T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 214
KARAR NO : 2014 / 255
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1.R.A. 2.E.A. Vekili :Av.M.E.A. Davalılar :1.Milli EğitimBakanlığı Vekili :Av.A.Ö. 2.Ankaraİl Özel İdaresi Vekili :Av.Z.T. O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinindava konusu Ankara İli, Çankaya İlçesi, MurselUluç Mahallesi 27056 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazınhisseli maliki olduklarını, dava konusu taşınmazınimar planında “Temel Eğitim Alanı” olarakayrıldığını, davalı idare tarafından davakonusu taşınmaza fiilen el atıldığınıbelirterek; fazlaya ilişkin ve ıslah hakları saklı kalmakkaydı ile şimdilik 2.000,00 TL’nin dava tarihinden itibarenişleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ilebirlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine ve davakonusu taşınmazın tapu kaydının davalılaradına tescil ettirilmesine karar verilmesi istemi ile adli yargıyerinde dava açmıştır. Davalı MilliEğitim Bakanlığı vekili ile Ankara İl Özelİdaresi vekili süresi içerisinde verdikleri cevapdilekçelerinde özetle; görev itirazında bulunmuşlardır. Ankara 14.AsliyeHukuk Mahkemesi: 31.10.2013 gün ve 2013/238 Esas sayılıkararı ile, davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekiliile davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin görevitirazlarının reddine karar vermiştir. Davalı Ankaraİl Özel İdaresi vekilinin, idari yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Milli Eğitim Bakanlığı iledavalı Ankara İl Özel İdaresi vekilinin anılanYasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptıkları görev itirazının reddedilmesi ve davalılardanAnkara İl Özel İdaresi’nin 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca, davalı Ankara İlÖzel İdaresi açısından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacıların hisselişekilde maliki oldukları taşınmazın imar planında“Temel Eğitim Alanı” olarak ayrılmak suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,fazlaya ilişkin ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıile şimdilik 2.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecekkamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıidareden tahsili ile davacıya verilmesine ve dava konusutaşınmazın tapu kaydının davalı idareye tescil ettirilmesinekarar verilmesi istemi ile açılmıştır. Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde; dava dosyasında bulunanAnkara Valiliği Milli EğitimMüdürlüğü’nün 31.05.2013 gün ve1186302 sayılı yazısı ile dava konusu taşınmazüzerinde davalı Milli EğitimMüdürlüğü’ne ait bir tesisbulunmadığının bildirildiği, Çankaya BelediyeBaşkanlığı’nın 31.05.2013 gün ve 15692sayılı yazısı ile, dava konusu taşınmazailişkin herhangi bir kamulaştırma işlemininbulunmadığı bildirilmiş olup, Mahkememizce Ankara 14.AsliyeHukuk Mahkemesi’ne yazılan müzekkereye verilen 29.01.2014gün ve 2013/238 Esas sayılı yazı cevabında; davadosyasının duruşmasının devam ettiği, keşifkararı verilmediği anlaşılmakla; dava konusutaşınmaza davalı idarece fiilen elatıldığına dair herhangi bir bilgininolmadığı tespit edilmiştir. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekligördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yaparveya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.(Değişik dördüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediyebaşkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmar planları alenidir. Bualeniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. BelediyeBaşkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Olayda, imarplanının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında “Temel Eğitim Alanı”ndakaldığı, taşınmaza idarece fiilen elatılmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun15.12.2010 tarih, 2010/5-662 Esas, 2010/551 Karar sayılı kararıile bu tür yerlerin bedelinin ödeneceğine karar verildiğihalde idareye yapılan müracaatlara rağmen hiçbir bedelödenmediğinin iddia edildiği; davanın konusunun,davalı idarelerce 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imarplanlarında yer alan davacıların hissedar olduğutaşınmazın bedelinin tazminine ve taşınmazındavalılar adına tesciline ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imarplanı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı” nda kalmasınedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezlinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etme hakkınınkısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil, idari birişlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imarplanından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koymaniteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksinekanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur.Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesiiçin taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınanUyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuş içtihatlarıda bu yöndedir…” gerekçesiyle, Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemeninyetkisizliği nedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yinetaşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemeningerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde,iddiaların özünün Uyuşmazlık Mahkemesitarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukukkurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibariyle yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesitarafından usul şartlarına ve hukuka uygun olarakgerçekleştirilmiş olup, başvurucu derece mahkemelerindekendi delillerini ve iddialarını sunma fırsatınıbulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013,Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imarplanındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalı Ankara İl Özel İdaresi vekiliningörev itirazının Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’ncereddine ilişkin kararın tazminata ilişkin kısımyönünden kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Ankara İl Özel İdaresi vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN, Ankara 14.AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 31.10.2013 gün ve 2013/238 Esas sayılıKARARININ TAZMİNATA İLİŞKİN KISIM YÖNÜNDENKALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy