T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 962 KARAR NO : 2014 / 1006 KARAR TR : 17.11.2014 ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A.Anonim Türk Sigorta Şirketi Vekili : Av.H. L. P. Davalı : İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av.A. K. (İdari Yargıda) Av. A. A. (AdliYargıda) OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından273699710 2-1 nolu kasko sigortalı 34 A 3418 plakalı aracın26.12.2010 tarihinde Basra Caddesi’nde seyir halindeyken caddenin yeterliolarak aydınlatılmamış olması ve cadde üzerindetekerlek izlerinden dolayı oluşan çukura girmesi ve yoldaki bubozukluk sebebiyle maddi hasara maruz kaldığını; trafikkaza tutanağına göre, bu kazaların oluşumunda davalıBelediyenin, cadde üzerinde güvenlik için gerekliişaretlemeleri yapmaması, yolun alt yapının bakım veonarımını yapılması nedeniyle sigortalıaracın altı çukura ve bundan doğan tümseğeçarptığını ve hasarlandığını,davalı idarenin yolun yapımı, onarımı vebakımı sorumluluğunun ihlali ile hizmet kusurununoluştuğunu ve söz konusu hasar nedeni ile sigortalıaraçta oluşan 3.207,00 TL hasarın 23.02.2011 tarihindesigortalıya ödendiğini ve bu hasar bedelinin 28.04.2011tarihinde İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığından talep edildiğini fakat İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı ödeme yapmadığıgibi bir cevapta vermediğini belirterek; 3.207,00 TL zararın davalıyabaşvuru tarihi olan 28.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 10. İDAREMAHKEMESİ: 30.10.2012 gün ve E:2011/1188 K:2012/1810 sayılıkararında “…2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesindeyer alan hüküm nedeniyle öncelikle görevli yargıyerinin belirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesinin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlıolacaktır. 18.06.2012 gün ve 28327sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04.06.2012 gün ve E:2012/107, K.:2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesinin 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idariyargı yerinde açılmış olan davalarauygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, görevmaddesinin yürürlük tarihi olan 19.01.2011 tarihinden önce(14.05.2010 tarihinde) idari yargı yerinde açılmışolan işbu davanın idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği"ne karar verilmiş, yineresmi bir aracın yolda bulunan logar kapağına çarpmasınedeniyle hasara uğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04.06.2012 gün ve E:2012/101, K:2012/133 sayılıkararı ile "2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerindi çözümlenmesi gerektiği"nekarar verilmiştir. Bu durumda, yukarıdaaktarılan ve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle 29.06.2011 tarihindeaçılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi …” gerekçesi ile 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 15/1-a maddesiuyarınca davanın görev yönünden reddine dair kararvermiştir. İş bu verilenkarara davalı vekili itiraz etmiş olup, itiraz üzerineİstanbul Bölge İdare Mahkemesi 27.03.2013 gün E:2012/21265,K:2013/4326 sayılı kararında, itiraz dilekçesinde ilerisürülen iddialar söz konusu kararın bozulmasınısağlayacak nitelikte görülmediğinden itirazın reddine,kararın onanmasına karar vermiştir. Verilen kararkesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargıda davaaçmıştır. İSTANBUL14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.02.2014 gün ve E:2013/308 K:2014/69sayılı kararında; “…dava, davalının hizmetkurusu nedeniyle sigortalı araçta oluşan zararınrücuan tazmini davasıdır. Kazanın meydana geldiğiyolun ana arter olduğu ve bakımı ve korunmasından davalıBelediye Başkanlığı’nın sorumlu olduğutaraflar arasında tartışmasızdır. Kaza tarihinde yoldayal bakım ve ıslah çalışmalarıyapıldığı davalı vekilince beyan edilmiştir.11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararının I.bendigereğince bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işiyapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi bukararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o planve projeler gereğince işi görmesi de kararın neticesi olanbirer idari eylemdir. Bu tür eylemlerden doğan zararlarınödettirilmesi istekleri 2577 sayılı İdari YargılamaYasası’nın 2/1-b maddesi gereğince tam yargıdavasının konusunu oluşturur ve bu davalara bakmaya idariyargı yeri görevlidir. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunun 110. maddesinde yapılan düzenleme kamukurumlarının araç işleteni olarak sorumluluklarınailişkin olup yol bakımıyla ilgili hizmet kurusunun bu maddekapsamında olmadığı açıktır. Bu nedenledavanın İdari Yargı’da görülmesigerekmiştir.…” gerekçesiyle dava dilekçesininyargı yeri nedeni ile reddine dair verilen karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacıvekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalıaracın uğradığı hasarı ödeyen sigortaşirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan birrücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyalarınincelenmesinden; davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan34 A 3418 plakalı aracın Sultanbeyli ilçesi, Basra Caddesiüzerindeki yolda oluşan münferit çukur sebebiyle kazayaptığından bahisle araçta meydana gelen 3.207,00 TLrücuen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecekfaiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan İstanbul 14. Asliye HukukMahkemesinin 25.02.2014 gün ve E:2013/308 K:2014/69 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2014 gün veE:2013/308 K:2014/69 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 17.11.2014 gününde üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy