T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 680 KARAR NO : 2014 / 739 KARAR TR : 14.7.2014 ÖZET : 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan da-vanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.G. Vekili :Av. S.T. Davalı :Kırklareli İl Özel İdare Müdürlüğü O L A Y : Kırklareli İli Lüleburgazİlçesi Kayabeyli Köyü, tapuda 1953 numaralı parseldekayıtlı tarla vasıflı taşınmazda ruhsatsızolarak faaliyet gösteren davacı tarafından kaçak olarak1(a) grubu 1137 m³ kum-çakıl malzemesi alındığındanbahisle, Kırklareli İl Özel İdaresinin 17.11.2012 günve ….7401 sayılı işlemi ile 3213 sayılıMaden Kanunu’nun 12. maddesinin beşinci fıkrasıuyarınca, davacı adına 47.037,69 TL idari para cezasıverilmiştir. Davacı,idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. LÜLEBURGAZ 1. SULH CEZA MAHKEMESİ: 6.9.2013 gün ve D.İş:2012/385sayı ile, 5302 sayılı İl Özel İdaresiKanunu’nun 55,56 ve 59. maddeleri uyarınca itirazın idaremahkemesine yapılacağı anlaşıldığından,Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesine göre aksi birhüküm olduğundan, yapılan itirazı değerlendirmeve sonuçlandırma görevinin İdare Mahkemesine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir. Bu kez, davacıvekili aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. EDİRNE İDAREMAHKEMESİ: 11.12.2013 gün ve E:2013/1074, K:2013/1299 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanununun, 3 ve 27. maddeleri uyarıncaMaden Kanununda bu Kanun uyarınca verilen idari para cezasınakarşı itiraz mercii hususunda bir hüküm bulunmamasınedeniyle Kabahatler Kanunu uygulanacağından, dava konusu idari paracezasının görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, verilen kararkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü,E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcınınya da şahsi davacının talebi ile başlayanyargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya daberaatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleriarasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilen şekildeönceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilmek suretiyle Mahkememize gönderildiği vesonuçta usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıl-dığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 3213 sayılıKanun’un 12. maddesinin beşinci fıkrası uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 4/6/1985 gün ve3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Amaç”başlığını taşıyan 1. maddesinde, “BuKanun madenlerin aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibiolunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler”denilmiş; 12. maddesinin, beşinci fıkrasında; ruhsatıolmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisindeüretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetlerdurdurularak üretilen madene mülki idare tarafından elkonulacağı, bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamındaüretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadankalkmış olan tüm madenin ocak başı satışbedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanacağı,ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretimyapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularaküretilen madene mülki idare amirliklerince el konulacağı,bu fiili işleyen kişilere, bu fıkra kapsamındaüretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadankalkmış olan tüm madenin, ocak başı satışbedelinin iki katı tutarında idari para cezasıuygulanacağı, el konulan madenlerin, mülki idare amirliklerincesatılarak bedelinin il özel idaresi hesabınaaktarılacağı belirtilmiştir. 3213sayılı Maden Kanunu’nun 2, 3, 7, 9, 10, 12, 13, 14, 16, 17, 27,29, 30, 31, 32, 47; ek 7, 8; geçici 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19.maddelerinde 10.6.2010 gün ve 5995 sayılı Kanun,geçici 20. maddesinde 12.7.2012 gün ve 6353 sayılı Kanunile değişiklik yapılmış ise de; MadenKanunu’nda, idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan;30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır";Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan,dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca verildiği, 5302sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 55. maddesindeise, il genel meclisi tarafından alınan ve usulüne uygunolarak ilân edilen kararlara aykırı davrananlara idarîpara cezası verileceğinin düzenlendiği, 59.maddesinin de, 23.1.2008 gün ve 5728sayılı Kanu-nun 578 maddesiyle yürürlüktenkaldırıldığı, olayda Maden Kanunu uyarınca verilenidari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 3213 sayılı Maden Kanunu’nda idaripara cezasına itiraz konusunda görevli mahke-meningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Lüleburgaz 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Lüleburgaz 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 6.9.2013 gün veD.İş:2012/385 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy