T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 244
KARAR NO : 2014 / 283
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : 1) Davanın çözümünde, aralarında uyuşmazlık çıkan yargı yerleri dışında kalan üçüncü yargı düzenine dahil yargı yerinin görevli olduğunun saptanması halinde de, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, görevli yargı yerini belirleme yetkisine sahip bulunduğu,
2) Pusu görevine gidecek timin silahlarını doldurma işlemi sırasında ağır yaralanması nedeniyle bağlanan vazife malullüğü aylığı, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 99. maddesine istinaden kesilen davacı astsubay tarafından, kesilen aylığının 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesi uyarınca yeniden bağlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : C.Ç.
Vekilleri :Av. S.K. (İdariYargıda)
Av. S.Ö. & Av. C.B.K. (AdliYargıda)
Davalı : SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av. T.H.S. (AdliYargıda)
Av. C.C.G. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde; davacının 21.06.1996 tarihinde 3713s. Terörle Mücadele Kanunu Kapsamında Gaziantep 5. MekanizePiyade Bölük Komutanlığı bünyesinde Astsubay Çavuşolarak görev yapmakta iken, Malatya İli, Arguvan İlçesi,Oruçdede üs bölgesinde pusu görevine gidecek timinsilahlarını doldurma işlemi sırasında, TopçuUzman Çavuş Sezai Arıkan'ın bomba atarınıdoldururken silahının ateş alması sonucu ağıryaralandığını, uzun süren tedavi sonrasındavazife malulü olarak sınıf değişikliği ilegörevine devam eden davacının, davalı kurumun 21.08.1997tarihli yazısı ile sürekli malullük derecesinin (6)altı olduğunun saptandığını ve sınıfdeğişikliği ile Emekli Sandığıiştirakçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’na eklenen geçici 14. madde hükmü gereğince,‘’… sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya devam eden iştirakçiler ile… er veerbaşların 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre görevden ayrılmasına gerek kalmaksızınalınacak emekliye sevk onayına istinaden vazife malulüaylıkları bağlanarak ödenir…’’ Kanunhükmünden yararlanmak amacıyla davalı kuruma başvurandavacıya, davalı kurumca verilen 15.12.2008 tarihli cevabiyazıda davacının talebinin reddedildiğininbelirtildiğini, sonrasında 30.12.2008 tarihinde davacıya,görev yaptığı 6. Hudut AlayKomutanlığı’nca 29.12.2009 tarih ve 1777 sayılıyazı ekinde 19.12.2008 tarihli 1612 s.nolu KKK 7. Kolordu Komutanlığı’nınyazısının tebliği edildiğini, söz konusuyazıda 3713 s.Kanun kapsamında vazife malulü olan ve görevve sınıf değişikliğiyle görevine devam edendavacının, 5510 s.Kanun’un geçici 14.maddesikapsamından yararlanarak emekliye ayrılmadan vazife malulüaylığı alabileceği hususunun belirtildiğini, buyazıya istinaden davacı tarafından davalı kurumayapılan başvurunun 04.11.2009 tarihli yazı ilereddedildiğini belirterek, davalı kurumun 04.11.2009 tarihli,davacının 5510 sayılı Kanun’un geçici 14.maddesigereğince emekliye ayrılmadan vazife malulüaylığı bağlanması talebinin reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle idari yargıda davaaçmıştır.
Ankara 8. İdare Mahkemesi: 28.12.2009 gün ve E:2009/2027,K:2009/2038sayılı kararı ile özetle “...5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1.maddesinde; bu Kanunun amacının, sosyal sigortalar ile genelsağlık sigortası bakımından kişisel güvencealtına almak, bu sigortalardan yararlanacak kişileri vesağlanacak haklan, bu haklardan yararlanma şartlan ile finansman vekarşılanma yöntemlerini belirlemek, sosyal sigortaların vegenel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgiliusul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 101. maddesinde,"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür." hükmü getirilmiştir.
5510 sayılı kanuna 17.4.2008tarihinde eklenen geçici 14. Maddesinin (d) bendinde "5434sayılı Kanuna göre vazife malûllüğü aylığıalmakta iken bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaçalışmaya devam edenler hakkında,bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren bir ay içindeyazılı talepleri doğrultusunda bu Kanunun iş kazası vemeslek hastalığı sigortası hükümleri ve uzunvadeli sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primine aithükümler uygulanır. Bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerinbelirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamalarıhalinde ayrıca iş kazası meslek hastalığıhükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek primi kesilmez.Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre vazife malûllüğü aylığıbağlananlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaçalışmaya başlayanlar hakkında da yazılıtalepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu bentkapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortasıprimi alınmaz. 3713 sayılı Kanuna göre vazifemalûllüğü aylığı almakta olanlar,sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya devam eden iştirakçiler ile aynıKanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazifemalûllüğü aylığı alan ve bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında çalışan veya daha sonraçalışmaya başlayan er ve erbaşların, bu Kanununyürürlük tarihinden sonra müracaat tarihlerini takip edenaybaşından itibaren bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre görevlerinden ayrılmasına gerekkalmaksızın alınacak emekliye sevk onayına istinaden vazifemalullüğü aylıkları bağlanarak ödenir"hükmü ver almıştır.
Yukarıda yer alan yasahükmüne göre; 5434 sayılı Kanun kapsamındakiuyuşmazlıklar idari yargı yerlerinde görülüpçözümlenmekte iken,5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden sonra bu kanundan doğanuyuşmazlıkların İş mahkemelerindegörüleceği hüküm altınaalınmıştır.
Buna göre; dava konusu işlemintesis edildiği tarih itibariyle 5510 sayılı Kanununyürürlükte olduğu ve söz konusu kanunun geçici14. Maddesinin uygulanması istemiyle davacı tarafındandavalı idareye başvurulması üzerine tesis edilenişlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmakla; 5510sayılı Kanunun uygulanmasından doğan iş buuyuşmazlığın, yukarıda yer verilen yasahükümleri uyarınca adli yargıda (İşMahkemelerinde) görülüp çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.” demek suretiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili aynı istem ile, bukez adli yargıda dava açmıştır.
Van İş Mahkemesi: 27.04.2011gün ve E:2010/116,K:2011/129 sayılı kararı ile özetle;davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermiş olup,bukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineYargıtay 10. Hukuk Dairesi 04.06.2012 gün, E:2011/10070, K:2012/10197sayılı kararı ile özetle, davanın idari yargıdaçözümlenmesi gerektiğinden bahisle hükmünbozulmasına karar vermiştir.
Van İş Mahkemesi: Yargıtay'ın bozma ilamına uyularakyapılan yargılama neticesinde, 19.12.2012 gün, E:2012/611, K:2012/510sayı ile özetle; “…davacının Gaziantep MekanizePiyade Bölük Komutanlığı bünyesinde astsubayuzman çavuş olarak görev yaparken, 21.06.1996 tarihindeMalatya İli, Arguvan İlçesi, Oruçdede üsbölgesine pusu görevine giden timin silahlarınıtopçu uzman çavuş Sezai Arıkan’ın bomba atarınıdoldururken silah ateş alması sonucu yaralandığıanlaşılmakla birlikte, davacının sınıfdeğişikliği yaparak Emekli Sandığı’na tabiolup çalışmaya devam ettiği saptanmıştır.Bu nedenle uyuşmazlığın idari yargıdaçözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla,davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmiştir.”demek suretiyle davanın görev yönünden reddine karar vermişve karar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine, idariyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde Askeriİdari Yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile AYİM Savcısı Mehmet ALP’in davada askeri yüksekidare mahkemesinin görevli olduğu yolundaki yazılı ve sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Gaziantep Mekanize PiyadeBölük Komutanlığı bünyesinde Ast.Çvş.olarakgörev yapmakta iken Malatya ili Arguvan ilçesinde bir operasyondaağır yaralanan ve 3713 sayılı yasadan yararlanarak vazifemalulü olan ve görevine devam eden davacı tarafından 5510sayılı yasanın geçici 14. maddesi hükmügereğince görevden ayrılmaksızın tarafına vazifemalulü aylığı bağlanması istemiyleyapmış olduğu başvurunun reddine dair 04.11.2009 tarihliişlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5434sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun, 5510sayılı kanunun 106. maddesi ile mülga edilen 44.maddesinde;“ Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasılolan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansızhastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gireniştirakçilere (Malul) denir ve haklarında bu kanununmalullüğe ait hükümleri uygulanır.
(Değişikfıkra: 28/06/2001 - 4699 S.K./25. md.) Şu kadar ki, bunlar yazıile istedikleri takdirde haklarında bu Kanun hükümleriuygulanmaksızın malullüklerinin mani olmadığıbaşka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinleriyapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların,istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasını istemek hakları mahfuzdur.Ancak, kurumlarında başka vazife ve sınıflara naklimümkün olanlardan özel kanunlarına göreyükümlülük süresine tabi olanlar, buyükümlülüklerini tamamlamadıkça veyamaluliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair 50 nci maddeuyarınca yeniden rapor almadıkça bu haklarınıkullanamazlar.
(Değişikfıkra: 21/04/2005 - 5335 S.K./3.mad) İştirakçilerden;talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla vazifeleri ileilgileri kesilmeksizin silah altına alındıklarıdönemde malûl olup, bu malûllükleri asılvazifelerini yapmaya mani olmayanlar ile Sandığa tâbigöreve atandıkları tarihten önce malûlsayılmayı gerektiren hastalık veya sakatlığıolduğu belirlenenler hakkında, bu hastalık veyasakatlıkları sebebiyle bu Kanunun malûllüğeilişkin hükümleri uygulanmaz.” hükmüne;(mülga) 45.maddesinde; “44 üncü maddede yazılımalullük;
a)İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sıradavazifelerinden doğmuş olursa;
b)Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi birkuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuşolursa;
c)Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken oişten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabuledilmesi şartıyla);
ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işebaşlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdiktensonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veyaçalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuşolursa;
Buna(Vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazifemalulü) denir.” hükmüne; 56. maddesinde;“ (Değişik madde: 18/03/1976 - 1976/1 md.) Muvazzaf,yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulunduklarıesnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevklerisırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda,gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulüolmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarınagöre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncımaddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının,daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardankazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğineesas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademetutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilikgösterge tablosunda karşılığı olan derece vekademe tutarının,%70'i üzerinden aylıkbağlanır.(…)” (mülga) 99.maddesinde; “ Emekli,adi malullük, vazife malullüğü, dul veya yetimaylığı, son hizmet zammı alanlardan; hiçbirşarta bağlı olmaksızın emeklilik hakkıtanınan vazifelere tayin edilenlerin, aylıklarınıntamamı, bu vazifelere tayinleri tarihini takip eden ay başındanitibaren kesilir. Ancak hayrat hademesinin aylıkları kesilmez vekendilerine bu hizmetlerinden dolayı son hizmet zammı dayapılmaz.
Vazifemalullüğü aylığı alanların, varsa, harpmalullüğü zammı ile Harp Okulu öğrencilerindenyetim aylığı alanların bu aylıkları kesilmez.
Buvazifelerden ayrılanların kesilen aylıklarınınayrıldıkları tarihi takip eden ay başından itibarenmüstahak olmaları şartıyla ödenmesinebaşlanır.
Peşinödenen aylıklardan yukarıdaki fıkra gereğinceistirdadı gereken ve tayin tarihlerini takip eden aybaşlarındansonraya rastlayan kısımları, Sandığın bildirimiüzerine kurumlarınca ilgililerin istihkaklarından en geç(3) ay içinde ve (3) eşit taksitte kesilmesi suretiyle tahsilolunarak Sandığa gönderilir.
(Ekfıkra: 23/05/1951 - 5773/1 md.) Bu maddenin hayrat hademesihakkındaki hükümleri dersiamlara da şamildir.”hükmüne; aynı Kanunun 101.maddesinde; “Vazifemalullüğü aylığı alan erlerden, sonradanemeklilik hakkı tanınan vazifelere tayin edilenlerin,çeşitli sebeplerle ayrılışlarında veyaölümlerinde bu vazifelerinden dolayı haklarında bu kanununilgili hükümleri ayrıca uygulanır.”hükmüne;
Diğertaraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun, Geçici 14 maddesinde; “(Ek madde: 17/04/2008-5754S.K./73. mad) BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçi veya sigortalı olanlar, vazifemalûllüğü, malûllük ve yaşlılıkveya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destekprimi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkındasosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunlayürürlükten kaldırılan ilgili kanunhükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak; a)Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi kapsamında çalışanlar için sosyalgüvenlik destek primi oranı 80 inci maddeye göre tespit edilenprime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birincifıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30oranının dörtte biri sigortalı, dörtteüçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılankişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların primödeme yükümlüsü bunların işverenleridir.Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslekhastalığı sigortası hükümleri uygulanır. b)Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum vekuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamakkaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkinsüreler hariç olmak üzere çalışılansüreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarakbu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncüfıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır.Bu oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği yılda % 12olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puanartırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15'i geçemez. c)Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılıTerörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılıNakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunagöre aylıkları hesaplanarak ödenen veya asayiş vegüvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazifemalûllüğü aylığı almakta iken; bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıylaçalışmaya devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabiçalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlikdestek primi uygulanmaksızın bu Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendihükümleri uygulanır. d)5434 sayılı Kanuna göre vazife malûllüğüaylığı almakta iken bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaçalışmaya devam edenler hakkında, bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren bir ay içindeyazılı talepleri doğrultusunda bu Kanunun iş kazası vemeslek hastalığı sigortası hükümleri ve uzunvadeli sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primine aithükümler uygulanır. Bunlardan uzun vadeli sigorta primiödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı taleptebulunmamaları halinde ayrıca iş kazası meslekhastalığı hükümleri uygulanır, sosyalgüvenlik destek primi kesilmez. Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılıKanun hükümlerine göre vazife malûllüğüaylığı bağlananlardan bu Kanunun 4 üncümaddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaçalışmaya başlayanlar hakkında da yazılıtalepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu bentkapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortasıprimi alınmaz. 3713 sayılı Kanuna göre vazifemalûllüğü aylığı almakta olanlar,sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya devam eden iştirakçiler ile aynıKanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazifemalûllüğü aylığı alan ve bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında çalışan veya daha sonraçalışmaya başlayan er ve erbaşların, bu Kanununyürürlük tarihinden sonra müracaat tarihlerini takip edenaybaşından itibaren bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre görevlerinden ayrılmasına gerekkalmaksızın alınacak emekliye sevk onayına istinaden vazifemalûllüğü aylıkları bağlanarak ödenir.Bu kapsamda olup da görevlerinden emekliye ayrılanlar hakkında,bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır. (Ekfıkra: 04/07/2012 - 6353 S.K./86. md.) 3713 sayılı Kanunkapsamında vazife malulü olup sınıf veya görevdeğiştirenlerden bu maddenin yürürlük tarihiitibarıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya devamedenler ile aynı kapsamda çalışmaya devam eden er veerbaşlara, görevlerinden ayrılmalarına gerekkalmaksızın alınacak emekliye sevk onayına istinadenmüracaatlarını takip eden ay başından itibarenaylık bağlanır. Bunlara ve bu maddenin yürürlüktarihinden önce sınıf veya görev değiştirerek 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında sigortalı olarak çalışmaya devam edenlerdenbu maddenin birinci fıkrasının (d) bendi hükümleriuygulanmak suretiyle vazife malullüğü aylığıalanlardan emeklilik ikramiyesi tutarları ödenmeyenlere (er veerbaşlar hariç), bu fıkranın yürürlüktarihini takip eden ay başında yürürlükte bulunankatsayılar uygulanmak suretiyle emeklilik ikramiyesiödenir.(…)” hükmüne yer verilmiş; Son olarak, 3713sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1/1. maddesindeterörün; baskı, cebir ve şiddet, korkutma,yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasadabelirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomikdüzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ilebölünmez bütünlüğünü bozmak, TürkDevletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeyedüşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veyayıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek,Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzeniniveya genel sağlığı bozmak amacıyla birörgüte mensup kişi veya kişiler tarafındangirişilecek her türlü eylemler olaraktanımlandığı; 21. maddesinin birinci fıkrasında;kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışındagörevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsabile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerinemuhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veyaöldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminatve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Hükümlerininuygulanacağı; (a) bendinde, malul olanlarla, ölenlerinaylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacakaylığın toplam tutarının, bunların görevdeolan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekliolanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerinebağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna görekendisine bağlanabilecek emekli aylığından azolamayacağı, yaşamak için gereken hareketleri yapamayacakve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacakderecede malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksekdevlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcutaylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibiemekli ikramiyesi ödeneceği belirtilmiş; aynı maddenin (j)bendinin ilk paragrafında; “(Ek: 4/7/2012-6353/75 md.) Terör eyleminin ortayaçıkarılması, etkilerinin azaltılması veyabertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalıolanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri,yaralandıkları veya engellihâle geldikleri; ilgilivalinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanansivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göremalullük aylığı bağlanmasıkoşullarının oluştuğu tespit olunanlarınkendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylıkbağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g)bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ilebakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girençocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenenhaklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardanaynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkrakapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta ikenhayatını kaybedenlerin dul aylığına müstahakeşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstahakçocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerinegöre aylık bağlanması hakkından ve bufıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardanyararlandırılır.” denilmiştir. 3713 sayılı yasadakidüzenlemelerden; kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederlerkenterör eylemlerine muhatap olarak yaralanmaları, sakat kalmaları,ölmeleri veya öldürülmeleri halinde bunların 3713sayılı Kanun kapsamında sayılmaları ve bu yasa iletanınan haklardan yararlanmaları gerektiğianlaşılmaktadır. Öte yandan; 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretle çalışanlar(Sosyal Sigortalılar), kendi hesabına çalışanlar(Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabınaçalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanunun iptaliamacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih veE: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanununbirçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci veGeçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayıredle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararınMahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlemve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynıKanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, buKanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağımuamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem”niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-amaddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davalarıkapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi olan davacı tarafındanaçılan davanın, görüm veçözümünde idari yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Davada, idari yargıyerlerinden hangisinin görevli olduğuna gelince: Anayasa’nın 157.maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 20.7.1972tarih ve 1602 sayılı Yasa’nın 25.12.1981 tarih ve 2568sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinde de aynıhüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve “askerihizmete ilişkin bulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir. 1602sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde,Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. İdariişlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işleminaskeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Dahaaçık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler:idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin, askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural vegerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makamtarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemektemenfaati ihlal edilen asker kişinin açtığıdavanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ndegörülmesi gerekmektedir. Davacının 1602sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu işlemin askerkişiyi ilgilendirdiği tartışmasızdır. İşleminaskeri hizmete ilişkin olup olmadığına gelince: Yukarıdaayrıntılı olarak belirtilen yasal düzenlemelerden, budüzenlemelerin öngördüğü vazifemalullüğü aylığının bağlanmasına ilişkinolarak, idari işlem veya eylemin yöneldiği asker kişinin,sözü edilen yasalar kapsamında bir görev ifa edipetmediğinin; yaralanması, sakatlanması veyaölümünün bu görev sırasında meydana gelenolaydan kaynaklanıp kaynaklanmadığının incelenmesininve karara bağlanmasının gerektiğianlaşılmaktadır. Bu duruma göre, davakonusu edilen işlemle ilgili olarak; davacının yaralanmasıolayının; 3713 sayılı Kanun kapsamında,terör eylemlerine muhatap kalınması sebebiyle ve görevin ifasısırasında ya da bu görev nedeniyle meydana gelip gelmediğiincelenirken veya olayda olduğu gibi, başvurunun reddi halinde buişlemin yargısal denetimi sırasında, asker kişininaskeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının,askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak veödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri, askeri kural ve gerekler göz önünde tutularakbir değerlendirme yapılacak olması karşısında, olaydaidari işlemin askeri hizmete ilişkin bulunması koşulu dagerçekleştiğinden, uyuşmazlığa konu edilendavanın görüm ve çözümünde askeri idariyargı yeri görevli bulunmaktadır. Her ne kadar, adli ve genelidari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarıüzerine, davacı vekili tarafından, 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karşılık;açıklanan gerekçelerle görevin AYİM’e aitolması nedeniyle; Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yetkialanının belirlenmesi üzerinde durulması gerekmiştir:2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun 1. maddesi hükmünegöre, Uyuşmazlık Mahkemesi davalarınçözümünde adli, idari ve askeri yargı yerleriarasında meydana gelen görev ve hükümuyuşmazlıklarında görevli yargı yerini tayin etmekleyükümlü kılınmış olduğuna göre,aralarında görev uyuşmazlığı çıkanyargı yerlerinin dışında kalsa bile, UyuşmazlıkMahkemesi bu durumda görevli yargı yerini belli etme yetkisinesahiptir. Çünkü Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşamacı, mahkemelerin görevini tayin eden yasa kurallarının,yargılama usulüne ve kamu düzenine ilişkin bulunmasınedeniyle, davaya görevli olmayan mahkemelerce bakılmasınıönlemektir. Açıklanannedenlerle, davanın çözümü idari yargıdüzeninde yer alan AYİM’e ait olduğundan; Ankara8.İdare Mahkemesi ve Van İş Mahkemesinin görevsizlik kararlarısonucu itibariyle yerinde olmaktadır. Bu nedenle, davanın AYİM’ de görülmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ASKERİ İDARİ YARGIYERİNİN görevli olduğuna, 3.3.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy