayıile hükmün onanmasına karar vermiş, bu kararakarşı süresi içerisinde yapılan karar düzeltmetalebi üzerine Kayseri Bölge İdare Mahkemesi 12.07.2013 günve E:2013/838, K:2013/844 sayılı ilamı ile karar düzeltmeisteminin reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynıistemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.
Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi: 27.03.2014 gün ve E:2013/662 sayıile özetle; davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiğini belirterek, görevli merciinin belirlenmesi için, 2247sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında idari veadli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu,adli yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, idariyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacışirket tarafından sigortalı olan 34 DM 0119 plakalıaracın, 05.09.2011 tarihinde Yozgat İlinden, Şefaatliİlçesi istikametine seyir halinde iken, davalı kurumunsorumluluğundaki 66-50 yolunda, yoldaki gevşek malzeme nedeniylearaç sürücüsünün direksiyon hakimiyetinikaybetmesi sonucu meydana gelen kazada, davacı tarafındansigortalıya ödenen meblağın, davalı idarenin kusurunakarşılık gelen 7.845,00 TL sinin ödeme tarihinden itibarenişleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Yozgat 2. Asliye HukukMahkemesi’nce yapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yozgat 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 5.5.2014gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’IN KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somut uyuşmazlıkta,davalı Karayolları Genel Müdürlüğününkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 SayılıYasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" idarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001 SayılıKarayolları Genel Müdürlüğünün teşkilatve görevleri hakkındaki kanunun 4.md."Hazırlayacağı programlar uyarıncakarayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TC Anayasası'nın125/son md. "idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı IYUK2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklanihlal edilenler tarafından açılan tam yargıdavaları, idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumdaKarayolları Genel Müdürlüğünün sorumlulukalanındaki yolun yapım, bakım ve onanmmmyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk davaları Adli Yargıda görülür..."hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmündegeçen bu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gerekensorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlanmn işletilmesinedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğununhangi yargı kolunda görüm ve çözümükonusunda yasada bir düzenleme bulunmadığından İdarive Adli Yargı organlan arasında çıkan görevuyuşmazlıklannı sonlandırmak üzere sözü geçenyasa hükmü getirilmek suretiyle kamu araçlanmn verdiğizararlar nedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nm amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılıyasanın 110. maddesinde yapılan yasa değişikliğineilişkin Hükümet gerekçesi de getirilen yenihükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan,sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C.Anayasasında , Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddidışında yorumlu red kararı verebileceğine dair birişaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkça anlaşılmaktadır.Yorumlu red kararlarının ise diğer mahkemeleri, idaremakamlarım, gerçek ve tüzel kişileri bağlamasıitibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculuk anlamınageldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr.Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu redkararı verilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devameder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda omaddenin ne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına,bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler kararverir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirkenyaptığı yorumunun diğer mahkemeleri bağlamasımümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargıorganları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bu kararlarınhüküm fıkralarına münhasırdır. (TürkAnayasa Hukuku Dersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstün tutulacağınailişkin düzenlemenin, uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesiningörevlilik veya görevsizlik karannın bulunmaması,diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 SayılıYasa'nın 110/1 md. motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğununAdli Yargıda görüm ve çözümünü düzenlemealtına almasına, Somut uyuşmazlığın anılanyasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetininusulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy