T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1004
KARAR NO : 2014 / 1045
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET : Davacı şirket tarafından tüketilen elektrik enerjisi üzerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinden oluşan toplam tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davanın; taraflar arasındaki uyuşmazlığın abonman sözleşmesine dayanan özel hukuk hükümlerine tabi bir alacak-borç ilişkisinden doğması nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : D. Grup İnş.San. veTic.A.Ş. Vekili : Av. M. M. Davalı : Anadolu Yakası ElektrikDağıtım A.Ş. (AYEDAŞ) Vekili : Av. Ö. T. (AdliYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalıelektrik dağıtım şirketinde 1392780 numaralı sanayielektrik aboneliğinin bulunduğunu, bu abonelikten kaynaklıolarak müvekkiline toplam 25.365,97 TL tutarında alacak kalemlerinide içeren faturalar tanzim edildiğini, müvekkilinin 2011Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım dönemlerineilişkin faturalarını düzenli olarak ödediğini,Türkiye genelinde kaçak elektrik kullanan kötü niyetligerçek ya da tüzel kişilerin kaçak kullanımbedellerinin fatura tutarlarının belli oranları ile yansıtıldığını,özellikle müvekkili gibi aylık elektrik tüketim miktar veoranı oldukça yüksek olan şirketler için bu oranve miktarın oldukça yüksek olduğunu belirterek, tümbu nedenlerle elektrik faturalarına yansıtılan kaçakkullanım bedelinin haksız olduğunun tespiti ile müvekkilişirketten bundan sonra kaçak kullanım bedeli adıaltında tahsilat yapılmamasına, müvekkili tarafındanbugüne kadar kaçak kullanım bedeli adı altında ödenen25.365,00 TL bedelin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul12.Asliye Ticaret Mahkemesi: 10.10.2013 gün ve E:2013/172, K:2013/262sayı ile özetle; ‘’ Elektrik nakli işleminde teknikkaybın olacağı, kayıpsız elektrik üretimininsöz konusu olamayacağı, 2011 yılı öncesindeilgili mevzuatlar gereği teknik kayıpların tümtüketicilere yansıtılırken elektrikkaçağını içeren teknik olmayankayıpların dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçakhedefleri de dikkate alınarak serbest olmayan tüketicilereyansıtıldığı, 2011 yılına ilişkinyapılan değişiklikler ile yalnızca perakendesatış lisansına sahip dağıtım şirketlerindenenerji satın alan abonelerin değil dağıtım sisteminikullanan her bir tüketicinin hizmet sunulmasında oluşan tümmaliyetlere katlanmasının öngörüldüğü,tarifelerin uygulanmasının, lisans sahibi şirketlerbakımından yasal zorunluluk olduğu, lisans sahibişirketlerin tarifeyi değiştiremeyeceği gibi tarifede yeralmayan bir bedeli de tahsil edemeyeceği veya düzenlenen tarifelerkapsamında, belirlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi birdavranışta bulunamayacağı, perakende satışlisansı sahibi dağıtım şirketlerinin tarifeleriuygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil edipetmeme gibi bir inisiyatifinin bulunmadığı, tarifelere uymayükümlülüğünün bir gereği olarakkayıp-kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin birunsuru olarak faturalarda yer aldığı, kayıp-kaçakbedelini EPDK'nun kanunun kendisine verdiği yetkiçerçevesinde ve kanunun temel amaçlarına uygunşekilde belirlediği, kayıp-kaçak bedelinin belirlenmesiiçin alınan kurul kararının EPDK'nun bir düzenleyiciişlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileribağlayacağı, dağıtım şirketlerinin kurulkararlarına aykırılık teşkil edecek herhangi birişlemde bulunamayacakları, Elektrik Piyasası Kanununun 12. Maddesindeidari para cezaları dahil, kurul tarafından alman bütünkararlara karşı açılan iptal davaları ilk derecemahkemesi olarak Danıştay'da görülebileceğininaçık hükme bağlandığı vedavalının cevabında göreve yönelik itirazları dadikkate alınarak, davacının davasının görevhususunda reddine, mahkememizin görevsizliğine, karar vermekgerekmiştir.” demek suretiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacıvekili aynı istemle bu kez İlk Derece Mahkemesi olarakDanıştay’da dava açmıştır. Danıştay13. Daire: 16.01.2014 gün ve E:2014/45, K:2014/21 sayı ileözetle; “…dava konusu yapılanuyuşmazlığın 2575 sayılı Kanun’un 24.maddesinde belirtilen Danıştay’ın ilk derece olarakbakabileceği işler arasında bulunmamasıkarşısında,2576 sayılı Kanun’un 5. maddesinin(b) fıkrası kapsamında kalan davanın görüm veçözümünde, zararı doğuran idariuyuşmazlığı çözmeye yetkili yer idare mahkemesiolan İstanbul İdare Mahkemesi görevli ve yetkilibulunmaktadır. Açıklanannedenle; davanın görev yönünden reddine, 2577sayılı Kanun’un 15/1-a maddesi uyarınca davadosyasının İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmesine. ”karar vermiştir. İstanbul9. İdare Mahkemesi: 08.05.2014 gün ve E:2014/934, K:2014/857sayı ile; “…Dava, Davacı şirket tarafından, 14.04.2011ile 07.10.2011 tarihleri arasında tüketilen elektrik enerjisiüzerinden tahsil edilen dağıtım bedeli, iletim bedeli,sayaç okuma bedeli ile kayıp-kaçak bedellerinden oluşantoplam 29.598,91-TL bedelin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyleaçılmıştır. 2576sayılı yasanın 6.cı maddesinde "Vergi Mahkemeleri; a)Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylereait, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler vebunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b)(a)bendindeki konularda 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsili Usulü Hakkındaki Kanunun uygulamasına ilişkindavaları, c)Diğer kanunla verilen işleri, çözümler"hükmü yer almaktadır. Aynıyasanın 5.maddesinin 1.fıkrasında da idare Mahkemelerinin, VergiMahkemelerinin görevine giren davalar ile Danıştay daçözümlenecek olanlar dışındaki iptaldavaları ile tam yargı davalarını, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartmaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğerişleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır. İdariyargının görev alanı; idare hukuku kurallarıiçinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamugücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idarieylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarnedeniyle açılan davaların görüm veçözümüyle sınırlı bulunmaktadır. Sınaive ticari kamu hizmetlerinden yararlanan kişilerin bu hizmetleri verenkamu kurumlan ile hizmetten yararlanmak amacıyla yaptıklarısözleşmeler özel hukuk sözleşmesi olarak kabuledilmekte, özellikle elektrik, su ve doğal gaz gibi bedelikarşılığında dağıtılan kamuhizmetlerinin yararlanıcısı konumunda olan nihaitüketiciler abonman sözleşmeleri olarak adlandırılanözel hukuk sözleşmeleri uyarınca bu hizmettenyararlanmaktadırlar. Bu sözleşmelerin kurulmasıöncesinde ilgili kamu idaresince yürütülen ve yönlendirilenfaaliyetler ile sözleşmelerin kurulmasından sonrasözleşme hükümleri dışında mevzuathükümlerinin idarelere verdiği yetki ve görevlerdenkaynaklanan işlemlerin idari yargının denetim alanıkapsamında kaldığı kuşkusuz olmakla birlikte, belirlibir konuyu, şartlan, karşılıklı hakları veborçları belirleyen abonman sözleşmelerininuygulanmasından doğan uyuşmazlıkların adliyargıda görüleceği açıktır. Davakonusu uyuşmazlığın, 14.04.2011 ile 07.10.2011 tarihleriarasında davacı tarafından tüketildiği önesürülerek bu şirketten tahsil edilen dağıtımbedeli, iletim bedeli, sayaç okuma bedeli ile kayıp-kaçakbedellerinin iadesi isteminden kaynaklandığı; söz konusubedelin davacı ile elektrik dağıtıcısışirket arasındaki abonman sözleşmesi çerçevesindebir tutar olduğu anlaşıldığından, söz konusubedellerin iadesi istemiyle açılan davanın adli yargımercileri tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.” demek suretiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane Topuz, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine,idari yargı dosyasının, son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyasına ilişkinevrak da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN’ın davada adliyargının, Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacı şirket tarafından, 14.04.2011 ile 07.10.2011 tarihleriarasında tüketilen elektrik enerjisi üzerinden tahsil edilen kayıp-kaçakbedelinden oluşan toplam tutarın yasal faizi ile birlikte iadesiistemiyle açılmıştır. Dosyakapsamında yapılan incelemede; davacı Destebaşı Grupİnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin davalı elektrikdağıtım şirketinden 7242457 abone numarası ile elektrikihtiyacını karşıladığı, bu abonelikten14.04.2011 - 07.10.2011 tarihleri arasında toplam 29.598,91 TLkaçak/kayıp bedeli olarak tahsilat yapıldığı,davalı tarafa, tahsil edilen bu miktarın geri ödenmesiiçin yapılan başvuru üzerine; İstanbul AnadoluYakası Elektrik Dağıtım A.Ş. GenelMüdürlüğü MüşterilerMüdürlüğü tarafından 01.01.2013 tarih ve G144sayılı yazı ile; “Enerji piyasasıbağımsız düzenleme ve denetleme kurumu EPDK tarafındanyönetilmektedir. EPDK 28 aralık 2010 tarih 2999 sayılıKurul Kararıyla uygulamaya konulan fiyat tarifeleri tablosunda yer alankayıp-kaçak bedeli; 4628 sayılı Elektrik PiyasasıKanununun geçici 9. Maddesi, Yüksek Planlama Kurulu’nun 14Şubat 2008 tarihli 2008//T-5 sayılı karan ile kabul edilenEnerji Teşekküllerinin uygulayacağı Maliyet BazlıFiyat Mekanizması Usul ve Esaslarına göre uygulamayakonulmuştur. Daha önce aktif tüketim birim fiyatıiçerisinde yer alan kayıp-kaçak bedeli, EPDK’ nın2999 sayılı Kurul Karan gereği 01 Ocak 2011 tarihinden itibarenaktif birim fiyattan ayrıştırılarak faturalarda yeralmaktadır. Dolayısıyla daha önce olmayan bir bedelinuygulamaya konulması değil maliyet kalemlerininayrıştırılarak faturalarda gösterilmesi sözkonusudur. İtirazailişkin konu ile ilgili EPDK 07 Aralık 2011 tarihinde bir duyuruyayınlamış olup; bu duyuruda özetle “Tarifelerinuygulanması, lisans sahibi şirketler (AYEDAŞ)bakımından yasal bir zorunluluktur. Lisans sahibi şirketler (AYEDAŞ),tarifeyi değiştiremeyeceği gibi, tarifede yer almayan bir bedelide tahsil edemez veya düzenlenen tarifeler kapsamındabelirlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranıştabulunamazlar. Bu sebeple, perakende satış lisansı sahibidağıtım şirketlerinin (AYEDAŞ) tarifeleriuygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedeli tahsil edip etmemegibi bir inisiyatifi bulunmamaktadır. Tarifelere uymayükümlülüğünün bir gereği olarakkayıp-kaçak bedeli perakende satış tarifesinin bir unsuruolarak faturalarda yer almaktadır. Bu nedenle, dağıtımşirketlerinin (AYEDAŞ) söz konusu Kararaaykırılık teşkil edecek bir işlemde bulunmalarımümkün değildir.” ifadesi yer almaktadır.Şirketimizce yürürlükteki mevzuata aykırıherhangi bir tahakkukun ve tahsilatınıngerçekleştirilmesi söz konusu değildir.” denmeksuretiyle başvurunun reddine karar verildiğianlaşılmıştır. 233sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KanunHükmünde Kararname ile bir kamu iktisadi kuruluşu olarak kurulanTEK- Türkiye Elektrik Kurumu, 12.8.1993 tarih ve 93/4789 sayılıBakanlar Kurulu kararıyla, “Türkiye Elektrik Üretim,İletim Anonim Şirketi (TEAŞ)” ve “TürkiyeElektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ)” unvanlıiki ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklindeteşkilatlandırılmış olup, 233 sayılıKHK.’ ye ekli listede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıile ilgilendirilen “Teşekküller” olarakgösterilmiştir. 233sayılı KHK.’ nin 1. maddesinde, bu KHK.’ nin: iktisadidevlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarınınve bunların müesseselerinin, bağlıortaklıklarının kurulmasını, iştiraklerininteşkilini, özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarına uygunolarak yönetilmelerini ve amaçlarına ulaşabilmelerinisağlamak için denetlenmelerini düzenlemek amacıtaşıdığına işaret edilmiş; 2. maddesinde,iktisadi devlet teşekkülü “Teşekkül”,sermayesinin tamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara görefaaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisaditeşebbüsüdür.” şeklindetanımlanmış; değişik 15. maddesinde, sermayesinintamamı Devlete ait teşebbüslerin, işletmelerinimüessese halinde teşkilatlandırabilecekleri vemüesseselerin, teşebbüs genel müdürününteklifi, yönetim kurulunun kararı ile kurulacağıbelirtilmiş, 4. maddesinde teşebbüslerin, 16. maddesinde demüesseselerin, tüzel kişiliğe sahip oldukları ve buKHK.’ de saklı tutulan hususlar dışında özelhukuk hükümlerine tabi bulundukları ifade edilmiştir. Bunagöre, TEDAŞ’ nin, 233 sayılı KHK.’ deişaret edildiği üzere, özerk bir tarzda ve ekonomininkurallarına uygun olarak faaliyette bulunmak üzere kurulupişletmelerini müessese olarak teşkilatlandıran, sermayesinintamamı Devlete ait, tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumuolduğu kuşkusuzdur. Ancak, 233 sayılı KHK.’ desaklı tutulan hususlar dışında özel hukukhükümlerine tabi bulunduğu gözdenkaçırılmamalıdır. Elektrikdağıtım ve perakende satış sektöründe rekabetedayalı bir ortamın oluşturulması ve gereklireformların yapılmasını teminen dağıtımbölgeleri baz alınarak Kamu mülkiyetindeki elektrikişletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyleelektrik enerjisi dağıtım hizmetlerininözelleştirilmesine karar verilmiş ve TEDAŞ 02.04.2004 tarihve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek KuruluKararı ile özelleştirme kapsam ve programınaalınmıştır. Dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır. ÖzelleştirmeYüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam veprogramına alınan TEDAŞ; özelleştirme sürecindebulunan ve sermayesinin tamamı T.C. BaşbakanlıkÖzelleştirme İdaresi Başkanlığı’na aitbir kuruluştur. İstanbulAnadolu Yakası Elektrik Dağıtım AŞ. (AYEDAŞ),Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ)Özelleştirme Yüksek Kurulunca özelleştirmekapsamına alınmış olup, 15.03.2013 tarihinde yapılan ihale sonucuİstanbul Anadolu Yakası’nın elektrik tedarik vedağıtımını yapan AYEDAŞ’ınhisselerinin tamamını Enerjisa devralmaya hak kazanmış vehisselerin devir işlemi 31.07.2013 tarihindetamamlanmıştır. 233 sayılı KHK.‘nin 35. maddesinde, “Teşebbüs, müessese vebağlı ortaklıklar, işletmelerinde üretilen mal vehizmet fiyatlarını tespitte serbesttirler.” denilmiş;1.7.2004 tarih ve 6083 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeyayımlanan Ana Sözleşmenin 3. maddesinin 1. bendindeŞirketin amacının, “... elektrik enerjisinindağıtımı, perakende satışı ve perakendesatış hizmeti faaliyetlerini “kârlılık veverimlilik” ilkesi çerçevesinde, ticari, ekonomik ve sosyalgerekçelere uygun biçimde yürütmek…”olduğu belirtilmiştir. Elektrikbedeli, ekonominin kurallarına uygun olarak serbestçe tespit edilenbir tarifeye ve abonman sözleşmesine göre alınmakta,başka bir deyişle, idare ile kişi arasındasözleşmeyle alacak- borç ilişkisi doğmakta,ödenecek miktar AYEDAŞ ile kişi arasında abonmansözleşmesiyle özel hukuk ilişkisi kurulmasından sonraverilen hizmet karşılığında maliyet-kâresasına göre belirlenmektedir. Ödemeninhukuksal dayanağı, kamu gücüne değil, tarifeye ve ikitaraf arasında yapılan abonman sözleşmesinedayanmaktadır. Nitekim, ödemelerin yapılmaması durumunda AYEDAŞalacağını, 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göredeğil, sözleşme ilişkisine dayalı olarak özelhukuk hükümlerine göre tahsil etmektedir. Abone ile AYEDAŞarasında yapılan abonman sözleşmesi, daha çok“tip” sözleşme görünümünde olup,hizmetten yararlanan kişinin, sözleşmeyi idare ile birliktedüzenlemesi yerine katılımı söz konusudur. Ancak, budurum, idare ile kişi arasında kurulan özel hukukilişkisini, idare hukuku ilişkisine dönüştürmez.Çünkü birçok durumda hizmetin tekel niteliği veçok kişiye götürülme zorunluluğu, işinçoğunlukla tip sözleşmelerle ve hizmetten yararlanacaklarınkatılımı yoluyla gerçekleşebilmesini olanaklıkılmaktadır. Belirtilendurum karşısında, Müessesenin abonesi adına tahakkukettirdiği kaçak / kayıp bedelinin ödenmesine ilişkindavanın, taraflar arasındaki abonman sözleşmesine dayananözel hukuk hükümlerine tabi bir alacak- borçilişkisinden doğması nedeniyle, görüm veçözümünde adli yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 12. AsliyeTicaret Mahkemesince verilen 10.10.2013 gün ve E:2013/172, K:2013/262sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy