T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 246
KARAR NO : 2014 / 285
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.R.A.
Vekili : Av. M.İ.
Davalı :İstanbul Valiliği
O L A Y :Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce yapılan denetimlersırasında, ilgili belediyeden izin veya ruhsatalmaksızın, belediye sınırları dahilinde ticariamaçlı yolcu taşıyan 34 FH 6252 plaka sayılıaraçtan taşımacılık hizmetialdığının tespit edildiğinden bahisle, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/4. madde vefıkrası uyarınca, davacı adına 4.7.2013 tarih ve GV-932867seri-sıra numaralı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağıdüzenlenerek 233,00 TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulun-muştur.
BAKIRKÖY 4. SULH CEZAMAHKEMESİ: 30.9.2013 gün ve D. İş: 2013/1491 sayı ile;İstanbul Valiliğinden gönderilen yazıda, sözkonusu araç hakkında trafikten men kararı verildiği debildirildiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nin benzerkararlarına dayanarak davanın çözümününidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekili, aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 6. İDARE MAHKEMESİ:19.11.2013gün ve E:2013/2353, K:2013/2013 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca, 2918 sayılıKanun’da idari para cezalarına karşı başvuru yolugösterilmediğinden ve aynı Kanun’un 112. maddesinde,sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki suçlarla ilgili davalaraTrafik Mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde iseyetki verilen Sulh Ceza Mahkemelerinde bakılacağınındüzenlendiği açıklanarak, davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar kesinleşmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının
‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak,davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderildiği ve sonuçta usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinin dördüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altındadüzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncüfıkrasında, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.)İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediyesınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcutaşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğudurak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkradagösterilen idari para cezası üç kat olarak, fiilinişlendiği tarihten itibaren bir yıl içindetekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir”, dördüncü fıkrasındaise, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.) Ayırıcıişareti bulunmayan üçüncü fıkrakapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmetialanlara da birinci fıkrada belirtilen cezanın üçte birioranında idari para cezası uygulanır ” hükmü yeralmıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesikapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idari cezalarlailgili davalarda görevli yargı yerini açıkça bellieden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten öncekihali ile, bu Yasada gösterilen adli cezalara hükmetmekle görevlimahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görevalanında görmüştür.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır";Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Bakırköy 4. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Bakırköy 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin30.9.2013 gün ve D. İş: 2013/1491 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy